İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/810 E. 2025/51 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/810
- Karar No
- 2025/51
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/810 Esas KARAR NO : 2025/51 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2023 KARAR TARİHİ : 27/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Annelerinden davacı ve kardeşlerine "... Sk. ... Apt. No: .../İSTANBUL" adresinde bir dairenin miras kaldığını, davacı söz konusu taşınmazda yaşarken kardeşlerinin uzaklaştırma kararı alarak taşınmazdan çıkardıklarını, başına gelen bu durumu arkadaşının vasıtası ile tanıştığı davalıya anlattığını ve davalının miras kalan hissesini kendisine devretmesini bunun karşılığında davacıya uygun fiyatlı bir daire vereceğini söylediğini, davalının ... İnşaat firmasının sahibi olduğunu; davalının davacıya 1.000.000.00-TL'lik senet vermesini, bu senet ile hissesine haciz koyarak satışa çıkaracağını, bu şekilde hakkını alabileceğini söylediğini, davacı davalıya inandığını ve senedi verdikten sonra senetle ilgili sıkıntı çıkardığında ölümle tehdit edildiğini, daha sonra söz konusu senedi icra icraya vererek takip başlattığını ve itiraz etmemesi hususunda tehdit edildiğini, davalının sadece hisseye haciz koyacağını söylemesine rağmen banka hesaplarına da haciz koyulduğunu öğrendiğini, bu olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... S. Sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu ve sürecin hala devam ettiğini iddia ederek; takibin teminatsız olarak iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 1.000.000,00-TL asıl alacak ve 12.328,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.012.328,77-TL borcun ödenmesi amacıyla 12.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 06.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun takibe itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği, davacı/borçlu ...'ın "icra takibi ve gayrimenkul satış işleminin durdurulması ve derdest olan Mahkememizin 2023/... E. sayılı menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması," taleplerinin icra müdürlüğü yetkisinde olmadığından ve ilgili hususta Mahkememizce verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İsticvap; Mahkememizin 06.05.2024 Tarihli Celsesinin 2 Numaralı Ara Kararı İle İsticvabına Karar Verilen Davalı ... Mahkememizin 05.07.2024 Tarihli Celsesinde Beyanında; "Dava konusu senet davacının kardeşleri ile hisseli şekilde sahip olduğu ... de bulunan hisse satış bedeli için verildi, davacı hissesinin bedelinin 975bin lira olarak belirledi, kardeşleri ile baştan anlaşmazlık yaşıyordu ancak sonradan anlaşmayı yerine getirmeyince kardeşleri benimle anlaşmak istedi, davacı sözleşmeyi yerine getirmediği için kardeşleri benimle anlaşma yapmak istedi, davacıya isterse kentsel dönüşüm yapılacak bu yerden kardeşleri ile ayrı oturmak isterse başka bir yerden daire verebileceğini söyledi, tapu el birliği olunca ve kardeşleri ile anlaşmazlık çıkınca davacı ile olan anlaşmamız devam edemedi ben bu süreçte kentsel dönüşüm ve vergilere yönelik satış işlemlerini masraf olarak kendi cebimden yaptım, davacıya yaklaşık 1 milyona yakın parayı kısım kısım olmak üzere elden verdim, ödediğim bedel ve yaptığım masraflar nedeniyle dava konusu senedi davacıdan almıştım sonrasında anlaşmazlık bitince parayı ve masraflarımı geri istedim ancak vermeyince senedi takibe koydum, masraf ve elden ödediğim parayı miktar olarak bildirmem için makbuzları tek tek incelemem lazım savcılıkta 600 bin lira şeklindeki savunmam o andaki tahminime dayanmaktadır, ben davacının tüm kardeşleri ile kentsel dönüşüm ve bina yapımı hususunda görüşmüşümdür, hatta bu süreçte tapudan el birliği mülkiyet paylı mülkiyete dönüştürüldü, ancak bundan sonra davacı satıştan vazgeçti tapudan randevu almama rağmen tapuyu bana devretmedi bu süreç üzerine kardeşleri tapuyu almam halinde kendi hisseleri yönünden anlaşma yapacaklarını söylediler hala davacının kardeşleri benimle anlaşma için görüşmektedirler," şeklinde beyanda bulunmuştur. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.11.2023 tarih 2023/... E. 2023/... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, dosyanın Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2023/... E. Sıra sayısını aldığı anlaşılmıştır. DELİLLER: -... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin : 2023/... E. 2023/... K. Sayılı Dosyası -... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... S. Sayılı Dosyası - ... İcra Dairesi'nin 2023/... E. Sayılı Dosyası -... Tapu Müdürlüğü'nden gelen "... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ve 19 Parsal" sayılı adresin aktif-pasif kaydını ve yapılan başvura ilişkin bilgileri içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, aldatma yoluyla elde edildiği ve bedelsiz olduğu iddia edilen bono kapsamındaki borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. 07/08/2023 dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarına ilişkin ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartına dair içtihat uyuşmazlığını gideren 7445 sayılı yasanın 31. maddesi ile getirilen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren TTK 5/A maddesine dair yasal değişiklik henüz bulunmadığından ve dava konusu bir miktar para alacağına ilişkin olmadığından bu yönde dava şartı eksikliği görülmemiş, yargılamaya devam olunmuştur. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespitini isteyebilir. Davacı diğer kardeşleri ile birlikte paydaş olduğu taşınmaz üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle davalının kendisine yardımcı olacağından ve hissesine karşılık başka bir yerde daire vereceğinden bahisle bono aldığını ancak sonradan tehditler de ederek borçlu duruma getirildiğini, kendisinin uzun yıllar yurt dışında yaşamasından dolayı kolay kandırıldığını, güvenin kötüye kullanıldığını beyan ederek borçsuzluğunun tespitini talep etmiştir. Davalı ya ise senedin kardeşler arasındaki uyuşmazlığı giderecek şekilde hisse ve masrafların karşılığı olarak alındığını, paraların elden ödenmesine rağmen davacının hisseyi devretmeyip paraları da iade etmediğini, bu nedenle senedin takibe konulduğunu savunmuştur. Kıymeti evrak borcun kayıtsız ve şartsız kabul edildiği, kamu güvenliğini mazhar senetlerdir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı üzerinde ise de yazılı şekilde bulunan soyut borç kabulü temel ilişkinin ispat gerekliliğini ortadan kaldırır. Böylece davacı borçlu üzerindeki ispat yükü devam eder. Dava konusu senet şekli şartları haiz olmakla kıymetli evrak vasfındadır. Davalının isticvabı ve davacının iddiaları kapsamında taraflar arasında karşılıklı borç içeren bir hukuki ilişkinin bulunduğu, senetteki "nakden" kaydı davalı yanca değiştirilmeyip usulünce açıklandığı, davalı ile davacı arasındaki anlaşmanın içeriği, adil olup olmadığı, elden verilen paranın miktarı hususlarında yeterli kanaat edilmese de hayatın olağan akışını tersine çevirecek bir emare veya aldatmaya, tehdite dair bir delil başlangıcının dahi bulunmadığı, tanık delili yönünden de maddi vakıalı bir talep bulunmadığı, bu yöndeki ara karara uygun hareket edilmediği, savcılık soruşturmasının da takipsizlik ile sonuçlandığı, davacının kardeşleri ile arasındaki anlaşmazlık sürecinin ve davalının bu suretle olaya dahil olduğunun herkesin kabulünde olduğu, resmi şekil şartına tabi olan ve aksi geçersiz kabul edilecek haricen taşınmaz satımına dayalı anlaşmanın bono ile güvenceye alınmasının da olağan ve beklenir olduğu, dolayısıyla davalı aleyhine ispat yükünü tersine çevirecek yeterli delil bulunmadığından senede itibar etmek ve davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Davacı tarafça yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 15.369,75-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 17.077,50-TL'den karar tarihinde alınması gereken 615,40-TL maktu harcın düşümü ile bakiye kalan 16.462,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 27/01/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza