İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/581 E. 2024/752 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/581
- Karar No
- 2024/752
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/581 Esas KARAR NO : 2024/752 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 07/09/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinden özetle; davacının ... Servis A.Ş. şirketinde %46,74 oranında azınlık pay sahibi haklarına sahip ortak olduğunu, ...'nin 2022 yılına ait 12/04/2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulu, TTK md. 420'e göre azınlığın talebi üzerine ertelenen ve karara bağlanamayan diğer gündem maddelerini görüşmek üzere 22/05/2023 tarihinde toplanarak yapıldığını, 2022 yılına ait 22 Mayıs 2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulda tarafımızca sorulan soruların neredeyse hepsi yanıtsız bırakılmış, verilen kaçamak cevaplarda ise dişe dokunur bir anlam çıkartılamadığını, Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri son 3 genel kurulda da İbra edilmediğini, hal böyle olmasına rağmen, tüm yasal olgular bir tarafa bırakılarak kendilerini yönetim kurulu üyesi olarak tayin ettiklerini, nitekim, bu genel kurulda da yönetim kurulu üyeleri ibra edilmediğini, 22.05.2023 genel kurulda alınan kararlarının iptaline, şirket yönetimine kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıya 18/04/2022 tarihli ilk oturumdan önce yasal süre içinde genel kurul toplantı daveti yapılmış ve faaliyet raporu ve finansal raporları teslim edilmiş, Davacı, ilk oturumda, finansal tablolara karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın toplantının TTK 420. maddesi dahilinde ertelenmesini talep ettiği, Davacı, 18/04/2022 tarihli ilk oturumdan 22/05/2023 tarihinde yapılan erteleme toplantısına kadar geçen 34 gün boyunca faaliyet raporunu ve şirketin mali kayıtlarını incelediği, Davacı erteleme toplantısının açılışında ise, noter eliyle keşide ettiği sorularına yanıtların genel kurul toplantısı öncesinde kendisine özel olarak gönderilmediği iddiasıyla, yanıtların kendisine (genel kurul toplantısı haricinde) yazılı olarak gönderilmesini ve bu yanıtlar verilinceye kadar toplantısının ertelenmesini talep ettiği, Davacı mali hususlara ilişkin sorularının yanıtlanmadığı iddiasını her genel kurul döneminde ileri sürmekte ise de, kesinleşen mahkeme kararlarıyla davacıya her türlü bilginin verildiği tespit edildiğini, Dava, TTK 445. ve özel olarak 446. madde şartlarını taşımadığını, Müvekkili şirketin ... firmasıyla 01/09/2015 tarihinde Akaryakıt İstasyonu İşletme (Bayilik) Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin süresi beş yıl olarak belirlenmiş olup, o dönemde devam eden pandemi nedeniyle bir yıl süreyle uzatıldığını, Davacı, 17/11/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında bayilik sözleşmesinin yenilenmesi görüşülürken, sözleşmenin yenilenmesi için 2 Milyon Dolar'dan az olmayacak bir şerefiye alınmasını şart koşmuş ve genel kurul kararını bu şekilde oluşturmuş, Davacının şart koştuğu şerefiye tutarı hiçbir akaryakıt dağıtım şirketi tarafından kabul edilmediği için bayilik sözleşmesi 18/12/2021 tarihinde son bulmuş ve EPDK 21/12/2021 tarihinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun amir hükümleri gereğince akaryakıt bayilik lisansını iptal edildiğini, Öncelikle davacının TTK 448 maddesi gereğince teminat göstermesine, genel kurul kararlarının iptal koşulları bulunmadığından davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11.11.2024 tarihli yazılı beyanı ile davadan feragat ettiklerini, yargılama ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmiştir. Davalı vekilinin 08.11.2024 tarihli yazılı beyanı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davadan feragat ...K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. ...K. nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, öninceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği görülmüştür. Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Feragat nedeniyle davanın reddine, 2-Talep edilmediği beyan edilmekle davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Talep edilmediği beyan edilmekle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 285,06-TL harcın (ilam harcının 2/3), peşin alınan 269,85-TL'den mahsubu ile bakiye 15,21-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 6-Talepleri bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”