İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/598 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/598
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/598 Esas KARAR NO :2026/36
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/10/2024 KARAR TARİHİ:21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; ”müvekkil ... delillerimiz arasında sunulmuş olan vergi levhasında görüleceği üzere internet üzerinden perakende ticaret işi ile iştigal etmekte olup, beyaz eşya ve elektronik eşyaların alım satımına ilişkin faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda faaliyet göstermesi sebebiyle yine aynı işle iştigal eden arkadaşı ... dava konusu olay günü 21.08.2023 tarihinde müvekkili arayarak "kendisinin ... ... firmasına ait ... numaralı telefon rinden arandığını, ... marka TV modellerinde çok uygun fiyatlar ile kampanya bulunduğunu ve kendisinin de bu TV'lerden almak üzere kartından para çekildiğini" beyan etmesi ve müvekkili de arayacaklarını belirtmiştir. Bu durum sonucu müvekkil de ... numaralı kendisine ait telefonundan yine anılı şahsın yerine müvekkilin de numarasını anılı şahıslara verdiğini belirttiği numara tarafından aranmış ve kendisinin de kampanyadan yararlanmak isteyip istemediği sorulmuştur. Müvekkil ise yine yukarıda da belirtildiği gibi elektronik eşya alım satımı işi ile uğraştığından faydalanmak istediğini belirtmiş ve kendisine verilen ""...*' nolu IBAN hesabına ekte sunulan faturada yazılı tutarda ödemeyi gerçekleştirmiştir. Müvekkil bu ödemeyi ince belirtilen hesap numarasının kime ait olduğu noktasında da araştırma vapmış olup. Bu hesabın davalı ... ... firmasına ait olduğu teyidini almıştır. Bu durum sonucu müvekkil ekli dekontta yazılı olan 141.356,00 TL tutarlı havale işlemini kendi hesabından davalı hesabına göndermiştir. Ödeme sonrası davalı tarafından müvekkil adına ekte sunulan fatura düzenlenmiş olup, her ne kadar müvekkili arayan ve ... ... çalışanı gibi hareket ederek dolandıran şahıslar TV satıldığını beyan etmişlerse de düzenlenen faturada gönderilen havale tutarı ile aynı tutarda olmak üzere başkaca ürünler alındığı anlaşılmıştır. Akabinde ise fatura müvekkil adına düzenlenmiş olmasına rağmen bu faturada yazılı mallar müvekkile teslim edilmemiştir. Müvekkil tarafından yapılan araştırmalar ve akabinde tarafımızca yapılan suç duyurusu neticesinde faturaya konu malların, fatura müvekkil adına olmasına rağmen kim olduğu bilinmeyen üçüncü kişilere teslim edildiği anlaşılmıştır. Ezcümle faturaya konu mallar müvekkilin rı hiçbir şekilde tanınmayan üçüncü kişilere davalı firma tarafından teslim edilmiştir. Ödemeyi yapan şahsın müvekkil olduğu, bu doğrultuda davalı tarafından satışa ilişkin faturanın da müvekkil adına kesilmiş olduğu gözetildiğinde, müvekkilin onayı ve talimatı olmamasına rağmen malların teslim edilmesinde davalı firmanın açıkça kusurlu olduğu, yine anlatılan dolandırıcılık eylemi çerçevesinde davalı firma çalışanlarının da bu eyleme dahil olmuş olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Anlatılan süreçte yine havale işlemi haricinde müvekkil ile irtibata geçen şahıslar tarafından kredi kartı kampanyası da olduğu belirtilerek ayrıca müvekkilin kredi kartında da çekim yapılmış olup, ekte sunulan hesap ekstresinde görüleceği üzere davalı firma hesabına 45.999,00 TL tutarında bir ödeme daha alınmıştır. Ancak bu ödemeye ilişkin bir fatura kesilmediği gibi yine herhangi bir mal teslimi müvekkile yapılmamıştır. Müvekkilin hesabından yapılan tüm çekim ve gönderilen havale neticesinde faturada yazılı mallar alınmış olup, tüm bu ürünler müvekkile değil kim olduğu bilinmeyen üçüncü şahıslara teslim edilmiş durumdadır. Yine yukarıda açıklandığı gibi herhangi bir kimlik ibrazı olmaksızın, müvekkilin onayı ve rızası da bulunmaksızın, fatura müvekkil adına düzenlenmesine karşın malların tesliminin müvekkile yapılması gerekirken bunun aksine başkaca şahıslara yapılması sonucu müvekkilin uğramış olduğu tüm zararlardan davalı firma sorumlu olacaktır. bilindiği üzere alıcının mal tesliminin kendisine yapılmadığını ileri sürmesi halinde ve malların alıcı dışında üçüncü şahısa teslim edildiği durumda ve bu doğrultuda savunmada ... halinde mal tesliminin kanıt yükü ve borcun ifa edildiğinin ispatı davalı satıcıya ait olacaktır. Bahse konu olay kapsamında tarafımızca suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmiş olup, ... “Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma sayısı ile derdest durumdadır. İşbu soruşturma dosyasının celbi halinde de malların müvekkil dışındaki başkaca üçüncü şahıslara teslim edildiği anlaşılacaktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/7253 Esas ve 2021/12178 Karar sayılı ilamında da; "Dava, dava konusu ürünlerin satışı nedeniyle ödenmeyen bedellerin iadesi için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, satım sözleşmesine konu malların davalıya teslim edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını iddia etmiş, davalı ile satım ilişkisinin kurulmadığını, fatura konusu malların kendisine teslim edilmediğini savunmuştur. Uyuşmazlık, davacı tarafça faturası düzenlenen malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Dosyaya ibraz edilen faturalar malın teslim edildiğini göstermez. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Dava dosyasında yer alan servis fişlerinden LED TV'ye ilişkin olan servis fişi incelendiğinde; davalının imzasının yer almadığı anlaşılmaktadır. Yine dava konusu yapılan buzdolabı, saç düzleştirici ve elektrik süpürgesi bakımından teslim belgesi ve birbirini doğrulan servis fişleri de bulunmamaktadır. Mahkemece, dava konusu yapılan ürünlerin davalıya tesliminin yasal delillerle ispatlanamadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." denilmiş ve belirttiğimiz gibi malların fatura alıcı olan alıcıya teslim edilip edilmediği noktasında ispat yükünün satıcıya ait olduğu vurgulanmıştır. Hali hazırda dava konusu ödemeler müvekkil tarafından davalıya ait hesaba yapılmış olmasına rağmen ve faturalar da müvekkil adına düzenlenmiş olmasına rağmen bahse konu mallar müvekkile teslim edilmemiştir. Nitekim derdest soruşturma dosyasında da malların müvekkile teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi, eşdeğer imzalı fatura, teslime ilişkin başkaca bir yazılı belge bulunmayıp, dava dışı üçüncü kişilere malların davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde teslim edildiği anlaşıldığından, hali hazırda davalı tarafından ifa edilmeyen bir borç nedeniyle müvekkilden haksız şekilde ödeme alınmış olup, davalı tarafından iade edilmeyen bu ödeme nedeniyle oluşan maddi zararlarımıza karşılık olmak üzere ödenen; dekont içeriği ve kredi kartı ekstresi ile sabit olan toplam 787.355,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep etmekteyiz. Ek olarak dava konusu Uyuşmazlık hususunda ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/... sayılı son tutanağında görüleceği üzere görüşme sonucunda anlaşma sağlanamadığından huzurdaki davayı açma zaruriyeti doğmuştur. Ticari satıma konu malların teslim edilmemesi nedeniyle oluşan maddi zararlarımıza karşılık olmak üzere, Müvekkil tarafından davalıya ödenmiş olan 187.355.00 TL'nin davalıdan ödeme tarihi olan 21.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Yargılama gideri, harç ve masraf ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz...” şeklinde İddia ve talepte bulunulmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ''Müvekkil Şirket tarafından tüketicilere tanınan bu imkan ve kolaylık son günlerde bir takım dolandırıcılık işlemlerinde aracı olarak kullanılmaktadır. Bu sürecin normal bir alışverişe dair tüm aşamalarını aşağıda detaylı bir şekilde açıklayacağız: Müvekkil Şirket'e ait herhangi bir mağazaya gelen müşteriler, satın alacakları ürünü tespit ettikten ve stokta olup olmadığını öğrendikten sonra arzu ederlerse ürünlerin ödemelerinin nakit ve/veya havale/eft yolu ile yapılmak istendiği belirtilebilmektedir. Müvekkil Şirket satış personeli tarafından satın alınacak ürünlere dair bir satış belgesi oluşturulmakta ve ödeme yapılacak banka hesabı bilgileri (ilgili mağazaya ait hesap numarası) müşteriye verilmektedir. Müşteriler oluşturulan satış belge numarasını ödeme anında dekontun açıklama kısmına yazarak ödeme gerçekleştirmektedirler. Müşteri tarafından yapılan ödemeye ilişkin teyit bilgisi ilgili banka tarafından Müvekkil Şirket bilgilendirme maili sisteme gönderilmektedir. Ödeme dekontunda yer alan sipariş numarası ile satış belgesinde sipariş numarası eşleştiği ve müşteri tarafından ödeme yapılan meblağ, havale tarihi, havaleye dair dekont hakkında bilgiler doğru olarak ibraz edildildikten sonra ürünler müşteriye teslim edilmektedir. Yukarıda açıklanan bu usul normal bir alışverişin ilerleyişidir. 3. Kişiler bu süreci somut olayda olduğu gibi dolandırıcılık suçuna aracı olarak kullanmaktadırlar. Bu süreci de aşağıda açıklayacağız: Şüpheliler Müvekkil Şirket'e müşteri görünümünde gelmektedirler. Müşteri gibi mağazayı gezen şüpheliler, özellikle elden çıkarılması kolay olan ve rağbet gören ürünleri almaktadırlar. Hali hazırda piyasada çokça talep edilen ve el değişimi kolay olan cep telefonu gibi ürünleri tespit ederek mağıstoğunda yeterli ürünün olup olmadığını öğrenmektedirler. Şüpheli tarafından alınacak ürünler belirlendikten ve ödemenin havale/eft yolu ile yapılacağı iletilerek, ürünlere dair satış belgesi Kişilerce istenmektedir. IBAN numarası mağazadan tespit edildikten sonra ödemenin kısa bir sürede yapılacağı kasa görevlisine belirtilerek, ayırtılan ve satış belgesi düzenlenen ürünler bekletilmektedir. Şüpheliler bu aşamadan sonra, piyasada Play Station ve Iphone gibi ürünlerin aracı elektronik ürün satıcısı olan ya da ürüne yüksek rağbet gösteren 3. kişiler ile irtibata kendileri geçmektedir. Kendisini Müvekkil Şirket çalışanı gibi tanıtan kötü niyetli 3. kişiler, mağazada Play Station ve/veya Iphone olduğunu, fiyatının kampanyada olduğu ve istenirse bu 3. Kişilere indirimli olarak satış yapabileceği beyan etmektedirler. Halihazırda bu ürünleri satın almak isteyen Davacı gibi tüketiciler, kampanyalı fiyattan alarak kârlı bir fiyattan satın alma hevesi ile bu kişilerin Müvekkil Şirket çalışanı olup olmadığını kontrol dahi etmeden bu 3. Kişilere inanarak ürünleri alacaklarını beyan etmektedirler. Kötü niyetli 3. kişiler bu aşamadan sonra kendisine verilen satış belgesi numarasını ve Müvekkil Şirket IBAN numarasını 3. kişilere vermektedir. ( Kötü niyetli 3. Kişiler hali hazırda mağaza oldukları, satış belgesini bizzat oluşturdukları için sipariş numarasına, mağazanın iban bilgisine, ödeme yapılacak tam meblağ bilgisine kolayca haiz olmaktadırlar.) Davacı sadece whatsapp üzerinden yazıştığı kişiden temin ettiği satış belgesi numarasını açıklama kısmına yazdıktan sonra ödemeyi, kötü niyetli 3. kişinin isteği doğrultusunda ilgili mağazanın banka hesabına yapmakta ve akabinde ödeme dekontunu şüpheliye yine whatsapp aracılığı ile iletmektedirler. Bu aşamadan sonra kötü niyetli 3. Kişi, ürünü teslim alması için gerekli olan tüm bilgilere sahip olmaktadır ve Müvekkil Şirket tarafından ödeme yapılan meblağ, havale tarihi, havaleye dair dekont hakkında doğru bilgilerin verilmesi ile ürünler teslim edilmektedir. Sonraki süreçte hiçbir kontrol işlemi gerçekleştirmeyerek tüm ödeme işlemlerini yapan olaydaki 3. Kişi Davacı, siparişlerin kendilerine teslim edilmediğini iddia ederek Müvekkil Şirket'e başvurmaktadırlar. Ancak esasında Müvekkil Şirkete 3. Kişi davacı tarafından oluşturulmuş bir sipariş bulunmamaktadır. Somut olayda da gerçekleştirilen satış işlemleri kötü niyetli 3. kişiler tarafından ikinci süreçteki gibi gerçekleştirilmiştir. Kendisini Müvekkil Şirket çalışanı olarak tanıtan kötü niyetli 3. Kişiler; Davacı ile iletişime geçmiş ve Phillps marka televiyonların uygun fiyatlı olduğu belirtilerek satma konusunda anlaşma sağlamıştır. Halihazırda bu ürünlerden uygun fiyata alma isteğinde olan Davacı, ürünü kampanyalı fiyattan satın alma hevesi ile bu kişilerin Müvekkil Şirket çalışanı olduğunu kontrol dahi etmeden ürünler üzerinde anlaşmaya varmıştır. Kaldı ki bu anlaşmayı da hiç görmediği bir kişi ile telefon üzerinden gerçekleştirmiştir. Somut olayda ise arka planda 3. Kişiler Müvekkil Şirket şubesinde Iphone gibi piyasada arzı oldukça kolay ve çok satışı olan ürünler için satış belgesi düzenletmiştir. Yani aslında Davacıya ... marka televizyon ürününü satacağını belirtmişse de aslında mağazadan oluşturduğu siparişte Ipone marka ürün satın almıştır. Oysa, kötü niyetli 3. Kişiler sanki Müvekkil Şirketten ... marka televizyon satışı yapılıyor izlenimi vererek, Davacıya kendi satın almış olduğu ürünlerin ödemesini yaptırmıştır. Bu noktada Davacı tarafından ürünün satışına ilişkin herhangi bir fatura ya da satış belgesi talep edilmemiştir. Davacı doğrudan 187.355,00-TL havale gerçekleştirmiş ve dekontu hiçbir şüphe dahi duymadan hiç görmediği, tanımadığı 3.kişilere iletmişlerdir. Bu durumda Müvekkil Şirket'in tespit edebileceği herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kötüniyetli 3. Kişiler, usulüne uygun şekilde ürünlerin siparişini oluşturmuş, Davacıya kuruşu kuruşuna ödemeyi yaptırmış ve dekontu da göstererek ürünleri kendileri teslim almıştır. davacı objektif sorumluluklarına uygun hareket etmemiş, faturaları dahi kontrol etmeden ödemeyi gerçekleştirmiştir. bu durumda müvekkil şirket'in "hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. yukarıdaki açıklamalarımızla birlikte davacı ürünleri satın alırken hayatın olağan akışına uygun olarak kendisinden beklenen objektif sorumluluğu göstermekle ve satın aldığı ürünleri ve bu ürünlere ilişkin faturaları incelemek ve kontrol etmekle yükümlüdür. Davacının kendisine ulaşan ve Müvekkil Şirket veya herhangi bir teknoloji marketin çalışanı olduğunu iddia eden kişilere itibar etmeden ve 187.355,00 TL gibi yüksek bir miktarı göndermeden önce araştırma yapması hatta ilgili mağazadan konuya ilişkin teyit alması gerekmektedir. Ancak Davacı somut olayda hiçbir araştırma yapmadan yalnızca köt üstelik telefon ile iyi niyetli 3. Kişilere ilgili evrakların teyidi sonrasında niyetli 3. kişinin salt beyanlarına itibar ederek oldukça yüksek bir meblağda ödeme yapmıştır. Tarafımızca üçüncü kişinin kimliği teyit edilmeden yüksek meblağda ödemenin sorgusuz sualsiz yapılması hayatın olağan akışına ve tüketicilerden beklenen özen ve dikkatin gereklerine açıkça aykırıdır. Günümüzde pek çok kişi kendisini çeşitli yetkili sıfatları altında tanıtarak insanları kandırmakta ve kendisine maddi gelir sağlamaya çalışmaktadır. Bu konuda pek çok kamu spotu yayınlanmakta ve bu şahıslara itibar edilmemesi gerektiğine ilişkin bilgilendirme yapılmaktadır. Kaldı ki söz konusu arama Müvekkil Şirket'e ait bir telefon yapılmamış, şahsi telefon üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu noktada kendi kusuru ile zarara uğrayan Davacının Müvekkil Şirket'ten herhangi bir talepte bulunması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Bununla birlikte Davacı, ürünleri sözde kampanyalı fiyattan satın almayı kabul etmiş olmakla beraber, siparişe ilişkin hiçbir bilgi ya da talebinde bulunmamıştır. Eğer Davacı, özen yükümlülüğüne uygun hareket etmiş ve faturaları kontrol etmiş olsa idi; 3. Kişilerden fatura) edecek ve ürünlerin televizyon olmadığının farkına varacak idi. Ek olarak da belirtmek isteriz ki; Davacı tarafından sunulan whatsapp kayıtlarında 3. Kişiler tarafından Davacıdan sürekli olarak acele etmesi ve tam rakam yatırılması ısrarla istenmektedir. Bunun sebebi ise ürün bedelinin bir kuruş dahi fazla ya da eksik yatırılması durumunda kasada fiyat açığı ya da fazlası çıkacağı için işlemin gerçekleştirilemeyecek olmasıdır. Ayrıca bir an önce ürünleri satın alarak Müvekkil Şirket mağazasından ayrılmaya çalışan 3. Kişinin sürekli olarak Davacıyı acele ettirmesi bile başlı başına şüphelidir. Eğer usulüne uygun bir satış işlemi yapılıyor olsa idi bu kadar ısrarcı ve aceleci olunmasına gerek dahi olmazdı. Ancak tüm bu işaretlere rağmen Davacı hiçbir şekilde şüphe duymamış ve ödemeyi gerçekleştirmiştir. Tüm bu bilgilerden hareketle; söz konusu Davacı tarafından tüketici olarak özen borcu göz ardı edilmiş, ürünler ve faturaları kontrol dahi edilmemiştir. Tüm bu süreç sonucunda Davacı kendi kusuruyla kendisini zarara uğratmıştır. müvekkil şirket'in ödeme işlemleri sorunsuz olarak gerçekleşen işlemleri kontrol ve/veya polise bilgi verme, bildirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. davacının, müvekkil şirket'in ihmali olduğu iddiası zorlama bir iddiadan öteye gidememektedir. Öncelikle belirtmek isteriz ki; somut olayda Müvekkil Şirket'in ihmali olduğunu varsayabilmek için Müvekkil Şirket'in polisi aramak gibi bir zorunluluğu ve sorumluluğu olması gerekmektedir. ancak müvekkil şirket'in e-ticaret ve/veya mağazalarda olağan ve sorunsuz bir şekilde gerçekleşen işlemlerde araştırma; bunu tespit etme ve tespit etmesi halinde polise konuyu taşıyarak şikayetçi olma gibi zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmamaktadır. böyle bir sorumluluğun dancak müvekkil şirket'in e-ticaret ve/veya mağazalarda olağan ve sorunsuz bir şekilde gerçekleşen işlemlerde araştırma; bunu tespit etme ve tespit etmesi halinde polise konuyu taşıyarak şikayetçi olma gibi zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmamaktadır. böyle bir sorumluluğun da beklenemeyeceği açıktır. Kaldı ki, Müvekkil Şirketin tarafı olduğu benzer bir olayda görülen dava mahkemece aşağıdaki gerekçe ile davanın reddine karar vermiştir. (EK-3:.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Sayılı ilamı) Sunulan dekont ve faturadan da anlaşılacağı üzere, mağazadan banka havalesi yapılmak suretiyle davalıdan ürün alındığı, ürün bedelinin üçüncü kişilerin yönlendirmesi sonucunda davalı taraf banka hesabı kanalı ile davalı şirket yetkili tarafından yapıldığı, peşin ödemeli satışta banka havalesi ile ödeme yapılması halinde davacının ödemeyi yapan kişinin kim olduğunu araştırma yül bulunmadığı bir başkası adına da ödeme yapabileceği, Satış belge numarasının ödeme anında dekontunun açıklama kısmına yazıldığı da düşünüldüğünde davalı açısından şüpheli bir ödeme olgusunun da oluşmadığı, bu itibarla davacının dolandırıldığı yönündeki iddiası açısından da davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı düşünüldüğünde davanın reddine, davacının kötü niyetli icra takibi başlattığı, yönünde bir kanaate varılmadığından Davalının kötü niyet Tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm... Yukarıda da belirttiğimiz üzere Müvekkil Şirket nezdinde gerçekleşen işlemlerde havale sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmiştir. dolandırıcılık eyleminde davacının ağır kusuru olduğu açıktır. davacı kendi kusuru sebebi ile zarar görmüştür. doğan zarar ile müvekkil şirket'in herhangi bir eylemi arasında da illiyet bağı bulunmamaktadır. davacı herhangi bir sorgulama yapmadan ödemeyi gerçekleştirmiştir. Sorunsuz ödemeye ilişkin olarak siparişe ilişkin Müvekkil Şirket tarafından usulüne uygun şekilde işbu dilekçemizin ekinde Sayın Mahkemenize sunmuş olduğumuz fatura düzenlenmiştir. Bu noktada ürün tesliminin gerçekleşmemesine ilişkin herhangi bir olumsuzluk bulunmaması sebebiyle sipariş gerekli kontroller yapılarak usulüne uygun şekilde teslim edilmiştir.somut olayı özetleyerek söz konusu zarardan müvekkil şirket'in sorumluluğu olmadığını yeniden belirtmek isteriz. Davaya konu ürün Müvekkil Şirket mağazasından yi satış olarak gerçekleştirilmiş ve ürün bedeli Müvekkil Şirket'e havale yolu Davacı tarafından kendi iradesi ile gönderilmiştir. Davacı tarafından ürün bedeli ayırt edici sipariş numarası da belirtilerek sorunsuz şekilde ödenmiştir. Akabinde üçüncü şahıs tarafından, başarılı şekilde gerçekleştirilmiş ödemeye ilişkin dekontlar doğrultusunda ürün teslimi yapılmıştır. Bu noktada gerek sipariş gerek ödeme aşamasında herhangi bir sorun meydana gelmediği için Müvekkil Şirket tarafından ürün teslim edilmiştir. Yukarıda da detayları ile izah edildiği üzere, Davacı tarafından kötü niyetli 3. kişilerin beyanlarına güvenilerek hiçbir şekilde fiş, fatura, satış belgesi ya da üçüncü şahıslardan kimlik fotokopisi istemeden ödeme yapılmıştır. Oysa, somut olayda mağazada bizzat satışı gerçekleştiren kötü niyetli 3. Kişi ile telefonda görüşen Davacı kendisinden satış belgesini istemiş olsaydı gerçekte satışı yapılan ürünlerin Apple marka ürünler olduğunu görebilecek ve dolandırıldığını anlayabilecekti. Bu noktada ilgili siparişten ve ödemeden şüphe duyması gereken tarafın Müvekkil Şirket değil, hiçbir kuşku duymadan böyle yüksek bir meblağı ödeyen olan Davacı tarafın olması gerektiği izahtan varestedir. Tüm açıklanan bu nedenlerle Davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz...” Şeklindeki savun ve talepte bulunulmuştur. DELİLLER: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenerek mahkememiz dosyası arasına alındığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkinidir. Davacının davalı şirketten faaliyet gösterdiği iş kolu ile ilgili olarak ... marka tv almak amacıyla kendisini arayan kişilerin yönlendirmesi ile davalı ... ... şirketinin hesabına ödeme yapıldığı, davalı şirketin ürünleri davacının bilgisi dışında üçüncü kişilere teslim ettiği iddialarına yönelik olarak gerçekleşen eylemler nedeniyle davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı oluşan zarardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/06/2025tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Tarafların iddia, savunma, davacı ticari defter kayıt ve muavin kayıtları, fatura, Banka dekontu ve taraflarca dosyaya sunulu olan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı, dava dilekçesinde de beyan ettiği üzere, iş ve faailiyet konularının aynı olduğu arkadaşı ...'nın önerisi ve yönlendirmesi ile davalı şirketten indirimli ... marka TV alımı için Davacı şirketin ...deki mağazasından ürün alımı için girişimlerde bulunulduğu ve dava dilekçesindeki beyanlarından da anlaşılacağı üzere, tamamen kendisinin bilgisi dahilinde 21.08.2023 tarihinde gerçekleşen satışlara konu ödemelerin de kendi bilgisi dahilinde olduğu, 21.08.2023 tarihli Fatura konusu malların ticari defterlerinde Ticari Mallar Hesabı üzerinden envantere dahil edildiği, Akabinde ise konusu ürünlerin kendisine teslim edilmediği iddia edilerek, Kredi Kartı üzerinden gerçekleştirlen 45.999 TL ve Banka havalesi ile yapılan 141.356.00 TL'lık ödemelerden dolayı uğranıldığı iddia edilen toplamda 187.355.00 TL'nın maddi zararlarına karşılık davalıdan tahsilinin talep edildiği, Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan deliller ve davacı ticari defter kayıtları, banka havele dekontu, kredi kartı hesap ekstresi ve dosya kapsamı diğer sunulu delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Davalı açısından sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluğun şartlarının gerçekleşmediğine, aksini gösteren bir emare bulunmadığı sürece davalının dolandırıcılık fiili bulunmadığından haksız fiil sorumluluğundan söz edilemeyeceğine kanaat getirilmesi ihtimalinde, Tacir olan davacının gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı uğranıldığı iddia edilen 187.355.00 TL'lık zarardan tüm hukuki takdir Mahkemenizde olmak üzere davacının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, Tarafların sair taleplerinin, Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. Huzurdaki davada davacı tarafça aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği arkadaşı ...'nın yönlendirmesi ile ... marka TV alımı için davacı şirketin mağazasından alımına yönelik girişimlerde bulunulduğu ve kendisinin bilgisi dahilinde 21.08.2023 tarihinde gerçekleşen satışlara konu ödemeleri kendisinin gerçekleştirdiği, 21.08.2023 tarihli fatura konusu malların ticari defterlerinde Ticari Mallar Hesabı üzerinden envantere dahil edildiği mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince yapılan defter incelemesi ile görülmüştür. Davacı tarafça kendi iradesi TV olmasına rağmen satışı yapılan ürünlerin telefon olduğu ancak bu ürünlerin de kendisine teslim edilmediğini ifade ederek kredi kartı üzerinden gerçekleştirlen 45.999-TL ve banka havalesi ile yapılan 141.356.00 TL'lik ödemelerden dolayı uğranıldığı iddia edilen toplamda 187.355.00-TL'nin maddi zararlarına karşılık davalıdan tahsilini talep etmiş ise de davacının iddia ve beyanlarına göre taraflar arasında icap ve kabul arasında uyumsuzluk olması nedeniyle sözleşmeye aykırılığa ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanamayacağı, tazminat talebinin özünün haksız fiil sorumluluğuna göre tetkiki gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalının haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için hukuka aykırı bir fiille kusuru ile davacının zararına sebep olması hukuka aykırı eylem ve zarar arasında da illiyet bağının bulunması gerekir. Huzurdaki davada davalının hukuka aykırı ya da kusurlu olarak gerçekleştirdiği eylemlerinin bulunmadığı bu hususun mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince tanzim edilen bilirkişi raporunun yeterli incelemeyi ihtiva ettiği, hükme esas alınarak davalının haksız fiilden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı bilakis davacı tacir olmakla basiretli tacir gibi davranma gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla oluştuğu iddia edilen zararı davalıdan talep edemeyeceği sonuç ve kanaatiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL peşin harcın, başlangıçta peşin olarak yatırılan 3.199,56 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.467,56- TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2026
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza