İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/663 E. 2026/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/663
- Karar No
- 2026/53
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/663 Esas KARAR NO : 2026/53
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.02.2023 tarihinde yapılmış olan “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Danışmanlık Hizmeti” sözleşmesine ait 31.01.2024, 29.02.2024, 31.03.2024 ve 30.04.2024 tarihli Ocak, Şubat, Mart, Nisan dönemlerine ait fatura tutarları ödenmemiş, müvekkil mümkün olduğunca tüm iyi niyetiyle ödeme alamamasına rağmen, hizmet ile ilgili herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeden hizmeti devam ettirdiğini, müvekkilinin iş bu sözleşmeden doğan alacakları sebebiyle ....İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyadan icra takibi yapıldığını ancak davalıların haksız ve kötü niyetli itiraz ettiklerini belirterek, davalının .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyada vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptali, % 20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin sözleşmeye konu iş ve hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmediğini ve davacı tarafın edimlerini eksik ya da hatalı ifa ettiğini tespit ettiklerini, bu nedenle sözleşmenin ilgili hükümleri gereği haklı sebeple fesih süreci başlatıldığını, müvekkillerinin 14.03.2024 tarihli ihtarname ile davacıya, sözleşmenin sona erdirileceğini ve fesih işlemlerinin 31.05.2024 itibariyle yürürlüğe gireceğini açıkça bildirdiğini, bu fesih bildirimi, sözleşme ve iş ilişkisinin sona erdirilmesi kapsamında tamamen hukuka uygun bir süreç olduğunu, fesih gerekçesi, işin bitimine yönelik objektif bir durum olup kötü niyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın personel çalıştırılmasına dayalı danışmanlık hizmeti sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirirken müvekkilleri tarafından defalarca sözlü ve yazılı olarak iletilen aksaklıklara ve hizmetteki eksikliklere kayıtsız kaldığını, bu durumun sözleşmenin ilgili maddelerine aykırı olduğğunu, davacı tarafın talep ettiği fatura bedellerinin hizmetin eksik ve ayıplı ifa edilmesi nedeniyle ödenmediğini, TBK'nın ilgili hükümleri gereği ayıplı hizmette ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gibi müvekkillerinin alacaklarına itiraz hakkını kullandıklarını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen 01/02/2023 tarihli Personel Çalıştırılmasına Dayalı Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi kapsamında düzenlendiği iddia edilen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Temizlik İnşaat Ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi, borçluların ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ... İş Ortaklığı, ... Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 718.501,21-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura alacağı olduğu, 09/05/2024 tarihli ödeme emrinin 19/05/2024 tarihinde borçlular ... Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ye tebliğ edildiği, borçluların 14/05/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettikleri görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Temizlik İnşaat Ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi, borçluların ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ... İş Ortaklığı, ... Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 718.501,21-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura alacağı olduğu, 09/05/2024 tarihli ödeme emrinin 19/05/2024 tarihinde borçlular ... Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ye tebliğ edildiği, borçluların 14/05/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettikleri, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 07/11/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 1//12/2024 tarihli celsesinde bilirkişi incelemesi hususunda ara karar kurulmuş, ancak bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle inceleme yapılamamış ve bu husus MAhkememizce 20/01/2025 tarihli tutanakla tespit edilmiş olup, devamında davacı vekilince 30/04/2025 tarihli beyan dilekçesi sunulmuş olup davacı vekili anılan dilekçesinde taraflar arasında mutabakat sağlandığını, sözleşmeden kaynaklanan alacakları için davalı tarafından iki adet çek verildiğini, çeklerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle iki ayrı takip yapıldığını bildirmiş, devamında davacı vekilince 24/09/2025 tarihli celse sırasındaki beyanında verilen bu iki çek nedeniyle tahsilat yapılamadığını ancak borç yenilenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı kanaatinde olduklarını bildirmiş, davalı ... ... ... AŞ vekili ise aynı celse sırasındaki beyanında, davacı vekilinin belirttiği çeklerin davalı ... Mimarlık tarafından verildiğini ve borcun bu davalı tarafından üstlenildiğini belirterek davanın müvekkili yönünden konusuz kaldığını bildirmiş, davacı vekili ise borcun sadece ... Mimarlık tarafından üstlenildiğine dair beyanı kabul etmediklerini bildirdiğinden, dava ve takibe konu edilen alacağın faturadan kaynaklandığından dava ve takibe konu alacağın çek verilmek suretiyle yenilenip yenilenmediği hususunda beyanda bulunması için davalılar ... ... ... AŞ vekiline ve ... Mimarlık ... Ltd Şti'ne süre verilmiş, davalı ... ... .. ... vekili 04/02/2026 tarihli celse sırasındaki beyanında davacı vekilinin 30/04/2025 tarihli beyan dilekçesinde belirtilen mutabakatın yapıldığı ve iki çek verilmek suretiyle borcun yenilendiği hususunu kabul etmiş, Mahkememizce davacı vekilinin beyan dilekçesinde bildirdiği ve ekinde sunduğu iki adet çek sureti incelendiğinde çeklerin keşidecisinin ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi-... Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, çek tarihlerinin takip ve dava tarihinden sonra olduğu, davacı vekili ve davalı vekilinin de çek verilmek suretiyle dava ve takibe konu alacağa ilişkin mutabakat sağlandığı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava ve takip sonrasında verilen çeklerle borcun davalılar tarafından yenilendiği ve davanın konusu kaldığı değerlendirildiğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, ayrıca davalılar tarafından çek verilmek suretiyle borç yenilendiği hususu göz önünde bulundurulduğunda dava tarihinden sonrasında davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla yapılan yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu olduğu değerlendirildiğinden yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 676,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 55,13-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 676,87-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 271,00-TL tebligat/ posta gideri olmak üzere toplam 1.436,27-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6.maddesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verildiğinden tarifede yazılı ücretin tamamı olan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... ... ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim .. e-imzalıdır.