İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/635 E. 2024/468 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/635
- Karar No
- 2024/468
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/635 Esas KARAR NO : 2024/468 Karar DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına TPMK nezdinde ...tescil numarası ile kayıtlı cezve kahve isimli markanın davalıya devrine ilişkin taraflar arasında 19/07/2019 tarihli marka devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenini 3.6 maddesinde müvekkilinin kendi adına kredi kartını tahsis ettiğini, davalının da haberi olacak şekilde bu kart ile ödeme ve harcama yapıldığını ve bankaya 74.160,00 TL borçlanıldığını, sözleşmede davalının bu bedel bitene kadar her ay bu taksitle ya da defaten ödeyecektir. hükmü bulunduğunu, davalı tarafından bu borcun ödenmemesinin borcun tamamını muaccel hale getirdiğini, kredi taksitlerinden kalan 55.623,06 TL'lik bakiyenin davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen kredi borcunun tamamının muaccel hale geldiğinin açık olduğunu, ödenmeyen borçlar için ... 32. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazda bulunduğunu , arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlık ile son bulduğunu belirterek, davalının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, icra takibinin devamına, en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 01/03/2021 tarihli davanın esasına yönelik beyan dilekçesinde özetle; davaya dayanak devir sözleşmesinden sonra taraflar ve dava dışı ... bir araya geldiğini, kalan taksit borcunun dava dışı kişi tarafından ödeneceği hususunda anlaşıldığını, davaya cezve markasının verilen taahhütlere aykırı olarak 30. ve 35.sınıfta yer alan hizmetler için tescil edildiğini, markanın cafe ve benzeri faaliyetlerde kullanma hakkının başka bir firmada olduğunun ortaya çıktığını, dolayısıyla müvekkilinin hileli hareketlere maruz kalarak aldatıldığını, ayrıca SMK m.148 gereği marka devir sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve noter tarafından onaylanması gerektiğini, bu şartlar yerine getirilmeden dayanak sözleşmenin geçerli olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İş bu dosya ... 2.Fikri ve Sinai Hakları Hukuk Mahkemesinin 02/03/2021 tarih ve ...- ...E.ve K.sayılı karında " Her ne kadar davaya dayanak teşkil eden taraflar arasında imzalanan 19/07/2019 tarihli sözleşme marka devrine ilişkin ise de, davaya konu uyuşmazlığın incelenmesinde tarafların 6769 sayılı SMK kapsamında markasal kullanımlara ilişkin bir ihtilaflarının bulunmadığı, sözleşme kapsamında bankadan çekilen kredi tutarının ödenmesi noktasında anlaşmazlığa düştükleri, uyuşmazlık konusunun alacak/borç ilişkisinden kaynaklandığı görülmekle TTK'nın 4. Maddesinde her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ile Türk Ticaret Kanunununda tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5. Maddesinde de ticari davaların Ticaret Mahkemeleri tarafından bakılması gerekeceği gözetilerek, davanın izahı yapılan hükümler çerçevesinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanında kaldığı anlaşılmakla görevin kamu düzeninden olduğu hususu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine," gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek Mahkememize tevzi edildiği ve 2021/635 Esas numarasını aldığı anlaşılmıştır. Dava taraflar arasında imzalanan marka devir sözleşmesi gereği davalı tarafından dava dışı bankaya ödenmesi gerekli bedelin ödenmemesi sebebiyle bakiye 55.623,06 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. ...32. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 55.623,06-TL asıl alacak 1.419,91-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.500,84-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişilerin düzenlediği 15/06/2022 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; davaya konu edilen ve toplam ödemesi 74.164,08 TL.lik olan kredi tutarının, ne kadarının kim tarafından ödendiğinin, dosyaya sunulu verilerden YARGITAY DENETİMİNE UYGUN olacak şekilde açık ve net olarak anlaşılamadığı, şayet varsa dava tarihi itibarıyla ödenmeyip kalan ana para ve faiz toplam borç tutarının ne olduğunun (…sayın Mahkemeniz takdirinde kalarak…) ...Bank ... Şubesi’nden sorulması gerektiği, davalının iddia ettiği üzere, dava konusu ödemelerin dava dışı ... tarafından ifa edildiği yönündeki iddiasının ispata muhtaç olduğu, eğer varsa (yukarıda tafsilen zikredilen ve eksik olduğu bildirilen…) belge asıllarının da dosyaya sunulması gerektiği yönündeki değerlendirmelerimizi ve muhasebesel tespitleri ile sunmuşlardır. Bilirkişi ...'in düzenlediği 19/06/2023 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraflar arasında marka devrine ilişkin adi yazılı şekildeki sözleşmenin davacı tarafça ifa edilerek markanın davalıya devredildiği, davalının adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin içeriğine bir itirazda bulunmadığı, sözleşme kapsamındaki ödemenin üçüncü bir kişi tarafından yapılacağı yönünde tarafların anlaştığını belirterek sözleşmenin mevcudiyeti konusunda ikrarda bulunduğu, marka devrine ilişkin sözleşmelerin her ne kadar 148/4 uyarınca imzaların noterden onaylanması suretiyle yapılması gerektiği belirtilmişse de yerleşik Yargıtay kararları uyarınca somut olayda şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilebileceği, işbu davaya konu ödemelerin bizzat davacı tarafından yapıldığının dosyada mübrez yazılardan anlaşıldığı, davalı davacıya ödemede bulunduysa veya başkaca bir sözleşme gereği bu ödemeleri ifa borcundan kurtulduysa bunu ayrıca ispat etmesi gerektiği, görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur Bilirkişi...'in düzenlediği 04/04/2024 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Kök raporumuzda vardığımız sonuçları değiştirmemizi gerektirir bir hususun dosya kapsamında yer almadığı, taraflar arasında imzalanan marka devrine ilişkin sözleşmede davalının, devralacağı markayla ilgili açılmış davalardan haberdar olduğu ve sözleşmeyi bu şekilde imzaladığı, dolayısıyla davalının, devraldığı markayla ilgili açılmış davaları gerekçe göstererek aldatıldığını ileri sürmesinin yerinde bir savunma olmayacağı, marka sicilinin aleni olduğu, bir markayı devralmak isteyen kişilerin marka üzerinde araştırma yapma yükümlülüklerinin bulunduğunun öğretide kabul edildiği, davalı tarafından devralınan markanın ... Sınıfta tescilli olmadığının markanın devralındığı tarih itibariyle marka sicilinden görülebileceği, bu haliyle davalının markanın tescil edildiği sınıflarda aldatılmış olduğu iddiasının geçerli bir savunma olmayacağı, görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur. Tam dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında 19/07/2019 tarihli, Marka Devir Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunun ”…... adına Türk Patent Enstitüsünde .... ve... tescil numarasında kayıtlı cezve kahve endüstriyel tasarım ve marka hak ve yükümlülüklerinin tamamının ...’ na devir edilmesi amacıyla akdedilmiştir…” şeklinde olduğu, sözleşmenin 3.6. Maddesinin ”…... cezve kahve markası adına kullanılmak üzere ... Bankası’ na ait ... A.Ş. adına düzenlenmiş kredi kartını tahsis etmiş ...’ nun bilgisi dahilinde ve bu kart ile ödeme ve harcama yapmıştır. Taraflar bu kartın nezdinde doğan borcun ödenmesi için ...’ ın kredi çekmesi hususunda anlaşmış, ... çektiği kredi sebebiyle ilgili bankaya faizi ile birlikte 74.160,00.-TL borçlanmıştır. ….. ... bu bedel bitene kadar her ayın en geç 21’ ine kadar bu bedelleri taksitle yada defaten ödeyecektir. ... tarafından belirlenen vadelerde bu bedelin ödenmemesi borcun tamamını muaccel hale getirecektir….” şeklinde olduğu, davacı tarafından, davalının sözleşmenin 3.6. Maddesi gereği bakiye 55.623,06-TL'yi ödemediğini, davalı ise sözleşmenin tarafları ve dava dışı ...'ın bir araya geldiğini, borcun dava dışı ... tarafından ödenmesi konusunda anlaşıldığı, borcun Dava dışı ... tarafından ifa edildiğini, davacı markasının verilen taahhütlere aykırı olarak ... sınıfta yer alan hizmetler için tescil edildiği, markanın cafe ve benzeri faaliyetlerde kullanma hakkının başka bir firmada olduğu, SMK m.148 gereği marka devir sözleşmesinin yazılı olarak ve noter nezdinde yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Öncelikle davacı tarafından ödenmeyen kredi taksit bedeli talep edildiği, mahkememizce davacı tarafından beyan edilen bankaya müzekkere yazılmış, bu yönde bir kredinin bulunmadığı anlaşılmış, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilenin aksine kredi çekilmediği, kredi kartı borcunun davacı tarafından ödendiğini, kendisi tarafından ödenen kredi kartı borcunun talep edildiği beyan edilmiş olup davacı tarafından sunulan kayıtlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen kredi kartı numaralarının birbirini doğrulamadığı, kredi kartının dava dışı ... AŞ.'ye ait olması nedeniyle ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, gerek alınan bilirkişi raporları gerekse de davacı tarafından sunulan dekontlardan ödemenin davacı tarafından yapıldığının açık ve net bir biçimde tespit edilemediği, ayrıca davalının, yukarıda anılan devir sözleşmesinden sonra taraflar ve dava dışı ... arasında, kalan tutarın dava dışı ... tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu ödemelerin de dava dışı ... tarafından ifa edildiği yönündeki savunmaları da dikkate alındığında borcun davacı tarafından ödendiğinin dosya kapsamına göre tespit edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın reddine, 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 974,16-TL den düşümü ile kalan 546,56-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan 1.500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır