İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/401 E. 2022/608 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/401
- Karar No
- 2022/608
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2019/401 Esas KARAR NO : 2022/608 DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2019 KARAR TARİHİ : 26/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... ... Inc.'nin, ticaret merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde kayıtlı olup, uluslararası taşımacılık işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ABD'deki müşterisi olan A... Inc. Firmasının Türkiye'den Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ithalat kapsamında emtianın deniz yoluyla konteynerlerle taşınması için müvekkili şirketi yetkilendirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin söz kosu taşıma işleminin yapılması için işbirliği içerişinde olduğu davalı ... ... A.Ş ile anlaşmaya vardığını, davalının taşıma konusu edilen emtiayı taşınmak üzere tesellüm etmesi ve dahi 3.kişi sıfatını haiz fiili taşıyanın zilyedliğine geçirmesi üzerine, fiili taşıyan ... tarafından iki adet 08 Şubat 2019 tarihli ... ... ve ... ... numaralı Sea Waybill (deniz taşıma senedi) düzenlendiğini ve davalı tarafa teslim edildiğini, ana konşimento (M/BI) diye tabir edilen ...'ler müvekkiline teslim edilmesi gerekirken hukuka ve uygulamaya aykırı olarak gerçek yükletene teşlim edildiğini, ana konşimento niteliğini haiz taşıma senetlerinde gerçek yükleten hiçbir surette taraf sıfatını haiz olmadığını, fiili taşıyan ... tarafından düzenlenen iki adet 08 Şubat 2019 tarihli ... ... ve ... ... numaralı Sea Waybill'de yükleten davalı taraf olup, gönderilen ise müvekkili şirket olduğunu, davalı tarafça tesilm edilen taşıma senetlerinin gerçek yükletenin zilyetliğindeyken kaybedildiğini, bu durumun davalı tarafça yazılı olarak müteaddit kereler ikrar olunduğunu, fiili taşıyan ...'ye de bu durum davalı taraf yetkilisi tarafından bildirildiğini, taşıma konusu konteynerler varma limanına ulaşmasına karşın, orijinal taşıma senetleri davalının kusuru sebebiyle kaybedildiğinden, fiili taşıyan müvekkiline yüklerin tesliminden imtina ettiğini, bu husus ve konteynerlere ilişkin demuraj ve detention ücretlerinin tahakkuk ederek günden güne arttığı davalıya bildirildiğini, davalının konuya ilişkin çözüm arayışları dahilinde müvekkili şirket beklerken, davalının hukuka aykırı davranışı sonucu taşıma senetlerinin kaybı çerçevesinde ortaya çıkarı ve günden güne artan demuraj ve detention alacaklarından hiçbir surette sorumlu olmamasına karşın, yüklerin gerçek gönderileni A... Inc firması müvekkilini Amerikan Federal Denizcilik Komisyonu'na şikayet edeceğini bildirmesi üzerine, ruhsatının iptalinin önüne geçmek bakımından davalının sorumlu olduğu tutarları fiili taşıyana ödemek zorunda kalarak yüklerin alıcısına teslim edilmesini sağladığını, müvekkilinin davalı tarafın fiili taşıyandan aldığı indirimler de hesap edilerek, fiili taşıyana 110.347,50.-USD ) ödemede bulunduğunu, ayrıca, aynı kapsamda tahakkuk eden alacağın 32.892,00.-USD'lik kısmı emtiasına bir an önce kayuşmak isteyen gerçek gönderilen A... Inc tarafından fiili taşıyana ödenmesi sonucu müvekkili şirkete yansıtıldığını ve müvekkili tarafından da bu tutarın ... firması hesaplarına ödendiğini, davalı sorumluluğunda olan tutarların müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalınan ödemenin toplamı 143.239,50 USD'nin müvekkili hesaplarına ödenmesi yazılı ve sözlü olarak davalıya müteaddit kereler bildirilmesine rağmen ödenmediğinden bahisle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin toplam 143.239,50.-USD alacağının, dava tarihinden itibaren itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu somut olayda da müvekkili şirketin, ...'nin ... isimli firmaya yapacağı ithalat kapsamında emtianın deniz yolu ile taşınması hususunda aracılık etmesi dışında herhangi başka bir görevi bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu taşımada asıl taşıtan firma ... olup, müvekkili şirketin yalnızca aracı firma sıfatını haiz olduğunu, davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanca dava konusu olayların açık bir izahatının yapılmadığı ve talep edilen alacak kalemlerinin somut bir dayanağının sunulamadığını, davada esasa girilmeden önce, mahkemece MÖHUK'un 48. maddesi kapsamında gerekli araştırmanın yapılması ve Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında teminattan muafiyete yönelik herhangi bir anlaşmanın bulunmaması ihtimalinde davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin bir noktadan diğerine kara, hava, deniz, demir veya bunların birleşik kullanımı yoluyla sevk edilmesini organize eden, lojistik hizmet sağlayan, taşıma işlemlerinde aracılık eden bir firma olduğunu, ... firması, ABD'de mukim alıcı firma ... 'e göndereceği yüklerin deniz taşımacılığı yolu ile gönderilmesi için müvekkili şirket ile anlaştığını, müvekkili şirketin de ilgili yüklerin taşıması için fiili taşıyan ... ile anlaştığını, müvekkilinin bu aşamada, sürekli çalışmış olduğu davacı firma ile görüştüğü ve davacı firma da ... firmasının kendisiyle çalıştığını ve ilgili yüklerin boşaltma aşamasında kendisinin yardım edeceğini belirtmesi üzerine, davacı lehine konşimentolar düzenlendiğini, uluslararası ticaret hukuku teamüllerine göre, uluslararası ticari işlerde taraflar arasındaki sözleşmeler ve yazışmalar genellikle e-mail üzerinden yapılmakta olduğundan somut olayda bahsi geçen şirketler arasındaki tüm yazışmalar ve bu yazışmalar sonucunda anlaşmaya varılan navlun sözleşmesi de yine e-mail yolu ile tanzim edildiğini, taşıtan ... tarafından, müvekkili şirkete, gerçek alıcısı ... olan yüklemelerde, hazırlanan konşimentonun kendisi tarafından teslim edileceğini, bu nedenle konşimentoların kendisi tarafından gönderileceğini belirtmesi ve konşimentoların kendisine verilmesi talimatları sonrasında asıl taşıtan olan ...'ye konşimentolar teslim edildiğini, ... bu konşimentoları, ... firmasına kargo ile gönderdiğini iddia ettiğini ve ... ise kendisine gönderilen kargoda yükle ilgili diğer tüm belgelerin ulaştığını ancak yalnızca konşimentoların çıkmadığını belirttiğini, taşıtan ve gönderilen kendileri aralarında olan davalar bahane sürülerek, konişmentolar ya ... tarafından gizlenmiş ya da ... tarafından kaybedildiğini, yükün bedelinin alındıktan ve tüm evrakların gönderilmesinden sonra ... tarafından da konşimentolar dışında tüm evrakların kendisine ulaştığını belirtmesine rağmen, konşimentoların ulaşmadığını belirtmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, konşimentolar gönderilene teslim edildiğini, kargo içerisinde, müvekkili şirket konşimentoları, mal faturaları ve sair diğer evrak mevcutken orijinal konşimentoların bulunamadığı iddiası üzerine kargo şirketi ile iletişime geçilip gerekli soruşturma yapılmaya başlandığını, davacı ilk başta kayıp konşimento süreçlerini kendilerinin yürüteceğini belirtmiş akabinde müvekkiline bu süreçlerdeki masraflara katlanmak istemediklerinden ve banka onaylamadığından vazgeçtiklerini ifade ettiğini, bu nedenle kayıp konşimento süreçleri müvekkili şirket tarafından ...'ye yansıtılarak işletildiğini ve süreç biter bitmez de yüklerin çekilmesi için davacıya bildirimler yapıldığını, davacının ise, sürekli masraflardan kendilerinin sorumlu olmadığını, bu nedenle yükü çekmeyeceklerini belirttiğini, akabinde kendilerine, o halde masraf oluşmaması için yükün mahrece iadesi sürecinin yapılmasını bu halde ...'nin masrafları karşılayacağını, yükün kabul edilmesi halinde ise tüm masraflardan gönderilenin sorumlu olacağı belirtildiğini, ancak davacı bu süreçte gerek kendisi sürekli oyalanmış gerekse ... firması yükü çekmediğini, davacının taleplerinin muhatabının yüklerin çekilememesine sebep olan alıcı ... olduğunu, ayrıca yükün çekilememesi nedeniyle artan demuraj ücretine ilişkin kusur da müvekkile ait olmadığından buna ilişkin talebin hukuka aykırı olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak oluşan demurajı ödememesi ve ... tarafından kendisine yansıtılan faturayı kabul etmeyerek süresi içerisinde iade etmesi gerektiğini, davacının basiretli bir tacir olarak, kendi ticari kararından dolayı müvekkili şirketi sorumlu tutamayacağını, taşımaya ilişkin itirazları tekrarla ve sorumluluk kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla eşyanın gönderileni ... tarafından, TTK 1185/5 uyarınca eşyanın geç teslim edildiğine ilişkin bildirim yapılmadığını, bildirim yapılmaması nedeniyle taşıyanın tazmin sorumluluğu ortadan kalktığını, bir an için müvekkili şirketin sorumlu olduğu düşünülse dahi müvekkilinin sorumluluğu TTK madde 1186/6 uyarınca yalnızca navlun bedeli ile sınırlı olduğunu, davanın TTK 1188/3 uyarınca hak düşürücü sürede açılmadığını, dava konusu taşıma ... tarafından CIF teslim şekliyle işlemler yapıldığından, yükün gemiye yüklenmesi sonrasında tüm masraf ve zararlar da alıcıya geçeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: davacının fiili taşıyana ödemiş olduğu demuraj ücreti ile yurt dışındaki alıcıya ödenen liman masraflarının davalıdan tahsili istemene ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davanın süresinde açılıp açılmadığı, davalının yükleme konişmentosundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, konişmentonun taşıyana ibraz edilememesinin ve bundan dolayı malların boşaltma limanında beklemesinin kimin kusurundan kaynaklandığı hususlarında toplanmaktadır. Dosya kapsamından, fer'i müdahil ... A.Ş tarafından yurt dışına CİF teslim şartıyla rulo alüminyum emtiasının satışının yapıldığı, malların ... tarafından düzenlenen 08/02/2019 tarihli ... ... ... ... numaralı taşıma senetleri tahtında taşındığı, taşıma senetlerinde yükletenin davalı ..., gönderilenin davacı ... ... INC, taşımanın ise Gemlik limanından ABD'nin ... ve ... limanlarına ... isimli gemi ile yapılacağının kayıtlandırıldığı anlaşılmaktadır. Her iki taşıma senedinin üst köşelerinde "Deniz Yük Senedi" ifadesi bulunmakla birlikte senetler içerisinde " ... " ifadesine yer verilerek, devir edilemez " non lego tiable " ifadesi ile düzenlenmiş olmaları nedeni ile bu şekilde bir orijinal nüshasının ibrazı üzerine eşyanın teslim edilebileceği kabul edilmiş olmakla, uyuşmazlığa TTK'nın konişimentoya dair hükümleri uygulanmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın doğmasına sebep olan husus, konişimento niteliğinde kabul edilen taşıma senetlerinin yükleten dışında bir kişiye teslim edilmesi, kayıp olması ve varma limanında malın teslimini talep etmeye yetkili kişiye ulaştırılmaması olduğundan, TTK'nın taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin ihtilafın çözümünde uygulanması mümkün görünmemektedir. Taşıma senetleri ... tarafından düzenlenmiş olup davalı ... yükleten davacı gönderilen ve ihbar adresi olarak kayıtlıdır. ... tarafından düzenlenen ... numaralı konşimentolarda ise dava dışı satıcı ... profil aliminyum yükleten, dava dışı ... ... gönderilen ve ihbar adresi olarak gösterilmiştir. Söz konusu konişmentolardaki bilgiler dikkate alındığında davalı ...'un ... Metal'e karşı yüklendiği taşıma borcunun fiilen dava dışı ... tarafından yerine getirildiği, buna göre davalı ...'un akdi taşıyan, ... 'nın ise fiili taşıyan olduğu anlaşılmaktadır. Akdi taşıyan ...'in karşısında taşıtan sıfatına sahip olan kişinin belirlenmesi için konişimentodaki yükleten kaydına bakılmalıdır. Konişimentolarda ... Metal yükleten olarak gösterilmiş olduğundan, ...e karşı ... taşıtan sıfatına sahiptir. Ayrıca satışın CIF esasına göre yapılmış olması da bu durumu doğrulamaktadır. Davacı taraf, davalı ...'in, ... 'nin düzenlediği konşimentoları davacıya göndermemesi nedeni ile varma limanında yükün çekilemediğini, bu nedenle fiili taşıyana demuraj ücreti alıcıya da bir takım masraflar ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, yapılan bu ödemelerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalı taraf ile ihbar olunan ... ise, buna karşılık olarak, yüklemenin ardından ...'ye gönderilen konşimentoların bunun tarafından kargo ile yurt dışındaki davacıya gönderildiğini, konişimentoların kayıp olmasından ya da ibraz edilmemesinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir. 25/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu taşımanın gerçekleştirilmesi için alt ve asıl navlun sözleşmelerinin kurulmuş olduğu, davalının alt taşıyan sıfatına sahip olduğu, taşımanın fiili taşıyan dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği, davacının eşyanın teslimine dayanak olan konişemtnolarda gönderilen olarak kayıtlı bulunduğu, konişmentolar üzerindeki ifadeler dikkat alındığında davacının demuraj ve detention alacaklarının borçlusu sayılması gerektiği, konişmentoların kim tarafından ve hangi aşamada kaybedilmiş olduğunun dosya kapsamından kesin şekilde anlaşılamadığı (dosyaya çevirisi sunulmamış bazı yazışmaların birçok anlamda yorumlanabileceği) ve bu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenin konişmentoların dava dışı alıcı tarafından kaybedilmiş olduğunu kabul etmesi durumunda davalının dava konusu alacaktan sorumlu tutulmasının mümkün görülemeyeceği, mahkemenin konişmentoların davalı alıcı tarafından kaybedilmemiş olduğunu kabul etmesi halindeyse dava dışı taşıyan tarafından düzenlenen konişmentoların davalı yükletene teslim edildikten sonra dava dışı alt taşıma ilişkisinin yükleteni dava dışı satıcı .... 'e teslim edilmesinin TTK hükümleri ile bağdaşmadığı, bu durumda davalının kanuna ve uygulamaya aykırı hareket etmiş sayılacağı, davalının söz konusu kanuna aykırı hareketi ile konişmentoların kaybedilmesi veya dava konusu masrafların oluşması arasında illiyet bağı kurulabilirse davalının dava konusu alacaktan sorumlu tutulabileceği, tarafların talebe konu alacak miktarının artmasında kusurlarının bulunup bulunmadığı hususunun yukarıda özetlenen elektronik posta yazışmaları kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu yönünde kanaatine bildirilmiştir. 16/08/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda da; Davacının eşyanın teslimine dayanak olan senetlerde gönderilen olarak kayıtlı bulunması sebebiyle taşıma senetlerinin kendisine ulaştırılmasının gerekli olduğu, davalının senetleri davacıya ulaştırmamasında kusurunun bulunduğu, uyuşmazlığa konu olan olaydaki satım ilişkisinin CIF esasına dayanıyor olması satıcının navlun sözleşmesini kurarak alıcıya eşyanın taşıyandan teslim alınmasını sağlayacak bir taşıma senedi sunmasını gerektirse taşıma senetlerinde “gönderilen” sıfatına davacının sahip olmasının navlun hukuku esaslarının uygulanmasını gerektirdiği, taşıma senetlerinin ... tarafından kaybedildiği veya saklandığı yönünde bir izlenimin dosya kapsamından edinildiği ancak bu hususun kesin şekilde ispatlandığının belirlenemediği, söz konusu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğu, ... 'in senetleri sakladığı veya kaybettiği kabul edilse bile bu durumun senetlerin doğru kimseye teslim edilmemiş olmasına dair davalı kusurunu ortadan kaldırmayacağı ve talep olunan zarar ile davalının davranışı arasındaki nedensellik bağını kesmeyeceğinin değerlendirildiği, ancak nedensellik bağı hususunda nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, kayıp konişmento prosedürünün geciktirilmesinde Mahkemece davacının kusurunun bulunduğu kanaatine varılıyorsa bu kusurun etkisi ile artmış olan zarar kısmının tazmini talebinin kabul görmemesi gerektiği, ... 'in senetleri kaybettiği veya sakladığı kanaati kabul ediliyorsa, ... tarafından ödendiği iddia olunan demuraj kısmı bakımından kendi kastı ile ortaya çıkardığı masrafı ödeyen ... 'in bu ödemesini iade eden davacının haklı bir ödeme yapmamış olduğunun kabul edilebileceği görüş ve kanaatinde oldukları bildirilmiştir. Davacının dosyaya sunduğu, 16.06.2020 tarihli dilekçede ki zaman çizelgesine göre varma limanında ki serbest sürenin 31.03.2019 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasından ...'nin düzenlediği konişimentoların ... tarafından satıcı ...'ye gönderildiği davalı tarafça kabul edilmektedir. ... vekilinin 15.02.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden mal bedelinin 13/02/2019 tarihinde ödendiği sunulan ödeme dekontundan anlaşılmaktadır. Davalı vekili ...'ye gönderilen ... konişimentolarının test sertifikaları, sigorta poliçesi, çeki listesi ve diğer taşıma belgeleri ile birlikte ... tarafından 13/02/2019 tarihinde kargo ile ABD'de mukim alıcı ...'e gönderildiğini ileri sürerken, davacı taraf ise 15/02/2019 tarihinde teslim alınan kargo içerisinden konişimento asıllarının çıkmadığı iddiasında bulunmaktadır. Davacı tarafça konişimento asıllarının, kargodan çıkmadığının bildirildiği tarih 19/03/2019'dur. Dolayısıyla kargonun teslim alınmasından yaklaşık 3 hafta sonra böyle bir bildirimde bulunulmuştur. ..., ... ve davacı arasında yapılan yazışmalardan sonra 21/03/2019 tarihinde ...'un davacıya gönderdiği mesaj ile kayıp konişimento prosedürünün başlatılması ve sürecin ... Ofisi ile yürütülmesi talep edildiği halde davacı tarafça bu süreç geciktirilmiş olduğundan, davacı taraf 31/03/2019 olan serbest sürenin bitiminden konişimentonun yenilendiği 03/06/2019 tarihine kadar ki süre için fiili taşıyana demuraj ücreti ödenmek zorunda kalmıştır. Kayıp konişimentoların satıcı ... tarafından alıcıya gönderilip gönderilmediği hususu dava dosyasında kesin bir şekilde ortaya konulamamış olmakla birlikte bilirkişi ek raporunda davacının yetkilisi ... 'in 27 Mart 2019 tarihinde davalı ... yetkilisi ... 'e gönderdiği elektronik posta içeriğine göre ...'in konşimentoları kayıp ettiği veya sakladığı yönünde bir izlenime vardıkları belirtilmiştir.Sonuçta bu konu açıklığa kavuşmamış olsa da ... konşimentoların da gönderilen olarak davacı gösterilmiş olduğundan, konşimentoların ... 'ye değil davacıya gönderilmesi beklenen bir durumdur. Davalı ...'un buradaki yükümlülüğü taşınması üstlenilmiş olan eşyanın varma limanında, konişmentoda gönderilen olarak kayıtlı olan kişiye yani davacı ... ... 'ye tesliminin sağlanmasıdır. Dava dosyasında davacının bu ilişkiler içinde başkaca bir konuma veya işlere sahip olduğunu ortaya koyan bir delil yer almamaktadır. Nihai olarakta eşyanın teslimini sağlayan kişi davacı olmuştur. Dolayısıyla taşıma senetlerinin davacıya teslim edilmesi ile davalı ... ... konişmentolarından kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmiş olacaktır. Öte yandan satıcı ile alıcı arasında ki satım ilişkisinin CIF esasına dayanıyor olması, satıcı ...'nin navlun sözleşmesini kurarak, alıcıya eşyanın taşıyandan teslim alınmasını sağlayacak bir taşıma senedi sunmasını gerektirse de; dava konusu uyuşmazlıkta taşıma senetlerinde davacının gönderilen olarak gösterilmiş olması satım ilişkisinden kaynaklanan bu durumun önüne geçmektedir. Burada irdelenmesi gereken bir diğer husus ise ... tarafından mal bedelinin tahsili üzerine ...'e gönderilen senetlerin ... tarafından kayıp edilmiş veya kötüniyetle saklanmış olması ihtimalidir. Bu iddianın gerçek olması durumunda davalının yukarıda tespit edilen kusurlu davranışı ile zarar arasındaki nedensellik ilişkisinin kesip kesmediği üzerinde durulmalıdır. Bu ihtimalin gerçek olması ...'e karşı bir rücü hakkı ortaya çıkarsa da davalının kusurlu hareketi ile zarar arasındaki nedensellik bağının kesmeyecektir. Dolayısıyla konişimentoların kimin elinde iken kayıp olduğu hususunun tespit edilememiş olması, davalının konişimentoları yetkisiz kişiye teslim etmiş olmasından kaynaklı kusurunu ortadan kaldırmayacaktır. Bu itibarla malın alıcıya geç teslim edilmesinden dolayı davacının uğradığı zararlardan davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporlarında, kargonun ... tarafından teslim alınmasından hemen sonra konişimentonun çıkmadığının davalıya haber verilmesi halinde gemi varma limanına ulaşıncaya kadar kayıp konişimento prosedürünün tamamlanmasının mümkün olacağı belirtilmiş olsada, kayıp konşimentonun yerine yenisinin düzenlenmesi ancak konşimentoya konu mal bedelinin karşılayacak miktarda teminat gösterilmesiyle mümkündür. Nitekim dava dosyasından davalı tarafından davacıya gönderilen 08.04.2019 tarihli mesaj ile Garanti Mektubunun gönderilen tarafından verilmek istenmediği, alıcı tarafından teminat mektubu hazırlanması gerektiğinin iletildiği görülmektedir. Bu durum yükün alıcısına yük bedeli tutarınca teminat mektubu düzenleyip taşıyıcı ...'ye verme yükümlülüğü yüklemektedir. Garanti mektubunun maddi külfet getirmesi nedeniyle kısa bir süre içinde düzenlenmesi ve taşıyana verilmesi alıcıdan beklenemeyeceğinden, bu nedenle konişimentonun kayıp olduğunun geç bildirilmesinden dolayı demuraj ücretinin sorumlusunun tek başına alıcı olduğu sonucuna varılamaz. Ancak konişmentonun kargodan çıkmadığının alıcı tarafından geç bildirilmiş olmasının demuraj ücretini arttırdığı da açıktır. Kargo 15.02.2019 tarihinde alıcıya ulaştığı halde, içerisinden konşimentonun çıkmadığının bildirildiği tarih 19.03.2019 dur. Bu nedenle söz konusu bildirimde yaklaşık 1 aylık bir gecikme olduğu ortadadır. Bilirkişi raporunda ...'nin demuraj tarifesine göre ... ... numaralı nolu konişimento tahtında taşınan bir adet konteyner için 20.03.2019 olan tahliye tarihinden konteynerin boş olarak teslim edildiği 06.06.2019 tarihine kadar hesaplanan demuraj ücreti 25.030,00 USD'dir. ... ... numaralı konişimento tahtında taşınan 6 adet konteyner içinde 15.03.2019 olan tahliye tarihinden konteynerlerin boş olarak teslim edildiği, 05.06.2019 ve 07.06.2019 tarihleri arası dönem için hesaplanan toplam demuraj ücreti 184.870,00 USD 'dir. Buna karşın %30 indirim uygulanarak davacının ...'ye ödediği demuraj bedeli 110.347,50 USD'dir. Yukarıda açıklandığı üzere alıcının yaklaşık 1 aylık bir süre yönünden demuraj ücretinin artmasına sebebiyet verdiği kabul edilmekle birlikte, teminat mektubunun düzenlenmesinden kaynaklanan gecikmeyi tespit etmek mümkün değildir. Bu durumda davalı konişmentoyu gönderilene teslim etmemekle kusurlu olmakla birlikte, alıcının da malın teslimini geciktirdiği, alıcıdan kaynaklanan gecikmenin ne kadar olduğu tespit edilemediğinden TBK'nın 52.hükmüne göre davalıya rücü edilecek demuraj ücretinden takdiren 1/3 oranında indirim uygulanmasının dosya kapsamı ile hukuka uygun olacağı değerlendirilmiştir. Kayıp konişmento nedeniyle boşaltma limanındaki beklemeden dolayı davacı fiili taşıyan ...'ye 110.347, 50 USD ödemede bulunmuş olup, aynı nedenle alıcının yapmış olduğu 32. 892,00 USD masrafı da davacıdan tahsil ettiği 24.12.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya yansıtılan demuraj ve liman masrafı toplam 143.239, 50 USD olduğundan yukarıda açıklanan nedenlerle davacı bu zararının 2/3 üne karşılık gelen 95.493,00 USD'nin davalıdan tahsilini talep edebileceği sonucuna varıldığından, bu kanaat ışığında davacının davanın kısmen kabulü ile 95.493,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 95.493,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek DAVACIYA ÖDENMESİNE, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 37.540,59 TL harçtan 14.077,73 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.462,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 14.077,73 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 78.451,84 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 41.469,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 44,40 TL başvurma harcı, 423,00 TL posta gideri, 13.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.467,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 8.978,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 879,99-TL sinin davalıdan, 440,01-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/10/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır