İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/319 E. 2024/866 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/319
- Karar No
- 2024/866
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/319 Esas KARAR NO : 2024/866 DAVA : Kayıt Kabul (İtirazın İptali Davasından Kayıt Kabul Davasına Dönmekle) İTİRAZIN İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN DAVA DEĞERİ : 660.528,28-TL KAYIT KABUL YÖNÜNDEN DAVA DEĞERİ : 2.149.663,37 TL KABUL EDİLEN DEĞER : 2.139.961,03 TL DAVA TARİHİ : 02/07/2020 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'ta yer alan havalimanının işletmeciliği faaliyetini yürüttüğünü, bu faaliyetleri kapsamında gerek yurt içi gerekse de yurt dışı uçuşlar için havayolu firmalarına hizmetler sunduğunu, söz konusu hizmetlerin havalimanı yer hizmetlerinden oluştuğunu, davacı müvekkili şirketin davalı ... firmasına diğer havayolu şirketlerine sunduğu yer hizmetlerini sunduğunu, verilecek hizmet konusunda yer hizmetleri sözleşmesi yapıldığını, verilen hizmetler kapsamında faturalandırma işlemleri yerine getirildiğini, fakat davalı yanın almış olduğu yer hizmetlerinin karşılığı bedellerin ödemesini yapmadığını , davalı yan ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması neticesinde ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı yan aleyhine söz konusu faturaların dayanak gösterildiği ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanın işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı yana verilmiş olan hizmetler karşılığında düzenlenen faturalar için davalı yan tarafından davacı müvekkiline mutabakat yazısı gönderildiğini, mutabakat yazısına rağmen fatura borçlarına dayalı icra takibine itiraz edilmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hizmetlerin hiçbirinin müvekkili şirket tarafından alınmadığını, TTK m. 21/1 uyarınca, fatura düzenlenmesinin hukuken sonuç doğurabilmesi için öncelikle taraflar arasında faturaya esas olacak satım, hizmet, istisna gibi bir akdi ilişki olması gerektiğini, bu akdi ilişkinin faturayı tanzim edenle adına tanzim olunan arasında olması gerektiğini, aksi halde düzenlenen belge fatura niteliğinde olmamakla birlikte hukuki bir sonuç da doğurmayacağını, Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca, temel borç ilişkisinin inkarı halinde ispat yükünün faturayı tanzim edende olduğundan iddia edilen borç ilişkisinin davacı tarafından ispatlanması gerekirken, ne faturalar ne de iddia edildiği borca dayanak herhangi bir sözleşme sunulmadığını, ayrıca, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından herhangi bir fatura sunulmuşsa da faturanın Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde yer alan şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, düzenlendiği iddia edilen faturaların dava dilekçesinin ekinde sunulmadığı gibi müvekkili şirkete/yetkilisine de tebliğ edilmediğini, icra takip dosyasına konulmayan ve ödeme emri ile borçlu tarafa tebliğ edilmeyen faturaların, işbu dava kapsamında sunularak, davaya konu edilmesinin mümkün olmadığı, bu hususta muvafakati de bulunmadığını, faturanın TTK m. 21'de yer alan karine hükümlerini doğurabilmesi için muhatap tarafından alınmış olması ve bu hususun da belgelendirilmesi gerektiğini, ayrıca hem faturanın gönderildiğini hem de teslim alındığının ispat yükünün karşı yan üzerinde olduğunu, ancak, faturanın tek başına işin yapıldığını göstermediğinden yine bu hususun da karşı yanca ispatı gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirketin kendilerine mutabakat yazısı gönderdiği iddia edilse de öncelikle bu yazının kim tarafından ne şekilde gönderildiğinin incelenmesi gerektiğini, zira şirkette yetkili bir kişi tarafından böyle bir yazı gönderilmemiş olup, imza ve kaşe olmayan yazının da borca dayanak oluşturmayacağının aşikar olduğunu beyanla müvekkili şirket aleyhine ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine; yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, mahkememizde davacı şirketin davalı şirket aleyhine taraflar arasındaki yer hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan ve TTK m.92 gereğince yapılan mutabakata bağlı olarak belirlenmiş bulunan 99.369,08-Euro asıl alacak ve yine 5.789,23-TL asıl alacağın icra takip tarihi itibariyle işlemiş faizleri ile birlikte tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi davası olarak yargılamaya devam ederken davalı şirketin iflas etmesi sebebiyle dava konusu alacağın İİK m.235 gereğince, davalı şirketin iflas masasına kayıt ve kabul davası şeklinde dönüştüğü anlaşılmıştır. Davacı yan vekili vasıtası ile 10.01.2020 tarihinde davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Sayılı dosyasında 99.369,08 Euro , 5.789,23 TL fatura asıl alacağı, 465,99 Euro , 300,23 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 99.835,07 Euro + 6.089,46 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (99.369,08 Euro için yıllık %1,25, 5.789,23 TL için yıllık %13,75) avans faizi, icra harç ve giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte tahsilini talep ettiği, davalı borçlu vekilinin 17.01.2020 havale tarihli dilekçesi ile karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği görülmüştür. Mahkememiz tarafından tüm deliller toplandıktan sonra dosya kendisine tevdii edilen Bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda özetle; "İncelenen davacı şirkete ait 2019-2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, Takibe konu edilen faturaların ticari defterlerde kayıtlı oldukları, 10.01.2020 takip tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 99.368,88 Euro + 5.789,95 TL + 13.776,11 TL kur değerlemesi olmak üzere toplam 649.237,82 TL alacaklı göründüğü, Davaya konu edilen 26.06.2019-26.10.2019 tarihleri arsında düzenlenmiş toplam 92 adet faturanın “hizmet faturası” niteliğinde olduğu bu nedenle sevk irsaliyesine bağlı olmadıkları, VUK 230 madde hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş oldukları, Bununla birlikte, dava dosyası içerisinde takibe konu faturaların davalı muhataba teslim edildiğini gösteren herhangi bir gönderi ve teslim belgesine rastlanmadığı, ancak dava dosyasına sunulu, davalı yanca davacı yana mail yoluyla gönderilmiş önceki dönemlere ilişkin BA/BS mutabakat mektupları ve en son Ekim ayına ait 31.10.2019 tarihli mutabakat mektubunda 31.10.2019 tarihi itibariyle BA Ekim/ 2019 fatura adedi 24, Kdv hariç tutarın 142.769,78 TL, cari hesap bakiyesinin 99.369,08 Euro, 5.789,23 TL Alacak bakiyesi olduğunun bildirilmiş olması karşısında, davalı yanın söz konusu faturaları kayıtlarına aldığının açık olduğu, Davalı yan incelemeye gelmeyip, ticari defterlerini ibraz etmediğinden, ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından, davacı yan alacağının davalı defterlerindeki durumu yönünden herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılma imkanının bulunmadığı, bu hususta takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı yanın takipte işlemiş faiz talep ettiği görülmekle, sözleşme hükümlerine göre davacı yanın işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiş olup, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, Neticeten davacı yanın, 10.01.2020 takip tarihi itibarıyla davalı yandan 99.369,08 Euro + 5.789,23 TL fatura asıl alacağı, 465,99 Euro + 300,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.835,07 Euro + 6.089,46 TL alacağın kabulü gerektiği " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan 11/03/2024 tarihli raporda özetle; " ... Vergi Dairesi Başkanlığı Vergilendirme Müdürlüğü'nün 30.09.2021 tarihli cevap yazısı ekinde yer alan, İFLAS HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 2019-2020 yıllarına ilişkin BA-BS formları üzerinde yapılan incelemelerde; davalı yanın davacı yandan 2019 yılı içerisinde 103 adet belge ile toplam 660.500,00 TL tutarında fatura girişinin bildirildiği, 2020 yılında ise davalı yandan alınmış herhangi bir fatura bildiriminin bulunmadığı, davacı yanın kök raporda incelenen muavin hesap ekstresinde de davalı yana 2019 yılı içerisinde 660.463,07 TL tutarında 2013 adet fatura keşide ettiği görülmekle, davalıya ait BA bildirimleri ile uyumlu şekilde, davacı yan tarafından keşide edilen tüm faturaların davalı kayıtlarında yer aldığının anlaşıldığı, .... İCRA DAİRESİ nin 2021/... İFLAS dosyasına ilişkin olarak gönderdiği 20.09.2023 tarihli cevap yazısına göre davalı yanın 19.01.2023 tarihinde iflasına karar verildiği, Kök raporda davacı alacağı, 10.01.2020 takip tarihi itibarıyla 9.369,08 Euro + 5.789,23 TL fatura asıl alacağı, 465,99 Euro + 300,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.835,07 Euro + 6.089,46 TL olarak belirlenmiş olup, bu defa davalı yanın iflas tarihi olan 19.01.2023 itibarıyla faiz dahil alacak hesabı yapılmak istenmişse de davacı yanın takipte talep ettiği faiz tutarının dayanağı anlaşılamadığı gibi, ödeme emrinde de talep edilen faiz dayanağına yer verilmediği görüldüğünden bu yönde bir hesaplama yapılamamış olup, davacı yanın takipte talep ettiği faiz tutarının hesaplama Metodolojisini excel formu halinde flash disk içerisinde mahkemeye izah ve ibraz etmesi gerektiği değerlendirilmiş olmakla, takdirin mahkemeye ait olduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan 28/10/2024 tarihli raporda özetle; "Takdiri mahkemeye ait olmak üzere yapılan hesaplama sonucunda, davacı yanın 19.01.2023 iflas tarihi itibarıyla alacağı; EURO 99.369,08 + 465,99 (takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz) + 5.604,37 (takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faiz) = 105.439,44 EURO olup, 19.01.2023 iflas tarihi itibarıyla TL karşılığı 105.439,44 x 20,3054 = 2.140.990,00 TL 5.789,23 + 300,23 (takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz) + 2.583,91 (takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faiz) = 8.673,37TL" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizde dava devam ederken davalı şirketin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2020/ ... Esas sayılı dava dosyası ile ... ... nosunda kayıtlı ... Vergi numaralı "... Mah. ... Sok. NO:4/1/3 .../İST." adresinde faaliyet gösteren ... A.Ş.'nin 17/06/2021 tarih saat 14.21 itibarı ile iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin .... İcra İflas Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmekle, ... Asliye ticaret mahkemesinde yeniden görülen yargılama sonucu mahkemenin 2022/898 Esas numaralı dosyasından davalı şirketin 19/01/2023 günü saat: 14:25 itibariyle yeniden iflasına karar verildiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19/01/2023 Tarihli iflas kararının 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği, davacı şirketin alacağının icra iflas dairesinde alacaklı olarak yer aldığı, 299.kayıt numarasında ve 4. Sırada ihtilaflı olarak kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılmış bulunan itirazın iptali davası davalının iflası üzerine İİK 235. Maddesinde düzenlenen kayıt kabul davasına dönüşmüş olduğu tartışmasızdır. Mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyası kapsamı ile kuvvetli delil olarak belirlenen bilirkişi raporu ve tüm delillere göre; iflas tarihi 19/01/2023 tarihi itibariyle taraflar arasındaki hesap mutabakatı ve sözleşme hükümleri gereğince, davacının davalı yandan icra takip tarihi 10/01/2020 tarihi itibariyle davaya konu sözleşmesel dönemin 20/06/2019 - 26/10/2019 olup, düzenlenen toplam 92 adet hizmet faturası davacı yan tarafından davalı yana mail yolu ile gönderilmiş olduğu, BABS mutabakat mektupları ve en son Ekim Ayına ait 31/10/2019 tarihli mutabakat mektubu itibariyle BA 2019 fatura adedi 24, KDV hariç 142.769,78-TL, cari hesap bakiyesinin 99.369,08-Euro ve 5.789,23-TL alacak bakiyesi olarak bildirilmiş olduğu, bunun davalı yanın dava konusu faturaları kayıtlarına aldığının açık kanıtı olup ayrıca fatura teslimine ilişkin belge aranmasına gerek olmadığı, davacı yanın icra takibinde 10/01/2020 itibariyle bizzat davalı defter ve kayıtlarına göre 99.369,08-Euro ve 5.789,23-TL alacaklı olduğu ayrıca temerrüt tarihinden asıl alacaklara işleyen faizlerin 465,99-Euro ve 300,23-TL olduğunu, böylece toplam talep edilecek miktarın 99.835,07-euro ve 6.089,46-TL olarak 01/09/2021 günlü raporda tespit edilmiş olup, icra takibinde istenilen bedelin yapılan hesaplama ile uyumlu olduğu yani davalı yanın icra takibinde yapmış bulunduğu itirazın haksız olduğu belirlenmiştir. Çünkü davalının ticari defter ve kayıtlarına aldığı ve itirazsız kesinleşen fatura konusu alacağın bulunmadığını ispat külfeti davalıya ait olup, davalı defterlerinde kayıtlı olan alacağın kısmen ödendiği ve takip tarihi itibariyle icra takibiyle uyumlu miktarda alacağın bulunduğu, mahkememizce benimsenmiştir. Daha sonra işbu şirketin yargılama devam ederken davalı şirketin yukarıda incelenen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/v Esas numaralı dosyasından davalı şirketin 19/01/2023 günü saat: 14:25 itibariyle iflasına karar verildiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19/01/2023 Tarihli iflas kararının 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği, davacı şirketin alacağının icra iflas dairesinde alacaklı olarak yer aldığı, 299.kayıt numarasında ve 4. Sırada ihtilaflı olarak kaydının bulunduğu anlaşılmakla, mahkememizce dava konusu icra dosyasında alacağın iflas tarihi itibariyle belirlenmesi için 19/01/2023 itibariyle hesaplama yapılmış ve davacı şirketin 2.250.227,54-TL iflas tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği belirlenmiş, ancak mahkememiz dosyasına sunulan beyan ve davacı talepleri ile davada toplam talebin 2.149.663,37-TL olduğu belirtilmiş olup, mahkememizce işbu miktar üzerinden yargılama yapılması gerektiği belirlenmiştir. Davacının iflas masasına yaptığı kayıt başvurusunda ve fatura miktarları esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, davacının 99.369,09-Euro asıl alacak ve iflas tarihine kadar işlemiş faiz 5.604,37-Euro toplam 104.973,45-Euro karşılığı 2.131.527,89-TL ile TL olarak asıl alacak 5.789,23-TL işlemiş faiz 2.583,91-TL olmak üzere toplam 8.373,14-TL olarak talepte bulunduğu ve istenebilecek toplam talebin 2.139.961,03-TL olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Sonuç olarak, davacının son celsedeki beyanı ile talep ettiği miktarı 2.149.663,37-TL olarak beyan etmesi karşısında, mahkememizce hesaplanan davacının talep edebileceği alacak miktarı 2.139.961,03-TL olarak belirlendiğinden davanın kısmen kabulü ile; 2.139.961,03 TL alacağın davalı şirketin ... İcra İflas Dairesi'nin 2021/ ... iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 2.139.961,03 TL alacağın davalı şirketin ... İcra İflas Dairesi'nin 2021/... iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 427,60 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 7.977,54 TL harcın mahsubu ile kalan 7.549,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3- Davacı tarafça yapılan 9.896,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 99,55) hesaplanan 9.851,34 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 9.672,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ÖDENMESİNE, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE, 8- Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 482,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 9-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.314,06 TL'sinin davalıdan, 5,94 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır