İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/39 E. 2024/727 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/39
Karar No
2024/727
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/39 Esas KARAR NO :2024/727 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/01/2024 KARAR TARİHİ:16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. kendi ticari faaliyetleri çerçevesinde üçüncü kişi gerçek ve tüzel kişilere bir takım yeme-içme hizmeti kapsamında catering olarak da nitelendirilebilecek hizmetler temin ettiğini, nitekim davalı ... A.Ş. de Müvekkilimiz şirketten bir takım hizmet temin etme talebinde bulunduğunu, karşılıklı şartların ve bütçelerin görüşülmesi akabinde müvekkili şirket, davalı tarafa bir takım hizmetler sunduğunu, sunduğu hizmetlerin süresince davalının yetkilileri ile sürekli iletişim halinde süregelen iş ilişkisi, memnuniyet çerçevesinde yürütüldüğünü, kaldı ki ne müvekkili şirkete ne de şirket yetkililerine bunun aksi yönünde herhangi bir bildirimde de bulunulmadığını, makul düzeyde sorunsuz ilerleyen işbirliklerine yönelik müvekkili şirketin, sunmuş olduğu hizmetlere yönelik davalı adına faturalar düzenlediğini, davalının da bu faturalara yönelik ödemeleri Müvekkili şirketin hesabına ödediğini, ancak bir süre sonra fatura bedellerini eksik ödemeye başladığını ve akabinde hiç ödememeye başladığını, tüm bunlara ilaveten, davacının hiçbir zaman ve hiçbir şekilde kendisine tebliğ edilmiş faturalara itiraz etmediğinin, tüm hizmetlerin gerçekleştiğini kabul ettiğinin ve üstelik memnuniyetleri de dile getirdiğinin somut olarak varlığını kanıtlayabilecek yazışmaları da sunduklarını, bunlara ek olarak bu hususta tanık dinletmeye de hazır olduklarını, yaşanan bu sürecin devamında; davalı ile Müvekkili şirketin aralarında mevcut ticari iş ilişkisi çerçevesinde, düzenlenmiş olan faturalara konu borçların müvekkili şirketin talebine rağmen ödemediğini, bunun üzerine Beşiktaş ...Noterliğinden 30.01.2023 tarihinde .... yevmiye numarası ile bir ihtarname keşide edilmiş ve bu ihtarname davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. Sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davalının 22.02.2023 tarihinde borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu belirterek, davalının ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu borca ve icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden devamına, davalının (borçlunun), takip konusu borca işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağında; Uyuşmazlık konusunun İtirazın İptali .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya alacağı" olarak tespit edilerek tarafların bu hususta anlaşamadığı tutanak altına alındığını, davacı, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile işbu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, fakat davacının arabuluculuk başvurusunda icra inkar tazminatına ilişkin bir alacak talebinin olmadığı ve sadece itiraz konusu alacağın talep edildiği açıkça görüldüğünü, arabuluculuk başvuru formuna ve anlaşamama tutanağına konu edilmeyen icra inkar tazminatı ve diğer feriler yönünden davacının taleplerinin usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete usulsüz olarak tebligat yapıldığını, müvekkilinin davacıya her ne isim altında olursa olsun borcu bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaya ilişkin davacı tarafın bir alacağı bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında süre gelen ticari faaliyetler neticesinde bir takım hizmetlerdin davacıda alındığını alınan hizmetlerin bedeli tam ve eksiksiz olarak davacıya ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya verilen hizmetin ayıplı olduğu konusu ile ilgili şifahen bildirimde bulunulmuş fakat davacının eksik hizmet vermesine rağmen bu durumu kabul etmediğini, Müvekkili şirketin bu aşamada artık kendileri ile ticari iş ve işlemleri sonlandırdığını daha fazla hizmet talep etmediğini ifade etse de davacı verilmeyen hizmetlere ilişkin olarak da faturalandırma yoluna giderek müvekkilini borçlu göstermeye çalıştığını belirterek, müvekkiline karşı haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olan işbu davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında yeme-içme hizmetine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlendiği iddia edilen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ...olduğu, takibin 52.780,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 30/09/2022, 24/10/2022 ve 21/11/2022 tarihli 3 adet fatura olduğu, 17/02/2023 tarihli ödeme emrinin 22/02/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 22/02/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi 13/09/2024 tarihli raporunda özetle; huzurdaki davanın; davacı tarafından, davalı müşterisi aleyhinde, borcun "cari hesaba/açık hesaba dayalı fatura bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 16/02/2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 52.780,00 TL asıl alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, Davacının 2022 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetleri Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının 2022 yılına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Aşağıdaki Değerlendirmelerin Yapılması Gerekmiş Olup, Takdir Sayın Mahkeme'ye Ait Olmak Üzere; Davacının muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile; davacının davalıdan 16.02.2023 takip tarihinde 52.780,80 TL alacaklı olduğunun ve Davalının muhasebe kayıtlarının da incelenmesi ile; davalının 16.02.2023 takip tarihinde (davacının muhasebe kayıtları ile uyumlu) 52.780,80 TL davacıya borçlu olduğu, Davacının 16.02.2023 icra takip tarihinde, davalıdan 52.780,00 TL alacağının varlığının davacının davalıya kestiği 3 adet ve 117.406,80 TL e- faturalardan (e-arşiv fatura2) kaynaklı 52.780,80 TL bakiye alacaktan kaynaklandığı, Dolayısıyla davacının ve davalının muhasebe kayıtlarında da birbirlerini teyit ettiği üzere 16.02.2023 takip tarihinde davacının davalıdan 52.780,80 TL alacaklı olduğu, davacının ise davalıdan takip tarihinde 52.780,00 TL talebi ile bağlı alacaklı olduğu tespit edilmekle birlikte davacının alacak talebinin takdiri Mahkeme’ye ait olduğu, Mahkeme’nin davacının ve davalının bağlı olduğu V.D. lerinden Bs (satış beyan) ve Ba (alım beyan) larına ilişkin belgeler incelenmesi ile; deyişle davalının davacının kestiği, icra ve dava konusu edilen 3 adet ve toplamda KDV hariç 108.710,00 TL + KDV faturaların davalı tarafından kabul edildiği ve muhasebe kayıtlarına alınarak bağlı bulunduğu ... V.D.sine davacıdan alım olarak beyan edildiği, Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Faiz konusunun irdelenmesi: Davacı taraf 16.02.2023 tarihli icra takibinde 52.780,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren kanuni faizi talep ettiği, bu halde 16.02.2023 takip tarihi itibariyle yasal faizin % 9,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 52.780,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 9,00 ve değişen oranlarda yasal faiz yürütülebileceği, Faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, Özetle; Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; ana para cari hesap alacağı 52.780,00 TL olabileceği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". İstanbul 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ...olduğu, takibin 52.780,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 30/09/2022, 24/10/2022 ve 21/11/2022 tarihli 3 adet fatura olduğu, 17/02/2023 tarihli ödeme emrinin 22/02/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 22/02/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 16/01/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri incelenmiş, davacı ve davalı defterlerinin usule uygun tutulduğu ve tarafları lehine delil teşkil ettiği belirlenmiş, taraflın incelenen kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkinin davacının davalı adına düzenlediği 30/09/2022 tarihli fatura ile başladığı, davacının davalı adına düzenlediği toplamda 3 adet faturanın bulunduğu, bu faturaların e fatura niteliğinde olduğu ve davacı ile davalı kayıtlarında yer aldığı, aynı zamanda davacı ve davalının celp edilen BA BS formlarına göre davacının davalı adına düzenlediği faturaların hem davacı hem de davalı tarafça bildiriminin yapıldığı ve her iki tarafın da ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafça yapılan ve kaydedilen ödemeler de dikkate alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye 52.780,00-TL tutarında alacaklı olduğu, bu durumda davacının takiple talep ettiği tutarın yerinde olduğu ve davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirildiğinden davalının itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan ve cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulüne, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 10.556,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.605,40-TL harçtan peşin alınan 637,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.967,94-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 180,00-TL tebligat/ posta gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 269,85-TL başvurma harcı, 637,46-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.125,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleşiğinde yatırana/ vekiline iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır "Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır" ¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/39, K. 2024/727, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-39-e-2024-727-k-859eec0a2d3c