İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/629 E. 2025/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/629
- Karar No
- 2025/304
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/629 Esas KARAR NO:2025/304 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:31/08/2018 KARAR TARİHİ:22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili tarafından verilen 31/08/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı firma arasında 20.04.2001 tarihinde Yetkili Satıcılık Sözleşmesi yapıldığını, İş bu sözleşme ile davalının, müvekkillerini ,muhtelif ülkelerden ithal etmekte olduğu ... Marka iki ve dört tekerlekli 250 cc ve üzeri motor hacmindeki motosikletlerin ve bunların yedek parçalarının satışı için İstanbul ili, Anadolu yakası sınırları içerisinde yetkili satıcısı olarak tayin edilmiş olduğunu, müvekkilinin akdedilen Sözleşme şartları dahilinde yetkili satıcılık faaliyetlerini yürütmeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, bunun yanında müvekkiline yetkili servis ve yedek parça satış yetkilerininde verildiğini, taraflar arasında hükümleri konusunda anlaşmaya varılan sözleşmenin geçerlilik süresinin 1 (bir) yıl olarak kararlaştırıldığını, 20.04.2002 tarihinde süresi sona eren yazılı Yetkili Satıcılık Sözleşmesinin taraflarca yenilenmemiş olduğunu, fakat bununla birlikte her yıl tanzim olunan Yetki Belgeleri vasıtasıyla davalı ... Otomobil ile müvekkili arasındaki Yetkili Satıcılık İlişkisi ile birlikte ticari faaliyetler devam ettiğini, bu durumun davalı şirketin de kabulünde olduğunu, ....Noterliğinin 04.02.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarda açıkça ikrar ettiklerini, Müvekkillerinin sözleşme,usul ve yasa kurallarının kendisine yüklediği tüm görev ve vazifeleri basiretli bir tacir olarak ifa etmesine rağmen davalı ... Otomobil tarafından, 12.01.2009 tarihinde yapıldığı iddia olunan ve taraflarınca hiçbir şekilde kabul edilmeyen bir görüşmenin mesnet gösterilerek, herhangi bir sebep olmaksızın müvekkillerinin yetkili satıcılık ve servis faaliyetleri .... Noterliği’nin 14.01.2009 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini,Davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek müvekkili ile ticari faaliyetlerini-yetkili satıcılık ilişkisini haksız ve mesnetsiz olarak sona erdirdiğini, bununla da kalmayıp müvekkillerinin kendilerine vermiş olduğu ... şubesine ait 500.000,00-TL bedelli 01.05.2008 tarihine kadar cari olan 02.05.2006 tarihli kesin teminat mektubunu,müvekkilin davalıya hiçbir borcu olmadığı halde, iade etmekten imtina ettiğini, Müvekkilinin davalıya herhangi bir nam ve hesap altında borcu olmamasına rağmen davalı iade etmekle mükellef olduğu teminat mektubunu en son çektikleri ihtar üzerine dava açmayacakları yönünde ibra verilirse şartlı kabul edeceğini belirttiğini, Müvekkili firmanın ticari ahlak dışı bu teklifi kabul etmemesi ve de menfi tespit davası açacaklarını belirtmeleri üzerine uzun zaman sonra teminat mektubunu iade ettiğini, tüm fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile ıslah haklarının saklı kalmak üzere; davalının yapmış olduğu haksız fesih nedeniyle; kâr kaybına mahrum kaldıkları kâra karşılık -1.353.545,00TL-(bir milyon üç yüz elli üç bin beş yüz kırk beş türk lirası)’sının akdin feshedildiği tarih olan 14.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avansın faizi ile davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, taraflar arasında 20.04.2001 tarihinde Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bittikten sonra yeniden sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafından beyan edildiği gibi sözleşme süresinin 1 yıl olması ve bu sürenin dolması sebebi ile arada bir sözleşme ilişkisinin sürekliliğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında sürdürülen ticari ilişki boyunca gerek ipotek gerekse banka teminat mektubu şeklinde daima bir teminat ile çalışıldığını, son teminatın iadesinin ancak ticari risk bittiğinde 2009 Mart ayında yapıldığını, bu itibarla davacının müvekkili şirketin kötü niyetle hareket ettiği iddiasının mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında sözleşme kapsamında teminatın sözleşmenin yürürlük şartı olduğu halde davacı tarafın teminat mektubunu isteyip yeni bir teminat mektubu sunmaması davacı tarafın fesih gayesi içine olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, davacı tarafın 2008 yılı Eylül ayından itibaren araç siparişi vermemiş olduğunu, davacı tarafın mal verilmediği iddiasında bulunsa da müvekkili şirkete sipariş verdiğine ilişkin bir delil dosyaya sunmadığını, davacı tarafın 2009 yılı için müvekkili şirketten yetki belgesi talebinde bulunmamış olması da yine yetkili satıcılık ilişkisini sonlandırma iradesinde olduğunu bir kez daha kanıtlar nitelikte olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında 16/09/2021 tarihli celsede verilen karar gereğince; işbu dosyaya birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının , mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrikine karar verildiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasının tefrik edilerek mahkememizin yukarıdaki (2021/629) esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yargılama devam ederken; davacı vekilince 16/04/2025 günlü elektronik imzalı dilekçesi ile 6100 sayılı HMK m.123 gereği davasını geri aldığına ilişkin beyanda bulunduğu, davalı vekilince 17/04/2025 günlü elektronik imzalı dilekçesi ile davacı vekilinin geri alma talebine karşı kabul beyanı sunduğu anlaşılmıştır. HMK 123 ile; "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. " hükmü ile davanın geri alınması şartlarının düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının HMK 123 maddesi ile davanın geri alındığı, davalı vekilinin geri alınmasına muvafakat vermesi niteliğinde beyan dilekçesi sunduğu anlaşılmakla, davanın davacı yanca geri alındığı ve davalı yanca muvafakat verildiği anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK'nun 123 maddesi gereğince davanın açılmasına sayılmasına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-6100 sayılı HMK m.123 "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." hükmü uyarınca davacının, davalı şirket aleyhine açtığı davanın geri alınması nedeniyle 6100 sayılı HMK m.123 gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Tarafların beyan ve kabul dilekçeleri nazara alınarak taraflar lehine masraf ve ücreti vekalet hususunda karar tayinine yer olmadığına, tarafların yaptıkları masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 8.538,75 TL harçtan, 615,40 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, Kalan 7.923,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/04/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır