İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/527 E. 2024/867 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/527
Karar No
2024/867
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/527 Esas KARAR NO:2024/867 DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/09/2024 KARAR TARİHİ:04/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'nın sahibi olduğu ... ŞTİ ile davalı ...'nin sahibi olduğu ... A.Ş. firması aralarında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 62 nolu parsel üzerinde kurulacak olan ... projesi kurulum işi için müvekkilin üstleneceği alt taşeronluk hizmeti için anlaştıklarını, müvekkilinin icra dosyası alacaklısı/davalı ...’ye hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkiline ait şirketin, davalıya ait şirketin davalıya ait şirketin alt taşeronu olduğunu, müvekkilinin davalı taraftan hakedişlerinden kaynaklı alacakları bulunduğunu, buna göre de işverenine karşı borcu olduğu iddiası ile yapılan icra takibinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait şirketin hakedişlerinden kaynaklanan alacağının bir kısmını vergisel nedenlerden ötürü müvekkilinin şahsi hesabına gönderdiğini, ... Bankası, ... şube ... ref numaralı 04.08.2024 tarihli 200.000 TL tutarlı ödemeyi davalı taraf müvekkil ...'ya ait şirketin yaptığı işin bedeli olarak gönderdiğini, davalıya ait şirketin taraflar arasındaki sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle aralarında ticari uyuşmazlık çıktığını, bu uyuşmazlığın akabinde de davalı tarafça haksız, mesnetsiz ve açıklamasız banka dekontuna dayalı olarak aslında müvekkiline ait şirkete hakediş olarak gönderdiği 200.000 TL açıklamasız banka havalesi için .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile genel haciz yoluyla takip başlattığını, Müvekkile usulsüz olarak UETS yoluyla gönderildiğini, müvekkiline ait şirketin UETS hesabı bulunmakta fakat müvekkil şahsi UETS hesabının varlığından dahi haberi bulunmadığını, bu nedenlerle de müvekkilinin itiraz süresini kaçırdığını ve takibin kesinleştiğini, davalıya ait olan şirket ile müvekkiline ait şirketin aralarında ticari iş yapıldığını tespit etmek amacıyla ... ... adliyesinde Ges santrali üzerinde delil tespiti istemli başvuruda bulunduğunu, tespitin konusu müvekkilin santrali hangi seviyeye getirdiği olup ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyanın celbini talep ettiklerini, müvekkiline, davalı tarafça gönderilen 200.000TL tutarlı havale müvekkile ait şirketin hak edişi olduğunu, Bu hususta iş ortakları, şirket ortağı ve yatırımcı çalışanları da bilahare tanık olarak bildirileceğini, Davalı tarafça kötü niyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibi yapılması nedeniyle %20 dan aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında 48.000 USD bedelli sözleşme bulunduğunu, Müvekkil yaptığı işlere karşılık olarak; ... 17.05.2024 tarihinde ... bankası A.Ş. ile ... Enerji'ye 322.635,00 TL gönderdiğini, ... 22.07.2024 tarihinde dava dışı müvekkil şirketin diğer ortağı ...'e ait ... bankasına150.000 TL gönderdiğini, ... 23.07.2024 tarihinde 150.000 TL 'yi resmi giriş çıkış gerektiği için ...'ye iade ettiğini, ... kendisine iade edilen 150.000 TL 'yi 23.07.2024 de ... Enerji'ye gönderdiğini, ... sahibi davalı tarafından 04.08.2024 tarihinde 200.000 TL 'yi ... Enerji sahibi müvekkil ...'ya gönderdiğini, sözleşme bedeli olan 48.000 USD den ödemeler düşüldüğünde müvekkiline ait ... Enerji firmasının davalıya ait ... firmasından fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000 TL daha alacağı bulunduğunu belirterek, öncelikle icra takibinin durdurulmasına, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takibin iptali ile müvekkiliminin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davalı tarafça kötü niyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibi yapılması nedeniyle asıl alacağın %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ticari bir iş ile ilgili olmadığından öncelikle görevli mahkemenin "Asliye Hukuk Mahkemeleri" olduğunu beyan ile görev itirazında bulunduklarını, bu sebeple, dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili tarafından Davacı ...'ya 04.08.2024 tarihinde borç olarak 200.000 TL gönderilmiş olup söz konusu bedelin iade edilmemesi akabinde .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, İşbu icra takibinde, Davacının iddia ettiği gibi usulsüz değil, usulüne uygun şekilde ödeme emri Davacının elektronik tebligat adresine yapıldığını ve Davacının itiraz etmemesi üzerine söz konusu takibin kesinleştiğini, söz konusu takibin kesinleşmesi akabinde davacı üzerinde kayıtlı malvarlığı sorgusu yapıldığını ve çalıştığı bankalara 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ne hikmetse davacı gibi ticaret ile iştigal eden bir şahsın bankalarda hiç parası bulunmadığını, yani davacının söz konusu takibin başlatılacağını bilgisi ve bu sebeple bankada para bırakmadığı ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, davacı tarafça müvekkilinin şirket yetkilisi olduğu ... A.Ş. ile ... Şti. arasında ticari sözleşme olduğu ve ödemenin bu sebeple yapıldığı ileri sürülmüş olsa da, dava dışı şirketler arasında akdedilen sözleşme uyarınca yapılan ödemeler şirket hesapları arasında yapılmış olup dava ile ilgisi bulunmadığını, söz konusu sözleşme gereğince alacak miktarları bu davanın konusunu ilgilendirmediğini, burada 200.000 TL tutarındaki banka havalesi şahıs hesapları arasında gerçekleştirildiğini, direkt ...'nin şahsi hesabından ...'nın şahsi hesabına 200.000 TL borç olarak gönderildiğini, dava dışı şirketler ile ilgisi olmadığını, davacı söz konusu iddiasını ispat etmek amacıyla tanık dinletebileceğini ileri sürdüğünü ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu ("HMK") m. 200 uyarınca dava değeri itibariyle tanıkla ispat edilemeyeceğini, bu sebeple, tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın; ... Bankası, ... şube ... ref numaralı 04.08.2024 tarihli 200.000 TL tutarlı açıklamasız dekonta dayalı alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı taraf iddiasında davacı ...'nın sahibi olduğu dava dışı şirketin davalı ...'nin sahibi olduğu dava dışı şirket ile ticari ilişkilerinin bulunduğunu ve davalının davacıya ait şirketin hak edişlerinden kaynaklanan alacağın bir kısmını vergisel nedenlerden ötürü davacının şahsi hesabına gönderdiğini, davacının ve davalının sahibi oldukları şirketlerin aralarındaki ticari ilişkide uyuşmazlık çıktığını ve davalı tarafından davacıya gönderilen açıklamasız banka havalesi için davaya konu takibi başlattığını, dekontta açıkça borç olarak gönderildiğine dair açıklık bulunmadığını belirterek takibe ve davaya konu dekont nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında, davalı tarafından davacıya gönderilen paranın tarafların dava dışı şirketleri arasındaki ticari ilişkileri ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı ve davalıya ait dava dışı şirketlerin ticari ilişkileri kapsamında ödemelerin şirket hesapları arasında yapıldığını, dava ve takibe konu havalenin ise tarafların şahsi hesapları arasında yapıldığını, dava konusunun ticari bir işle ilgisi olmadığından görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan incelemede, davacının ve davalının sahibi oldukları dava dışı şirketler arasında ticari ilişki bulunduğu hususu çekişmesiz olmakla beraber, tarafların iddia ve savunmaları incelendiğinde dava ve takibe konu havale işleminin, tarafların sahibi oldukları dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişki kapsamında mı yoksa ticari ilişkiden bağımsız olarak ticari olmayan amaçla mı gönderildiği hususu çekişmeli olup, davacının ve davalının gerçek kişi oldukları, dava ve takibe konu dekontta açıklama bulunmadığı görülmüş, dosya kapsamındaki delillerden dava ve takibe konu havale işlemi neticesinde gönderilen paranın tarafların sahibi oldukları şirketler arasındaki ticari ilişki kapsamında gönderildiğine dair herhangi bir somut delil de bulunmadığından gerçek kişi olan davacının ve davalının şahsi hesapları arasında gerçekleşen havale işleminin ticari nitelikte olduğu değerlendirilememektedir. Davanın konusu gereği mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davanın taraflarının tacir olduklarına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gibi tarafların tacir oldukları kabul edilse dahi, yapılan havale işlemine ilişkin dekontta açıklama bulunmaması nedeniyle bu işlemin tarafların ticari işletmesini ilgilendirdiğine dair de herhangi bir somut delil bulunmadığından davanın nispi ticari dava olarak de nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından ticari dava olmadığı değerlendirilen uyuşmazlıkta, genel Mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/527, K. 2024/867, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-527-e-2024-867-k-9963ffbd67bb