İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/317 E. 2021/451 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/317
- Karar No
- 2021/451
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2017/317 Esas KARAR NO:2021/451 DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:31/05/2016 KARAR TARİHİ:25/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... AŞ.nin müvekkili sigorta şirketi tarafından Nakliyat Abonman Poliçesi ile 01/01/2015-01/01/2016 tarihleri arasında 1 yıl süre ile sigortalandığını, sigortalı ... A.Ş.tarafından Almaya'da bulunan ... ... ... şirketine 11/09/2015 tarihinde düzenlenen faturaya göre 956 adet buharlı ütü emtiası satışı yapıldığını, sözleşmeye konu emtia'nın Çin'de bulunan ... Limited isimli şirket tarafından üretilip denizyolu ve karayolu ile nakliyeci firma ...sorumluluğunda Almaya'ya gönderildiğini, söz konusu emtianın ... Limanından 13/08/2015 tarihinde yüklenerek ... Limanına davalı şirket sorumluluğunda deniz yolu ile taşındığını ve geminin ... limanına varışından sonra 15/09/2015 tarihinde ... firmasının deposuna alındığını, buradda gümrük işleri tamamlandıktan sonra alt taşıyıcı ... firması tarafından karayolu ile Almaya'ya sevkedildiğini, alıcı firma ile söz konusu emtianın ... ... satış şekli ile satıldığını, ilk kontrolde emtianın kontrolü yapıldığında 60 koli (240 adet) emtianın hasarlı ve ıslak olduğunun belirlendiğini,ancak ürünlerin depoya alınıp incelendiğinde 244 adet emtiada hasar meydana geldiğinin anlaşıldığını, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkil şirketin sigortalısı ... A.Ş.ye 3.390,70 Euro ödediğini, dolayısıyla sigortalısının haklarına halef olduğunu, 18/04/2016 tarihinde iadeli taahhütlü mektup yoluyla müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının tahsili amacıyla nakliyeci firmaya rücu mektubunun gönderildiğini ancak nakliyeci firmadan olumlu cevap alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, rucudan tazminat alacağı olan 10.971,96 Tl'nin ödeme tarihi olan 04/04/2016 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşıma ile ilgili olarak yalnızca deniz taşımasını organize ettiğini, fiilen taşıma işini gerçekleştiren taraf olmadığını bu nedenle pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu emtianın gönderen tarafından ekiksiz, hasarsız ve sağlam olarak konteynere yüklendiğini, Belçika limanında hasarsız ve gönderen tarafından teslim edildiği şekli ile tam olarak teslim edildiğini, müvekkil şirketin fiili olarak dava konusu emtiaların taşımasını yapmadığını, sadece deniz taşımasını organize ettiğini, yükün deniz yolu taşıması sonrasında ... limanında teslim edildiğini ve bu süreler içinde müvekkili şirkete herhangi bir hasar bildirimi yapılmadığını, bahsi geçen ekspertiz raporundan dava ile birlikte haberdar olunduğunu, hasarın müvekkili şirketin taşımasını organize ettiği denizyolu taşıması esnasında gerçekleştiği düşünülse dahi müvekkil şirkete sigorta poliçesinde belirtilen süre içinde başvur yapılmadığını belirterek, müvekkil şirketin iş bu dava bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın,... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/10/2016 tarih, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığın, dava konusu hasarın sigorta poliçesi teminat kapsamında kalıp kalmadığı, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği ve davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetleri ile davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın kadri maruf olup olmadığı, ihbarın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 28/03/2018 tarihli raporda; Hasar taşıyanın sorumluluk sahasında meydana gelmiştir. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere , dava dosyasına sunulan navlun faturası hem davalıdan hem de Konşimentoda gösterilen firmadan farklı bir firmadır. Bu nedenle davalının pasif husumet ehliyetine sahip olup olmadığı konusunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ... şirketi ile sigortalısı arasındaki poliçe hükümlerine göre, branda klozu bulunmaktadır ve bu kloz gereğince hasarın poliçe teminat kapsamı dışında olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak davacı ... Şirketi'nin sigorta ettiren ... A.Ş.'nin hasar dolayısıyla üçüncü kişilerden doğan alacaklarını Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca temlik de aldığı anlaşıldığı, Bu nedenle Sayın mahkemece, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğuna ve Davalının hasardan sorumlu olduğuna hükmedilmesi halinde , eşyanın hasara uğrayan kısmına dair satış bedelinin alıcı tarafından satıcı sigortalı "... A.Ş.'ye" ödenmediğinin belgelenmesi gerektiği ve ancak bu durumda dava dışı satıcı "... A.Ş." nin menfaat sahibi olabileceği kanaatine varıldığı, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının kadri maruf olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 02/01/2019 tarihli raporda; İncelenen sigortalı ... A.Ş.ne ait defterlerin TTKK hükümlerine göte usulüne uygun tutulduğu, ... A.Ş. tarafından ihracat yapılan ... ... ... firmasına yapılan 956 adet ütüden 244 adet ütünün taşınma sırasında hasarlanmış olduğu, bu hasar bedeline karşılık olmak üzere alıcı firma olan ... firmasından 3.289.30 Euro eksik tahsilat yaptığı, bu bedelin davacı ... şirketi tarafindan 3.39070 Euro ödeme yapıldığı bunun TL karşılığının 26.595.92TL olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Mahkememizce resen seçilen ... tarafından tanzim edilen 12/10/2021 tarihli raporda; Dava dışı satıcı ...'in dava konusu yük bakımından sigortalanabilir menfaati bulunduğu, davacının dava dışı dışı sigortalısının haklarına TTK 1472 maddesi uyarınca halef olduğu ve aktif husumet ehliyetini haiz bulunduğu, Çin'in ... Limanı'ndan Belçika'nın ... Limanı'na deniz yolu ile yapılan taşıma bakımından davalının taşıyan sıfatını haiz olduğu, davalının taşımanın tamamını gerçekleştirmeyi üstlendiğinin, dolayısıyla taşımanın tamamı bakımından akdi taşıyan sıfatını haiz olduğunun ispatlanamadığı, Hasarın davalı taşıyana TTK m. 1185/1 'e uygun şekilde bildirilmediği; TTK m. 1185/4 uyarınca oluşan karinelerin çürütülemediği ve davacının üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, dolayısıyla davalı taşıyanın oluşan zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığına ilişkin görüşe ve tespitlerini bildirmişlerdir. Dava halefiyete dayalı olarak açılmış olduğundan öncelikle davacının TTK 1472 maddesi uyarınca halef sıfatını kazanıp kazanmadığı değerlendirilmelidir. Davacı ... şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve zarardan sorumlu üçüncü bir kişinin bulunması gereklidir.. Dosyada bulunan 0001-0420-00019736 numaralı, 01/01/2015 başlangıç ve 01/01/2016 bitiş tarihli nakliyat abonman poliçesinden, dava dışı sigortalı ...'e ait beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin, poliçede sayılan ülkeler arasında kamyon, gemi, uçak ve trenle yapılacak taşımalarında nakliye rizikolarına karşı davacı ... tarafından sigorta himayesi altına alındığı anlaşılmaktadır. Anılan Nakliyat Abonman Sözleşmesi'ne istinaden, dava konusu taşımaya ilişkin olarak 0001-0410-04256003 numaralı spesifik poliçe düzenlenmiş ve dosyaya sunulmuştur. Dosyaya sunulan ve davacı ... tarafından davadışı sigortalı ...'e hitaben düzenlenmiş olan yazıdan, dava konusu yük hasarı için 06/04/2016 tarihinde toplam 3.390,70 Euro sigorta tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının hale sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi bakımından ödeme yapmış olması yeterli olmayıp, dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunup bulunmadığı hususunun tespiti gerekmektedir. Mal sigortalarında menfaat, malla kişi arasındaki para ile ölçülebilir değer ilişkisidir. Bunun malik menfaati olması da şart değildir. Dolayısıyla sattığı malı kendisinin mi ürettiği, başka bir firmadan mı tedarik ettiği hususu dosya özelinde, ...'in ...'e sattığı malı nakliye rizikolarına karşı sigortalatmakta menfaati olup olmadığı bakımından önem arz etmemektedir. Dosyaya sunulan ve dava dışı sigortalı satıcı ... tarafından dava dışı alıcı ... adına düzenlenmiş olan 11/09/2015 tarihli faturadan, dava konusu 956 adet buharlı ütü emtiasının ... tarafından ...'e 27,82 Euro birim fiyat üzerinden toplam 26.595,92 Euro bedelle ve DAP tipi teslim şekli ile ("DAP ...") satıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; DAP (Delivered at Place - Yerinde Teslim) tipi teslim şeklinde, emtianın alıcı ve satıcı tarafindan belirlenmiş olan teslim yerinde boşaltma için hazır durumda nakliye aracının üzerinde alıcı emrine bırakılması ile teslim gerçekleşir. Belirlenen teslim yerinde malın alıcı emrine bırakılmasına kadar yapılan tüm masraflar ve riskler satıcıya aittir. Buna karşılık belirlenen yerde malın teslim alınmasından sonra yapılacak tüm gümrük işlemleri, masrafları, gümrükte doğan vergi, resim, harçlar ise alıcıya aittir. Malların kararlaştırılan teslim yerinde teslimine kadar malla ilgili bütün masraflar ve riskler satıcıya ait olduğundan hasar ancak teslimden sonra alıcıya geçmektedir. Bu çerçevede satım sözleşmesinde DAP tipi teslim şekli kararlaştırılmış olması nedeniyle taşıma sırasında hasar dava dışı sigortalı satıcıya ait olduğundan, dava dışı satıcı ...'in dava konusu yük bakımından sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve bu hali ile de sigorta tazminatını ödeyen davanın aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Kaldı ki, gerçekleşen rizikonun teminatın kapsamı dışmda olduğu kabul edilse dahi, dosyaya sunulan "Mutabakatname ve İbraname" başlıklı belgeden, dava dışı sigortalının dava konusu yük hasarından doğan tazminat alacağını davacı sigortacıya temlik ettiği anlaşıldığından, davacının alacağı temlik alan sıfatıyla aktif husumet ehliyetine sahip olduğu da mahkemece değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulan ve davalı ... ... Ltd. tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı konişmentoda yükleten "... (...) Ltd."; gönderilen "... ..."; ihbar adresi "gönderilenle aynı" ve "... A.Ş."; teslim acentesi "Ipsen Logistics BVBA"; gemi adı "..."; yükleme limanı "..., Çin"; boşaltma limanı "Antwerp, Belçika"; aktarılacağı yer "..., Almanya"; yükün tanımı ve miktarı "956 adet buharlı ütü" olarak gösterilmiştir. TTK m. 1238/1 uyarınca konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır. Esasen davalı cevap dilekçesinde, dava konusu taşımanın Çin'den Belçika'ya deniz yolu ile yapılan kısmını "organize ettiğini" beyan etmiştir. Dosyaya sunulan konişmentoda taşıyan olarak davalının gösterilmesi karşısında ve TTK 1238/1 maddesi uyarınca Çin'in ... Limanı'ndan Belçika'nın ... Limanı'na deniz yolu ile yapılan taşıma bakımından davalının taşıyan sıfatını ve dosya kapsamında pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Dosya içeriğinden, dava konusu taşımanın Çin'in ... Limanı'ndan Almanya'nın ... şehrine, deniz ve kara yolu ile yapılacak karma bir taşıma olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan CMR belgesinde taşıyıcı dava dışı "..." olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla taşımanın karayolu ayağının davalı tarafça deği, fiilen dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Dava dışı Ipsen Logistics tarafından düzenlenen 15/09/2015 tarihli belgede yükleten "..."; gönderilen "..."; gemi adı "..."; varma yeri "..."; yükleme limanı "..."; boşaltma limanı "Antwerp"; yükün tanımı "6 palet, 239 karton ve 956 adet buharlı ütü" olarak gösterilmiştir. Bu belge bir taşıma belgesi yahut taşıma ücreti faturası değildir. Ipsen tarafından düzenlenmiş bir navlun faturası yahut Ipsen'le akdedilmiş bir sözleşmeye ilişkin dosyada başkaca bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. Davalının taşıyan olarak göründüğü konişmentoda ise Ipsen "teslim acentesi" olarak gösterilmiştir. Dosyada bulunan 25/09/2015 tarih ve 291 /15 numaralı hasar raporunda "LCL teslim: Ipsen, nihai taşıyıcı: ..." olarak gösterilmiştir. Bunlara göre; Ipsen'in karayolu taşıması bakımından taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla mı, akdi taşıyıcı olarak mı hareket ettiği yahut taşımadaki rolünün eşyanın deniz taşıması sonrasında karayolu taşıyıcısına tesliminden ibaret mi olduğu dosyada mevcut belgelerden anlaşılamadığı gibi bilirkişilerce de tespit edilememiştir. Dosyaya sunulan ve dava dışı ... ve Tic. A.Ş. tarafından dava dışı sigortalı satıcı ... adına düzenlenen 04/12/2015 tarihli fatura "... ... yurtdışı deniz navlunu, ... ... yurtdışı masraf BL, ... ... yurtdışı masraf CBM" olmak üzere toplam 853,81USD bedelli olup, yine dava dışı Zer'in de taşımadaki rolü dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davalının taşıyan olarak düzenlediği konişmento matbu şekilde "kombine taşıma konişmentosu" başlığını havidir. Ancak bu başlığın altına "..." ibaresi eklenmiştir. Konişmentoda .../Almanya, kombine taşıma konişmentolannda mutad olduğu üzere "teslim yeri (place of delivery)" olarak değil, "aktarılmak üzere/aktarılacağı yer (for transhipment to) olarak gösterilmiştir. Gerek "teslim yeri" ifadesinin kullanılmamış olmaması, gerekse matbu "kombine taşıma konişmentosu" başlığı altına "deniz" ibaresinin eklenmesi karşısında, navlun faturası, sözleşme v.b. başkaca bir belge ile açıkça ortaya konulmadıkça, salt konişmentoda "aktarılacağı yer" ifadesiyle ...'in zikredilmiş olmasına dayanılarak davalının eşyayı ...'de teslim etmeyi, dolayısıyla karayolu ayağı da dahil taşımanın tamamını üstlendiğinin söylenemeyeceği bilirkişilerce belirtilmiş olup mahkemece de bu görüş benimsenmiştir. Buna göre, davalının taşımanın tamamını üstlendiğinin, dolayısıyla taşımanın tamamı bakımından akdi taşıyan sıfatını haiz olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde davalının ancak taşımanın deniz yolu ile gerçekleştirilen bölümü bakımından taşıyan sıfatını haiz bulunduğu kabul edilmiştir. TTK 1185/1 maddesi uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK 1185/2 maddesinde ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğinde hasarın TTK 1185/1 'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK 1185/2'ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. Davalıya gönderilen ihbarname 05/10/2015 tarihli olup, dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre emtianın teslim tarihi 24/09/2015 olarak kayıtlı olduğundan ihbarın TTK 1185/1'de öngörülen sürede yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan CMR belgesinde "60 karton hasarlı, ıslanma hasan" kaydı yer almaktadır. Ancak davalının kara taşımasını üstlendiği ispatlanamadığından teslim sırasında CMR belgesine düşülen şerhi davalı bakımından zarar bildirimi olarak kabul edilmemiştir. TTK 1185/4 maddesi uyarınca "eşyanın zıya veya hasan ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir". Dosyada rapor düzenleyen bilirkişilerce zararın ne şekilde meydana geldiği açık bir şekilde açıklanmamış olup; kara taşıması öncesinde düzenlenmiş bir tutanak bulunmaması ile hasar ekspertiz raporunda zararın "konteynerden aktarma çalışmaları sırasında kolilerin yağmur suyuna maruz kalması ve/veya dorse içerisinde görünmeyen ve tespit edilemeyen bir yırtık veya delikten yağmur suyu sızması neticesinde meydana gelmiş olabileceği "nin tespiti karşısında, TTK 1185/4 maddesi gereğince oluşan karinelerin çürütülemediği, zararın deniz taşıması sırasında ve davalı taşıyanın sorumlu olduğu bir nedenle gerçekleştiği hususunun ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında sonuçları itibarı ile çelişkiler bulunmakla birlikte, yukarıda açıklandığı üzere CMR belgesi üzerine konulan hasar şerhi mahkemece TTK 1185 maddesi anlamında, davalı bakımından, hasar ihbarı olarak kabul edilmediğinden, ispat yükünün TTK 1185/4 maddesi gereğince davacı üzerinde bulunduğu değerlendirildiğinden alınan 28/03/2018 tarihli bilirkişi raporu esas alınmamıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporları da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 187,38TL den karar harcı olan 59,30TL nin mahsubu ile fazla alınan 128,08TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 507,00TL'nin ( 57TL posta gideri ve 450,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır