İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/10 E. 2025/284 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/10
- Karar No
- 2025/284
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/10 Esas KARAR NO :2025/284
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:03/01/2024 KARAR TARİHİ:07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 07/04/2022 tarihinde "...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kepçeli traktörüyle geri manevra yaptığı sırada henüz 1,5 yaşında olan bebek ...'in üzerinden traktörün sol arka tekeri ile geçmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve bebeğin yaşamını yitirdiğini, sürücünün manevraları düzenleyen genel şartlara uymaması ve görüş alanını kontrol etmemesi ile asli ve tam kusurlu olduğunu, davalının traktör kullanabilmesi için F sınıfı ehliyete sahip olması gerektiğini ancak davalının yalnızca B sınıfı ehliyetinin olduğunu, kaza ile ilgili davalı hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, diğer yandan iş bu dosyada davacı olan anne ve babanın çocuklarının vefat etmesi üzerine çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, ... plaka sayılı kepçeli traktör kaza tarihi itibariyle Karayolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olmadığını 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 14. maddesi ve ilgili sair mevzuatlar gereği taraflarınca davalıya başvuru yapıldığını ancak sonuç alamadıklarını, son olarak müvekkillerinin halihazırda çalışmadıklarını ve gelirleri olmaması nedeni ile ekonomik olarak zorlandıklarını iddia ederek; davanın ve adli yardım taleplerinin kabulünü, müvekkillerinin yabancı olması nedeni ile teminattan muaf tutulmasını, müvekkillerinin uğradığı zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; ...'ın uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için 1.000,00-TL, ...'in uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalının sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı kalmak üzere, davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Adli Yardım; Davacı vekilinin 03/01/2024 havale tarihli dava dilekçesiyle, müvekkillerini ekonomik krizden dolayı maddi zorluklar çekmekte olduğunu ve halihazırda çalışmadığından gelirlerinin olmadığını bu nedenle yargılama masraflarını karşılayamaması nedeniyle adli yardım talep taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, Mahkememizin tarihli 04/01/2024 tarihli ara kararı ile davacının sosyal ve ekonomik durumunu belirleyen belgeler ve UYAP entegrasyon sorguları göz önüne alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334. ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebinin kabulüne, davacının yapılacak olan tüm yargılama giderleri ve harçların ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere bu aşamada suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Usule ilişkin olarak; davacının Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (MÖHUK) gereği yargılamam ve diğer giderleri ile davanın karşı tarafının ilgilisinin zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat yatırmakla yükümlü olduğunu, kazanın Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) “Kapsam” başlıklı 2. maddesine göre kazanın kamunun yararlanmasına açık karayolu üzerinde gerçekleşmemesi nedeni ile traafik kazası niteliğinde olmadığını, bu nedenle trafik kazası niteliğinde olmayan kaza dolayısıyla tazminat talebinin reddinin gerektiğini, başvuruya ilişkin olarak başvurunun usulüne uygun gerçekleşmediğini bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; davacının huzurdaki davayı yükümlüğün taraflarında olmasına rağmen ispatlayamadığını, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti dahilinde kusur oranıyla sınırlı olduğunu, buna göre müvekkilinin teminat limitinin 500.000,00-TL olduğunu, dava konusu vefatın kaza ile ilişkisinin araştırılması gerektiğini ve destekten yoksun kalanların müteveffa ile ilişkisinin tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle eğer yapılacaksa tazminat hesaplamasının 01/06/2015 tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Yeni Genel Şartlarına Göre Yapılması gerektiğini, son olarak müvekkilinin temerrüte düşmemesi nedeniyle faiz isteminin reddinin gerektiğini iddia ederek; davanın usulden reddini, daha sonra esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 21/01/2025 tarihli heyet raporunda özetle; "Karayolları Trafik Kanunu ‘nun (KTK) bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM' de Kabul edilerek 19/06/2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04/12/2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor/hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan TC Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2021 Tarihli 2021/4391 E. 2021/5518 .... Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Sürücü...'in kazada asli ve %60 kusurlu olduğu; davacılar ...’in ihmalkar ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının olayın meydana gelmesinde müştereken %40 etkili oldukları, 07/04/2022 tarihinde meydana gelen hadise ile oluşan ölüm zararı ... hesabı sorumluluğunda olduğu ve 500.000,00-TL ölüm teminatı olduğu, ...'in vefatı nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı yönünden: Destekten Yoksun Kalmaz Tazminatı hesabında müteveffa ...’in, muhtemel eş ve çocukların payının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı, paydaş anne ...'in hesaplanan zararının 797.731,94-TL olduğu, paydaş baba ...'in yetiştirme gideri tenzili sonrası hesaplanan zararının 576.153,20-TL olduğu, toplam tazminatın 1.373.885,14-TL olduğu ve dosyada mübrez ZMMS poliçe teminat limiti olan 500.000,00-TL’yi aşan zararının olduğu, faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; bu kapsamda hesaplanan tazminata avans faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar kaza tarihinden (07/04/2022) itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının temerrüt tarihi olan 19/12/2022 tarihinden işletilmesi gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekilinin Havale Tarihli Dava Değeri Arttırım Dilekçesinde Özetle; Dosyadan alınan bilirkişi raporunda neticesinde; taraflarınca anne için talep edilen 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 249.000,00-TL artırarak 250.000,00-TL olarak, baba için talep edilen 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 249.000,00-TL artırarak 250.000,00-TL'ye ıslah ettikleri, başlangıçta belirsiz alacak olarak talep ettikleri toplam 2.000,00-TL maddi tazminat taleplerini 498.000,00-TL değer artırım yaparak 500.000,00 TL'ye ıslah edilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: -.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası -Davacı tarafından sunulan; ... Hesabı'na başvuru evrakları -Davalı tarafından sunulan; ... numaralı hasar dosyası -Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen ... plakalı aracın ZMMS poliçesini bildirir müzekkere cevabı -İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nden gelen davacılara ait geçici koruma kimlik belgelerinin suretlerini içerir müzekkere cevabı -... Sigorta A.Ş'den gelen ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile hasar dosyası bilgilerini içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı -Tarafların beyan ve dilekçeleri DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Haksız bir eylem sonucu ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 53'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasına dayanarak bu sebeple uğradıkları kayıpların ödettirilmesini isteyebilir. Öğretide destek, "bir kimseye fiilen sürekli ve düzenli bir şekilde bakan ve olayların olağan akışına göre ona bu tarzda ilerine bakması kuvvetle tahmin edilen (büyük olasılık olan) kimse o kişinin desteğidir. Destekle ölenin baktığı kişinin, aynı ailenin bireyleri, kan hısmı veya birinin diğerinin mirasçısı olması şart değildir." biçiminde tanımlanmakta, desteğin yardımı da "... Desteğin geçimini sağlama veya geçimine katkıda bulunma yardımı, para verme tarzında olabileceği gibi bir kimseye hizmet görme tarzında da olabilir. Keza bunların dışında bir fayda sağlama da destek olma durumu yaratabilir..." olarak açıklanmaktadır. (Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 11.bası, 2.cilt, sayfa 120) Diğer bir anlatımla destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Bununla birlikte hemen belirtmek gerekir ki destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığının ortaya konulması zorunludur. Somut olayda, davacıların çocuğu olan müteveffanın iki yaşında ayırt etme gücü bulunmayan bir küçük olduğu, kendi halinde bırakılan çocuğun dava dışı sürücü Kamil sevk ve idaresindeki traktörün geri manevrası sırasında traktör altında kalarak can verdiği, kaza sonucu meydana gelen ölümden küçüğün güvensiz bir şekilde kendi haline bırakılması nedeniyle ebeveynlerinin tali oranda sorumlu olduğu, kepçeli traktörün manevra alanının yeterince kontrol edilmeden kullanılmasından dolayı dava dışı sürücü Kamil'in ise asli kusurlu olduğu, aracın bulunduğu ve çalıştığı yerin karayolu ile bağlantısı olduğu, aracın kullanımına dair iş güvenliği açısından da sürücüsüne atfı kabil kusurun oluştuğu, alınan kusur raporunun ceza dava dosyasından alınan 17/05/2022 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile de uyumlu olduğu, kaza anında traktörün zorunlu sigortası bulunmamasından dolayı meydana gelen zarardan ... hesabının sorumluluğu doğduğu anlaşılmıştır. Alınan aktüer raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun kullanıldığı, müteveffa küçüğün yetiştirme giderlerinin düşüldüğü, muhtemel yaşam süresi, eş ve çocuk durumunun, kusur oranlarının usulünce gözetildiği, küçüğün anne ve babasına destek konumunda olacağının ayrıca ispat edilmesi gerekmediği, hesaplanan miktarların kaza tarihindeki 500.000,00 TL'lik limitleri fazlasıyla aştığı, her iki davacı yönünden davalının sorumluluk limitine göre artırılan 250.000,00'er TL'lik talebin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dosyaya her ne kadar davacıların feragatine dair beyan sunulmuş ise de bu beyanın ... 2. AsHM'nde süren manevi tazminat istemli davaya yönelik olup ... Hesabının maddi sorumluluğunu aşan kısımlar için gündeme geldiği, davadan bu suretle borçlu Kamil için feragat edildiği, Mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlığa dair bir beyan olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki talepler reddedilmiştir. Davacıların ... Hesabına 08/12/2022 tarihinde başvurduğu, ödeme yapılmaması üzerine 21/12/2022 tarihinde temerrüdün doğduğu, olayda avans faizini gündeme getirecek bir ticari iş bulunmadığı, hükmedilen tazminata bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulü ile, davacı anne ve baba için 250.000,00-TL'er olmak üzere toplam 500.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/12/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 34.155,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Adli yardım nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretleri toplamı olan 9.461,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince her bir davacı yönünden kabul edilen 250.000,00 TL üzerinden hesaplanan 40.000,00'er TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00 -TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 07/04/2025
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza