İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/202 E. 2025/254 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/202
Karar No
2025/254
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/202 Esas KARAR NO:2025/254 DAVA:Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/03/2022 KARAR TARİHİ:09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve oğlu ... ... %50'şer hissesine sahip oldukları ...'nin şirket hisseleri 16.01.2019 tarihinde ...'e devredildiğini, şirketin 16.01.2019 tarihinde bütün aktif ve pasifi ile devredildiğini, şirketin hisse devir tarihinde ... Bankasına borcu bulunduğunu, borcun şahsi kefili de müvekkili ... olduğunu, şirketin pasifinde bulunan bu borç şirket tarafından ödenmemiş olduğundan müvekkili tarafından ... Bankasına olan şirket borcunu şahsi kefaleti nedeniyle ödemek zorunda kaldığını, davacının ... Bankasına ödediği ...'ye ait borç miktarı, 13.02.2019 tarihli makbuzla 1.332,06TL ve 2.600,00TL, 27.03.2019 tarihli makbuzla 7.270,00TL, 08.04.2019 tarihli makbuzla 58.000,00TL, 4.000,00TL ve 125,00TL olmak üzere toplam 73.327,06TL olduğunu, davacı tarafından şirket borcunun ödendiğine dair belgeler davalı şirkete .... Noterliğinden 22 Şubat 2021 tarih ve 06584 yevmiye numaralı ihtamame keşide edildiğini, 73.327,06TLnin ödenmesinin istendiğini ancak davalı şirketin borcunu ödemediğini, şirket hisselerinin tamamının devredildiği, ...'in de imzasının bulunduğu 23.01.2019 tarihli “Protokol” de, müvekkili tarafından ...'e devredilen %50 hissenin %25'inin davalılardan ...'a %25 hissesinin de yine davalılardan ...'ya ait olduğunu, bu iki davalıya ait olan %50'ye isabet edecek şirket kâr payının yarısının 627.000TL'ye kadar olan kısmının müvekkiline ödenmesini, davalılar ..., ... ve ... tarafından taahhüt edildiğini, şirketin 2019 yılı kârının ... ve ...'ya ait olan kısmının %50'sinin yarısı geçtiğimiz 2020 yılında davacıya ödenmediğini 2020 kârının aynı şekilde yarısı da davacıya ödenmediğini, davanın kabulünü, müvekkili ... tarafından şahsi kefaleti nedeniyle ödemek zorunda kaldığını, ... Bankasına olan, ... ye ait 73.377,06TL'lık şirket borcu ile, 23.01.2019 tarihli "Protokol" gereği şirketin 2019 yılı kârının ... ve ...'ya ait olan kısmının %50'sinin yarısı ile geçtiğimiz 2020 yılına ait şirket kârının aynı şekilde yarısının, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000TL'lık kısmının davalılardan ihtar tarihlerinden itbaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini, talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalılar ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., ... ve ...'nın vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı davalılardan her ne kadar şahsi kefalet nedeni ile ödemiş olduğu 73.337,06TL bedeli talep ediyorsa da, şirketin devrolduğu dönem itibariyle ...'nin vade farkı dahil edilerek ... Bankası'na olan kredi kefaletleri, kredili mevduat hesapları ve diğer borçlarının toplamı 158.414,00TL olarak hesaplandığını, alınan tüm borçlara karşılık olarak ...'e keşidecisi ... Ticaret Ltd.Şti., lehdarı ... olan ... Bankası ... Şubesinden ... seri numarası ile 158.414,00TL tutarında çek kesildiğini ve teslim edildiğini, davacı çeki ödeme gününde müvekkili ...'e iade ettiğini, bunun üzerine aynı tutarda nakit 158.410,00TL müvekkili ... tarafından ... şubesinden çekilerek, ...n ... Şubesindeki hesabına yatırıldığını, mezkur 158.414,00TL müvekkili tarafından vezneye verilmiş olduğunu davacı Avnı İkiz de orada olduğu için havale masrafı çıkmaması adına ödeme dekontu ... tarafından imzalandığını, dava konusu ödemelerin üzerinden iki seneden fazla geçmesi ve davacı tarafın aynı zamanda avukatlık sıfatına haiz olması maddi vakıalar ve banka kayıtları ışığında, mezkur talebin sadece gündelik hayatın değil ticari hayatın olağanlığı içerisinde de inandırıcılıktan uzak olduğunu, davacının bütün taleplerinin hem ticaret kanunu hem genel hükümler dairesinde zaman aşımına uğradığını, davacı, müvekkili gerçek kişi davalılar ve diğer davalı ... ... ile 23.01.2019 tarihli yapmış olduğu protokole istinaden müvekkili ... Gıda A.Ş.den mezkur protokol gereği kâr payı istiyor ise de; müvekkili A.Ş. bu protokolde tüzel kişi tacir sıfatı ile ayrı bir kimlik ve kişilik ile yer almadığı ve herhangi bir biçimde bir edim de vaad etmediği için, davacı talebinin ... Gıda "YE yönelmesi, “borçların ve sözleşmelerin nisbiliği kuralı gereğince ve dava konusu değer üzerinde kime karşı hukuki koruma isteniyorsa davanın o kişi ya da kişilere açılması gerekir" ilkesi gereğince hukuki temelden yoksun olduğunu, anılan protokolde müvekkili ... Gıda A.Ş. hiçbir biçimde temsil edilmemiş olup, herhangi bir edim vaadi ya da borç ikrarı da bulunmadığını, ... GIDA A.Ş. Mezkur protokolde taraf olmadığını, Ticaret Kanununun 372. maddesi gereği “Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar." dolayısıyla müvekkili ... GIDA A.Ş. Bu protokolün tarafı olmadığını, davacının 2019 ve 2020 yılına yönelik kâr payı talebini müvekkili ...'e yöneltmesi de hukuksuzluk olduğunu, anılan protokolde müvekkili hiçbir biçimde davacıya ve protokoldeki diğer taraflara yönelik bir edim taahhüdünde ya da borç ikrarında bulunmadığını, müvekkilinin anılan protokolde imzası en fazla ... ile diğer davalılar arasındaki taahhütlere tanıklık olarak değerlendirilebileceğini, müvekkili talep konusuna dayanak olan protokolde kendisi adına bir edim vaat etmediği gibi ... Gıda A.Ş. adına da herhangi bir biçimde ve şirketi temsilen açıkça bir beyan ve borç ikrarında bulunmadığını, protokolde imzası bulunan ... ve ...'ın ise ... Gıda A.Ş. Ortağı ve yetkilisi olmadıkları cihetiyle temsil ve ilzam yetkileri de olmadığını, tarafların protokol konusunda tasarruf yetki ve ehliyetleri bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılardan ...'ın vekilinin 28.04.2022 havale tarihli cevap dilekçesinden özetle: davacıların talep etmiş olduğu borç ilişkisinin herhangi bir tarafı olmadığını, borç sorumluluğu nisbi olduğu düşünüldüğünde, bir borç münasebetinin tarafı olmayan müvekkillerden, tüzel kişi tacir adına ödenmiş bedelin talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davacının ödemiş olduğu borçla ilgili davacıya herhangi bir taahhütte bulunmadığını, böyle bir borç ilişkisinin mevcut olmadığını, dava konusu değer üzerinde kime karşı hukuki koruma isteniyorsa davanın o kişi/kişilere yöneltilmesi gerektiğini, fakat davacı bu kuralı yok sayarak ... Gıda A.Ş. adına ve tüzel kişi tacirin banka hesabına ödendiği iddia edilen fakat bu münasebetin tarafı olmayan müvekkiline de aynı talebi yönelttiğini, davalı ... ve ... şirketin ortağı olmadığını, ortağı ve yetkili olmadığı için adı geçen şirketin temsil ve ilzam yetkisi de olmadığını, ortak ve yetkilisi olmadığı bir şirkette aktif veya pasif tasarrufta bulunacak yetki ve ehliyeti olmadığını, dava konusu ödemelerin üzerinden iki seneden fazla geçmesi üzerine yüce mahkemeye başvurması sadece normal hayatın akışına değil, ticari hayatın olağanlığı içerisinde de inandırıcılıktan uzak olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini, talep etmiştir. DELİLLER: Davalılar vekilinin 01/02/2023 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı uyarınca istenen 2019 yılı pay defterinin onaylı suretinin ibraz ettiği anlaşılmıştır. Davalılar vekilince banka bilgilerinin sunulduğu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. İlgili bankalara müzekkere yazıldığı ve cevaplarının mahkememiz dosyası arasına alındığı anlaşılmıştır. Davalılar vekilince ödemelere ilişkin çek bilgilerini içerir sunduğu dilekçe mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... Gıda Sanayii Şirketine ait sicil dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler Mali Müşavir ..., SPK Uzmanı... ve Hesaplamalar Uzmanı ... tarafından hazırlanan 20/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; davacının şahsi kefaleti nedeniyle ödemediğini ifade ettiği davalı şirket ... Gıda.. A.Ş'nin 73.377,06-TL ile şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait kar payının hesaplanarak davalılardan tazmini istemine yöneliktir. Bilirkişiler Mali Müşavir ..., SPK Uzmanı... ve Hesaplamalar Uzmanı ... tarafından hazırlanan 20/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "...Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Davalı şirketin ibraz olunan ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 2. Davacının, davalı şirketin kredi borçlarına olan şahsi kefaleti nedeniyle, dosyaya sunulu dekontlara göre, ödediği toplam tutar 73.202,06TL olarak tespit edildiği, 3. Davalılar vekili davacının kefalet nedeniyle ödediği tutarlara karşılık olarak verildiği beyan edilen 158.414,00TL tutarlı çekin ve bu çek bedeli nedeniyle davacının banka hesabına giren 158.414,00TL'ye ilişkin olarak mezkür çekin davacının şahsi kefalet nedeniyle ödediği tutarlara ilişkin mi yoksa başkaca bir sebepten mi verildiğine dair dosyaya sunulu bilgi ve belgeler üzerinde yeterli somut kanaat edinilemediği, 4. Davalı şirketin, davacının kâr payı talebine dayanak gösterdiği sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı ... ve ...'nın davacıya borcu olsa bile bu borçtan davalı şirketi sorumluluğu olmadığı, davalı şirket yönünden bağlayıcı olmadığı, 5. Davalı ... ve ...'nın davalı şirketin ortağı olmadığı bu nedenle davalı şirketten kâr payı alacağı da olamayacağı, 6. Diğer taraftan Sayın Mahkemece sözleşmenin bir borç ikrarı olduğu ve borç ödemesinin de davalı şirket kârının emsal alınarak yapılacağı yönünde yorumlanırsa davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı dağıtılabilir kârı 26.244,03TL olarak tespit edilmiş olmakla davacının ... ve ...'dan ayrı ayrı talep edebileceği tutar (26.443,03 X 25 / 2—) 3.305,38TL olarak tespit edildiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederiz. Saygılarımızla...." şeklinde görüş bildirmilerdir. Huzurdaki davada; davacı yanın şirket hisselerinin devrinden sonra ... bankasına şirket borcuna şahsi kefaleti nedeni ile ödenen 73.327,06TL'nin davalılardan tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, 23/01/2019 tarihli protokol ile davacının kâr payı isteminin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, protokolün konusu itibari ile geçerli olup olmadığı, davalılara husumet düşüp düşmeyeceği, alacak istemlerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, şahsi kefalete dayalı istem yönünden davalı ...'in davacıya ödeme yapıp yapmadıkları, ödeme ile borcun sona erip ermediği hususlarında toplandığı görülmüştür. Davaya konu edilen alacak kalemlerinden davacının şahsi kefaleti nedeniyle ödemek zorunda kaldığını ifade ettiği 73.327,06-TL istemi bakımından dosyaya sunulan dekontlarla ve yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının 73.202,06-TL ödemede bulunduğunun görüldüğü, davalılardan ... Gıda.. A.Ş., ... ve ... vekilinin davacının ödemiş olduğu şahsi kefalet bedelinin kredili mevduat hesapları, kredi kefaletleri ve diğer borçları olarak toplamda 158.414,00-TL ödediklerini davacıya borcun kalmadığını ifade ettiğinin görüldüğü yapılan incelemede de davacının Odeabank hesabına belirtilen miktarın yatırıldığının tespit edildiği görülmüştür. Tanzim edilen bilirkişi raporunda yapılan ödemenin ne için olduğunun tespit edilemediği bildirilmiş ise de açıklama bulunmadan yapılan havalelerin borç ödemesine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, davalılar tarafından yapılan ödemenin başka bir borca ilişkin olduğunun ispatının davacıya düşeceği, davacının bu yönde iddiası bulunmadığından talep edilen 73.327,06TL'den fazlası olan 158.414,00-TL'nin davacıya ödendiği görüldüğünden ve davacı tarafça ödemelerin sebebinin başka bir alacak kalemine ilişkin olduğuna dair iddia ileri sürülmediğinden davacının bu talebi bakımından istemi yerinde görülmemiştir. Şirketin elde edilen kar payının davacıya ödenmesi istemi bakımından ise kar payı talebine dayanak olarak gösterilen 23.01.2019 tarihli protokole davalı şirketin taraf olmadığı, şirket yetkilisi ...'in de şirket kaşesi ile imza atmadığı görüldüğünden davalı şirketin sorululuğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Kar payı istemine dayanak protokolün incelenmesinde ''....... Gıda San. ve Tic, A.Ş'nin toplam hisseleri (yüzde 50 ..., yüzde 50 Metiri ...) ...'e devredilmiştir. Devredilen hisselerin yüzde 25'i ..., yüzde 25'i ...'ya ait olup bu kişilere ait olan toplam yüzde elli hisseye düşecek kar payının yarısı TL 627.000,00 kadar (bu kişilerin ...'e olan TL 627.000,00 borçlarına karşılık) ...'e ödenecektir.....'' yazılı olduğu, davacı tarafça 2019 ve 2020 yıllarına ait kar payı talep edilmiş ise de protokolde geleceğe dönük olarak kar payı taahüdünün yer almadığı bu protokole dayanılarak davacının kar payı talebinde bulunamayacağı kanaatine varıldığı kaldı ki ... ve ...'ın da davalı şirketin ortağı olarak bulunmadığından bu davalılardan da kar payı alacağı talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.423,02-TL harçtan, alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, Kalan ‭‭807,62‬‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı taraflar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE, 7-Devletçe karşılanan 1.360 TL olan arabuluculuk ücretinin davacı tarafından ödenmesine bu şekilde hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalılar ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş, ... ve ... vekilinin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/202, K. 2025/254, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-202-e-2025-254-k-c097781f003b