İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/602 E. 2025/689 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/602
- Karar No
- 2025/689
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/602 Esas KARAR NO :2025/689 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:11/10/2024 KARAR TARİHİ:21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ekiplerince davalı şirkete ait kullanım yerinde 13/02/2020 tarihinde yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle mevzuata uygun şekilde H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanak tarihindeki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucunda ... seri numaralı fatura ile davalı adına 30.177,85 TL kaçak tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, bu bedele eklenen 1.947,48 TL gecikmiş gün faizi ve 350,55 TL faiz KDV’siyle birlikte toplam 32.475,88 TL’nin .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden tahsili amacıyla ödeme emri gönderildiğini, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, düzenlenen kaçak kullanım tespit tutanağı ve buna bağlı tahakkukta herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespitinde fiili kullanıcının mevcudiyetinin yeterli olduğunu, yönetmeliğin 42. maddesi gereğince perakende satış sözleşmesi olmaksızın sayaç dışı enerji tüketen herkesin kaçak kullanıcı sayıldığını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararları gereği aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, ispat külfetinin tutanağın aksini iddia eden davalıda bulunduğunu, kaçak kullanımın niteliği itibariyle haksız fiil oluşturduğunu ve bu tür uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin de tamamlandığını, zarar gören müvekkilinin yerleşim yeri itibarıyla İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının kaçak elektrik kullanımına ilişkin açık deliller bulunması nedeniyle borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, takibe itirazının haksız olduğunu ve alacağın likit nitelikte bulunduğunu, bu nedenle İİK 67/2 uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş.’nin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya ilişkin 32.475,88 TL üzerinden itirazın iptali talebiyle açtığı davanın usul ve esas yönünden hatalı olduğunu, dava dilekçesi ve delil listesinin HMK’nın 119, 121, 140, 190, 194 ve 318. maddelerine açıkça aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği vakıaları somutlaştırmadığını, delillerini hangi vakıaların ispati için sunduğunu belirtmediğini, dava dilekçesinde bahsedilen ihtarnamenin ve sözleşmenin dosyaya sunulmadığını ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını, dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin de açıkça belirtilmediğini, davacının delil listesinin dikkate alınmaması gerektiğini ve davacının bundan sonra delil sunmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, esasa ilişkin olarak müvekkili adına düzenlenen 30.177,85 TL tutarlı kaçak ticarethane tarifeli faturanın hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, sayaçta kaçak kullanımını gösterir müdahale bulunmadığını, faturaların emsallere uygun olduğunu, ... ekiplerinin çoğu kez somut gerekçe olmadan kaçak kullanım tespiti yaptığını, sırf sayacın kapağının olmaması veya eski görünmesi gibi geçersiz gerekçelerle kaçak kullanım cezası uyguladıklarını, davaya konu tutanağın da hukuka aykırı olduğunu, kaçak kullanımın varlığı kabul edilse dahi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne aykırı şekilde hesaplama yapıldığını, bu nedenle tahakkukun fahiş ve tashihe muhtaç olduğunu, davalı kurumdan celbi gereken belgelerle bilirkişi incelemesi yapıldığında bu hususların ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddiyle davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Davalının kullanımında olan tesisatta davacı çalışanları tarafından "sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildi" şeklinde İDDİA ve tespitte bulunulması üzerine tanzim edilen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına istinaden fatura bedelinin tahsili istemiyle .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine mahkememize takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemli iş bu davanın açıldığı , Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan 07.02.2025 tarihli raporda; Davacı ... A.Ş. tarafından 19.02.2020 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tüketim tutanağı teknik olarak usulüne uygun olmakla birlikte, bu işleme dair fotoğraf veya video kaydının bulunmaması önemli bir eksikliktir. Davacı kurum tarafından, söz konusu tutanağın somut görsel delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından kaçak tüketimin başlangıç tarihi olarak 15.01.2020 belirtilmişse de, bu tarihte mahalde yapılmış somut bir işlem ya da tutanak dosyaya sunulmamıştır. Ayrıca, 27.12.2019 tarihinde gerçekleştirilen kesme işleminin gerekçesine ilişkin tutanak veya belgenin dosyaya sunulmaması da önemli bir eksikliktir. Bu belgelerin davacı şirket nezdinde varsa dosyaya eklenmesi gerekmektedir. Yapılan tüketim hesabı incelendiğinde, davacının tahakkuk hesaplamasını mükerrer kaçak tüketim varsayımı ile (2 katsayısı üzerinden) yaptığı ancak mükerrer kaçak tüketim tespitini destekleyen herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle hesaplamanın 1,5 katsayısı üzerinden yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi incelemesinde teknik olarak yapılan hesaplamada kaçak tüketim tutarının 23.240,61 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının yaptığı 30.177,85 TL tutarındaki hesaplama ise mükerrer kaçak tüketim delili olmadığı için doğrulanamamıştır. Davalı ...Limited Şirketi, kaçak elektrik kullanımının olmadığını ileri sürmüş ancak bu iddiayı destekleyecek sözleşme, fatura veya ödeme kayıtları gibi somut belgeleri dosyaya sunmamıştır. Bu belgelerin varlığı halinde dosyaya ibraz edilmesi önemlidir. Yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi için Mahkeme tarafından davacı kurumdan aşağıdaki belgelerin talep edilmesi önerilmektedir: a. 27.12.2019 tarihli kesme işleminin gerekçesini ve tutanağını içeren belgeler, b. 15.01.2020 tarihinde herhangi bir işlem yapılmışsa buna dair belgeler, c. 19.02.2020 tarihli kaçak elektrik tüketim tutanağına ait fotoğraf ve video kayıtları, d. Davacı tarafından iddia edilen mükerrer kaçak tüketimi gösterir belgeler. Mahkeme tarafından davalı şirketten ise aşağıdaki belgelerin talep edilmesi uygun olacaktır: a. Kaçak elektrik tüketimi yapmadığını iddia eden davalının, ilgili döneme ait abonelik sözleşmesi, fatura ve ödeme kayıtları. Eldeki verilerle şu aşamada 01.07.2020 takip tarihi itibariyle davacının 23.240,61 TL asıl alacak, 1.499,79 TL işlemiş faiz ve 269,96 TL KDV olmak üzere toplam 25.010,37 TL alacağı bulunduğu, Davacının .... İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına yapılan itirazın iptali yönündeki talebinin mevcut dosya kapsamına göre alacağı nispetinde uygun olduğu, İlave bilgi belgelerin eklenmesi ile farklı sonuçlar elde edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 19.09.2025 tarihli ek raporda ise; davacının yeni eklediği belgeler ele alındığında, davalı nezdinde 15.01.2020 – 19.02.2020 arası kaçak elektrik tüketimi somut olduğu, Kaçak elektrik tüketimi kapsamında yapılan tahakkukun uygun olduğu, davalının mükerrer kaçak elektrik tüketimi yaptığı, davacı tarafından belirlenen 30.177,85 TL asıl alacak yapılan hesaplama ile teyit edildiği, davalı nezdinde kaçak elektrik tüketimi bulunmadığı ifade edilmişse de anılan döneme ait sözleşme, fatura veya ödeme kayıtları gibi somut belgeleri dosyaya sunmadığı, 01.07.2020 takip tarihi itibariyle davacının 30.177,85 TL asıl alacak, 1.947,48 TL işlemiş faiz ve 350,55 TL KDV olmak üzere toplam 32.475,88 TL alacağı bulunduğu, davacının .... İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına yapılan itirazın iptali yönündeki talebinin uygun olduğu görüşüne ulaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda Uyuşmazlık kaçak tahakkukuna dayalı icra edilen alacakla ilgili itirazın iptali davası niteliğindedir. Mahkememizce yargılama sırasında aldırılan ve bilhassa bilirkişi ek raporunda yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında ; davacının davalı nezdinde 15.01.2020-19.02.2020 arası kaçak elektrik tüketimi somut olduğu, kaçak elektrik tüketimi kapsamında yapılan tahakkukun uygun olduğu, davalının mükerrer kaçak elektrik tüketimi yaptığı, davacı tarafından belirlenen 30.177,85 TL asıl alacak yapılan hesaplama ile teyit edildiği, davalı nezdinde kaçak elektrik tüketimi bulunmadığı ifade edilmişse de anılan döneme ait sözleşme, fatura veya ödeme kayıtları gibi somut belgeleri dosyaya sunmadığı, İspat kuralına ilişkin TMK.m.6 hükmüne göre: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür". HMK.m.190/1 hükmüne göre: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir". Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hükümler uyarınca ve dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davalının savunmalarını ispata elverişli delil sunmadığı ; takip tarihi itibariyle davacının 30.177,85 TL asıl alacak, 1.947,48 TL işlemiş faiz ve 350,55 TL KDV olmak üzere toplam 32.475,88 TL alacağı bulunduğu, davacının .... İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına yapılan itirazın iptali yönündeki talebinin uygun olduğu, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Somut olayda , davacının yargılama gerektiren alacağı likid alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Davacının davasının KABULÜ İLE; 1-)Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 30.177,85-TL asıl alacak, 1.947,48 TL işlemiş faiz ve 350,55- TL KDV olmak üzere toplam 32.475,88- TL üzerinden İPTALİNE, takibin takip talebindeki talep gibi DEVAMINA, 2-)İcra inkar tazminatı isteminin reddine, 3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.218,42-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.790,82-TL harcın ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerektiğinden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacının yaptığı 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 9.122,00-TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 10.038,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)