İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/287 E. 2022/206 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/287
- Karar No
- 2022/206
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/287 Esas KARAR NO : 2022/206 DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2020 KARAR TARİHİ : 14/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; orwarder olan 1 numaralı davalı ... vasıtası ile, Türkiye'den Almanya'ya 2 numaralı davalı olan Gönderen ...'e ait olan yüklerin taşınması için davacı şirket ile anlaşıldığını, Taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacı şirket, davalılara "..." numaralı konteynerler ve İlgili mührü tahsis ettiğini, Taşıma konusu yük davacıya ait konteynere davalılar tarafından sayılarak yüklenmiş, istif edilmiş ve konteynerin mühürlü ve kapalı bir şekilde taşıma için davacıya teslim edildiğini, davalılar tarafından yapılan yükleme işlemlerinin davacı tarafından ... numara İle düzenlenen Denizyolu Taşıma İrsaliyesinde (Sea Waybill) "Shipper Load and Count, Containers Sealed by the Shipper ve Full Container Load (FLCJ" yani "Gönderen Tarafından Sayılarak Yüklenmiştir, Gönderen Tarafından Mühürlenmiştir, Tam Konteyner Yükü" olarak belirtildiğini, Davalılar tarafından yüklenerek kanalı bir şeklide davacıya teslim edilen -iç durumu davacı tarafından bilinmesi mümkün olmayan- konteyner Almanya'da gemiden tahliye edildikten sonra terminaldeki özel taşıma aracı ile taşınırken konteyner içindeki yükün hareket etmesi sonucu konteyner içindeki yük içten konteyner duvarlarına çarptığını ve bunun sonucunda hareket eden konteynerlerin aracı da devirerek yola düştüğünü, Meydana gelen hadise sonrasında yapılan incelemelerde konteyner içindeki yüklerin gereği gibi sabitlenmediği, gerektiği gibi sabitlenmeyen yüklerin konteyner içinde oynadığını ve bu hareket sonucu konteynerin araç ile devrilmesine neden okluğunun tespit edildiğini, içindeki yük ile devrilen konteynerin aldığı hasar sonucu zayi olduğunu, Devrilme nedeniyle terminal özel taşma aracının zarar gördüğünü ve tamir edilmesi gerektiğini, Devrilme nedeniyle terminal özel taşıma aracının dorsesinde hasar olduğunu ve tamir edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, Davalıların kusurlu ve hatalı yüklemesi sonucu meydana gelen olay sonrasında hasar gören araç tamir edildiğini ve toplam 37.168,71 EURO masrafın oluştuğunu, masrafın davacı müvekkilince karşılandığını, müvekkili şirketin 37.168,71 EURO zarara uğradığını, davalıların kusurlu ve hatalı yüklemesinden kaynaklanan bu olay nedeniyle davacı şirkete ait konteynerin zayi olduğunu ve bu nedenle davacı şirketin 848,40 EURO sörvey bedeli, 350,00 EURO depolama masrafı, 3.588,00 USD zayi olan konteyner bedeli (Hasarlı konteynerin ise 238 EUR bedelle hurda olarak satıldığı) Davalıların kusurlu ve hatalı hareketleri sonucunda konteyneri taşıyan araç ve davacı şirkete ait konteynerin zarar gördüğünü, meydana gelen toplam zararın 238.EURO konteyner hurda sovtaj bedelinin mahsup edilmesi ile 38.129,11.- EURO ve 3.588.USD olduğunu, beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 38.129,11EURO ve 3.588.USD zararının arabuluculuk başvuru tarihi olan 04/08/2020 tarihinden Itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi uyarınca Işleyecek EURO ve USD faizi ile fili ödeme günündeki TCMVB efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, müvekkiline yöneltilmesinin mesnetsiz olduğunu, davalı müvekkili şirketin bu davaya konu hasardan sorumlu olmadığını, Davaya konu taşıma sürecinde, davalı şirket ... tarafından yük sabitleme (lashing) hizmeti sunulmadığını, Konteyner içi sabitleme İşini, diğer davalı ... şirketinin yaptırdığını, Dolayısıyla, şayet zarar, usulüne uygun olmayan bir yük sabitleme işlemi nedeniyle meydana geldiyse bile, bu şekilde oluşan zarardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, Davaya konu edilen taşımada, yük sabitleme işleminin davalı şirket tarafından üstlenilmemesi konusunda varılan mutabakatın sunulduğunu. Yükün sabitleştirilmesi, lojistik hizmetinden bağımsız bir operasyon olduğunu, sabitleştirme hizmeti veren firmanın "Lashing (Sabitleme) sertiflkası” düzenlemesini ve buna ilişkin sabitleme faturası kesmesini gerektiğini, müvekkili şirketin bu hizmeti vermediği için ilgili firmaya fatura kesmediğini ve sertifika da vermediğini, Nitekim, müvekkili tarafından firmaya verilen teklifte sabitleştirmenin dahil olduğuna dair hiçbir ibare bulunmadığını, Firmanın ürünlerinin konteyner içine aktarılmasının ... deposunda yapılmış olduğunu, dolum faturası terminal masrafları olarak kesildiğini, Ürünler depoda doldurulduktan ve ... tarafından sabitleştirildikten sonra, konteyner kapatılmadan hemen önce fotoğraf alındığını müvekkili tarafından diğer davalı ... e hitaben düzenlenmiş olan faturalardan da hizmetin yalnızca navlun ve terminal hizmetlerini kapsadığını, 2 nolu davalı ... tarafından müvekkiline hitaben düzenlenmiş olan faturadan da anlaşılacağı üzere, davaya konu edilen hasarlı konteynerin alıcıya teslim edilememesi nedeniyle doğan nakliye bedeli farkını müvekkiline iade ettiğini, Dolayısıyla, anlaşma gereğince ilkin “kapı teslim" olan müvekkili borcunun, bu iade faturası ile liman teslim olacak şekilde revize edildiğini, bu faturanın müvekkillinin davaya konu taşımadaki sorumluluğu esasında limanda teslim ile son bulduğunu, Tazmini talep edilen hasarın, taşımaya konu yüklerin usulüne uygun yüklenmemesi nedeniyle gerçekleştiği iddia olunduğundan, taşımaya kanu yüklerin müvekkili tarafından değil, diğer davalı ... tarafından sabitlendiğinden, müvekkilinin davaya konu hasardan ve dolayısıyla zarardan bir sorumluluğu bulunmadığını, Taşımaya konu yüklerin kötü / hatalı sabitlenmesi sonucunda yükün hareket ederek konteynerin devrilmesine neden olduğuna delalet eden bir delilin mahkeme dosyasına sunulduysa bile taraflarına tebliğ edilmediğini, Hasara neden olduğu iddia olunan kaza, pek tabii ki terminal içinde taşımayı gerçekleştiren aracın hızlı ya da herhangi başka bir şekllde kural dışı seyri nedeniyle de gerçekleşmiş olabileceğini, Konteyneri taşıyarı aracın dahi devrilmesi sonucunu doğuracak bir kazanın, taşımaya konu yükten kaynaklı olarak gerçekleşmesinden ziyade, aracın hızlı gitmesi ve bu nedenle virajı alamaması nedeniyle gerçekleşmiş olmasının, hayatın olağan akışına daha uygun olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, Müvekkilinin Almanya'da mukim ... firmasından davaya konu emtiaların kapıdan kapıya teslim şartıyla diğer davalı ... Loj. Servis A.Ş. İle anlaştığını, davalı ... A.Ş. nin akdi taşıyan sıfatına haiz olduğunu, Akdi taşıyan davalı ... şirketi ile bu şekilde 19 adet konteyner muhteviyatı çelik profil emtiası ihraç edildiğini, ve akdi taşıyanın, bahsi edilen bu 19 konteynerin Almanya'ya taşınmasını, davacı ... ve dava dışı ... olmak üzere iki alt taşıyan/fiili taşıyan armatörle gerçekleştirdiğini, ancak, bu 19 konteynerden sadece ... nolu konteynerin, 10.05.2019 günü Hamburg limanında gemiden indirilip, istif alanına taşınırken viraja kontrolsüz ve hızlı giren araç (mafi) üzerinden düşürülmüş olduğunu, emtianın süresi içinde gönderilene teslim edilmemesi üzerine, olaydan bir hafta sonra gönderilen tarafından müvekkiline bildirildiğini, Ne akdi taşıyan 1 nolu davalı ..., ne de fiili taşıyan davacı herhangi bir kaza veya hasar bilgisi vermediğini, akdi ve fiili taşıyanların, emtianın içinde bulunduğu konteynerin veya içindeki emtianın hasarlandığına dair de süresi içinde herhangi bir hasar ihbarında bulunmadığını, Dolayısıyla müvekkili ... ile davacı ... arasında herhangi bir navlun akdi ve hizmet satın alma ilişkisi olmadığını, zira davacı ile müvekkili arasında herhangi bir navlun akdi bulunmadığını, davalı ...'in pasif husumet ehliyeti olmadığını, davacının muhatabı, kendi aralarındaki navlun akdinin tarafın ve akdi taşıyan sıfatına sahip 1 nolu davalı ... ... A.Ş. olduğunu, Hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinın dolduğunu, rücu talebinde bulunma süresinin de dolduğunu, dava konusu denizyolu taşımasından kaynaklı olarak, müvekkilinin herhangi bir talepte bulunamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Dava, taşıma işi sırasında konteyner devrilmesi nedeniyle oluşan zarardan kimin sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 30/11/2021 tarihli raporda; Kazanın meydana geldiği Münih terminalinin Karayolları Trafik kanunu 2/a maddesi gereğince karayolu olduğu ve Karayolları trafik kanunu ve Karayolları trafik Yönetmeliği hükümlerinin uygulanabileceği, Dava dışı adı bilinmeyen sürücünün idaresindeki treyler ile köşeyi / virajı dönerken hızını aracının teknik özelliklerine, taşınan yükün özelliklerine, yol şartlarına göre ayarlamadığı; köşeyi / virajı dönerken yeterince yavaşlamadığı ve aracın devrilmesine neden olduğu için Karayolları Trafik Kanunu 52/a-b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/a-b maddelerinde açıklanan kusurları İşlediği; kazanın meydana gelmesinde asil ve 94100 kusurlu olduğu, Dava dışı ... 'm Karayolları Trafik Kanunu 85/1-5 maddesi gereğince sahibi olduğu ve işlettiği treyler sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu, Konteyner içerisinde istif hatasının bulunmadığı ve kazanında bu sebepten kaynaklanmadığı sonucuna varıldığından Davacı'nın ödemiş olduğu konteyner ve dorse zararını Davalılardan rucuen talep edemeyeceği, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, Araca bağlı olarak, Çekici hasarının 34.858,00 Euro olduğu, Dorse hasarının 1.005,00 Euro olduğu, Survey / ekspertiz bedelinin 661,94 Euro olduğu, Toplam zararın 36.524,94 Euro olduğu, Araca bağlı toplam zarar karşılığında ... International tarafından 11.12.2019 tarihli, ... sayılı, 37.168,71 Euro tutarında fatura düzenlendiği ve davacı tarafından 13.01.2020 tarihinde 37.168,71 Euro ödendiği ve de 28.07.2020 tarihli ibranamenin düzenlendiği, Devrilen konteynerin pert olduğu, pert hasar tutarının 2.991,00 Euro, survey bedelinin 848,40 Euro ve konteynere bağlı toplam zararın 3.838,40 Euro olduğu ancak davacının konteynere bağlı zararlar ile ilgili ödeme belgelerinin dosyada olmadığına ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava dilekçesi , cevap dilekçesi , bilirkişi raporları ile dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; Uyuşmazlık konusu talep, davacı yan olan fiili taşıyan ... nolu konteynerlerin Almanya'da gemiden tahliye edildikten sonra terminaldeki özel taşıma aracı(mafl+dorse) ile taşınırken, konteyner içindeki yükün yanlış İstiflenmesi ve sabitlenmesi sonucu, özel taşıma aracı ile konteynerln viraj dönerken devrilmesi sonucu oluşan; konteynerin aldığı hasar sonucu zayi olması, devrilme nedeniyle terminal özel taşma araçlarının da (mafi+dorse) zarar görerek tamir edilmesi , terminal içerisinde hasardan doğan ardiye, hasar tespit ve yükün tekrardan eli eğlenmesine İlişkin masrafları kendi taşıyıcısına ödemiş olan Davacı'nın rucuen kendi taşıtanı olan l.Nolu Davalı'ya ve 2.nolu Davalı yükleten zarardan sorumlu olduğu iddiası açılmıştır. İlgili konişmento incelendiğinde Shıpper Load And Count, Contaıner(s) Sealed By Sh1pper" kaydının yer aldığı , bunun da söz konusu yükün ...-0 nolu konteyner İçerisine yüklerin yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi (lashlng), sayımı ve bilahare mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten 2 nolu davalı ... şirketi sorumluluğunda yapıldığını göstermektedir. Zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirmede ; Yükletene/taşıtana karşı açılacak davalar TTK'nun 1246. Maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin, taşıyanın alacağının muaccel olacağı tarihten başladığı nazara alınarak , dava tarihi itibariyle 7226 sayılı kanunun geçici 1.maddesi gereği 13.03.2020 ve 15.06.2020 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durmuş olduğu da göz önünde bulundurularak, iş bu davada zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmıştır. Aracın devrilme nedeni ve kusur yönünden yapılan değerlendirme ; Hamburg Limam'ndan Münih'e gönderilen 24.200 kg ağırlığındaki ... ... numaralı konteynerin, 10.05.2019 tarihinde, Münih terminalinde treylerli terminal traktörü ile taşınması sırasında köşeyi dönerken devrildiği olayda , dosya kapsamından devrilen aracın en fazla hızının 30 km/sa olduğunun anlaşıldığı , teknik uzmanlarca hazırlanan bilirkişi raporunda ; Konteyner Vinç ile Treyler Üzerine Devrilme / dönme momentinin, kuvvet ile kuvvet kolunun çarpımına eşit olduğu, Devrilme momentinin, Kuvvet ve Kuvvet kolunun çarpımdan ibaret olduğunun belirtildiği, olayda istiflerin sağa yattığı, sol taraftaki boşluğunda 20-30 cm'ye çıktığının görüldüğü, bunun konteyner içindeki istiflemenin gerektiği yapılmadığını gösterdiği, istiflerin sağa yatması nedeniyle aracın devrilmediği, çünkü yerçekimi / ağırlık vektörü her zaman düşey yönde olduğu, yük sağa yatmış ve ağırlık merkezi bir miktar sağa kaymış olsa da ağırlık merkezinin hala tekerler arasında kaldığından aracı deviremeyeceği, kaza Münih terminalinde meydana geldiği, Karayolları Trafik kanunu 2/a maddesine göre terminallerin de karayolu olduğu ve karayolları trafik kanunu ve yönetmeliği uygulanacağı, Karayolları Trafik Kanunu 52/a ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/a- maddeleri gereğince , sürücülerin kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemedi yollarda beklerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken; yapım ve onarım alanlarına girerken; hızlarını azaltmak zorunda olduğunun belirtildiği , Karayolları Trafik Kanunu 52/b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/b -Sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğunun belirtildiği, somut olayda da treylerin köşeyi dönerken devrildiği, aracın sürücüsünün aracın hızını aracın teknik özelliklerine, taşınan yükün özelliğine ve dönülen virajın özelliklerine göre ayarlamadığı , sürücünün hızla seyretmekteyken köşeyi döndüğü böylece devrilmenin meydana geldiğinin kabul edildiği, sürücünün Karayolları Trafik Kanunu 52/a-b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/a-b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirtildiği, dava dışı ... ın Karayolları Trafik Kanunu 85/1-5 maddesi gereğince sahibi olduğu ve işlettiği treyler sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davaya konu olayda 2 nolu davalının istiflemeyi yapan olduğu dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığından bu davalıyı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı , 1 nolu davalının ise akdi taşıyan olduğu ve 2 nolu davalının herhangi bir kusuru durumunda bu davalıyı 1 nolu davalı ile birlikte sorumlu tutmanın mümkün olduğu, 2 nolu davalının olayda kusuru bulunmaması sebebiyle bu davalının da sorumlu tutulamayacağı, netice itibariyle devrilmenin istiflemenin gerektiği gibi yapılmaması sebebinden kaynaklanmadığı böylece kazanın meydana gelmesinde davalıların kusuru bulunmadığından davalılar aleyhine açılan davanın ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın esastan REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 6.257,66TL den karar harcı olan 80,70.TL nin mahsubu ile fazla alınan 6.176,96.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalılar vekili için takdir edilen 34.099,88.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2022 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır