İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/842 E. 2025/368 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/842
Karar No
2025/368
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/842 Esas KARAR NO :2025/368 DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ:26/12/2024 KARAR TARİHİ:07/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... ... ... Şubesi'nin ... seri numaralı, 30/09/2024 vade tarihli, 230.000 TL bedelli çekin müvekkiline ciro edilmiş olduğunu, davacı müvekkilinin zilyetliğinde olan ve hamil sıfatıyla bankaya ibraz ettiği çek olduğunu, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle, ibraz edilen banka tarafından bu durumun çek arkasına şerh edildiğini ve çekte karşılıksız kalan kısımla ilgili sorumluluk bedeli de ödenmek suretiyle çekin hamil sıfatına sahip olan davacı müvekkiline iade edildiğini ancak işbu çekin 26/12/2024 tarihinde davacı müvekkilimin rızası hilafına elinden çıktığını ve zayi olduğunu, davacı müvekkili tarafından hem iş yerinde hem de ikamet ettiği konutta yapılan tüm detaylı aramalara rağmen, davaya konu çek bulunamamış olup iş bu davanın açılma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilinin zayi ettiği ve rızası hilafına elinden çıkan davaya konu çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi, kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından haksız bir şekilde piyasaya tedavül edilmesi veya kullanılması ya da haksız ve kötü niyetli olarak davacı müvekkilime karşı icra takibine konu edilmesi ihtimalleri bulunmakta olup, bu durumda davacı müvekkilinin telafisi zor ve imkansız zararlara uğrayacağını ve mağdur olacağını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davaya konu çekin iptaline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, kıymetli evrak iptali (çek iptali) istemine ilişkindir. Mahkememizce Ticaret Sicil Gazetesinden gerekli ilanların yaptırıldığı görülmüştür. 6102 sayılı Yasanın 757 ve devam maddeleri gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir. Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır. Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder. Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır. Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır. Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. 6102 sayılı Yasanın 818/1-s maddesi uyarınca poliçeye ilişkin, iptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası çekler hakkında da uygulanır. Hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu tür davalarda, davacının yetkili hamil olduğu konusunda mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunmasını yeterli saymak gerekir. Kaldı ki, dava sırasında yapılan ilanlar neticesinde ve hak sahiplerinin daha sonradan ortaya çıkması halinde hasımlı olarak açılacak bir dava ile çek iptali kararının iptali de talep edilebilecektir. Davacı, iptalini talep ettiği senedin keşidecisinin kim olduğunu, çek bilgilerini mahkemeye bildirmiş olup, davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle çek iptali hükümlerini uygulanmaz hale getirecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/05/2018 tarih ve 2016/11761 Esas 2018/ 3544 Karar sayılı emsal Kararı) Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı dava dilekçesine, çekin zayi olduğuna dair Mahkememizce kanaat oluşturacak bilgileri eklemiş, mahkememizce ilgili bankaya yazılan müzekkereye cevap verilmiş, çek bilgilerinin doğru olduğu, dava konusu çekin 30/09/2024 tarihinde davacı ... tarafından ibraz edildiği bildirilmiş, çekin bankaya ibraz edildikten sonra davacı zilyetliğindeyken zayi olduğu, talep sahibinin talebine konu kıldığı çeke ilişkin gerekli ilanların yaptırıldığı görülmüş olup verilen süre içerisinde çek mahkememize sunulmamış olduğundan celse arasında talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -... ... ... Şubesi, 30/09/2024 keşide tarihli, ... seri numaralı, keşidecisi ... Şirketi olan, 230.000,00-TL bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline, 2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/842, K. 2025/368, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-842-e-2025-368-k-ec5040418eab