İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/745 E. 2025/305 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/745
- Karar No
- 2025/305
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/745 Esas KARAR NO :2025/305 DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/01/2013 KARAR TARİHİ:22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin akaryakıt taşımacılığı yapan bir şirket olarak uzun yıllardan beri denizcilik sektöründe başarıyla hizmet verdiğini, davalılardan ... tarafından sahte şekilde tanzim ederek ciro ettiği bir bono sebebiyle müvekkilinin ticari hayatının bitirme noktasına gelindiğini, dava ve takip konusu yapılan bu bononun müvekkili şirketin eski müdürü ...'nun beyaza attığı imzanın sahte bir şekilde senet haline getirilmesi sonucunda ortaya çıktığını ve müvekkili ile hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bononun diğer davalı şirkete kötü niyetle ciro edildiğini, davalı ...'ün tek ticari işinin dava dışı .....AŞ'deki pay sahibi olduğu ve bu sebeple de bu şirket dışında 420.000.USD gibi çok büyük miktardaki bir işlemi olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle, dava konusu senet üzerindeki müvekkilinin ticaret ünvanı gösterilerek sahte kaşe ve sahte imza ile doldurulan ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı icra takibine konu edilen 30/08/2012 tarih 420.000.USD bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı şirketin başlattığı haksız icra takibi nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; senedin sahte olduğu ve senedin beyaza atılan imzadan sahte olarak meydana getirildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, senet üzerindeki imzanın bizzat o dönemdeki şirket yetkilisi ... tarafından atıldığını, davacı şirketin borcunu ödememek amacıyla iş bu davayı açtığını, dava konusu senedi diğer davalı ... Şirketine olan borcundan dolayı ciro ederek verdiğini, davacı iddialarının asılsız olduğunu beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. Davalı .... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisinin beyaza imza attığı ve diğer davalı şahsın belgeyi bonoya dönüştürdüğü iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi abesle iştigal olduğunu, davacı şirket yetkilisinin bir çok denizcilik şirketine sahip, milyonlarca dolarlık servetlere sahip olmuş ve kocaman gemiler çalıştıran bir tacir ve ... Gemi İnşaatı Fakültesinden mezun gemi inşa mühendisi olarak beyaza imza atarak ortalıkta evrak bırakmasının mantık dışı olduğu gibi hiç bir inandırıcılığının da olmadığını, davacı ile diğer davalı şahıs ile arasının açık olması sebebiyle borcu ödememek amacıyla davanın açıldığını, müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup keşideci ile lehtar arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklanan defilerin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; açığa atılmış imzanın kullanılması süretiyle oluşturulduğu iddia olunan bonoya dayalı olarak yapılan takip ve bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizin ... sayılı 03/10/2019 tarihli kararı ile; "Davanın REDDİNE" karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerinde dosya İstanbul BAM 'a gönderilmiş olup, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi 2020/126 Esas 2021/1899 Karar sayılı 05/11/2021 tarihli ilamı ile; "İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının menfi tespit talebi "Davacı şirket yetkilisi tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız olarak ele geçirilerek, sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalı olmasına rağmen, mahkemece bononun sahteliği ile ilgili hiçbir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın soruşturma dosyasında alınan ve iddiaları karşılayamayan rapora dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesinden rapor aldırılmaksızın veya davacı tarafça davaya konu bononun sahteliği ile ilgili olarak açılmış olan ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında bu yönde bir inceleme yapılmış olması halinde dosyanın bütün olarak celbi ile değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı istinafının kabulü ile gerekli yargısal işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Mahkememizce BAM ilamından sonra yargılamaya devam edilmiş ve dosyada bilirkişi raporları ile ATK raporları aldırılmıştır. A-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan raporda özetle; "1-)Senedin üzerinde kullanılan kalem mürekkebinin çözücüsünün tükenmez kalem mürekkeplerinde kullanılan fenoksietanol olduğu, 2-) Senedin ön yüzüdeki imzadan alınan örnekler üzerinde yapılan ve zamana bağlı olarak kağıtta kalan fenoksietanol miktar analizinden elde edilen ve net alanın 3466 elde edilmiş olmasından hareketle mürekkebin belgeye yazılı yada atılı olduğu zaman analizin yapıldığı tarih olan 20.02.2019 tarihinden geri giderek 1| yıl ve en son 2 yıllık zaman diliminde olduğunun kabulü gerektiği , 3-) Senedin ön yüzündeki imza (Omh-1) ve arka yüzündeki imza (Omh-2) üzerinden alınan örneklerin kristal viyole(CV),Metil viyole (MV),Tetrametil pararozanilin(TPR) ve Victoria Blue (VB) içeren aynı mürekkep formülasyon yapısında kalemle oluşturulduğu, 4-) Kromotogramlardaki kristal viyole(CV),Metil viyole (MV) ve Tetrametil pararozanilin(TPR) oranlarının miktarlarının ve boya oranının (CV/MV) incelenmesi sonucu; Senedin ön yüzündeki imza (Omh-1) ve arka yüzündeki imza (Omh-2), alınan örneklerde elde edilen boya oranlarının sırasıyla 0,7 ve 0,8 olduğu, Sonuçlar toplu olarak değerlendirildiğinde belgenin aynı mürekkep formülasyon yapısında kalemle ve aynı zaman aralığında oluşturulduğu; 5-) Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi İncelemesi: Senet üzerinde kullanılan font Comic Sans adlı font 1994 yılında yayınlanmıştır.Comic Sans fontu Windows 95 sürümünden beri kullanılmaktadır." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. B-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan ek raporda özetle; "1-) Senedin üzerinde kullanılan kalem mürekkebinin çözücüsünün mürekkeplerinde kullanılan fenoksietanol olduğu, 2-) Analiz raporunda “Senedin ön yüzüdeki imzadan alınan örnekler üzerinde yapılan ve zamana bağlı olarak kağıtta kalan fenoksietanol miktar analizinden elde edilen ve net alanın 3466 elde edilmiş olmasından hareketle mürekkebin belgeye yazılı yada atılı olduğu zaman analizin yapıldığı tarih olan 20.02.2019 tarihinden geri giderek | yıl ve en son 2 yıllık zaman diliminde olduğunun kabulü gerektiği” olarak yazılı olduğu, Ancak veriler incelendiğinde bulunan net PE miktarını temsil eden fark boş alandaki PE miktarı olan 4502 değerinin altında kalmış olmasından ve buna ilaveten bulunan brüt değerin 7968 ve 10000 olarak belirlenen sınır değerinin altında kalmasından hareketle diğer belgelerden bulaşan organik çözücünün varlığına delil bulunduğundan belge mürekkebinin yazım zamanı hakkında ne hesap nede yorum yapılamayacağı, 3-) Senedin ön yüzündeki imza (Omh-1) ve arka yüzündeki imza (Omh-2) üzerinden alınan örneklerin kristal viyole(CV),Metil viyole (MV),Tetrametil pararozanilin(TPR) ve Victoria Blue (VB) içeren aynı mürekkep formülasyon yapısında kalemle oluşturulduğu, 4-) HPLC Kromotogramlarındaki kristal viyole(CV), Metil viyole (MV) ve — Tetrametil pararozanilin (TPR) oranlarının miktarlarının ve boya oranının (CV/MV) incelenmesi sonucu; Senedin ön yüzündeki imza (Omh-1) ve arka yüzündeki imza (Omh-2), alınan örneklerden elde edilen boya oranlarının sırasıyla 0,7 ve 0,8 olduğu, Bir karşılaştırma yöntemi olan HPLC Sonuçları değerlendirildiğinde belgenin aynı mürekkep formülasyon yapısında kalemle ve aynı zaman aralığında oluşturulduğu, bu yöntemle yazım zamanı hakkında kesin bilgi verilemeyeceği, 5-) Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi İncelemesi: Senet üzerinde kullanılan font Comic Sans adlı font 1994 yılında yayınlanmıştır. Comic Sans fontu Windows 95 sürümünden beri kullanılmaktadır. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. C-Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından hazırlanan raporda; "6.1. İnceleme konusu senedin mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı vasıtası ile oluşturulmuş olduğu, söz konusu senedin alt ve üst kenarlarının 21 cm (A4 ebadındaki kağıdın kısa kenarı ile uyumlu) sağ ve sol kenarlarının ise yaklaşık 14.9 cm olduğu, senedin alt kenarının forme kesim olmadığı, 6.2. Mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, inceleme konusu senet üzerindeki imzanın, bilgisayar ve ekipmanı ile yazılmış yazıların ve imzaya kıyasla farklı fiziki evsafta bir kalem ile yazılmış "Teslim aldım" yazısının yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, 6.3. İnceleme konusu senedin sol alt tarafta atılı borçlu imzasından faydalanılarak oluşturulup oluşturulmadığı hususunda daha ile bir tespite gidilemediği" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. HMK 114 maddesinde; " Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." dava şartları düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizin 12/12/2024 günlü duruşma tutanağında 5 numaralı ara kararda; " Davacı şirketin ihyası için dava açmak ve alınan kararın kesinleşmesi halinde ibraz ve ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden yeniden şirketin ihya edildiğinin dosyaya belgelendirilmesi gerektiğinden davacı vekiline bahsi geçen konuda dava açmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, Bu süre içerisinde dava açılmaz ve verilen karar kesinleştikten sonra yeni tarihli vekaletname sunulmadığında davacının davada taraf olma ehliyetinin sona ermiş olduğu kabul edilerek davayı takip etme yetkilerinin kalmadığı kabul edilerek davanın HMK 114. Maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına, (ihtarat yapıldı,) " şeklinde karar verildiği, geçen süreye rağmen davacı vekilince ihya için dava açtığına ilişkin belge sunmadığı, davacı vekilince 10/04/2025 tarihli dilekçe ile; işbu 5 numaralı ara karardan rücu edilmesi ve taraflarına ek süre verilmesine ilişkin talepte bulunduğu, ancak işbu talebin süresinde olmadığı anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin süresi içerisinde ihya davası açmadığı , davacının davada taraf olma ehliyetinin sona erdiği anlaşılmakla, HMK 114 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 12.693,30 TL peşin harçtan, alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, Kalan 12.077,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı ... ... Şirketi tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalı ... .. Şirketi'ne ÖDENMESİNE, 6-Davalı ... tarafından yapılan 20.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalı ...'e ÖDENMESİNE, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE, Dair, taraf yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/04/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır