İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/661 E. 2025/30 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/661
- Karar No
- 2025/30
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/661 Esas KARAR NO : 2025/30 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 20/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile sigortalana ... plakalı ve ... ...'ya ait otomobilin; ... plakalı aracın ... ... sevk ve idaresindeyken 07.10.2019 tarihinde müvekkiline yol vermesi gerekirken durmayarak müvekkiline çarparak sol bacağının üzerinden geçtiğini, sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 53/2. maddesini ihlal ettiğini, kaza neticesinde savcılık dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre sürücünün 1. derecede tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda müvekkilinin iş göremeyecek halde yatakta tedavi gördüğünü ve mevcut durumda da eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilinin bu süreçte de tedavi masrafları nedeniyle maddi zarara uğradığını, bu nedenle taraflarınca davalı şirkete ... takip numarası ile başvuru yaptıklarını ancak olumlu dönüş alamadıklarını iddia ederek; adli yardım taleplerinin ve davanın kabulünü, şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle davanın müvekkilinin yerleşim yerinde açılmaması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak; davacının Trafik Sigortası Genel Şartları'nda belirtilen belgelerle başvurmayarak eksik belge ile başvurduklarını, bu nedenle direkt dava yoluna gitme haklarının bulunmadığını ve muaccel alacaklarının bulunmadığını, taraflarınca davacının sunduğu ... Hastanesi'nin 28/02/2022 tarih epikrizini ... Hizmetleri hizmeti ile değerlendirildiğini, değerlendirme sonucunda ... ...'ın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre fonksiyon kaybının olmadığı sonucuna varıldığını, diğer yandan sigortalısı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, somut olayda müvekkilinin kendine ayrılmış yolda uygun hız sınırında ilerlediğini ve davacının bulunduğu aracın sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nın 68/1-b. Maddesi uyarınca %100 kusurlu olduğunu, tazminat hakkında ise; geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu ve kazaya karışan aracın ticari kullanımının olmaması nedeniyle müvekkilinin faiz sorumluluğunun da yasal faiz olacağını iddia ederek; davanın geçersiz başvuru nedeni ile usulden reddini, muaccel alacak oluşmadığından başvurunun reddini; geçici işgöremezlik, geçici tedavi gideri ve bakıcı giderinin teminat dışında olması nedeniyle taleplerin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. Adli Yardım; Mahkememizin 11.10.2022 tarihli ara kararı ile davacının sosyal ve ekonomik durumunu belirleyen belgeler ve Uyap entegrasyon sorguları göz önüne alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334. ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebinin kabulüne, davacının yapılacak olan tüm yargılama giderleri ve harçların ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere bu aşamada suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi'nin 18 Eylül 2023 Tarihli Raporunda Özetle; "... ve ... kızı, 09/09/1996 doğumlu, ... ...’ın 07/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; lişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır. Makine Mühendisi ve Aktüerya Uzmanı Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 12.05.2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Kazazedenin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 8.447,29-TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi Teminatı Limitinin 360.000,00-TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası işletilmesi gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı Vekili 23.09.2024 Tarihli Islah Dilekçesiyle, dava dilekçesinde fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi alacağını; bilirkişi heyetinin12.05.2024 tarihli raporu neticesinde Geçici İş Göremezlik zararına yönelik taleplerini 8.447,29-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili bu suretle dava dilekçesindeki tarafların iradesinin esas olduğu sözleşme akıbetine dayalı müphem talep sonucunu açıklamış ve netleştirmiştir. DELİLLER: - ...'nden gelen ... plakalı araca ait trafik kayıtları. - ... nden gelen davacıya ait tedavi evrakları ve raporlar -.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyası - ... Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen davacıya ait kayıtlar ve hizmet dökümü -Davalı tarafından sunulan; ... Poliçe Numaralı "... " KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, Tıbbi Mütalaa, -Bilirkişi raporu, -Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri, -Arabuluculuk son tutanağı, -Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara ilişkin geçici ve sürekli iş göremezliğe dair maddi tazminat istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. HD. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı) Somut olayda 07/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı yaya konumunda olup karşıdan karşıya geçerken davalı sigortalı aracının kendisine çarpması ile yaralanmıştır. Davalı sigortalısı geçiş üstünlüğüne uymadığından meydana gelen kazada tam kusurludur. Bu tespit hem Savcılık soruşturmasında hem de Mahkememizce alınan kusur raporuyla belirlenmiştir. Olay tarihi davalı sigortacı tarafından düzenlenen poliçe tarihlerini kapsamaktadır. Dolayısıyla davalı ZMMS kazadan doğan doğrudan zararlardan sorumlu olacaktır. Davacının, kaza tarihini kapsayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre alınan maluliyet raporunda, malul kalmadığı, sürekli yaralanmasının bulunmadığı denetime elverişli ATK raporu ile belirlenmiştir. Davacının 4 aylık iyileşme süreci için geçici iş göremezlik hesabı kapsamında alınan aktüer raporuna göre 8.447,29-TL tazminat talep edebileceği, SGK'dan tenzili gereken bir ödeme alınmadığı, geçici iş göremezlik talebinin ZMMS kapsamında olduğu anlaşılmış, verilen süreye rağmen temerrüt tarihi davacı yanca somutlaştırılmayıp tebliğ belgesi de sunulmadığından sigortalı hususi araç ve davacının tacir olmayan sıfatına göre hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, a)8.447,29-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Davacının fazlaya dair talebinin Reddine, 2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken maktu harç 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 142,39-TL ıslah harcının mahsup edilerek bakiye kalan 473,01-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 142,39-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.447,29-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden ve davacı lehine hükmedilen bedelin aşılamayacağı gözetilerek hesaplanan 8.447,29-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Dosya adli yardımlı olmakla, suçüstü ödeneğinden karşılanan toplam 5.179,00-TL yargılama giderinin (davanın kabul oranı (%46.0410) miktarı nazara alınarak) 2.384,47-TL'lik kısmının davalıdan, bakiye 2.794,53 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -Adli Tıp Kurumu'nun suç üstü ödeneğinden karşılanan 28/09/2023 tarihli ve ... numaralı 2.595,00-TL fatura bedelinin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) hesaplanan 1.194,77-TL'sinin davalıdan, bakiye 1.400,23-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1560,00-TL'nin (kabul-ret oranı nazara alınarak) 718,24-TL'sinin davalıdan, kalan 841,76-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/01/2025 10:45:38 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza