İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/189 E. 2023/80 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/189
Karar No
2023/80
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2018/189 Esas KARAR NO :2023/80 DAVA :Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :02/03/2017 KARAR TARİHİ :28/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 30/01/2016 tarihinde üyesi ve kusucusu olduğu ... üyeleri ile birlikte ...'yu anma etkinlikleri için Kaptan ...'un sevk ve idaresindeki ... A.Ş.'ye ait ... isimli vapur ile ...den hareket ettiklerini, ... iskelesine yanaşma sırasında vapurun sert bir şekilde iskeleye çarpması sonucu müvekkilinin yere düşerek yaralandığını, davacıda sağ proksimal uç humerus kırığı tespit edilmiş olup 11 cm lik 11 adet çivi ile yaşamak zorunda kaldığını, uzun süre çalışamadığını ve bakıcıya ihtiyaç duyduğunu belirterek sonuç olarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 100,-Tl geçici maluliyet, 100.-Tl kalıcı mağluliyet ve 100.-Tl bakım gideri olmak üzere toplam 300.-Tl maddi tazminatının, 50.000.-Tl manevi tazminatın kaza tarihinden itibarenen avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş'nin geminin kulüp sigortacısı olup davacı yan yolcu sıfatını haiz olmadığından ve ayrıca doğrudan müvekkiline karşı talepte bulunamayacağından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkillerime kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, olası bir kusuru davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili gemi kaptanı olan ... ve gemi donatanı Şehir Hatlarının böyle bir kazanın meydana gelmemesi için gerekli tüm önlemleri almış olup dava konusu olayın meydana gelmesinde asli kusur olan davacı yan olduğunu, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2017 tarih, ...esas, ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 27/08/2020 tarihli raporunda özetle; ... ve ... oğlu, 25/02/1956 doğumlu, ...’in 31/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla,1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 13.04.2021 tarihli raporunda özetle; ...ve ... oğlu, 25/02/1956 doğumlu, ...’nun 31/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi Uzakyol Kaptanı ..., İş Güveliği Uzmanı ... ile Aktüerya Uzmanı ...'tan aldırılan raporda özetle; Davalı kaptan ...'un % 60 (Y. Atmış) oranında kusurlu olduğu, davalı işletici firmanın (...A. Ş.) kusursuz olduğu, ancak kaptanın kusurundan dolayı sorumlu olduğu, davalı sigorta firmasının da (... A. Ş.) kaptanın kusurundan dolayı poliçe kapsamı ile sınırlı kalmak şartıyla sorumlu olduğu, kazalı yolcu ...'nun % 40 (Y. Kırk) oranında kusurlu olduğu, ay geçici iş göremez durumunda kalan davacı ...'nun maddi zararının (25.934,23)TL. den ibaret bulunduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi Uzakyol Kaptanı ..., Taşıma Uzmanı ...ile Aktüerya Uzmanı ...'tan aldırılan raporda özetle; Sigortacı açısından yapılan husumet itirazının doğru olmadığı, Gerek TTK gerekse TBK hükümleri karşısında diğer iki davalının kusurları oranında sorumlu oldukları, davacı tarafa ait kusurun %40 ve davalı tarafa ait kusurun %60 olduğu yönünde Kök Rapor'da varılan kanaatte bir değişiklik olmadığı, 47 Gün geçici iş göremez durumunda kalan davacı ...'nun maddi zararının (10.157,65)TL'den ibaret bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekilince sunulan 01/11/2022 tarihli dava değer arttırımı dilekçesinde özetle; dava değerinin 25.934,23-TL geçici maluliyet maddi tazminatının dava konusu kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin dava konusu kaza nedeniyle yaşadığı sıkıntıların bir nebze telafisi için 50.000,00-TL manevi tazminatın dava konusu kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi nedeniyle yolcunun uğradığı cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 30/01/2016 tarihinde üyesi ve kurucusu olduğu ... üyeleri ile birlikte ...'yu anma etkinlikleri için Kaptan ...'un sevk ve idaresindeki ... Tic. A.Ş.'ye ait ... isimli vapur ile Kadıköyden hareket ettiklerini, ... iskelesine yanaşma sırasında vapurun sert bir şekilde iskeleye çarpması sonucu müvekkilinin yere düşerek yaralandığını, olay nedeniyle davalıların sorumlu olduklarını ileri sürmüş, davalı vekili davacıdan ücret alınmadığından taraflar arasında yolcu taşıma sözleşmesi kurulmadığını, yolcu sözleşmesi bulunmadığından geminin kulüp sigortacısı olan davalı ... A.Ş'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, gemi kaptanı olan ... ve gemi donatanı Şehir Hatlarının böyle bir kazanın meydana gelmemesi için gerekli tüm önlemleri aldıklarını savunmuştur. Dava konusu olaya ilişkin olarak ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında gemisi kaptanı davalı ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, anılan dosya ve aldırılan bilirkişi raporları celpedilip incelenmiştir. 23/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda ... adlı geminin Kabataş İskelesine sert manevra ile yanaştırıldığı , gemi kaptanının gemiyi iskeleye özenle yanaştırması, geminin kalabalık olması nedeniyle yolcuların zarar görmeyecek biçimde yanaşma manevrasını tamamlamasının beklendiğini, ancak geminin manevra kumandalarına cevap vermemesi veya geç cevap vermesi nedeni ile sert manevra yapılmak zorunda kalınmış olabileceği, gemi kaptanının geminin iskeleye sert yaslayacağı durumlarda yolcuları bulundukları kısımda iyi şekilde tutunmaları ve de kendi can emniyetleri anlamında mümkünse oturmalar yönünde uyarması gerektiği, gemi kaptanının gerekli uyarıyı yapmamasının olayın meydana gelmesinde etkili olduğu, bu nedenle davalı gemi kaptanı ... olayın meydana gelmesinde birinci derecede ve de % 60 (Y. Atmış) oranında kusurlu olduğu, kazalı ...’nun olay sırasında an güvenliğinin gereğini yerine getirmediği, geminin iskeleye yanaştığı süreçte, merdivenlerin kenarında elleri cebinde durmaması, ellerini cebinden çıkarıp, korkuluk kısmından tutunması veya yanaşma manevrası sırasında güvenli bir alana çekilerek can emniyetini gözeterek güvenli olacak şekilde tutunması gerektiği bu nedenle olayın meydana gelmesinde ikinci derecede % 40 (Y. Kırk) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu davalının tali kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı vekili tarafından anılan rapor ile dosayaya sunulan rapor arasında çelişki meydana geldiğini ileri sürmüş ise de anılan raporun iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlendiğini, yolcu taşıma ve geminin iskeleye yanaşmasında alınması gerekli önlemlere ilişkin yeterli açıklamada bulunulmadığı anlaşıldığından, aralarında kaptan bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından kusur oranına ilişkin yapılan tespitler yerinde görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 27/08/2020 tarih kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, davacı vekillinin itirazı üzerine ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastane’sinin sağlık kurulu raporu ile anılan rapor arasında çelişkinin giderilmesi bakımından Adli Tıp Kurumu Başkanlığından aldırılan 13/04/2021 tarihli raporda da aynı değerlendirmede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacının 01.06.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı, olay tarihinde ... A.Ş. nezdinde aylık 13.491,01 TL. karşılığında yönetici mimar olarak çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır. 22/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının net kazancı 10.806,01 TL olarak tespit edilerek 4 aylık Geçici İş göremezlik Dönemi için 25.934,23 TL maddi zarar hesaplanmıştır. Davacı hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş ise de S.G.K Hizmet Dökümüne göre davacının 2016/02 döneminde "1" istirahat kodu ile çalışmadığı, 2016/03 döneminde ise "1" istirahat kodu ile 30-13= 17 gün çalışmadığı tespit edilmiştir. Geçici İş Göremezlik Süresinin 47 gün olduğu tespit edilmiş olmakla davacının maddi zararının 10/09/2022 tarihli raporda hesaplandığı şekilde 10.157,5 TL olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafça maddi tazminat yönünden davalı gemi kaptanı, taşıyan ve sorumluluk sigortacısına husumet yöneltilmiştir. Yolcu taşıma sözleşmeleri TTK 1247’de "Deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi, yolcunun veya yolcu ve bagajının deniz yolu ile taşınması için, taşıyan tarafından veya onun adına ve hesabına yapılan sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Davalı vekili taşıma için ücret alınmadığını bu nedenle yolcu taşıması sözleşmesi kurulmadığını ileri sürmüş ise de madde metninde ücret karşılığı olması gerektiği yönünde bir ibare bulunmadığından bu itiraz yerinde görülmemiştir. TTK 1256’da; "(1) Taşıyan, yolcunun gemi kazası yüzünden ölmesi veya yaralanmasından doğan zarardan sorumludur. Taşıyanın sorumluluğu, zarar gören yolcu başına her bir gemi kazası için 250.000 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Şu kadar ki, kazanın savaş, terör, iç savaş, isyan veya istisnai nitelikte, kaçınılamaz ve engellenmesi mümkün olmayan nitelikteki bir doğa olayından veya tamamıyla bir üçüncü kişinin onu meydana getirmek kastıyla gerçekleştirdiği bir fiil veya ihmalinden kaynaklandığını ispatlayan taşıyan, sorumluluktan kurtulur. Taşıyan kusurlu ise, yolcunun yukarıdaki miktarı aşan zararından da sorumlu olur; kusurlu olmadığını ispat yükü taşıyana aittir." düzenlemesi bulunmakta olup bilirkişi raporunda olayın TTK 1256/5 maddesi anlamında gemi kazası olmadığı belirtilmiştir. Buna göre davalıların sorumluluğu TTK 1256/5 maddesi uyarınca kusur sorumluluğu olup davalı gemi kaptanın kusurunun bulunması nedeniyle davalıların meydana gelen maddi zarardan müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından, bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik tazminatı bakımından hesaplanan 10.157,65 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bakım giderine ilişkin delil sunulmadığından bu talebin reddi gerekmiştir. Manevi tazminat talebi bakımından ise, BK'nun 56.maddesinde bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özellikleri gözönüne alınarak zarar görene uygun bir manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceği düzenlenmiş olduğundan, davacının olay sebebiyle duydukları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde 5.000,00 manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde manevi tazminat talebi davalı ... dışındaki davalılara yöneltilmiş olup manevi tazminat yönünden davalı ... hakkında sehven hüküm kurulmuş ise de hükümde değişiklik yapılamayacağından yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 10.157,65 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 31/01/2016 olan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan (853,88 TL ile 442,00 Tamamlama harcı) toplam 1.295,88 TL den karar harcı olan 1.035,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 260,48 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı yargı gider toplamı olan 8.153,95 TL'nin ( 31,40 TL başvurma harcı, 1.022,55 TL posta gideri ve 7.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.627,52 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı vekiline maddi tazminat davası için takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı vekiline manevi tazminat davası için takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL manevi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 7-Davalı vekili için takdir edilen 5.000,00 TL manevi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/189, K. 2023/80, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-189-e-2023-80-k-7b51ea06b750