İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/519 E. 2025/45 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/519
Karar No
2025/45
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/519 Esas KARAR NO :2025/45 DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/09/2024 KARAR TARİHİ:22/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Limited Şirketi'yle davalı karşı taraf arasında yüklenicisinin müvekkili olduğu, davalı karşı tarafın sahibi olduğu bir tekne içerisinde oturma grubu, masa, sandalye gibi gündelik eşya ve aksesuarların yapımını konu alan bir eser sözleşmesi kurulduğunu, Taraflar arasında kurulan sözleşme uyarınca davalı karşı taraf ilgili eserlerin teknik çizimlerini ve projelerini bünyelerinde faaliyet gösteren mimarlık firması aracılığıyla müvekkili şirkete gönderecek ve müvekkili şirket ilgili eserleri gereği gibi imal ettikten sonra en geç 30.05.2024 gelip teslim almaları için davalı karşı tarafa bilgi verecek, bütün bu işlemler neticesinde %30'u iş başında olmak üzere davalı karşı taraf müvekkiline 2.300.000 TL + KDV ödeme yapılacağını, 05.04.2024 Başlangıç , 30.05 2024 bitiş tarihli sözleşmeye müteakip müvekkili şirket, davalı yanca hazırlanan proje üzerinde çalışmaya başlamış lakin davalı karşı tarafın teknik çizimleri teslim etmeleri gereken tarihten 25 gün geç teslim etmesi ve başlangıçta anlaşılan halin hilafına müvekkilininden teslim ve montaj işlemlerinin de talep edilmesi sebebiyle, müvekkili şirketin üretim planı sıkışmaması adına, davalı şirketin proje koordinatörü danışman mimarı ... tarafından müvekkili şirkete 15 günlük ek süre verdiğini, Taraflar arasında yapılan tüm toplantılar tutanak altına alındığını, Müvekkili şirket ise üstün bir performans ile kendilerinden talep edilen ürünleri ek süreyi dahi kullanmaksızın ilgili ürünleri teslime hazır hale getirerek 30.05.2024 tarihinde teslimata başladığını, Sözleşme gereği üretilen bu ürünlerin ilk parti sevkiyatı 30.05.2024 tarihinde davalı karşı tarafa her türlü ayıptan yoksun ve projeye uygun şekilde teslim edildiğini ve montajı yapıldığını, Ancak davalı taraf bu ürünlerden bir kısmı her ne kadar projeye uygun olarak yapılmış olsa da mevcut ihtiyaçları doğrultusunda ölçü değişikliği talep ettiklerini söylediğini ve müvekkili şirket tarafından ertesi gün değişiklik talep edilen ilgili ürünler tekneden teslim alındığını ve değişiklikleri yaptırabilmek adına yine müvekkiline ait ... Caddesi ... Sokak N:14 ... Mobilya .../... adresindeki imalathaneye götürüldüğünü, Müvekkili şirket davalı karşı taraftan yapılacak ölçü değişiklikleri hakkında talimat beklerken, davalı karşı taraf müvekkiline .... Noterliği'nin 06.06.2024 Tarih,.. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar (EK-3) çekmek marifetiyle sözleşmeyi feshettiklerini, ürünlerin ayıplı olduğunu, ürünlerin gelinip teslim alınması talep ettiklerini, .... Noterliği'nin 13.06.2024 Tarih, ... Yevmiye Numaralı cevabi ihtarnamesi ile (EK:4) davalı yana iddiaların gerçeği yansıtmadığı, davalı yanın şirket mimarları ve koordinatörü tarafından projelendirilerek davacı yanca üretilen ürünlerle ilgili davalı şirket içerisinde yaşanan anlaşmazlığın bedelinin müvekkiline ödettirilmek istenmesinin hakka hukuka, dürüstlük kuralına uygun olmadığını, fesih sebeplerinin gerçekçi olmadığı ihtarın tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ürünlerin müvekkili adresinden alınması veya teslim için adres bildirilmesi, ayrıca sözleşmede kararlaştırılan 2.300.000 TL +KDV'nin ödenmesi hususu davalıya ihtar edildiğini, müvekkilinin davalıdan olan 100.000,00 TL alacağının temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında "Mal Alım Sözleşmesi" başlıklı bila tarihli Sözleşme imzalandığını, Sözleşmenin konusu; müvekkilinin şirkete ait "..." isimli tekne içerisinde kullanılmak üzere özel üretim mobilya ve eşyaların imalatı ve teslimine ilişkin olduğunu, müvekkilinin şirket tarafından davacı şirkete çizimlerin geç teslim edildiği bilgisi tamamen gerçek dışı olduğunu, Zaten taraflar arasındaki Sözleşmede, teknik çizimlere atıf da yapılmadığını, Taraflar arasındaki Sözleşmede, işin imalatı ve yapılması ile ilgili teknik çizimden bahsedilmemiş; esasen müvekkilinin şirketin bu yönde bir yükümlülüğü olmadığını, Davacı taraf, işin teslimi için kendilerine ek süre verildiğini, yapılan toplantıların tutanaklara bağlandığını, her bir toplantıda tutanak tutulduğundan bahsettiğini, Dava dilekçesinin ekindeki tutanaklara baktığımızda ... isimli kişinin imza ettiği görüldüğünü Ancak ...'ın müvekkilinin şirketi temsil ve ilzam etme yetkisi olmadığını, müvekkili şirket, davacı şirkete herhangi bir ek süre vs. Vermediğini, Davacı şirketin, dava konusu ürünleri teslim etmesi gereken yer mobilyaların kullanılacağı Mahkemenizin takdir edeceği üzere Tekne, yaz aylarında kullanılmakta olan bir ulaşım aracı olup; anılan tarihlerde söz konusu Teknenin Dubai'ye yola çıkma programı bulunduğunu, Davacı şirketin gecikmesi ve hatta sözleşme konusu bazı ürünleri teslim dahi etmemesi sebebiyle ve teknenin yola çıkma takvimi de dikkate alınarak müvekkili şirket yetkilileri sözleşme konusu mobilya ve sair malları piyasadan satın almak zorunda kaldığını, Davacı taraf, süresinde, eksiksiz ve ayıpsız şekilde bir teslimde bulunduğunu, Hukuki dayanaktan yoksun olan Davanın reddini, Yargılama giderleri ile Vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak istemine ilişkindir. Mahkemece delillerin ibrazını müteakip delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır. Davacı vekilinin 11.12.2024 tarihli talep dilekçesi ile ; "...Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen dikkate alınan sebeplerle; Müvekkil şirket ile Davalı şirketin ve Vekillerinin imzalarına havi olan Sulh ve İbra konusunda Uzlaşma Tutanağı'nı dilekçemizin ekinde Mahkemenize sunduğumuzu beyan eder, sulh sebebiyle taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini gözetilerek, sulh anlaşması gereği dosyasımızın karara çıkartılmasını mahkemenizden saygılarımla arz ve talep ederim. 11.12.2024..." şeklinde talepte bulunmuştur. 15/11/2024 tarihli Sulh Protokolü mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında davacı vekilinin ve davalı vekilinin 15/11/2024 tarihinde sulh ve protokolü imzaladıkları anlaşılmıştır. Sulh protokolünden özetle ; "...5. Taraflar, birbirlerinden başkaca bir hak veya alacak talebi olmadıklarını ve karşılıklı olarak birbirlerini gayrıkabil rücü şeklinde ibra ettiklerini kabul, beyan ve taahhüt eder. Aynı şekilde, Taraflar birbirlerinden yargılama gideri veya vekalet ücreti talep etmeyeceklerini kabul, beyan ve taalıhüt ederler. 6. İşbu protokolden doğabilecek olan damga vergisi, taraflarca yarı yarıya eşit şekilde ödenecektir. 7. İşbu Protokol; “... adresinde düzenleniş olup 1741/2024 tarihinde imza ve akdedilmiştir. İşt (4) Nüsha ve Üç (3) sayfadan ibaret olarak düzenlenmiş olup her birer taraflara ve taraf vekillerine teslim edilmiştir. nüsha, ayrı ayrı teslim edilmiştir...." şeklinde sulh protokolü imzalanmıştır. Sulh görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir (HMK m.313/1,2). Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir (HMK m. 315). Vekilin sulh olabilmesi için bu hususta vekaletnamesinde özel yetkisinin bulunması gerekir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır.( Harçlar Kanunu m.22/1) Anlaşmazlık sulh nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT m.6). Sulh olunmuş olmasından dolayı tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren kendi aleyhlerine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılır. Tarafların sulh beyanları belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde sulh doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi isteminde bulunulduğu, sulh kapsamında birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Dava konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği haklardan olduğu anlaşılmakla HMK'nın 315. Maddesi gereğince sulh nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Tarafların Sulh olduklaarı anlaşılmakla HMK'nın 315. maddesi gereğince sulh sözleşmesi nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 55,00 TL peşin harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭‭‭560,4‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Taraflar arasında imzalanan sulh protokolü gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Taleple bağılılık ilkesi gereğince yargılama giderlerinin sarf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-Davacının HMK 120 maddesi gereğince yatırdığı gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Devletçe karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600 TL'nin davacı tarafından davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/519, K. 2025/45, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-519-e-2025-45-k-1f7e91d913bd