İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/49 E. 2026/214 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/49
Karar No
2026/214
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/49 Esas KARAR NO :2026/214

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/01/2026 KARAR TARİHİ:03/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine, davalı tarafından ... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosya üzerinden ... Bankası ... seri numaralı 28/02/2025 vade tarihli çek hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını ve .... İcra Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile müvekkil hakkında icra ceza da çek şikayeti yapıldığını, davalı tarafça icra cezaya şikayet edilen çekteki imzanın müvekkile ait olmadığını, kambiyo senedi vasfını taşımamakta ve dolayısıyla müvekkilimizin bu senet nedeniyle borçlu olmadığı menfi tespit davası açma zorunluluğu doğduğunu, takip dayanağı çek üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmadığını, kambiyo senetleri, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğinde olduğunu, ancak, bir kişinin borç altına girebilmesi için öncelikle o senede kendi iradesiyle ve imzasıyla bağlı olması gerektiğini, müvekkile ait olmayan bir imza ile düzenlenmiş olan bu çek, müvekkilim açısından herhangi bir kambiyo taahhüdü doğurmayacağını, dolayısıyla, müvekkil, kendisine ait olmayan bir imza ile oluşturulan bu çek nedeniyle borçlu olmadığını, çek üzerinde yer alan imza, müvekkile ait olmayıp, bu husus yalnızca hukuki bir itirazla sınırlı kalmayarak aynı zamanda cezai nitelikte bir sahtecilik şüphesi doğurduğunu, müvekkil tarafından, imza atfedilen çekin kendi bilgisi ve rızası dışında düzenlenmiş olduğunu, söz konusu imzanın müvekkile ait olmadığını, dolayısıyla resmî belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarının işlendiği gerekçesiyle, ilgili kişiler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, imzaya ilişkin ceza soruşturması devam etmekte olduğunu, suç duyurusunun dayanağını oluşturan belge, işbu icra takibine dayanak çekin aynısı olup, takibin esasının sahte belgeye dayandığı yönündeki kuvvetli emare bu ceza süreciyle birlikte daha da belirginleşeceğini, bir belgenin kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için kanunda aranan zorunlu unsurları içermesi gerektiğini, mevcut durumda, keşideciye ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkilime ait olmaması, çekin zorunlu unsurlarından olan geçerli bir keşideci imzasını taşımadığı anlamına geldiğini, imza inkarı, kambiyo senedinin kambiyo vasfını müvekkil yönünden ortadan kaldıran temel bir hukuki sebep olduğunu, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz biçimde başlatılan çek şikayeti, müvekkilin ekonomik ve ticari faaliyetlerini doğrudan tehdit etmekte ve geri dönülemez zararların doğmasına sebebiyet vermekte olduğunu, müvekkil şu aşamada iflas etmiş olup, herhenagi bir şekilde maddi bir geliri olmadığını, tüm sebepler ile çekteki imzanın müvekkile ait olmadığının tespitine ve argılama neticesinde de müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmiştir. CEVAP: Dosya da masraf olmaması sebebiyle davalıya tebliğatın çıkarılmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: : Davanın; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden ... Bankası ... seri numaralı 28/02/2025 vade tarihli çeke ilişkin imza inkarına dayalı menfi tespit istemine olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; ... İcra Dairesi-2025/... E. Sayılı icra dosyası, .... İcra Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası, İmza sirküleri, banka kayıtları, imzası inkar edilen çek, bilirkişi, tanık, yemin her türlü yasal delile dayanmıştır. Davacı vekili 03/04/2026 tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini belirtmiş, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Hükümleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek yerinde görülmüştür. Bu itibarla; HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının FERAGATİ nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 -TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa /vekiline iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/49, K. 2026/214, T. 03.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-49-e-2026-214-k-63fb0b9e71a4