İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/174 E. 2024/595 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/174
- Karar No
- 2024/595
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/174 Esas KARAR NO : 2024/595 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/03/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı 59.572,98 TL tutarında alacak-borç ilişkisinin doğduğu, Davalı Şirketin borcunu ifa etmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığı, davacının tüm uyarılarına ve iyi niyetine rağmen davalının hem borcunu ödemediği hem de borcunu ödemekten kaçınmak için itiraz ettiği, Davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden 59.572,98 TL üzerinden %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle belirtmek gerekir ki HMK nın 116.ncı maddesine göre davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep ettikleri, huzurdaki davanın yetkisiz Mahkemede açılmış olduğu, İstanbul mahkemelerinin yetkisine açıkça itiraz ettiklerini, davalı şirketin adresinin .../Ankara olduğundan davalı şirket aleyhine açılacak davaların ... mahkemelerinin yetkili olduğu, 6102 sayılı TTKK nın 89. Maddesinde “cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olamayacağının belirtildiği, Buna göre taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı, Davacı yan tarafından ... İcra Müdürlüğünde 59.572,98 TL cari hesap alacağı için icra takibi başlatmışsa da davalı şirketin, Davacı Şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı Şirket tarafından Davacı Şirketten 10.07.2021 tarih ve ... nolu bedelsiz fatura ile deneme amaçlı ürünler aldığı, Bu ürünlerin 26.05.2022 tarih ve ... nolu iade faturası 26.05.2022 tarih ve ... nolu sevk irasaliyesi ile iade edildiği, söz konusu ürünlerin davacı şirkete gönderildiği, daha sonrasında söz konusu ürünlerin tekrar davalı Şirkete gönderildiği, ürünlerin şirkette bulunduğu, Dava konusu alacak tutarı olan 59.572,98 TL nin 19.12.2022 tarihinde Davacı Şirkete ödendiği, Davacının huzurdaki davayı açmasının hukuki yararının bulunmadığı, Yüksek Mahkeme İctihatlarının beyanlarını kanıtlar mahiyette olduğu, Davacı yanın talep etiği faiz miktarlarının fahiş olduğu ve kabul edilemez olduğu, davalı şirketin borca itirazının haksız olmadığından Davacının icra inkar talebinin yerinde olmadığı, Davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise Davacının iddiaları ve talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın esastan reddine Haksız ve kötü niyetli açılan bu takip nedeniyle Davacı aleyhine alacağın % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 59.572,98-TL cari hesaptan kaynaklı asıl alacak ile toplam 59.572,98-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/12/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 08/01/2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı ... San.Ve Tic.A.Ş.’ ile Davalı ... .A.Ş.’ arasındaki davaya konu olan 26.04.2022 Tarihindeki ... Numaralı 59.572,98 Tl bedelli faturanın ... .A.Ş tarafından borçlu olarak kayıtlara alındığı, bu borca istinaden 19.12.2022 Tarihinde ... Fiş Ve ... Yevmiye Numarası ile 59.572,98 Tl Havale ödemesinin yapıldığı, ayrıca davalı tarafından düzenlenen 26.05.2022 Tarih Ve ... numaralı iade faturasının dönem sonunda avans açıklaması ile hesabın kapatıldığı borç alacak ilişkisinin kalmadığı defter ve kayıtlarından tespit edilmiş olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 28/06/2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Tarafların e-defter mükellefi olduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının süresinde alındığı, davacı tarafından düzenlenen 26.04.2022 tarih ve ... numaralı 59.572,98 TL tutarındaki faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, fatura muhteviyatı ürünlerin de davalının iş yerine teslim edildiği, davaya konu faturanın tarafların defterlerinde yer aldığı, davalı tarafından fatura tutarı olan 59.572,98 TL nin 19.12.2022 tarihinde banka vasıtasıyla davacıya ödendiği, davanın borçlunun bulunduğu .../Ankara adresindeki Mahkemelerde açılması gerektiği, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiği şeklindeki taleplerin takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öncelikle her ne kadar davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de; Davalının cevap dilekçesinde açıkca taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmediği, bilakis borcun ödendiğini belirttiği, davacının para alacağı yönünden 6098 TBK 89/1-1.maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceği, davacı alacaklının para alacağı yönünde yerleşim yerinde icra takibi yapması geçerli olup, dava şartı yönünden itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından davalıdan 59.572,98 TL alacaklı olduğundan bahisle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, iş bu dava konusunun davalının icra takibine yatığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine 06/12/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, icra ödeme emrinin 15/12/2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından davaya konu borcun 19/12/2022 tarihinde banka havalesi ile davalının hesabına ödendiği, daha sonra icra takibinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Buna göre icra takibine konu borç ödendiğinden davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. İcra takibine konu borcun, ödeme emri tebliğ edildikten sonra ödeme yapıldığı, sonrasında ise borca itiraz edildiği takip hukukuna ilişkin icra masraf ve diğer giderlerin ise icra dairesinin takdir ve tasarrufunda olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davaya konu borcun dava açılmadan önce, icra takibine itiraz süresi içinde ödenmiş olduğu, davacının ise borç ödemesine ilişkin hiçbir açıklamada bulunmayıp itirazın iptali davası açtığı anlaşıldığından iş bu davanın açılmasında haksız olduğu bu nedenle yargılama gideri ve masraflardan sorumlu tutulmuş, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden, davacı her ne kadar icra takibinde haksız olduğu ispat edilmediğinden bu talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İcra takibine konu borç davadan önce ödendiğinden davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-427,60-TL karar harcının peşin alınan 719,50-TL den düşümü ile kalan 291,90-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davalı tarafından yapılan 2.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır