İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/264 E. 2026/243 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/264
Karar No
2026/243
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2024/264 Esas KARAR NO:2026/243

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:06/05/2024 KARAR TARİHİ:10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından Makina Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... ...'nin ilgili bulunduğu işyerindeki makinelere ani elektrik kesintisi sebebiyle hasara uğradığını, işbu bu olay sebebiyle, müvekkil şirket, eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırarak sigorta tazminatı ödediğini, gerek sigortalının tespit ve beyanı, gerekse mezkur olay nedeniyle hazırlanan ekspertiz raporuna göre, 04.06.2022 tarihinde elektrik kesintisi sonrasında sigortalı işyeri MCC panosunda bulunan PLC Modüllerinde arıza meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın ani voltaj dalgalanması sebebi, kullanıcıların zarar görmemesi için, kendi sorumluluğunda bulunan trafolarda v.s., sorun kullanıcıya ulaşmadan voltaj dalgalanmasını düzenleyecek sistemin devreye girmesi gerektiğinden, sorumlu olduklarının tespit edildiğini, davalı tarafın eylem/eylemsizliği ile hasar/zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu açık olmakla, bununla birlikte davalıların, yaptığı işin niteliği gereği haksız fiil- tehlike – kusur - kusursuz sorumluluk esaslarında objektif sorumluluğu olacağını, müvekkil ... Sigorta A.Ş., TTK. Md. 1472 gereğince sigortalısının haklarına halef olduğundan; davalıların kusur/kusursuz sorumluluğunu karşılayan alacak için rücu hakkı doğduğunu, ayrıca yapmış olduğu hasar ödemesiyle, sigortalısından dava, alacak talep haklarını temellük ettiklerini, dava öncesi davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyası ile takip açılmış olup, davalılarca işbu takibe itiraz edildiğini, işbu itiraz üzerine, hukuki uyuşmazlığın taraflarca müzakere edilmesi ve dava şartının yerine getirilmesi amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/... Başvuru numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı tarafça anlaşmanın kabul edilmemesi nedeniyle arabuluculuk son tutanağı “anlaşmama” olarak düzenlendiğini ve huzurdaki iş bu itirazın iptali davasını açma zarureti hasıl olduğunu, fazlaya dair dava ve talep hakkının saklı kalmak kaydıyla, .... İcra Müdürlüğünün 2023-... E. sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamına, 2.984,01 Euro hasar bedelinin, ödeme tarhi olan 18.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline dair karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartlar, ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığını, 21/12/2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26/1. maddesi, ''Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir." şeklindeki hükmü ile hasarın tazmini için özel bir süre öngörüldüğünü, ihtilaf konusu olayda ise davacı sigorta şirketi ve/veya dava dışı sigortalısı tarafından, öngürülen yasal süre içinde, davalı müvekkil şirkete başvuruda bulunulmadığını, 21/12/2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26/2. maddesi, ''Zararın tazmin edilebilmesi için hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım şebekesinde meydana gelen kesinti, arıza, dalgalanma gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak/yaptırılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gereklidir.'' şeklindeki hükmü ile hasarın tazmini için özel bir usul öngörüldüğünü, ihtilaf konusu olayda ise davacı yanca, iddia olunan hasarın, davalı müvekkil şirketin dağıtım tesisinden kaynaklandığının ispatına elverişli herhangi bir bilgi ve belge de sunulamadığının, iddia olunan hasarın, davalı müvekkil şirketin dağıtım tesisinden kaynaklı olması için aynı koldan enerji alan diğer abonelerde de yangın ve/veya hasar oluşması ve diğer aboneler tarafından davalı müvekkil şirkete bu hususta başvuru ve/veya ihbarda bulunulması gerektiğini, fakat ihtilaf konusu hasar tarihi itibariyle davalı müvekkil şirkete, diğer aboneler veya davacı sigorta şirketi ya da dava dışı sigortalısı tarafından yapılmış bir başvuru ve/veya ihbarın mevcut olmadığını, yine ekte sunulacak olan müvekkil şirketten gelen 04/10/2023 tarihli ve 49412 sayılı cevabı yazı ve eki olan OSOS kayıtları ile görüleceği üzere, dava konusu mahalde, 04/06/2022 tarihinde, dava konusu mahalde, herhangi bir elektrik kesintisi yahut arıza meydana gelmemiş olup voltaj değerleri de normal düzeyde olduğunu, bu halde, davacı yanın aksi yöndeki asılsız ve mesnetsiz iddialarını muhtevi davanın reddi gerektiğini, ilgili mevzuatta öngörülen koşullar sağlanmadığından davacı sigorta şirketinin usul ve yasaya uyarlı olmayan talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia olunan hasar davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait binanın iç tesisatından kaynaklanmakta olduğunu, ihtilaf konusu olay tarihi itibari ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait binanın iç tesisat durumu üzerinde bir inceleme ve araştırma yapılmamış olup ihtilaf konusu olayın, ilgili olay tarihi itibari ile hasıl olduğu iddia olunan şiddetli yağışlara dirençli iç tesisatın mevcut olmaması sebebi ile de husule gelmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, burada davacı yan, binanın iç tesisatının gereklerine uygun olduğunu da ispat yükü altında olup, bu hususa ilişkin hiçbir delil ibraz edilmediğini, iddia olunan zarar ile davalı müvekkil şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu olayda müvekkil şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını, illiyet bağı sorumluluğun temel öğesi olduğunu, zararla eylem arasında illiyet bağının mevcut olması, zararın eylemin bir neticesi olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın meydana gelmeyeceğinin kesin olarak bilinmesi olduğunu, hiçbir hukuk düzeni mantık yasalarına göre mevcut olmayan illiyeti yaratamayacağının, mantık bakımından bu illete sonsuz zincir halinde neticeler bağlanabileceğinin, hukuki netice olarak zararın tazmin sorumluluğunun kabulü için, bir sebebe illi olarak bağlanan neticeler silsilesinin içinde hangi kesimin gerekli ve yeter olacağını belirlemek yine hukuk düzeninin görevi olduğunu, kusur sorumluluğunda 3 halde illiyet bağı kesilebileceğini, bunlar, mücbir neden, zarar görenin ve 3. kişinin ağır kusuru olduğunu, öğretide illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk halleri için (kusursuz sorumluluk da dahil) geçerli olduğu vurgulanacağının, illiyet bağı ve illiyet bağını kesen nedenlerin dava konusu olayda var olup olmadığının tetkiki gerektiğini, somut olayda, zarar gören sıfatını haiz davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının kusurunun araştırılması ve ağır kusurunun tespit edilmesi halinde illiyet bağının kesildiğinin ve davalı müvekkil şirkete kusuru ve sorumluluk izafe edilemeyeceğinin kabulü ciheti ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın delil olarak dayandığı eksper raporunun yeterliliği ve neye istinaden hazılandığı da belirli olmadığını, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve buna ilişkin beyan ve itirazlarımız alınmadan yalnızca tek taraflı düzenlenmiş olan rapora dayanılması da hukuken mümkün olmayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2002/2060, K. 2002/6089, 13.06.2002 tarihli emsal kararında; “Taraflarca itiraza uğramadığı gerekçesiyle ekspertiz raporuna itibar edilmesi ve tazminat miktarının bu şekilde belirlenmesi mümkün olmayacağının, kaldı ki davalı sigorta vekili, cevap dilekçesi ile hasar miktarının fahiş olduğunu savunduğunu, bu durumda mahkemece, zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde görüş bildirdiğini, bu nedenle mutlaka mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi ile hasarın ortaya çıkma nedeni şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, ondan sonra sorumluluk tayini yapılması gerektiğini, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin sigorta hukuku bağlamında kabul görür bir ödeme olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, sigortacının yaptığı bir ödeme nedeniyle sigortalısına halef olabilmesi için yapılan ödemenin, gerçek hak sahibine, geçerli bir poliçe kapsamında, poliçe genel ve şartları ile çelişmeyen riziko nedeniyle yapılması gerektiğini, bu kapsamda sigorta poliçesinin genel ve özel şartları göz önünde bulundurularak bu şartlara uyar şekilde meydana gelen bir rizikonun varlığının araştırılması gerektiğini, dava konusu poliçe genel ve özel şartları ihtiva eder şekilde sunulmamış olup, davacıya kesin süre verilerek poliçenin tamamının dosyaya kazandırılması ve değerlendirilmesi gerektiğini, zira bilindiği üzere cihaz hasarları bakımından sigorta