İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/623 E. 2024/488 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/623
Karar No
2024/488
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/623 Esas KARAR NO : 2024/488 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/11/2019 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirket sigortalısı ... nin 22.10.2011 tarihinde Manavgatta ...'ya ait ve... Sigorta tarafından ZMM sigorta poliçesi düzenlenen...plaka sayılı araç ile ...'a ait... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, kazada her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, Sigortalı ...'nin ağır yaralanması sonrasında ülkesine döndüğünü, burada uzun süre tedavi gördüğünü, talep miktarlarının üzerindeki harcamalar için talep haklarını saklı tuttuklarını,taleplerinin tedavi sürecinde bakım gideri, ilaçla tedavi ve sürece ilişkin sair harcamalar ile işgöremezlik bedellerini içerdiğini, kaza sebebi ile sigortalıya 45.333,00 CHF tedavi gideri ve 34.965,00 CHF işgörmezlik bedeli ödendiğini, her üç davalıya da yapılan harcamaların rücuen ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, Bilindiği gibi karayolları trafik kanunu 98. Maddesinde trafik kazası sebebi ile meydana gelen tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK nın sorumlu olmadığı harcamalar içinde özel sigortaların sorumluluğunun devam ettiğini, bu sebeple tarafların sorumluluklarının tespit edilerek, sorumlulukları nispetinde ve limitleri ile talepleri için hüküm attına alınması talebi ile dava açma zarureti doğduğunu, Harcamaların yurtdışında yapılması sebebi ile TBK 99 gereği talepleri alacaklarının davalılardan tahsil edilecek tarihteki Türk Lirası karşılığı olup; 3095 sayılı kanuna göre de temerrüt tarihinden itibaren bankaların 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda faizi ile tahsili taleplerinin mevcut olduğunu beyanla; Davanın kabulü ile : trafik kazasından kaynaklı olarak müvekkilinin sigortalısının tedavi sürecinde ödediği tedavi ve iş görmezlik giderlerin davalıların sorumluluk miktarlarının belirlenerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere sorumlulukları ve limitleri nispetinde tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığın temerrüt tarihinden 6.md de tanımladıkları faiz masraf ve vekalet ücreti ile tahsilinin hüküm altına alınması talep etmiştir. CEVAP / Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Karayolları Trafik Yasasının 04/04/2015 tarih, 6645 sayılı Yasanın 60. Maddesi ile değişik 98. Maddesinde, “13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesinin birinci fıkrasına “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” ibaresi ve aşağıdaki cümle eklenmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmeyeceği” hüküm altına alındığını, 27/08/2011 yayın tarihli Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4/1. Maddesinde, “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı…”, Geçici 1/1. Maddesinde, “Kanunun yayımı tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan ve anılan tarih itibariyle ödenmemiş tüm tedavi gideri bedelleri Kanunun Geçici 1 inci maddesi kapsamında Kurumca ödenir. Bu tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle ilgili sigorta şirketlerinden ve Güvence Hesabından tahsil edilen tutarlar bakımından ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına herhangi bir iade yapılmaz. Bu tutarlar Kuruma bu Yönetmelik uyarınca aktarılan tutarlardan mahsup edilemeyeceği”, Müvekkil kurumun trafik kazaları sonucu oluşan tedavi giderlerinin ödenmesi usul ve esaslarının belirlenmesi konulu 2012/5 sayılı Genelgenin “6111 Sayılı Kanununun Yürürlük Tarihinden Sonra Verilen Hizmetler” başlıklı 1. Maddesinde, “Trafik kazasının oluş tarihine ve kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın 25/02/2011 tarihinden itibaren Kurumla sözleşmeli/protokollü üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca verilecek tüm sağlık hizmet bedelleri Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hüküm ve ekleri esas alınarak Kurumca karşılanacağı…”, 1/5. Maddesinde, "Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedellerinin kurum tarafından karşılanmayacağı" düzenlendiğini, Karayolları Trafik Yasasında 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı Yasa’nın 60. Maddesi ile yapılan değişik ve konu hakkındaki Yönetmeliğin 4/1. Ve geçici 1/1. Maddeleri ile 2012/5 sayılı Genelgenin 1. Maddesinde “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” karşılanacağı hüküm altına alınarak müvekkili kurumun trafik kazaları sonucu oluşan tedavi giderleri nedeniyle oluşan sorumluluğunun sınırının açıkça belirlendiğini, bu kapsamda yasal düzenleme dikkate alınarak, trafik kazaları nedeniyle oluşan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca karşılandığını, ancak, müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden ise sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş (yeni ünvanı... Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacı tarafından dosyaya sunulan ve ödeme yapmış olduğu dava dışı şahıslara ait sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, Kaza ile meydana gelen araz arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunun ve ödeme yapılan dava dışı şahısların maluliyet oranının adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesinin gerektiğini, dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğundan, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, kaza esnasında davacı tarafça ödeme yapmış olduğu dava dışı şahısların emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacı tarafın ödeme yapmış olduğu dava dışı şahısların içinde bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı olmaksızın bulunup bulunmadığının tespiti müvekkili şirketin sorumululuğu açısından büyük önem taşıdığını, somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde, aleyhe hükmedilme ihtimali olan tazminat miktarında yerleşik içtihatlar gereği indirim yapılmasının gerekeceğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacı tarafın ödeme yapmış olduğu dava dışı şahısların geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, Yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğinin son derece açık olduğunu, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmesinin gerektiğini, davacı tarafça talep edilen rapor ücreti ve diğer masraflar doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarar olduğunu, dolaylı zararlardan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından işbu taleplerin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş (yeni ünvanı ...Sigorta AŞ ) vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Söz konusu kazada yaralanan dava dışı diğer kişiler tarafından aynı talepler için müvekkili şirket aleyhine Manavgat ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E.... K. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, yargılama esnasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02.09.2014 tarihli kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, Bilahare müvekkili şirketin kusuru olmaması sebebi ile müvekkili şirket yönünden açılan davanın reddine karar verildiğini, söz konusu kusur raporuna istinaden, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiş olduğundan, iş bu dava yönünden de davanın reddine karar verilmesini ettiklerini, tedavi giderlerinden 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, anılan yasal düzenleme gereği belgeli tedavi giderlerinin tamamından sut sınırlaması olmaksızın SGK nın sorumlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği ( SUT ) kapsamındaki sorumluluğuna dair hüküm Danıştay 10. Dairesinin 05.10.2010 tarih, ... Esas, 2010/7354 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini beyanla; kusur yokluğundan ve söz konusu giderlerin tazmininden SGK sorumlu olduğundan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık;" 22/10/2011 tarihinde Manavgatta davalı ... sigorta nın ZMM poliçesi düzenlediği ... plakalı araç ile davalı... Sigorta nın ZMM poliçesi düzenlediği ... yönetimindeki... plakalı aracın çarpışması sonucu oluşan kazada yaralanan ... ye davacı sigorta şirketinin yaptığı 45.333 CHF tedavi gideri, 34.965 CHF işgörmezlik tazminatının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davalıların sorumlu oldukları oran belirlenerek sigorta limitleri dahilinde 3095 sy kapsamında tahsil tarihindeki TL karşılığının temerrüt tarihinden itibaren bankaların 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile davalılardan tahsili istemi" olarak tespit edilmiştir. Tarafların bildirdiği deliller toplanmış ve dosya içerisine alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; Davalı SGK vekili zamanaşımı itirazında bulunmuştur.Tazminata ve rücuya konu kazanın 22/10/2011 tarihinde meydana geldiği, alınan Manavgat ... Asliye Ceza Mahkemesi nin ...esas sayılı dava dosyasında birden fazla kişinin yaralanması nedeniyle TCK 89 md gereğince ceza davası açıldığı, ceza zamanaşımı süresinin TCK 66 md gereğince 8 yıl olduğu, KTK 109 md gereğince 10 yıl olduğu, mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davacının zararın miktarını ve sorumluyu öğrendiği, 19/11/2019 tarihinde açılan davada kaza tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış, itirazın reddine karar verilmiştir. Dava dosyasında kusur bilirkişisi ...ve arkadaşlarının hazırladığı 29/03/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda özetle; "a.Davalılardan ...Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olan ve sürücü...sevk ve idaresindeki... plakalı minibüs dava konusu olayda atfı kabil kusuru olmadığı, b. Davalılardan ...Star Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olan ve sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari minibüsün 2918 Sayılı K.T.K.unun sürücü asli kusurların belirtildiği 84 maddesinin kod 4 (arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğu, c.Dava dışı ve sürücü...sevk ve idaresindeki ...plakalı minibüsün atfı kabil kusuru olmadığı" Bildirilmiştir. Taraflarca alınan rapor ile Manavgat ... ASCM ile Manavgat ... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına ibraz edilen raporlar arasında çelişki bulunduğu itirazında bulunulmuş, dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek 06/01/2022 tarihli kusur raporu alınmıştır, alınan raporda ; "A) Sürücü...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, C) Sürücü ...'nın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu" bildirilmiştir.Mahkememizce 24/02/2022 tarihli ara karar ile " Dosyaya ibraz edilen 06/01/2022 tarihli ATK raporu ve mahkememizce daha önce dosya kapsamına ibraz edilen kusur raporu ve Manavgat ...ASCM ile Manavgat ...Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına ibraz edilen raporların çelişkili olup ATK raporunun bu çelişkiyi gidermediği görülmekle dosyanın Karayolları Fen Heyetinden seçilecek 3'lü bilirkişi incelemesine tevdi ile ceza dosyası, Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dosya ve mahkememiz dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporundaki oran ile İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesince bildirilen kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi" istenmiştir. Karayolları Fen Heyetinden seçilen 3'lü bilirkişi heyeti 21/03/2022 tarihli raporunda; "A) Sürücü ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, C) Sürücü...'nın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu"nu bildirmiştir. Alınan 21/03/2022 tarihli rapor ile diğer raporlar arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmediği görülmüş, İTÜ öğretim elemanlarından oluşan heyetten 27/05/2023 tarihli rapor alınmıştır.Raporda özetle; "A) Sürücü ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü...'ın kusursuz olduğu, C) Sürücü ...'nın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu" bildirilmiştir.Bu rapor ile ATK raporunun ve ceza dosyası raporlarının uyumlu olduğu görülmüş, hükme asas alınmıştır. Kusur oranı alınan 21/03/2022 tarihli rapor ile kesinleştirilmiştir. Sabit bulunan kusur durumuna göre; Davalı ...Sigorta tarafından sigortalanan ve ...'a ait... plakalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan davalı ...Sigorta AŞ (yeni ünvanı ...Sigorta AŞ ) nın işbu dava kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı sabit olmuş, Davalı ...Sigorta AŞ yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dava dosyasında sigorta uzmanı ... ve arkadaşlarının hazırladığı 22/08/2022 tarihli raporu ve 11/09/2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Alınan rapor hüküm vermeye yeterli bulunmadığından ve tarafların itirazlarını karşılamadığından sigorta uzmanı ..., ... ve aktüer bilirkişi ... tan oluşan heyetten 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan rapora karşı taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması bakımından 04/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan kök ve ek bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. İşbu kaza 22.10.2011 tarihinde meydana gelmiş olup, 6111 Sayılı Yasanın 59.maddesinin ilk fıkrası ile değişik Madde 98 – (Değişik: 13/02/2011-6111/59 md.) Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Karayolları Trafik Kanunun 98.maddesi ; Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi; Madde 98 – (Değişik: 13/02/2011-6111/59 md.) Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.(2) Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.(3) Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir. hükmünü açıklamıştır. SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün 07.02.2012 tarih ve 2012/5 sayılı genelgesinin 6111 Sayılı Kanununun Yürürlük Tarihinden Sonra Verilen Hizmetler başlıklı 1.maddesinin 5. fıkrası aşağıdaki gibidir; (5) Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır. T.C. uyruklu kişilerin yurt dışı tedavileri ise Kurumun ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülecektir. Somut olayda kaza 22.10.2011 tarihinde meydana gelmiş olup,07/02//2012 tarihinde yani kazadan sonra çıkarılan 2012/5 sayılı genelge somut olaya uygulanamayacaktır. Bu nedenle davalı SGK itirazları yerinde bulunmamış, SGK nun ... nin tedavi giderlerinden sorumlu olacağı sabit bulunmuştur.Sigortacının rücu hakkı, zarar sigortalarında(Mal Ve Sorumluluk Sigortaları) geçerli olan halefiyet ilkesinden kaynaklanır. Halefîyet ilkesine göre sigortacı ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabilir (TTK.m.1301; 1361). Bu ilkenin bir sonucu olarak sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kişinin yerine geçer, onun halefi olur. Böylece, zarara neden olan kişilere karşı sigorta ettirenin açabileceği tüm davaları sigortacı açar ve meydana gelen zararın tazminine ilişkin talep haklarını kullanır. Sigortacı, zararın tamamını karşılamamışsa sigortalının ödenmeyen kısma ilişkin talep hakları sona ermez (TTK.m.1301/II). Bu durumda sigortacının, tazmin ettiği zarar ölçüsünde sigortalının halefi olacağı ve zarardan sorumlu olan kişilere karşı rücu hakkını kullanacağı kabul edilmiştir. Somut olayda davacı sigorta şirketinin 22.10.2011 tarihli kazada yaralanan ... ye ödeme yaptığı, ibraz edilen ödeme belgeleri ile sabit olup, tazmin eden davacı sigortacı sigortalı ... nin halefi olmuştur.Kazadan ve zarardan sorumlu olanlara karşı rücu hakkını kullanmakta davacı sıfatı bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 17 HD nin 2019/5923-2020/6645 sayılı ve 05/11/2020 tarihli kararının mahkememiz dosyasında rücuu istenen tazminatın kaynağı kaza ile ilgili olup kararda; "Dava trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.6111 sayılı Yasa, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup somut olayda dava 22.10.2013 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Somut olayda, davacı taraf ödediği tedavi giderlerinden kazaya karışan araçların sürücü, işleten, zmss ve SGK, tedavi yapılan hastanelerin sorumlu olduğunu beyanla talep etmiş, mahkemece aktüerya, sigorta hukuku ve hesap bilirkişisi heyet raporu hükme esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmiştir.... davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderler var ise, davalı zarar sorumlularının sorumlu tutulması ve bahsi geçen düzenlemeler kapsamında davalı tarafın zarardan sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekir" Gerekçesi açıklanmıştır. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/10385 E, 2019/4868 K, 16/04/2019 Tarihli kararında; "...Danıştay Onbeşinci Dairesinin önce 14.11.2013 tarihinde yürütülmesinin durdurulması kararı ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 esas ve 2016/1779 sayılı kararı ile Trafik kazaları nedeniyle ilgililere sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslara ilişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin 1 inci bendinde yer alan ‘’... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu yönünden SUT kapsamında değerlendirmeye gidilmesi de doğru değildir. Mahkemece tedavi giderlerine ilişkin faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda SUT kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın, kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı dikkate alınması gerekmekte iken bunun gözetilmemesi yerinde değildir...." 6111 sayılı Yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde yapılan değişiklik sonucu Trafik Kazalarına Sağlık Teminatı Sağlayan zorunlu sigortalarda tedavi giderlerinden SGK sorumlu hale gelmiş ve bu konudaki Yargıtay kararlarına göre belgeli ve SGK’nın sorumluluğunda kalan tedavi giderlerinden sigorta şirketleri ile buna bağlı olarak işleten ve sürücünün sorumluluğu sona ermiş bulunmaktadır. Ancak bu konudaki Yargıtay kararlarına göre sigorta şirketinin tedaviye bağlı sair harcamalar nedeniyle sorumluluğu devam etmektedir. Kaza 6011 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelmiş ve tedavi giderleri de yasanın yürürlüğünden sonra yapılmıştır.Kazalının tedavileri yaşadığı ülkedeki koşullara göre fiilen yapılmış olup, bu durumda tedavi giderlerinin ülkemiz için geçerli olan SUT hükümlerine göre değerlendirilmesi mümkün gözükmemektedir. Kaldı ki; Somut olayda da davaya konu tedavi giderlerinin tamamı belgeli olduğundan bu konudaki Yargıtay kararlarına göre de SUT dikkate alınmaksızın tedavi giderlerinin tamamından SGK sorumlu olacaktır. İşbu kaza 22.10.2011 tarihinde meydana gelmiş olup, SGK’nın yabancı uyruklu kişilerin kendi ülkelerinde yaptıkları tedavi giderlerinden sorumluluğunu kaldıran ve kazadan sonra yürürlüğe giren... sayılı genelgenin somut olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Somut olayda; Talep konusu tedavi giderlerinin 9.793,26 CHF’sinin Türkiyede yapılan tedavilere ilişkin olduğu ,bakiye kısmın yurt dışında yapılan tedaviye ilişkin olduğu, Tedavi ve tedaviye bağlı belgeli olan ve olaya da uygun olan-dava dosyasına ibraz edilen- belgelerde yer alan tutarlar dikkate alındığında; tedavi giderleri ile tedaviye bağlı yapılan sair gider ve ödemelerin özet dökümü ile bunların %100 kusura ve %40 kusura isabet eden tutarları aşağıdaki gibidir; Ayakta tedavi giderleri = 24.812,60 CHF İlaç giderleri = 1.461,25 CHF Hastane giderleri = 13.631,30 CHF Tedaviye bağlı araç ve cihaz giderleri = 71,65 CHF Tedavi giderleri toplamı = 39.976,80 CHF x 40% = 15.990,72 CHF Seyahat ve ulaştırma giderleri = 5.356,20 CHF x 40% = 2.142,48 CHF Geçici iş göremezlik ödeneği = 34.965,00 CHF x 40% = 13.986,00 CHF şeklindedirBelgeli tedavi giderleri bu konudaki Yargıtay kararları doğrultusunda SUT ile sınırlı olmaksızın dikkate alınmış, 39.976,80 CHF belgeli tedavi giderinin tamamından SGK nun sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Tedaviye bağlı sarf edilen seyahat ve ulaşım giderleri tedaviye bağlı sair harcamalar kapsamında kabul edilerek bu giderlerden davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı kabul edilmiştir.Tedaviye bağlı sair harcama kaleminden oluşan seyahat ve ulaştırma giderleri 5.356,20 CHF nin %40 kusur karşılığı olan 2.142,48 CHF den ( davalı ...Sigorta AŞ nin ZMM poliçesi düzenlediği sürücü ... yönetimindeki... plaka sayılı araca %40 kusur verildiğinden ) davalı ...Sigorta AŞ nin sorumlu olacağı sabit olmuştur. Davalı SGK'nın Karayolları Trafik Kanunun 98.maddesine göre SGK'nın sorumluluğu %100 kusur oranı üzerinden olacaktır. Davalıların sorumlulukları farklı nedenlere dayalı olsa da; davacıya karşı %100 kusura göre belirlenen zarar tutarından ...Sigorta ile SGK müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Geçici iş göremezlik ödemeleri nedeniyle istenen tazminatta; Kazalıya 22.10.2011 kaza tarihinden 10.01.2012 tarihine kadar %100 maluliyet oranı ve günlük 34,52 CHF kazanç üzerinden, 11.01.2012 tarihinden 29.02.2012 tarihine kadar %50 maluliyet oranı üzerinden geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış olup, bunun toplam tutarı 34.965,00 CHF ye tekabül etmektedir.Dosyada mevcut belgelere göre kazalının tedavilerinin 16.04.2012 tarihine kadar sürdüğü gözükmektedir.Kazalıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılan dönem tedavi süreci içerisinde kalmaktadır. Bu konudaki Yargıtay kararlarına göre kazalının iyileşme dönemindeki maddi zararının %100 maluliyet üzerinde hesaplanması ve davacı tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin kazalının gerçek zararı ile sınırlı olarak rücu edebileceğinin kabulü gerekmektedir. Dosyada bu olay nedeniyle kazalının ne kadar süre ile işten kaldığını gösterir belge bulunmadığından bu yönde bir hesap yapma imkanı olmamıştır. Ancak; Davacı geçici iş göremezlik ödemelerini kendi mevzuatı çerçevesinde ödemiştir. Kendi mevzuatı dışına çıkarak davacının kendi aleyhine bir ödeme yapması söz konusu olmayacaktır. Yine davacının kendi mevzuatı açısından zorunlu olarak yapması gereken geçici iş göremezlik ödemesinden kaçınması da mümkün gözükmemektedir. Ülkemizde SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri her hangi bir hesaplamaya tabi olmaksızın ödenen tutarlar aynen esas alınarak sorumlulara kusur oranında rücu edilebilmektedir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/16455 ile 2013/2073 E sayılı kararında; geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir. Bu durumda; Geçici iş göremezlik ödemesi olarak yapılan 34.965,00 CHF’nin %40 kusur karşılığı olan 13.986,00 CHF den ise davalı... Sigorta sorumlu bulunmuştur. Davalı SGK'ya, başvuru zorunluluğu bulunmaktadır.Davalı SGK tarafından davacının talebi 04.04.2016 tarihinde reddedilmiş olup,davalı SGK nun temerrüt tarihi 04.04.2016 olarak kabul edilmiştir.Yargıtay içtihatlari gereğince davalı yönünden yasal faiz uygulanmıştır. Davacı tarafından davalı... Sigorta’ya 24.03.2016 tarihinde başvuruda bulunulduğu,başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası 06.04.2016 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Sigortalı araç ticari nitelikte taksi olduğundan ticari faiz uygulanmıştır.Davalı ...Sigorta nın poliçe limiti kaza tarihi 22/10/2011 tarihinde 200.000 TL olup, hükmedilen miktarlar poliçe limiti dahilindedir. Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M 1-Davalı SGK nun zamanaşımı itirazının reddine 2-A-... ye davacı sigorta şirketinin yaptığı 45.333 CHF tedavi gideri ödemesi yönünden; Davalı SGK nun sorumluluk limiti 39.976,80 CHF olmak üzere; 3095 sy kapsamında tahsil tarihindeki TL karşılığının davalı SGK dan 04/04/2016 temerrüd tarihinden itibaren yasal faiziyle Davalı ...AŞ (yeni ünvanı ... Sigorta A.Ş) nin sorumluluk limiti 2.124,48 CHF olmak üzere; 3095 sy kapsamında tahsil tarihindeki TL karşılığının 06/04/2016 temerrüd tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle Davalılar SGK ve ... AŞ (yeni ünvanı ... Sigorta A.Ş) den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine B- ... ye davacı sigorta şirketinin yaptığı 34.965,00 CHF işgörmezlik tazminatı ödemesi yönünden 13.986,00 CHF nin 3095 sy kapsamında tahsil tarihindeki TL karşılığının 06/04/2016 temerrüd tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle davalı ... Sigorta AŞ (yeni ünvanı ... Sigorta A.Ş) den alınarak davacıya verilmesine , Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine C-Davalı...Sigorta AŞ yönünden davanın reddine TEDAVİ GİDERİ TALEBİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 15.840,64 -TL harçtan peşin alınan 7.906,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.933,92-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (421,29-TL'sinden tüm davalılar, kalan 7.512,63-TL'sinden SGK sorumlu olmak üzere) 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 36.784,01-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, (1.953,23-TL'sinden tüm davalılar, kalan 34.830,78-TL'sinden SGK sorumlu olmak üzere) 5-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 6-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 41.444,47-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...Sigorta'ya ödenmesine, İŞ GÖRMEZLİK TALEBİ YÖNÜNDEN: 7-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 5.541,89-TL harcın davalı... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davalı... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 19.470,86-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı... Sigorta A.Ş''ye ödenmesine, 10-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 32.423,22-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı SGK ve ...Sigorta'ya ödenmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 7.951,12-TL ilk gider, 41.380-TL tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.33112-TL. yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 35.582,12-TL sinin davalılardan tahsili davacıya verilmesine, 12-Davalı... Sigorta A.Ş'ye tarafından yapılan 4.452,55-TL tebligat ve müzekkere giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 3.559,22-TL nin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 13-Davalı SGK'ye tarafından yapılan 100-TL tebligat ve müzekkere giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 50,21-TL nin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 14-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine, Davacı vekilin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/623, K. 2024/488, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-623-e-2024-488-k-0142c5fe5b0c