İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/425 E. 2025/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/425
- Karar No
- 2025/56
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/425 Esas KARAR NO : 2025/56 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2022 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğunu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, her türlü icra takiplerinin ve satış işlemlerinin durdurulması amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takibinin huzurdaki dava sonuçlanana kadar durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde davalının yapmış olduğu icra takibinde talep etmiş olduğu faizin imzasız ve hukuki geçerliliği olmayan hissedarlar sözleşmesi isimli belgeye dahi aykırı olduğunu bilirkişi marifeti ile faiz hesaplamasının imzasız belgede yer alan 7.4 ve 10.2 maddelerine göre yaptırılması, gereken teminat hakkında ara karar kurulması ve müvekkil tarafından dosyaya depo edilecek %115 tutarında teminat doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı takibin durdurulmasına karar verilmesine, davalı ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borcun ve hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyası üzerinden borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulması ve iptaline, davalı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan %40'dan az olmamak üzere haksız takip mahkumiyetine, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan, %40'dan az olmamak üzere haksız takip karşı ülkemizde bulunan tüm mal varlıkları ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca öncelikle müteakip işlemlerin harcın ikmalinden sonra yerine getirilmesini, harç ödenmeksizin müteakip işlemlerin yapılmamasına karar verilmesini, mahkemenin görevsizliğiyle dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesini, dava şartı arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın bu sebeple reddini, davacının tedbir talebine dair teminat oranının İİK 72/3 maddesi uyarınca takip konusu alacağın en az yüzden onbeşi olarak belirlenmesine karar verilmesini, davacının HMK 188 maddesi uyarınca mahkeme içi ikrarı, TBK 147, 154 ve çelişkili davranış yasağı ilkesi ile menfi tespit davasının zamanaşımı sebebiyle açılmasının hukuken mümkün olmaması gözetilerek davacının zamanaşımı itirazının reddini, davanın, davacının kabul edip HMK 188 uyarınca ikrar ettiği, ve aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ikrar edilen hususların ispat edilmesi gerekmeyeceğinden, ayrıca davacı ile davalı arasında hissedarlar sözleşmesi gereği hukuki bir ilişki mevcut olduğundan ispat külfetinin davacı alacaklı da olduğu, bu itibarla borcun davalıya ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı ve ödeme olgusunun ispat edilemediği de gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesini, davalı alacaklı yararına asıl alacağın yüzde 40 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin HMK 323 uyarınca davacıya tahmilini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibinden sonra açılan kısmi menfi tespit davasıdır. Dosyanın yapılan incelemesine göre, davanın 08/09/2022 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, 09/11/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın 11/07/2024 tarihinde görevli mahkemeye gönderilmesine karar verildiği ve 12/07/2024 tarihinde davanın açıldığı, davacının 31/07/2024 tarihinde arabulucuya başvurduğu, arabuluculuk son tutanağının 22/08/2024 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmış olmakla buna göre davanın usulden reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/09/2022 Tarih, 2022/4240 Esas, 2022/6367 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/3187 Esas, 2021/762 Karar). H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 853,88-TL'nin 615,40-TL nispi karar harcından mahsubu ile fazla 238,48-TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 30.000,00-TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan toplam 200 tl yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*