İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/467 E. 2025/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/467
Karar No
2025/262
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/467 Esas KARAR NO :2025/262 DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/07/2023 KARAR TARİHİ:26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ... Bankası A.Ş ... Şubesi' nin ... çek numaralı, 25/02/2019 tarihli çek nedeni ile icra takibi başlatıldığını, çek üzerindeki yazının müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, ilgili çekin lehdarı olan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile hiçbir zaman ticari ilişkilerinin bulunmadığını, borç alacak ilişkisinin de olmadığını, ciro silsilesi sonucu çeki ele geçiren ... İnşaat Taahhüt ve İhtiyaç Malzemeleri Ltd. Şirketini de tanımadıklarını, açığa atılan imzanın kötüye kullanılarak müvekkil aleyhine icra takibi başlatılarak haksız menfaat ve haksız kazanç sağlama amacının mevcut olduğundan bahisle davanın kabulü ile borç olmadığının tespitine, dava konusu çekin iptaline, davalı aleyhine konu alacak miktarının %20 sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. -27/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu ... Bankası ... - ... Şubesi'ne ait 15.03.2019 tarihli ... sayılı 120.000 TL' lik çek aslındaki dolum yazılarının ... (...)' nin el ürünü olmadığını bildirmiştir. -25/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket yetkilisi ...' in 01.03.2017 tarihiyle 18.07.2019 tarihleri arasında davacı ... Ltd Şti' nin yetkili müdürü olarak görev yaptığı, Kağıthane Vergi Dairesinin Sayın Mahkeme adına düzenlendiği 16.04.2024 tarih 495075 nolu yazıda; "Mükellef ... Mimarlık Mühendislik Ltd Şti'nin 06/03/2018 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden "Nakil" geldiği görülmüş olup 31/05/2020 tarihinde "Resen Terk" yapıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca bilgisayar kayıtlarımızda herhangi bir ticari defter ve kayıtları saptanmamıştır." yazılı olduğunun görüldüğü, Davacı ... Ltd Şti' nin 2018 yılı BA-BS bildirimlerinde ve 2019 yılı BA-BS bildirimlerinde davalı ...Ltd Şti firmasına rastlanılmadığı gibi 2018 yılı Mart ayından 2019 yılı Aralık ayları arasında davacı şirketin KDV Beyannamelerine göre gayri faal olduğundan davalı şirket ile ticari faaliyetinin var olmadığı, Davalı ...Ltd Şti'nin 2018 ve 2019 yılları BA (Alış) bildiriminde dava dışı ... Ltd Şti ile ticari ilişkisinin var olduğu halde 2018 ve 2019 yılları BS (Satış) bildirimine göre davacı firma olan ... Ltd Şti ile ticari ilişkisinin var olmadığının görüldüğü görüş ve kanaati bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 15/03/2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 120.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yan dava dilekçesinde, uyuşmazlığa konu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğunu ancak lehtar davalı ile ticari ilişkilerinin olmadığını, lehtar davalı şirketi ve dava dışı hamil ... şirketini tanımadıklarını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Somut olayda davacı yan, bedelsizlik defini lehtar davalıya karşı ileri sürmüş olup; borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ayrıca düzenleyen, senet lehtarına karşı senedin bedelsizliğini ispat ettikten sonra, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir (İstanbul BAM.44.HD.2022/1076E,2025/110K). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı bedelsizlik iddiasını lehtara karşı ileri sürdüğünden, iddiasını genel hükümlere göre ispat edebilecektir, davacı yan delil olarak ticari defter ve belgelere dayanmış olup, alınan bilirkişi raporunda davacının 2018 yılı BA-BS bildirimlerinde ve 2019 yılı BA-BS bildirimlerinde davalı ...Ltd Şti firmasına rastlanılmadığı gibi 2018 yılı Mart ayından 2019 yılı Aralık ayları arasında davacı şirketin KDV Beyannamelerine göre gayri faal olduğundan davalı şirket ile ticari faaliyetinin var olmadığının, davalı ...Ltd Şti'nin 2018 ve 2019 yılları BA (Alış) bildiriminde dava dışı ... Ltd Şti ile ticari ilişkisinin var olduğu halde 2018 ve 2019 yılları BS (Satış) bildirimine göre davacı firma olan ... Ltd Şti ile ticari ilişkisinin var olmadığının tespit edildiği, davalı şirketin ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmediği, celp edilen vergi kayıtları ve BA/BS formlarından davacının davalı ile ticari ilişkisinin bulunmadığı dolayısıyla uyuşmazlığa konu çekin bedelsiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Çekin hamilinin dava dışı ... şirketi olduğu ve dosyada bu şirketin taraf olmadığı, üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder şekilde iptal kararı verilemeyeceğinden, çekin iptali isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı yan, davalının haksız ve kötü niyetle olarak icra takibine giriştiğini iddia ederek tazminat isteminde bulunmuş ise de, davalının icra takibinde alacaklı sıfatının bulunmadığı, takibin dava dışı şirket tarafından başlatıldığı gözetildiğinde davacının tazminat istemi yerinde değildir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 15/03/2019 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 120.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Çekin iptali talebinin REDDİNE, 3-Tazminat isteminin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 8.197,20-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 2.049,30-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 6.147,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 2.319,15-TL ilk gider, 1.111,00-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 8.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.930,15-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/467, K. 2025/262, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-467-e-2025-262-k-21f644907b01