İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/334 E. 2024/777 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/334
- Karar No
- 2024/777
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/334 Esas KARAR NO : 2024/777 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, Müvekkili Şirket tarafından işletilen ... ndan, davalıya ait, sunulan listede belirtilen muhtelif plakalı araçları ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla, ... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini, İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla bu davayı açtıklarını, itirazın haksız ve yersiz olduğundan itirazın iptalini, ödenmemiş geçiş ücreti ve ceza tutarlarından araç malikinin sorumlu olduğunu, davalarının kabulünü, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptalini, alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamını, Davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacak kalemleri zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davaya konu alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, Yasal süresi içinde yapılan zaman aşımı deflerinin kararda dikkate alınmasını ve davanın zamanaşımı yönünden reddini, arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesi üzerinden neredeyse 2 yıllık süre geçtiğini bu sebeple hak düşürücü süre geçmiş olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyasında her ne kadar itiraz tebliğ edilmediğini, 05.09.2022 Tarihinde itirazın iptali davasına dair arabuluculuk başvurusu yapıldığını, son tutanak 23.09.2022 Tarihinde düzenlenmiş olduğunu, neredeyse işbu son tutanağın düzenlenmesinden 2 yıl sonra işbu davanın açıldığını, bu süre arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren öğrenildiğini, olup arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesi tarihinden itibaren 1 yıl hak düşürücü süre dolduğunu, huzurdaki dosyada müvekkili bankanın işleten sıfatı bulunmadığını, davanın pasif husumet yoklukluğundan reddine karar verilmesini, alacaklı takip talebinde göstermediği ve icra dairesine vermediği bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açamayacağını, davacının icra takip talebinin reddini ve faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini, talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra müdürlüğüne ait 2022/... Esas sayılı takip dosya suretinin Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. İlgili araçlara ait araçların ihlalli geçiş tarihindeki kullanım amacını gösterir tescil kaydının uyap sisteminden alınarak dosyamız arasına alınmıştır. Karayolları 1. ve 4. Bölge Müdürlüğü ile Karayolları Ana kontrol merkezine müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; işletmesi davacıya ait olan otoyollardan davalıya ait araçlar ile ödeme yapılmaksızın geçiş yapıldığı iddiasına dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçip geçmediği hususlarına ilişkindir. Mahkememizce celp edilen.... İcra müdürlüğüne ait 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 24/02/2022 tarihinde 22.490,00 TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca 23/02/2022 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince 29/05/2024 tarihli dilekçesi ile eldeki davanın açıldığı, davacı tarafın 05/09/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk tutanağında son tutanağın düzenlendiği tarihin 23/09/2022 olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. İtirazın iptalini dava edebilmek için öngörülen "bir senelik" süre hak düşürücü süre olup Mahkemece de kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. İtirazın iptali istemine ilişkin eldeki dava yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcı, kanun lafzına göre ödeme emrine itirazın alacaklı veya vekiline “tebliğ”idir. Takip dosyasının incelenmesinden de itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Bu noktada, yasal koşulların eldeki davada gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekmiştir. Yerleşik uygulamada borçlunun itiraz dilekçesi Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı). Ancak alacaklı, itirazın iptalini, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın iptali dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. ..." şeklindeki gerekçeyle tebliğ kavramının hukuki anlam ve mahiyetini içtihat etmiştir. Davacı tarafça davaya konu itirazın iptali davası öncesinde itirazın iptali davasına ilişkin 05/09/2022 arabuluculuk süreci başlatılmış,23/09/2022 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağı düzenlenmiştir. Eldeki itirazın iptali davası 29/05/2024 tarihinde açılmıştır. Bu durumda her ne kadar icra dosyası kapsamında davacı alacaklıya davalı borçlunun itirazına ilişkin tebligat yapılmamış ise de davacının 05/09/2022 arabuluculuk başvurusu anında veya en geç arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği 23/09/2022 tarihinde borçlunun itirazdan haberdar olduğunun kabulü gerekecektir. Çünkü itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için davalı borçlunun borca itiraz etmiş olması gerekir. Davacının arabulucuğa başvurma amacın icra dosyasına yapılan itirazın iptali olması nedeni ile arabuluculuk son oturum tutanağının imzalandığı tarih olan 05/09/2022 tarihi itibariyle itirazdan haberdar olması yani kanunun lafzında belirtilen itirazın tebliği ile amaçlanan alacaklının itiraza tüm yönleriyle muttali olma durumu karşısında,İİK’nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin itirazın kaldırılması için 05/09/2022 itibariyle işlemeye başladığı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından (aynı yönde içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2023/2179 Esas, 2024/87 Karar) ve yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/4064 Esas, 2020/285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ''Yerleşik uygulamada da bu sebeple ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı). Ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklının ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu hâlde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır. Alacaklı, bu şekilde itirazın kaldırılması yönünde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. '' içtihadıyla da belirtildiği üzere davacı tarafça arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğu anlaşıldığından ve eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı sonucuna varılmış; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılmayan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 22.490,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. Bendine göre; arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşamamaları hallerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinde ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hazineden ödenen toplam 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır