İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/452 E. 2025/296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/452
- Karar No
- 2025/296
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/452 Esas KARAR NO :2025/296 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/07/2024 KARAR TARİHİ:14/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 29.03.2024 tarihinde ... plaka sayılı araç sürücünün tam kusurlu olarak müvekkilinin ... plaka sayılı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; Meydana gelen kazada müvekkilinin aracının ağır hasar aldığını; müvekkilinin aracında sigorta kapsamında 93.851,00-TL tutarlı tamirat işlemi yapıldığını ve bu kaza nedeniyle müvekkilin aracında 93.851,00-TL hasar kaydı işlendiğini; Kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince hazırlanmış olan ... ZMSS poliçesi kaza tarihinde geçerliliğini korumakta olduğunu; bu nedenle oluşan araç tamirat bedeli ve değer kaybı tazminatının söz konusu poliçe kapsamında taraflarına ödenmesi gerektiğini; değer kaybının taraflarına ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak 300,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 28.02.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını; kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu; müvekkili şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını; huzurdaki uyuşmazlığa konu hasarın ihbarına istinaden müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını ve hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını; Ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından yine dava konusu kazaya ilişkin başvuranın aracının onarımı için toplam 93.851,04-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını; işbu ödemenin nazara alınmasını talep ettiklerini; müvekkili şirketçe, 13.06.2024 tarihinde davacıya 50.044,00-TL ve 13.06.2024 tarihinde ... ...'a 43.807,04-TL ödeme yapıldığını iddia ederek; davanın reddini Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın öncelikle esastan daha sonra da usulden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. Makine Mühendisi/Trafik Bilirkişinin 20/02/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı sigorta şirketinin ZMSS sigortalısı ... plakalı aracın maliki ve sürücüsü ...’ın; 29.03.2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 olduğu; dava konusu ... plakalı aracın maliki ve sürücüsü ...’nun; 29.03.2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 29.03.2024 itibariyle değer kaybının kadri marufunda 62.000,00-TL olacağı; tarafımca tanzim edilmiş kusur oranına göre davacının talep edebileceği değer kaybı tutarının 62.000,00-TL olacağı, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS poliçe limitlerinin tükenmemiş olduğu anlaşılmakta olup, davacının değer kaybı zararından davalının sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK’nun 85. madde ve devamı doğrultusunda sorumlu olacağı," görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -Davacı tarafından sunulan; kaza tespit tutanağı, Hasar bilgisi, Hasar evrakı, ... Sigorta A.Ş’ye yapılan ihbara ilişkin dilekçe örneği, e-mail gönderi evrakı, araç resimleri, ruhsat sureti -Davalı tarafından sunulan; sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ödeme dekontları -Sigorta bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 313. maddesi gereğince sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olduğu, aynı yasanın 313/4. maddesine göre sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nun 315/1. maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yargılama devam ederken davacı vekilince Mahkememize sunulan 08/04/2025 havale tarihli dilekçe ile, "Tarafların vekalet ücreti talepleri de bulunmamaktadır. Yargılama giderleri ödendiğinden davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin ve harçların davacı üzerinde bırakılması ve arabulucu ücretinin de davacı üzerine bırakılması kararlaştırılmıştır. Yargılama giderleri ile harçların davacı üzerinde bırakılması ve arabulucu ücretinin davacıya yükletilmesine muvafakatimiz vardır." şeklinde beyanda bulunduğu ve davacının 25/03/2025 tarihli dilekçesinin ekinde Sulh Protokolü'nün bulunduğu, tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı anlaşılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 08/04/2025 havale tarihli dilekçe ile tarafların sulh olduklarını, 25/03/2025 havale tarihinde sunulan sulh protokolü doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istediklerinin belirtildiği, taraf vekillerinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde sulh olmaya yetkili oldukları, dava konusunun üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek davalardan olduğu, tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı, arabuluculuk ücreti konusunda da mutabakat sağlandığı anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harç tam ve peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep bulunmadığından yargılama giderlerinin sarf eden taraf üzerinde bırakılmasına, taraflar leh veya aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza