İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/385 E. 2023/43 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/385
Karar No
2023/43
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/385 Esas KARAR NO : 2023/43 DAVA : Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2020 KARAR TARİHİ : 08/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tersaneye tamir ve bakım amacıyla gelen ... numaralı ... isimli geminin 10 Aralık 2010 günü bağlama halatlarının kopması sonucu sürüklendiğini ve davacı tersaneye ve üçüncü kişilere zarar verdiğini, bu zararların tazmini amacıyla mahkeme tespitleri yapıldığını, davaların açıldığını ve ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında birleşen davalarda, 21 Ekim 2020 günü karar verildiğini, eldeki başvuruyla zamanaşımı süresi içerisinde, bakiye kâr kaybı alacağı için ek dava açıldığını, dava konusu geminin müvekkili tersaneye 2 Kasım 2010 yılında tamir ve bakım hizmeti almak için giriş yaptığını, tersanenin yüzer havuzunun bordasında bağlı olan geminin, 10 Aralık 2010 günü sabah saatlerinde bağlama halatlarını koparttığını ve bunun sonucunda yüzer havuzdan verilen elektrik kablolarını da kopartarak yüzer havuz bordasından açılıp sürüklenmeye başladığını, yüzer havuza çarparak yüzer havuz ile vincinin ağır hasar almasına sebep olduğunu ve bitişik tersanede bağlı olan ... isimli gemiye ve dava dışı ...havuzuna çarparak durabildiğini, geminin söz konusu pozisyonda beklerken, ... gemiye çıktığını, fakat gemi kaptanının geminin düzeltilmesi için manevra yapılmasına izin vermediğini, müvekkili tersane tarafından, gemiye tekrar bağlama halatı verilmesi konusunda gemi kaptanı uyarılmışsa da müvekkili şirketin bütün talep ve ihtarlarının geri çevrildiğini, bu sırada, geminin sürüklenmek suretiyle müvekkili tersaneye ait yüzer havuz vincine ve dava dışı ... havuzuna tekrar çarptığını, davalı gemi kaptanı ... ile davalı donatan ... “...” ...'nun özensiz ve kusurlu hareketleri sebebiyle müvekkil tersanenin zarara uğradığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... d. iş sayılı dosyası tahtında ikame edilen tespit başvurusu neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporuna göre müvekkili tersaneye ait yüzer havuzdan konu gemiye elektrik veren enerji kabloları, akım trafosu ve panolarda, geminin güvertesinde bulunan kaynak makinelerinin bağlı bulunduğu panolar ve kablolarda, geminin yüzer havuza iki kez çarpması neticesinde yüzer havuz vincinde hasar tespit edildiğini, donatan, gemi kaptanı ve mürettebatın özensiz ve hatalı fiilleri neticesinde hasar gören vincin 350 m boyunda, 79,34 m dış genişliğe ve 65,70 m iç genişliğe sahip bir vinç olduğunu, 25 ton kaldırma kapasitesine sahip ve yaklaşık olarak 1.350 ton ağırlığına sahip bir kreyn olduğunu, boy bakımından dünyada en büyük ikinci ve kaldırma kapasitesi bakımından dünyadaki en büyük yüzer havuzun dış bordası ve havuza alınan gemiler bakımından da iç bordası bağlama rıhtımı niteliğinde olduğunu, ... 17. ATM'nin ... esas sayılı dosyasında tanzim edilen 21 Temmuz 2020 tarihli Bilirkişi Raporu ve Bilirkişi Ayrık Raporu'nda da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere, vincin ve dolayısıyla yüzer havuzun tekrar çalışmaya başladığı tarih 20 Mayıs 2011 olduğunu, ancak hasarlı bir vincin tamir edildikten sonra tamamen iş yapabilir duruma gelmesi için bir hazırlık dönemine ihtiyaç duyulduğu ve bu dönemde de tersanenin gelirlerinden mahrum kalmaya devam edeceğini, bilirkişi raporunda mahkeme talebi ve Yargıtay kararları uyarınca Faaliyet Kar Marjı Oranı esaslı hesaplamada kâr kaybı 2.267.888,25 USD olarak hesaplanmışsa da, esasen müvekkili tersanenin zararının çok daha yüksek olduğunu, bu nedenle, kararda hükmedilen 529.135,92 USD'yi ve 100.000-TL'nin karar günü USD karşılığı olan 12.748,92 USD'yi aşan kısım için 2.500.000 USD'lik bir ek dava açmak zarureti hâsıl olduğunu, ana dosyada ıslah talebimiz usuli nedenlerle reddedildiğini beyanla ek davanın kabulüne ve 10.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle 2.500.000 USD'nin müştereken davalılardan alınarak davacıya ödetilmesine, 2017/148 esas no'lu dosyada orijinali yer alan teminat mektubu üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in ... şehrinde mukim bir sigorta şirketi olup, kendisine geminin ...Sigortacısı olduğu iddiası ile husumet yöneltildiğini, müvekkili açısından yabancılık unsuru bulunduğundan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin mahkemenin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun hükümleri ile belirleneceğini, MÖHUK'un ilgili hükümleri uyarınca müvekkiline karşı ikame edilecek davalar bakımından Türk Mahkemeleri yetkisiz olduğundan davanın öncelikle milletlerarası yetki itirazımız kapsamında usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu hadise 2011 yılında gerçekleşmiş olup davacı tarafça 2020 yılında ikame edilen davanın ve dava konusu taleplerin her halükarda zamanaşımına uğradığını, somut olayda eser sözleşmesi bulunduğu kabul edilse dahi bu durumda da 5 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olup 2011 yılındaki işlem üzerine 2020 yılında açılan huzurdaki dava ve davaya konu talepler yine zamanaşımına uğradığını, davacının aynı olaya ilişkin olarak ... 17. ATM'nin ... esas sayılı dosyasında açmış olduğu davanın halen derdest olduğunu, bu bağlamda işbu davanın ikame edilmesi HMK m.114/1-ı hükmüne aykırı olup dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, olayın gerçekleştiği gün, müvekkilinin sigortacısı olduğu gemi davacıya ait tersaneye tamir ve bakım işlerinin yapılması için gittiğini, gemi tersane havuzunda tamir işlemleri devam etmekte iken davacı tersane sahibinin talebi üzerine tarafından havuza bir gemi daha alabilmek için geminin bir kısmı havuzun dışına çıkartıldığını ve geminin başı bunun neticesinde 30-40 metre havuz dışında kaldığını, davacı tamirde olan ve hareket kabiliyeti olmayan gemiyi havuzun dışarısına çıkartarak zararın meydana gelmesine sebep olduğunu, gemi havuzun bordrosuna bağlı konumda iken kötü hava koşulları nedeniyle halatları koptuğunu, olay esnasında geminin ana makinesi ve jeneratörleri bakımda olduğundan geminin elektrik gücü sahil bağlantısı ile tedarik edilmekte olup halatların kopması sonrası geminin elektrik gücünü sağlayan kablolar da koptuğunu ve geminin elektriklerinin kesildiğini, geminin manevra kabiliyetinin bulunmaması sebebiyle rüzgâr gemiyi sürüklemeye başladığını ve gemi kaptanı tarafından yerinde bir şekilde öncelikle geminin sancak demiri funda edildiğini, ancak buna rağmen gemi sürüklenmeye devam ettiğini, bunun üzerine gemi kaptanı tarafından römorkör talep edildiğini ve gemi ancak römorkörler yardımı ile sabitlenebildiğini, gemi, davacının kusurunun ve tedbirsizliğinin sonucunda denizde sürüklenirken davacıya ait havuza ve vince teması ile hasar verdiğini, davacı tersane tarafından alınması gereken önlemler alınmayarak hem kazanın meydana gelmesine hem de hasarın artmasına sebep olunduğunu, davacı zarara uğradığını iddia ettiği vinç yerine dışarıdan vinç kiralayarak hizmet vermeye devam ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ikmal ettiği yeni vinç için ödediği kiralama bedelinden daha fazla bir kar kaybı talep etme hakkı her halükarda hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; ... nolu ... gemisinin davacıya ait tersaneye verdiği zarar nedeniyle davacı tersanenin kar kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava, gemi kaptanı, gemi donatanı ile geminin clup sigortacısına karşı karşı açıldıktan sonra, davalı ... dışındaki davalılar hakkındaki dava eldeki dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Davalı vekili ... cevap dilekcesinde, müvekkili şirketin işyerinin ...' de olması ve sigorta poliçesinin de bu adresde düzenlemesinden dolayı mahkememizin yetkisiz olduğunu ileri sürerek milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur. 5718 sayılı MÖHUK 46.maddesinde "Bir davada ileri sürülen alacak talebi sigorta sözleşmesinden kaynaklanıyor ise davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi" olduğu kabul edilmiştir. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırmış olduğundan yetkili mahkeme MÖHUK 46.maddesine göre belirlenmelidir. Eldeki dosyada, ... nolu ... gemisiyle ilgili sigorta poliçesini düzenleyen davalı ...'ın ...'de mükim bir şirket olduğu anlaşılmaktadır. MÖHUK 46.maddesine göre, bu davalı ile ilgili uyuşmazlık bakımından mahkememizin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Davalı vekilinin16.11.2022 tarihli dilekçesi ekende dosyaya sunulan sigorta poliçesi örneği ile tercümesinden, taşımada kullanılan sigortalı ... gemisinin davalı ... tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesininde 07.01.2010 tarihinde davalının şirket merkezinin bulunduğu ...' de düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla, MÖHUK 46.maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre davalı ... aleyhine açılan dava bakımından İsveç Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın REDDİNE, -İhtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA, 2-Peşin alınan 343.898,16 TL harçtan, karar harcı olan 179,90 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 343.718,26 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/02/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/385, K. 2023/43, T. 08.02.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-385-e-2023-43-k-b7ba9c8cf9a8