İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/33 E. 2024/612 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/33
- Karar No
- 2024/612
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/33 Esas KARAR NO : 2024/612 DAVA : Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2020 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkiller ile davalılar arasında 20.07.2020 tarihinde ... Cad. ... Bulvarı No: .../İST adresinde mukim mecurun kiralanması için kira sözleşmesi akdedildiğini, Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ileri tarihli olarak taraflarca kararlaştırılmış olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 01.10.2020 tarihi kararlaştırıldığını, kira sözleşmesi ile müvekkillere tarafından 01.10.2020 tarihinden başlamak üzere davalılara aylık 7.600 TL ödeneceğini, Kira sözleşmesi ile davalılardan ... adına 150.000 TL’lik teminat senedi tanzim edildiğini, vade tarihi boş olarak davalılara teslim edildiğini, ayrıca müvekkiller tarafından davalılara depozitonun bir kısmı olarak 5.000 TL gönderildiğini, senedin aslı davalılarda olduğunu, Davalılarca kira sözleşmesine aykırı şekilde hareket edildiğini, kira sözleşmesine konusu edilen mecur müvekkil tarafından bakım ve onarımı yapılması planlandığını, sözleşmede belirtilen bakım ve onarımın mecurun mevcut fiziki yapısı, depreme karşı dayanaksız oluşu, piyasadaki gelişmeler nedeniyle bakım ve onarımının fahiş miktarda yükselmesi ve mevcut hali ile mecura en az 500.000 TL gibi bakım ve onarımının yapılacak olması ve bu bedelin davalılarca yapılmayacağının belirtilmesi karşısında müvekkil tarafından kiralanan taşınmaza ait kira sözleşmesinin feshedilmesi kaçınılmaz bir hal aldığını, bu durum davalıların da kabulünde olduğunu, Kira sözleşmesi müvekkiller tarafından TBK’nın 347’inci maddesine uygun bir biçimde, kira sözleşmesinde bildirim süresi yazılmaması hasebiyle 15 gün önceden feshedildiğini, işbu kira sözleşmesi, kiralayanlar tarafından söz konusu taşınmaz giriş katta bulunan duvarın yıkılması konusunda kiraya verenin izin vermesi ve ancak daha sonra bu duvarın yıkımı konusunda kiraya verenlerin kira sözleşmesinde bu konuda vermiş oldukları muvafakate rağmen muhalefet göstermeleri sebebiyle ... Noterliğinin 07.09.2020 tarih ve ... Yevmiye No’lu ihtarname ile feshedildiğini, TBK’nın 347. Maddesinin kıyas yoluyla ve göndermesiyle kira sözleşmesi kira akdinin yürürlükten tarihinden 15 gün önceden yazılı olarak feshedildiğini, iş bu davalarının konusu kira sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti ile davalılardan adına kira sözleşmesine teminat olarak verilmiş olan 150.000 TL’lik senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik olduğunu, kira sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine karar verilmesini, davalılara kira sözleşmesi uyarınca verilmiş olan senedin ciro edilmesinin yasaklanmasına ve müvekkil aleyhine gerek davalılar gerekse 3. Kişiler tarafından herhangi bir icra takibi başlatılmaması yönünde tercihen teminatsız olarak aksi halde teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini Müvekkil tarafından kira sözleşmesinin feshediliğinin tespiti'ne Kira sözleşmesi ile teminat olarak davalılara verilen 150.000 TL'lik kıymetli evrakın tarafımıza iadesi'ne Kira sözleşmesi ve teminat senedi uyarınca müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti'ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını senet iadesinin bir menfi tespit talebi olduğunu, bu nedenle davanın ticaret mahkemesinde rüyet edilmesi gerektiğini, davacıların dava konusu 3 katlı iş yerini görüp beğenmek ve ayrıntılı şekilde inceleyip muayene etmek suretiyle kiraladıklarını, kira sözleşmesine, koşullarına, kira konusu yerin fiziki hukuki durumuna ilişkin dava sebeplerinin tamamının gerçek dışı hayal ürünü olduğunu, borçtan, kira parasından kurtulmaya ve zarar ziyanı müvekkilinin üstüne bırakmaya çalıştıklarını, davacıların aynı semtte benzer bir başka yer tuttuklarının da taraflarınca sonradan öğrenildiğini, kira konusu yerde keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılabileceğini ve hem fiziki durumunun görülüp hem de kira parasının ne olabileceğinin belirlenebileceğini, kira hukukuna göre tarafların haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshedemeyeceğinin izahtan uzak olduğunu, davacının hiçbir haklı nedeninin olmadığını, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğu iddiasının bunu ileri sürenin yazılı delillerle ispatı halinde kabul edilebileceğini, ne senet metninde ne de kira sözleşmesinde bir teminat senedi verildiğine ilişkin yazı olmadığını, senedin ve sözleşmenin hem taraflarının hem de tarihlerinin farklı olduğunu, iki belge arasında hiçbir yazılı ve/veya mantıki bağ, bağlantı ve illiyet olmadığını, buradan davalı tarafa ilişkin husumet itirazı savunmalarının da doğduğunu, sözleşmeyi haksız fesih ve senedi de bu sözleşme ile ilişkili gösterip senedi iptali ve böylece müvekkilinin 150.000,00-TL alacağını ödemek borcundan kurtulmak istediklerini, senet metninin borç olduğunu gösterdiğini, aksini iddia eden davacının aksi iddiasını yazılı kanıtlarla ispatının gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı, 2023/... Karar sayılı ve 29/05/2023 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize gönderildiği ve dosyanın Mahkememizde 2024/33 Esasına kaydının yapıldığı görüldü. DELİLLER: 1-... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyası, 2-...İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyası, 3- ... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyası, 4-... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma sayılı dosyası, 5-... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyası, 6-20/07/2020 tarihli Kira Sözleşmesi, 7-Tarafların beyan ve dilekçeleri, 8-Yemin, Mahkememizin 30/09/2024 tarihli duruşmasında davalılar ..., ... ve ...'un yemin ettiği, tüm davalıların yemin beyanında; "13.7.2020 düzenlenme tarihli 150.000 TL bedelli dava konusu senetin taraflar arasındaki kira sözleşmesi ile ilgisinin olmadığına, davacılarıdan ... ve ... 'nın ...'dan 150.000 TL ELDEN NAKİT BORÇ ALMIŞ olduklarına ve senetin de bu nedenle verildiğine dair namusum, şerefim ve Kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim" şeklinde beyanda bulundukları görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Uyuşmazlık, dava konusu 150.000,00-TL'lik senedin taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin teminatı olup olmadığı, kıymetli evrakın davacıya iadesi gerekip gerekmediği ve teminat senedi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu senedin asıl borçlusu davacı ..., avali ..., alacaklısı davalı ..., bedeli 150.000,00 TL, düzenleme tarihi 13/07/2020'dir. Diğer iki davalı ise taraflar arasındaki kira sözleşmesinin tarafıdır. Davalı senedin kira sözleşmesi kapsamında teminat vasfıyla alındığını reddetmektedir. Sulh Hukuk Mahkemesi senet ile kira sözleşmesi arasında irtibat kurulmadığından senede dayalı menfi tespit istemi yönünden dosyayı Mahkememize göndermiştir. Kıymetli evrak kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren, kamu güvenliğini mazhar, tedavül edilebilen senetlerdir. Bir senedin teminat olarak verildiğini ispat yükü bunu ileri süren üzerindedir. Senedin teminat vasfında olduğunun kabulü için senet ile teminat altına alınan şey arasında bağ kurulabilmesi gereklidir. Dava konusu senet hakkında kira sözleşmesinde hüküm bulunmamakta, senet üzerinde de sözleşme ile irtibat sağlayacak bir açıklama yazmamaktadır. Bu durumda kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senedin aksini ileri süren davacının bunu yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacı yan her ne kadar delil başlangıcı hükümlerine dayansa da sunulan konuşma içeriklerinde davalı yandan bu yönde bir kabul veya bu anlama gelecek bir beyan bulunmamaktadır. Yine açığa imzanın kötüye kullanılması, bedelsiz senedin tahsile koyma, güveni kötüye kullanma suçlarından dolayı takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Bu yönde başkaca bir delil bulunmadığından davacının yemin deliline dayandığı hatırlatılmış ve senedin kira sözleşmesi ile ilişkili veya onun teminatı olmadığına dair yemin senedin ve kira sözleşmesinin tarafı olan davalılarca, usulünce eda edilmiş ve bunun sonucunda ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 2.670,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.242,40-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 24.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.30/09/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır