İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/322 E. 2026/161 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/322
- Karar No
- 2026/161
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2025/322 Esas KARAR NO:2026/161
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:05/05/2025 KARAR TARİHİ:03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin...'nun işletme hakkı sahibi olduğunu, davalının ... plakalı araçlarıyla, 21/10/2022 - 14/09/2024 tarihleri arasında geçiş ücreti ödemeksizin köprü ve otoyollardan ihlalli geçişler yaptığını, bedel ödenmeden yapılan geçişler üzerine davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2024/... takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durdurduğunu beyanla davanın kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğünün 2024/... takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine asgari %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin yerleşim yerinin ... olması nedeni ile , dosyanın ... Asliye Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini, esasa ilişkin ise , davacının iddia ettiği geçiş tarihleri öncesi ve sonrasında olmak üzere müvekkili tarafından bakiye yüklendiğini, söz konusu tutarı davacının hesaptan alma imkanı olduğunu ancak almayıp icra takibi başlattığını, davacının yaptığı işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek ile birlikte ,HGS veya OGS hesabında yeterli bakiye olmaması sebebi ile geçiş ihlali yapılmış olmasının kabul edilmesi halinde dahi geçişten sonraki 15 gün içerisinde hesapta yeterli bakiye olması halinde köprü geçiş ücreti tahsil edildiğini, bu hususun yerleşik bir uygulama haline geldiğini, ancak davacının tutarları tahsil etmediğini , sürücü veya araç sahibine ihlalli geçiş cezası tahakkuk edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ihlalli geçiş alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine geçişlere dayalı alacağına istinaden faizler dahil toplam 342.577,00-TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Davalı ... Şirketi'nden takiple istenebilir güncel toplam alacağın 347.018,24-TL olduğunun, 242.442,50-TL'ye takip tarihi itibari ile TC Merkez Bankası yıllık %15,75, %10,75, %16,75, %26,75, %31,75, %36,75 ,%41,75, %44,25, %51,75 olmak üzere ihlalli tarih aralıklarına göre değişen oranlarda işlemiş faiz yürütüleceği, .... Yapılan incelemede Örnek Tespit olarak, davacı tarafından sunulan ihlalli geçiş listesi'nde yer alan ... plaka sayılı araca ilişkin 03/06/2024 tarihli ve 660-TL geçiş ücreti -2.640-TL idari para cezası olmak üzere toplam 3.300-TL tutarlı ihlal kaydının, mahkemenin müzekkereleri üzerine kurumlarca sunulan resmi geçiş ve hesap hareketi dökümlerinde yer almadığı, ilgili tarihte bu plakaya ait herhangi bir geçiş işleminin kayıtlarda bulunmadığının görüldüğü tespit edilmiştir . Bu durum, söz konusu geçişin davacı tarafından ihlal olarak doğru şekilde bildirildiğini göstermektedir. Aynı şekilde, diğer plakalar yönünden yapılan karşılaştırmalarda da , davacının sunduğu ihlalli geçiş listesinde yer alan tarihler ile PTT, KGM ve ilgili bankalarca sunulan hareket dökümleri arasında uyuşmazlık bulunduğu, resmi kayıtlar ile davacı listesi arasındaki bu farklılıkların ihlalli geçiş tespitlerini doğrular nitelikte olduğu değerlendirilmiştir . Davalı ... ... Ltd Şti'ne ait ...plaka sayılı araçlar ile 21/10/2022 ile 14/09/2024 tarihleri arasında ihlalli geçişlerine ait fotoğraflarının olduğu ve ihlalli geçiş provizyon bilgisi listesi ile uyuştuğu, ayrıca davacı işletici firmanın aralarında yapılan protokol gereğince davalıya herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı ve yukarıda izahatlarının yapıldığı, Davacının icra inkar tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, yapılan hesaplamalar ve incelemeler neticesinde kanaatine varılmıştır... Sayın Mahkemenin takdirlerine arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur . Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.05.2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1124 Esas, 2021/347 Karar sayılı ilamı) Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; ihlalli geçiş görüntüleri ile provizyon kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmakla ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalının sahibi olduğu ... plakalı araçlar ile 21/10/2022 ile 14/09/2024 tarihleri arasında davacıya ait ücretli otoyollardan HGS/OGS hesap bakiyesinde yeterli meblağ bulundurmadan çok defa ihlalli geçişler yaptığı ve geçiş ücretlerini 15 günlük süre içinde ödemediği, bu sebeple yasa gereğince geçiş bedelinin 4 katı tutarında ceza bedelini de ödemekle mükellef olduğu, ihlalli geçiş yapan araçların , ihlallerin yapıldığı tarihte davalıya ait olduğu hususunun tescil kayıtları ile sabit olduğu, nitekim davalının da aksi yönde bir iddiasının bulunmadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen yalnzıca geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedeli toplamı 242.442,50 TL asıl alacak tutarı kadar davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu, anılan rapora davalı tarafça itiraz edilmiş ise de; davacının takipte sunmuş olduğu geçiş listesine ve icra dosyasındaki taleplerine bağlı kalınarak inceleme yapıldığı, borcun sebebinin takip ve dava dosyasında aynı olduğu, yukarıda izah edildiği üzere davacının asıl alacak ve ceza tutarı yönünden bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığı anlaşılmakla ek rapor alınmasına yer olmadığı, böylece davacının anılan tutar yönünden talebinde haklı olduğu, ancak davacı yanın takip dosyası ve dava kapsamında işlemiş faiz ve faizin KDV'si talepleri de bulunmakla; ihlalli geçişte bulunana bildirim yapma zorunluluğunun olmayışının geçiş ücreti ve ceza bedelinin talep edilebilmesine ilişkin olduğu ve ihlalli geçiş tarihi itibariyle faizin işlemeye başlayacağı anlamına gelmediği, temerrüt faizi talep edilebilmesi için TBK'nun 117. maddesi uyarınca alacaklının ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesinin gerektiği, anılı hüküm uyarınca davalı yanın takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacı yanın alacağa işlemiş faiz ve faizin KDV'si taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,( Emsal Karar İstanbul BAM 45. H.D 2021/1034 esas ve 2024/926 karar, 2021/1501 esas ve 2025/370 karar) davanın 242.442,50 TL asıl alacak tutarı üzerinden kısmen kabulüne, alacak davalı tarafça belirlenebilir olduğundan takibe yapılan haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... İcra Müdürlüğünün 2024/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 242.442,50-TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olmakla % 20 sine denk gelen 48.488,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 16.561,25-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 5.850,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.710,89-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan 10.227,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 7.238-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 5.850,36-TL peşin ve 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.465,76-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Devletçe karşılanan 4.600-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.255,42-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 1.344,58-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır