İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/641 E. 2025/690 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/641
- Karar No
- 2025/690
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/641 Esas KARAR NO:2025/690 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:31/10/2024 KARAR TARİHİ:21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ın müvekkili ... A.Ş. tarafından yapılan kontrol sonucunda, merdiven otomatiği giriş sigortasından ek almak suretiyle tek faz harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığının 02/09/2022 tarihli tutanakla tespit edildiğini, bu tespit üzerine davalı adına H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, ayrıca davalı hakkında daha önce de H/... seri numaralı tutanağın tanzim edilmiş olması nedeniyle mükerrer kaçak kullanıcı konumunda bulunduğunu, bu tespitler neticesinde toplam 224.795,89 TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilip 1.685,96 TL faiz ve 303,48 TL faiz KDV’siyle birlikte toplam 226.785,33 TL’lik alacağın .... İcra Dairesi’nin 2022/... E. sayılı dosyası üzerinden tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, tutanak ve faturalarda herhangi bir hesaplama hatasının bulunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42. maddesi gereği kaçak kullanımın tespit edilmesiyle davalının borçtan sorumlu olduğunu, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde bulunduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarının da bu yönde olduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil teşkil ettiğini ve bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava şartı arabuluculuk sürecinin de tamamlandığını belirtmiştir, davalının itirazının yersiz olduğunu, alacağın likit nitelikte bulunduğunu ve İİK’nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, nitekim .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında benzer nitelikteki uyuşmazlıkta davacının alacağının likit kabul edilerek icra inkâr tazminatına karar verildiğini ifade etmiştir, ayrıca davalının borcunu ödememesi ve takibe haksız itiraz etmesi nedeniyle kamu alacağı niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle dava ve takip kesinleşinceye kadar borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulü ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir, alacaklı tarafından sunulan kaçak elektrik tespit tutanakları ve fotoğraf delillerinin “yaklaşık ispat” koşulunu karşıladığını, bu konuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamı ile de ihtiyati haciz koşullarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirileceğinin ve kaçak elektrik davalarında bu koşulun sağlanmış sayılabileceğinin karara bağlandığını, dolayısıyla hem davanın esası hem de ihtiyati haciz yönünden haklılıklarının tam olarak ispatlandığını, bu kapsamda davalı borçlunun .... İcra Dairesi 2022/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, hükmolunacak meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve dava süresince borca yeter miktarda taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından hazırlanan 29.09.2024 tarihli ek raporun müvekkili açısından hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, raporun eksik gün ve kaçak gün hesaplaması üzerinden düzenlenerek mevzuata aykırı sonuçlara ulaşıldığını, oysa Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 29. maddesi gereğince doğru bulgu ve belgeye dayanmayan tespitlerde hesaplama süresinin en fazla 90 gün olabileceğini, buna rağmen bilirkişinin bu süreyi aşarak 12 aya kadar hesaplama yaptığını, dolayısıyla cezalı faturalandırmanın mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin tüm faturalarını düzenli olarak ödediğini, bu nedenle cezalı tahakkukun hiçbir dayanağı bulunmadığını, bilirkişi tarafından müvekkil lehine olan bu durumların dikkate alınmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tüketim endekslerinden de açıkça anlaşıldığını, buna rağmen cezalı işlem yapılmasının haksız olduğunu, ayrıca aynı kaçak tespit tutanağına konu olayla ilgili olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açıldığını, bu davanın daha önce açılmış olması nedeniyle işbu dosyanın anılan dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda birleşen dosya yönünden hiçbir değerlendirme yapılmamasının da hatalı olduğunu, ... A.Ş.’nin kaçak tespiti yapan ekiplerinin prim karşılığı hareket ettiğini ve bu nedenle kaçak kullanmayan abonelere dahi haksız cezalar kesildiğini, bu durumun müvekkilinin de mağduriyetine yol açtığını, elektrik idaresinin tekel konumunu kötüye kullandığını, keyfi biçimde kaçak cezası uyguladığını, bu sebeple bilirkişi raporunun objektif ve adil olmadığını, raporun kabulünün mümkün bulunmadığını belirterek; dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilerek ek rapor alınmasına, açılan davanın reddine, dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta davacı kurum çalışanları tarafından 02/09/2022 tarihinde yapılan kontrolde "abonenin; merdiven otomatiği giriş sigortasından ek almak suretiyle, tek faz "harici hat" çekerek kaçak elektrik kullandığı tespit edildi." şeklinde tespitte bulunulması iddiası üzerine davalıya yönelik kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenerek, kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı ve alacağın tahsili edilmesi için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; davalı vekilinin mahkememiz dosyasıyla irtibatlı bulunduğu belirttiği ve mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebi üzerine ilgili dosya tüm ekleriyle UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiş öncelikle dosyanın derdest olduğu ve duruşmasının 08/12/2025 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce celp edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu faturaların aynı faturalar olduğu, mahkememizde itirazın iptaline konu faturaların .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında menfi tespit istemine konu olduğu görülmüştür. HMK. nun 166.(1) maddesi hükmü gereğince; "Aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması yada biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır." İncelenen dosyalarda; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, buna bağlı olarak davalar arasında bağlantı olduğu, usul ekonomisi gereğince yargılamanın birlikte sürdürülmesinin gerekli olduğu ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. HMK.nun 166.maddesi uyarınca davanın her aşamasında, talep üzerine ya da kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebileceğinden; her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle, ayrıca davaların safahatı da gözönüne alınarak, Mahkememizde açılan iş bu davanın HMK. 166 ve devamı maddeleri uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. HÜKÜM: 1-)Mahkememizin işbu dava dosyasının HMK 166 madde uyarınca doğrudan doğruya hukuki ve fiili bağlantı bulunan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-)Dosyaların .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 3-)Esasın bu şekilde kapatılmasına, 4-)HMK 331. Maddesi uyarınca, harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirine asıl davada nihai kararla birlikte karar verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)