şirketler sigortalılarına özel şartlar bağlamında herhangi bir hasarın meydana gelmemesi için pek çok yükümlülük yüklemekte olduğunu, bu kapsamda söz konusu şartların da göz önünde bulundurulması sureti ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin poliçeye uyar bir ödeme olup olmadığı veyahut jest ödemesi mahiyetinde olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacının talep konusu ettiği meblağ fahiş olup, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, meydana gelen hasardan dolayı fatura edilen hasar bedelini davacı sigorta şirketi yeterince titizlikle inceleyip araştırmadan ödemediğini, davacı sigorta şirketi sigortalısının kusuru ile meydana gelen hasardan kaynaklanan sigorta tazminatını öderken basiretli tacirin göstermesi gereken dikkati ve özeni göstermediği (TTK madde 18/2) için malvarlığındaki eksilmeyi müvekkil şirkete fatura etmeye çalışmakta olduğunu, davacı sigorta şirketinin bu davranışı Türk Medeni Kanununun 2.maddesine göre dürüstlüğe aykırı bir davranıştır,'' herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' davacı sigorta şirketinin müvekkil şirketten, dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatının karşılığı olarak talep ettiği rücuen tazminatı talep etmeye hakkı olmamakla birlikte miktar olarak da belirtilen tazminat, hukuka aykırı ve zenginleşmeye yönelik bir talep olduğunu, bu nedenle de davacının taleplerine itiraz edildiğini, davacının ve sigortalısının dava konusu ettikleri hasarı zenginleme aracı olarak kullanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini, iddia olunan hasar öncesinde hasar gören emtiyanın durumu ve değeri net olarak davacı tarafından ortaya konulması gerektiğini, cihazın hasar öncesi durumu, yaşı, eskimesi amortismanı gibi pek çok hususun hasarın değerlendirilmesi sürecinde göz önünde bulundurulması ve değerlendirmeye dahil edilmesi gerektiğini, görüleceği üzere eksper raporu pek çok yönden eksik olup davacının sigortalısının gerçek zararının tespiti huzurdaki dava bakımından elzem olduğunu, Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 02/06/2010 tarihli ve 2010/4958 E. 2010/7538 K. sayılı kararında aynen “Davalı tarafın yangında zarar gören mallar ve hükmedilen tazminatın kapsamı ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, eğer mahkemece yapılan araştırma sonucunda davalının sorumlu olduğu anlaşılırsa, mahkemece zarar hesabı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama davanın niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmediğini, davacının eşyalarının daha önceden kullanılmış olduğu, amortisman giderlerinin düşülmediğini, yıpranmışlık durumları kabul edilerek zarar hesabı yapılması gerekirken bilirkişi eşyaların dava tarihindeki rayiç değerlerine göre zarar hesabı yapılması hatalı olup aynı zamanda yangın gününde ve kullanılmış haldeki piyasa rayiç değerleri esas alınarak, bu değerden varsa hurda değeri düşülmek suretiyle de davacının gerçek zararının hesaplanması gerektiği de göz ardı edildiğini, eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilemez. o halde, mahkemece az yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak uzman bilirkişilerden davacı tarafın gerçek zararını gösteren gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor veya görevlendirilecek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmalısı gerektiğini, davacı tarafın haksız fiil kurallarına göre isteyebileceği gerçek zarar duraksamasız şekilde belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerektiğini, mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile ve yetersiz bilirkişi kurulu raporu dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün ( bozulmasına ) “ denilmek suretiyle yapılacak zarar hesabında dikkate alınması gereken hususları belirttiğini, eksper raporu dosyaya sunulmamış olmakla buna karşı beyan ve savunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile tespit edilen kalem meblağları fahiş mahiyette olduğunu, İndirilmesi gereken hususlar indirilmeksizin hesaplama yapılmış ise işbu raporun kabulünün mümkün olmadığını, son olarak kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, aksi kanaatin hasıl olması ihtimaline binaen önemle beyan etmek gerekir ki davacı yan, dava değerini TL cinsinden belirlerken olay tarihine ait döviz kuruna göre belirlemesi gerektiğini, buna aykırı davacı yan talebinin reddi gerektiğini, müvekkil şirket davacı tarafından başlatılan haksız takibe itiraz etmekte haklı olup anılan takipte davacının kötü niyetli olması nedeni ile %20'den aşağı olmak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; 2.984,01 USD alacağa ilişkin .... icra dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe (davacı sigorta şirketi bakımından sigortalısına ödenen hasar bedelinin halefiyet hükümlerine istinaden) açılan yapılan itirazın iptali davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; sigorta poliçesi, ödeme belgesi, ibraname/temlikname, ekspertiz raporu, fotoğraflar, ... numaralı hasar dosyası evrakları, deliller, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü delile dayanmıştır. .... icra dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sigorta A.Ş. borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, 2.984,01 USD asıl alacak, 340,28 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.324,29 USD alacak için 04/07/2023 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Taraf vekillerinin ve dosya kapsamı gereğince mahallinde keşif kararı verildiği, keşfin 10/09/2024 tarihinde icra edildiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 10/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; dava dosyasında ve keşif mahallinde yapmış olunan inceleme araştırma sonucunda 4 adet ... PLCIerin elektronik karttaki enerji / elektrik / voltaj dalgalanması nedeni hasar gördüğünü, tespit edilen hasar miktarının sigorta ekspertiz raporunda belirtilen tutar olarak 12.042,02 USD olarak değerlendirildiğini, kusur oranlarının değerlendirilebilmesi için anlık voltaj değerlendirmelerini gösteren Enerji analizörünün dosyaya sunulması ve bu belgeleri değerlendirebilmek için konusunda uzman bir elektrik mühendisinin görevlendirilmesi, Sigorta Mevzuatı yönünden, davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş.’nin dava dışı ... Grup Otelcilik ve Yatırım A.Ş.’ne ait tesisi/işyerini ... poliçe numarası ile 31/12/2021 – 31/12/2022 vade tarihleri arasında Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. liderliğinde (jeran) koasüranslı olarak (müşterek sigorta - % 21 hisse) sigortalayan şirket olduğunu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 04/06/2022 tarihinde meydana gelen davaya konu hasarın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ... A.Ş.’ne 18/08/2022 tarihinde hissesine düşen miktar olan 2.756,41 USD tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, ödemeye ilişkin banka dekontu dosya kapsamında yer aldığını, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ilgili sigorta poliçesinde ... A.Ş. / ... Ticari Merkez Şubesi’nin dain-i mürtehin sıfatı ile yer aldığını, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ilgili sigorta poliçesinde Makine-Tesisat için 17.700.000,00 USD sigorta bedeliyle teminat verildiği, ancak dosya kapsamında yer alan dava dışı ... ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda, davaya Konu hasarın Makine Kırılması hasarı olduğunu ve Makine Kırılması teminatı için sigorta bedelinin 7.257.000,00 USD olduğu bilgisinin yer aldığını, ilgili sigorta poliçesinin 27. sayfasında bulunan Muafiyetler başlığı altında, “… Diğer tüm hasarlarda, sabit cihazlarda, her bir hasarda, cihaz başına hasarın % 10 ‘u olmak üzere minimum 300 USD muafiyet uygulanacağını, atmosferik elektriğin, normal veya anormal elektrik akımlarının elektrik hattına bağlı dağıtım şebekelerine, jeneratörlere, … makine / cihaz başına minimum 400 USD, hasarın % 25’i oranında muafiyet uygulanacaktır.” hususlarının Belirtildiğini, somut olay da davacı ... Sigorta A.Ş.’nin ilgili Kanun ve Genel Şart Maddesine istinaden dava dışı sigortalısına tazminat ödemesi yapmış olduğunu, iş bu bilirkişi heyet raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer aldığı üzere, somut olayda davalı taraf açısından kusur tespitinin yer almadığını, dolayısıyla sigortacılık tekniği açısından rücu koşullarının oluşup, oluşmadığı hususunda değerlendirme yapma imkanı bulunmadığını, iş bu bilirkişi heyet raporunu Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden, somut olayda dosya içeriğinde davalı taraf açısından kusur tespitinin yer almadığı, dolayısıyla sigortacılık tekniği açısından rücu koşullarının oluşup, oluşmadığı hususunda değerlendirme yapma imkanı bulunmadığı husus tespit ve rapor edilmiştir.

19/01/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; dosya kapsamında davacı ve davalı iddia ve talepleri, somut belgeler, dosya kapsamındaki diğer yazışma ve muhteviyatının incelenmesinden ve konunun mevzuat yönünden değerlendirilmesinin üzerine, dosyada mevcut deliller, hasarın 4 adet ... ... (BACnet/IP DDC otomasyon kontrolörü) üzerinde meydana geldiği kabul edilmekle birlikte, bu hasarın doğrudan davalı şirketin sorumluluğundaki elektrik şebekesinden kaynaklandığını teknik olarak ispatlamakta yetersiz olduğunu, davacı tarafından sunulan servis /tespit raporları bir kanaat içermekle beraber, hasarın kaynağını ortaya koyan somut ve nicel ölçüm verisi (olayın tür /süre/... değerini gösterir kayıt) içermediğini, davalı dağıtım şirketi tarafından sunulan OSOS gerilim kayıtları, kayıtlı ölçüm anlarında şebeke geriliminin mevzuatta öngörülen tolerans bandı içinde seyrettiğini, davalı kurumun Arıza Yönetim Sistemi kayıtlarında ise bildirilen tarih ve lokasyon için şebeke kaynaklı bir arıza veya kesinti kaydına rastlanmadığı ifade edildiğini, OSOS kayıtlarının düşük örnekleme aralı, nedeniyle, elektronik ekipmana zarar verebilen çok kısa süreli (transient/surge) olayları yakalamada sınırlı temsil gücüne sahip olduğunu, hasarın, tesisteki çok sayıdaki elektronik ekipman arasında sınırlı sayıda kontrol modülünde (...) yoğunlaşmış olması olayın şebeke geneli bir anomali yerine, sigortalıya ait iç tesisat ve tesis içi anahtarlama/koruma- topraklama koşullarıyla ilişkili daha lokal bir rejim olma ihtimaline işaret ettiğini, hasar gören cihazlar ve onarım/ikame işlemler raporunda tespit edilen ve davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin, cihaz sınıfı ve iş kalemleri (parça temini, sök-tak, test, devreye alma vb.) bağlamında hasarın niteliği ile uyumlu ve teknik olarak makul olduğunu, özetlenen bulgular ışığında, davacı tarafın hasarın davalı kaynaklı bir şebeke kusurundan doğduğunu gösterecek yeterli, tutarlı ve ölçüme dayalı teknik kanıtı dosyaya sunamadığını, bu nedenle mevcut veri setiyle illiyet bağı ve kusur koşulunun teknik olarak doğrulanamadığı kanaatine varıldığını, bu kapsamda, hasarın davalıya rücu edilebilirliği yönünden teknik temellendirmenin oluşmadığı değerlendirildiği, bununla birlikte, mahkemenin dosyadaki tüm delilleri hukuki takdir kapsamında değerlendirerek nedensellik bağının kurulduğu yönünde aksi bir kanaate varması halinde, bu durumda, yukarıda belirtildiği üzere talep edilen hasar bedelinin teknik açıdan makul olduğu ve söz konusu tutar üzerinden rücu hesabına esas alınabileceğini, sigorta mevzuatı yönünden sunulan bilirkişi heyet kök raporu'nda yer aldığı üzere, somut olayda davacı ... Sigorta A.Ş.'nin ilgili Kanun ve Genel Şart Maddesine istinaden hissesi oranında dava dışı sigortalısına tazminat ödemesi yaptığını, işbu bilirkişi heyet ek raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden davacı sigorta şirketi açısından rücu koşullarının oluşmadığını, işbu bilirkişi heyet ek raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden davacı sigorta şirketi açısından rücu koşullarının oluşmadığını, dolayısıyla davacı ... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını davalı ... A.Ş.'ne rücu edemeyeceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 04/07/2023 tarihinde davalı borçlu aleyhine .... icra dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası 2.984,01 USD tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanların takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu Davacı ... Sigorta A.Ş.’nin dava dışı ... Grup Otelcilik ve Yatırım A.Ş.’ne ait tesisi/işyerini ... poliçe numarası ile 31/12/2021 – 31/12/2022 vade tarihleri arasında Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. liderliğinde (jeran) koasüranslı olarak (müşterek sigorta - % 21 hisse) sigortalayan şirket olduğu, 04/06/2022 tarihinde meydana gelen davaya konu hasarın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ... A.Ş.’ne 18/08/2022 tarihinde hissesine düşen miktar olan 2.756,41 USD tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, ödemeye ilişkin banka dekontunun yer aldığı, Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ilgili sigorta poliçesinde ... A.Ş. / ... Ticari Merkez Şubesi’nin dain-i mürtehin sıfatı ile yer aldığı, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ilgili sigorta poliçesinde Makine-Tesisat için 17.700.000,00 USD sigorta bedeliyle teminat verildiği, dava dışı ... ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda, davaya Konu hasarın Makine Kırılması hasarı olduğunu ve Makine Kırılması teminatı için sigorta bedelinin 7.257.000,00 USD olduğu bilgisinin yer aldığını, ilgili sigorta poliçesinin 27. sayfasında bulunan Muafiyetler başlığı altında, “… Diğer tüm hasarlarda, sabit cihazlarda, her bir hasarda, cihaz başına hasarın % 10 ‘u olmak üzere minimum 300 USD muafiyet uygulanacağını, atmosferik elektriğin, normal veya anormal elektrik akımlarının elektrik hattına bağlı dağıtım şebekelerine, jeneratörlere, … makine / cihaz başına minimum 400 USD, hasarın % 25’i oranında muafiyet uygulanacaktır.” hususlarının Belirtildiğini, somut olay da davacı ... Sigorta A.Ş.’nin ilgili Kanun ve Genel Şart Maddesine istinaden dava dışı sigortalısına tazminat ödemesi yapmış olduğu, Hasarın 4 adet ... ... (BACnet/IP DDC otomasyon kontrolörü) üzerinde meydana geldiği kabul edilmekle birlikte, bu hasarın doğrudan davalı şirketin sorumluluğundaki elektrik şebekesinden kaynaklandığını teknik olarak ispatlamakta yetersiz olduğu, davacı tarafından sunulan servis /tespit raporları bir kanaat içermekle beraber, hasarın kaynağını ortaya koyan somut ve nicel ölçüm verisi (olayın tür /süre/... değerini gösterir kayıt) içermediği, Davalı dağıtım şirketi tarafından sunulan OSOS gerilim kayıtları, kayıtlı ölçüm anlarında şebeke geriliminin mevzuatta öngörülen tolerans bandı içinde seyrettiğini, davalı kurumun Arıza Yönetim Sistemi kayıtlarında ise bildirilen tarih ve lokasyon için şebeke kaynaklı bir arıza veya kesinti kaydına rastlanmadığı ifade edildiğini, OSOS kayıtlarının düşük örnekleme aralı, nedeniyle, elektronik ekipmana zarar verebilen çok kısa süreli (transient/surge) olayları yakalamada sınırlı temsil gücüne sahip olduğu, Hasarın, tesisteki çok sayıdaki elektronik ekipman arasında sınırlı sayıda kontrol modülünde (...) yoğunlaşmış olması olayın şebeke geneli bir anomali yerine, sigortalıya ait iç tesisat ve tesis içi anahtarlama/koruma- topraklama koşullarıyla ilişkili daha lokal bir rejim olma ihtimaline işaret ettiği, Davacı tarafın hasarın davalı kaynaklı bir şebeke kusurundan doğduğunu gösterecek yeterli, tutarlı ve ölçüme dayalı teknik kanıtı dosyaya sunulmadığı, davacı sigorta şirketi açısından rücu koşullarının oluşmadığını, dolayısıyla davacı ... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını davalı ... A.Ş.'ne rücu edemeyeceği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE

2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 -TL harcın başlangıçta peşin alınan 1.336,11 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 604,11 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL davetiye giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine, Dair, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/264, K. 2026/243, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-264-e-2026-243-k-8d04aa68410e