İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/159 E. 2024/779 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/159
- Karar No
- 2024/779
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/159 Esas KARAR NO:2024/779 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:22/03/2023 KARAR TARİHİ:06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ...0 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan, davalının malik/işleteni olduğu, sürücüsünün olay yerinden firar olduğu iddia edilen ... plakalı aracın 27.03.2022 tarihinde, İstanbul, Taksim'de bir otoparkta park halinde bulunan... plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, ... Merkez Amirliği tarafından düzenlenen zarara uğrayan ...'ın konuyla ilgili ifadelerini içeren Şikayetçi İfade Tutanağında aracına çarpıp kaçan sürücüden şikayetçi olduğunu, ayrıca ... Merkez Amirliği tarafından düzenlenen 28.03.2022 tarihli Görgü Tespit Tutanağında araçta arızalar olduğuna dair tespitler bulunduğunu, müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, dava konusu kazadan sonra görevli polis memurlarınca düzenlenen tutanaklarda ve ... plakalı araç sahibinin ifadesine göre ... plakalı araç sürücüsünün kaza akabinde haklı bir neden olmadan olay yerinden firar ettiğinin açıkça ortada olduğunu, kaza sonucunda... plakalı araçta meydana gelen zarar için yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından ZMM (Trafik) Sigorta Poliçesi kapsamında zarar gören araç için 49.392,00.-TL değer kaybının, zarar gören aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta Şirketine de 608,00.-TL olmak üzere toplam 50.000,00.-TL sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkili şirket tarafından kazada zarar gören ilgilisine ödenen 50.000,00.-TL sigorta tazminatının, açıklanan sebeplerden dolayı sigortalı davalıdan tazmini için .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine icra takibin durduğunu, Davalının aleyhine başlatılan icra takibine itirazının akabinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri de sonuçsuz kaldığını belirtmekle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına karşı yaptığı tüm itirazlarının iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkilinin adresinin Bakırköy sınırlarında olmasından dolayı yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca kaza tespit tutanağına bakıldığında ... plakalı aracı kullananın müvekkili olmadığından görev ve husumet yönünden de itirazları olduğunu, dayanak icra takibinde borcun sebebi olarak haksız fiilin belirtildiğini, oysa müvekkili tarafından fiili bir davranışla davacının sigortalısına haksız fiilde bulunulmadığını, işbu nedenle dayanak icra takibinin geçersiz bir icra takibi olduğunu ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin olayda hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracın işleteni de olmadığını, kaza tarihinde müvekkilinin İstanbul’da değil, Adana’da olduğunu, ayrıca davacının faiz istemlerine ve faizin başlangıç tarihine de itirazları bulunduğunu, akabinde davacının ihtarname de keşide etmediğini belirtmekle yetki, görev, husumet ve dava şartı yokluğu usuli itirazlarının kabulüyle davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, davacının dava konusu alacak iddiasının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın .... Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine Mahkememize tevzi edildiği, görevsizlik kararı veren mahkemece dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması ve ön incelemenin tamamlandığı görülmüştür. Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rucü alacağına ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 51.504,11 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının trafik kazası nedeni ile rücuen tazminat talebinden ibaret olduğu, 01/12/2022 tarihli ödeme emrinin 16/12/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 21/12/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişi 23/08/2024 tarihli raporunda özetle; mağdur araç sürücüsü ... tarafından otopark içinde ... plakalı kamyonetin park halindeki... plakalı otomobile çarptığının görüldüğü beyan edilen kamera kaydı veya kamera izleme tutanağının dosyada olmadığı; işbu raporda ki kusur değerlendirmesinin mağdur... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın tek taraflı beyanının doğru olduğu kabul edilerek yapıldığı ve aksi durumda geçerli olmadığı; Kaza mahallini terk ettiği için kimliği bilinmeyen sürücünün idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile otopark içinde manevra yaparken manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı ve park halindeki... plakalı otomobile çarptığı için KTK 84/j ve KTY 157/a/10 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; ... plakalı otomobil otopark içinde normal park halindeyken manevra yapan ... plakalı kamyonetin çarpması sonucu kazaya karıştığı için sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Davalı ...’nın sahibi olduğu... plakalı kamyonetin kaza mahallini terk ettiği için kimliği bilinmeyen sürücüsünün kusurundan KTK 85/1-5 gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu; tazminata konu... plakalı, ... marka tipi, 2015 model 121.228 km.saat değerinde, 28.03.2022 tarihinde kazaya karışmış, ... ... A.Ş. Adına tescilli otomobilin, Rayiç değerinin kaza öncesinde hasarsız 2.600.000 TL, onarıldıktan sonra 2.500.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.600.000 – 2.500.000 = 100.000 TL olduğu ancak davacı ...Ş. tarafından otomobilin değer kaybının 49.392 TL olarak belirlendiği ve sahibine 29.06.2022 tarihinde 49.392 TL ödendiği; değer kaybının düşük belirlenmesi ve ödenmesinin davalının da lehine olduğu için uygun olduğu; Hasar tutarının KDV dahil 79.276,27 olduğu ancak KZMSS teminat limitinin tükenmesi nedeniyle davacı ...Ş. tarafından kasko sigortacısına rücuen 29.07.2022 tarihinde 608TL ödendiği, Değer kaybı ve hasar tutarı karşılığı toplam ödemenin 49.392 + 608 = 50.000 TL olduğu; .... İcra Dairesinin ... dosyası ile 50.000,00 TL asıl alacak ile 29.07.2022itibariyle 1.504,11 TL işlenmiş yasal faizin toplamı 51.504,11 TL tazminatın tahsili için 28.11.2022 tarihinde başlatılan icra takibinin asıl alacak ve işlenmiş faiz yönünden uygun olduğu, Sigorta Yönünden; Dava, trafik (ZMSS) sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesinde, “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 Sayılı KTK.na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.’ hükmüne yer verildiği, Aynı genel şartların A/3 maddesinde “teminat dışında kalan haller”, B/1 maddesinde “rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettirenin yükümlülükleri”, B/3 maddesinde ” sigortacının halefiyeti”, ve B/4 maddesinde ise “zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı” hüküm altına alındığı, Genel Şartların B4/ f-) bendinde; Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,” denildiği, dava konusu uyuşmazlığın maddi zarar olduğu bedeni / cismani zarar ödemesi olduğu nazara alındığında somut uyuşmazlık için değerlendirmeye alınamayacağı, Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanunun 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, yukarıda açıklananlar ışığında somut olaya bakıldığında; davacı vekili sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden sigortacının rücu hakkının doğduğu iddiasıyla dava açtığı, Poliçe geçerlilik süresi içinde sigortalı aracın belirtilen yer ve şekilde kaza yaptığı sabit olduğu, ancak ZMSS Genel Şartları’nda teminat dışı haller tahdidi olarak sayılmış olup, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması tek başına hasarın teminat dışı kalmasına neden olmayacağından ve davacı ... şirketinin hasarın teminat dışında kaldığını somut delillerle ispat edemediği gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2014/14200 K: 2014/13172 K.T.: 13.10.2014) denildiği, Ağır kusurların; kazaya ehliyetsiz sürücünün neden olması, Ehliyetine el konulmuş sürücünün kazaya sebebiyet vermesi ve kusurlu olması, kazaya uyuşturucu madde veya alkol almış sürücünün sebebiyet vermesi, istihab haddinin aşılması durumlarında, gabarinin aşılması, (her koşulda ağır kusurlu olduğu ve/veya rücu sebebi olduğu kabul edilmemek kaydı ile) sıralandığı, TTK ‘ nun 1282. Maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. Maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerektiği, “ Madde 1281 - Sigortacı, harp ve isyandan başka bir sebeple mallara arız olan telef ve tegayyür gibi bütün hasarlardan mesul olur. “ denildiği, Sigortacının, 1 inci fıkra gereğince mesul olduğu rizikolardan biri sigorta poliçesinin hükmünden istisna edilmişse vakı hasarın istisna edilen rizikolardan doğduğunun ispatı sigortacıya ait olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde;alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 51.504,11 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının trafik kazası nedeni ile rücuen tazminat talebinden ibaret olduğu, 01/12/2022 tarihli ödeme emrinin 16/12/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 21/12/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 22/03/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı, davalının aracını ZMMS poliçesi ile sigortalamış olup, rücu alacağına konu kaza nedeniyle hasar gören araç için ödenen bedelin, davalıya ait ve davacı tarafından sigortalanan aracın kaza yerini terk ederek teminat kapsamın dışında kalması nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tahsilini talep etmesi üzerine açılmış olup, alınan bilirkişi heyeti raporunda sigorta alanında uzman bilirkişi değerlendirmesinde, teminat kapsamı dışında kaldığı hususunu ispat yükünün davacı sigortacıda olduğuna dair Yargıtayın emsal ilamına dayanarak davacının rücu hakkının olmadığı değerlendirmesinde bulunmuş, tarafların itirazları ve dosya kapsamı ile teminat dışı kalma durumu ile ilgili sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarına ilişkin emsal kararlar incelendiğinde, olay yerinden ayrılmak suretiyle hasarın teminat dışı kalıp kalmadığı ile ilgili verilen kararlarda, mevcut yasal düzenlemelere göre, kasko genel şartlarında ispat yükü sigortalıda iken, trafik sigortasında ise ispat yükünün sigorta şirketinde olduğu anlaşılmış ve bilirkişi raporunda değinilen yargıtay içtihatına göre ispat yükü davacı ... şirketinde olup, davacıya sigortalı aracın kaza sonrası olay yerinden ayrılması ile ilgili olarak hasarın teminat dışı kaldığı davacı tarafça somut delillerle ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 622,05-TL harçtan mahsubu ile fazla 194,45-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinni yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Katip ... Hakim ...