İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/752 E. 2025/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/752
Karar No
2025/63
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/752 Esas KARAR NO :2025/63 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:22/11/2023 KARAR TARİHİ:28/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2022 tarihinde, davacı müvekkili ...’ın üzerinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki bisiklet ... İli, ... İlçesi, ...Caddesi üzerinde, ... Ortaokulu istikametinden gelip 119 sokak kesişimine doğru seyir halinde iken; dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile 115 Sokak’tan ...Caddesi’ne geçiş önceliği kurallarını ihlal etme suretiyle kontrolsüz çıkışı nedeniyle dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki bisiklet ile çarpışması sonucu başvuruya konu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkili geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış olup bakıcı ihtiyacı doğduğunu, bahse konu trafik kazasının oluşumunda bisiklet üzerinde yolcu olarak bulunan davacı müvekkilin hiçbir kusuru bulunmamakta olup; işbu kaza ... plakalı otomobil sürücüsü ...’nun asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, dava konusu kaza sebebiyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/... Sor. numaralı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, eldeki dava konusu trafik kazasına asli kusuru ile sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunmamakta olduğundan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddeleri uyarınca “ Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,” hükmü uyarınca müvekkilinin dava konusu kazada yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesi talebiyle HMK madde 107 uyarınca işbu belirsiz alacak davasını açma zorunluluğu hâsıl olduğunu, açıklanmaya çalışılan nedenlerle; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen talep artırım hakları saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde davalarının kabulü ile; müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 1.000,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100-TL olmak üzere toplam 1.200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebep olan aracın kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi bulunduğundan husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil Kurum ... Hesabı'nın konu kaza ile ilgili sorumluluğu bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının Müvekkili Kuruma yaptığı başvurunun usulüne uygun yapılmamış olduğundan dava şartı eksikliği bulunduğunu, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle davacının, Adli Tıp Kurumu veya mahkemenizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, başvuru sahibi tarafından sunulan sağlık kurulu raporunda belirtilen %47 maluliyet oranının fahiş olduğunu, başvuru sahibi kazadan sonra "travma sonrası stres bozukluğu" teşhisi almış olup davacının maluliyet oranının bu husus da dikkate alınarak ve kaza ile illiyet bağı kurularak tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderleri talep edildiğini, ancak söz konusu taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun, geçici iş göremezlik zararını karşılamakla sorumlu olmadığını, bu nedenlerle, karşı tarafın taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bakıcı giderinin talep edilebilmesi için fiili olarak, bir bakıcı çalıştırıldığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, kazadaki kusur oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazada, davacı tarafın bisiklet ile seyahat ettiği sırada kask ve koruyucu ekipman kullanmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, hükmedilecek ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin avans faizine ilişkin talebinin reddedilmesi gerektiğini, ... Hesabı’nın sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; 11.06.2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacı ...'ın uğradığı iddia edilen geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri ihtiyacı nedeniyle tazminat davasıdır. 11.06.2022 günü, saat 21.20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile 115 Sokak üzerinde seyir halindeyken ...Caddesi Kavşağına geldiğinde aracının sağ yan kısımlarına, seyir istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen sürücü ... (2009 doğumlu) elektrikli bisikletin ön kısımları ile çarpması sonucu elektrikli bisiklette yolcu konumunda bulunan davacı ...'ın yaralanmasına konu trafik kazası meydana geldiği , Davanın 11.06.2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacı ...'ın uğradığı geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri ihtiyacına yönelik açılan maddi tazminat davası olduğu , davaya konusu tam kusurlu olduğu iddia edilen ... plaka sayılı otomobilin kaza günü ve kaza saati itibari ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığı , bu nedenle davanın ... Hesabına yönlendirildiği , Mahkememizce devam eden yargılamada İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 07.05.2024 tarihli raporda; 1.Durum: Sürücü ...'ın idaresindeki aracın motorsuz araç sınıfında bir araç olması durumunun kabulü halinde; A-) Sürücü ...'nun kusursuz olduğu, B-) Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum: Sürücü ...'ın idaresindeki aracın motorlu araç sınıfında bir araç olması durumunun kabulü halinde; A-) Sürücü ...'nun %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B-) Sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi hocalarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22.09.2024 tarihli raporda; sürücü ...'nun atfı kabil kusuru olmadığı, sürücü ürücü ...'ın % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce devam eden yargılamada davacının güncel nüfus kayıt örneğine göre, ... 2 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı 04/04/2024 tarihli kesinleşme kararına göre davacının isminin ... iken ... olarak değiştirilerek tescil edildiği anlaşılmakla mahkememizce UYAP sistemi üzerinden gerekli düzeltmelerinin yapılarak davacının sisteme ... olarak eklendiği, Tarafların iddia ve savunmaları , aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve bilirkişi heyet raporu , toplanan tüm deliller ve dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan raporda davaya konu kazanın oluş şekline göre alternatifli bir değerlendirme yapılarak ; Sürücü ...'ın idaresindeki aracın motorsuz araç sınıfında bir araç olması durumunda; Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde idaresindeki aracın motorlu araç olması dolayısıyla, sağ tarafından gelen motorsuz araca karşı ilk geçiş hakkına sahip olup olay kısımdan belirtilen şekilde meydana gelen kazada hatalı tutum ve davranışı saptanmadığından atfı kabil bir kusuru olmadığı , sürücü ..., sevk ve idaresindeki idaresindeki elektrikli bisiklet (motorsuz araç niteliği taşıyan) ile seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz kavşağa geldiğinde seyrini her an tedbir alabilecek şekilde ayarlayarak kavşak kollarından gelen araçları yeterince kontrol etmesi, kaza mahalli olan kavşakta sol tarafındaki kavşak kolundan gelen otomobile (motorlu araca) ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kavşak müşterek alanına kontrolsüzce girmesi neticesi sol tarafından gelen ve ilk geçiş hakkına sahip araç ile çarpışması sonucu gerçekleşen kazada %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın idaresindeki aracın motorlu araç sınıfında bir araç olması durumunda; sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde kavşak kollarını kontrolü altında bulundurması, kaza mahalli olan kontrolsüz kavşakta sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce kavşak müşterek alanına girmesi neticesi sağ tarafından gelen ve ilk geçiş hakkına sahip aracın seyir istikametini kapattığı anlaşılmakla meydana gelen kazada %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ..., sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet (motorlu araç niteliği taşıyan) ile olay mahalli kontrolsüz kavşağa geldiğinde mevcut mahal şartlarını dikkate alarak seyrini her an tedbir alabilecek şekilde müteyakkız sürdürmediği, tedbirsizce kavşak müşterek alanına girdiği sırada sol tarafındaki kavşak kolundan gelen araca karşı zamanında etkin tedbir almadığı anlaşılmakla meydana gelen kazada %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit edildiği , alınan rapora karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine mahkememize ; tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mübrez Adli Tıp Kurumunca hazırlanan kusur raporu ve bu rapora karşı yapılan itirazlarda göz önüne alınarak denetime elverişli rapor tanzimi için ...'de görevli 3 bilirkişiden oluşan heyete tevdii ile rapor tanzim edilmesi istendiği , Bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda ; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile aydınlatmanın mevcut olduğu, görüşe engel bir durumun olmadığı,azami hız sınırının 50 km olduğu, meskun mahal içi, iki yönlü, iki şeritli taşıt yolu üzerinde seyir halinde geldiği, ilk geçiş hakkının kendisinde olduğu kaza mahalli kontrolsüz kavşaktan geçişini yaptığı sırada, seyir yönüne göre sağ tarafından gelerek kontrolsüzce kavşak alanına giren sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin ön kısımları ile aracının sağ yan kısımlarına çarpması sonucu (... plakalı otomobilin sağ ön ve arka kapı arası hizasından çarpışma olduğundan otomobilin kavşağa daha önce girdiği ve geçişi önemli oranda bitirdiği anlaşılmakta) meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda atfı kabil kusuru olmadığı , Sürücü ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet (motorlu araç niteliği taşımayan) ile aydınlatmanın mevcut olduğu, görüşe engel bir durumun olmadığı, azami hız sınırının 50 km olduğu, meskun mahal içi, iki yönlü, iki şeritli taşıt yolu üzerinde seyir halinde geldiği kaza mahalli kontrolsüz kavşağa yaklaşırken, aracının hızını herhangi bir tehlike anında emniyetle durabileceği hız sınırına indirerek müteyakkız şekilde seyretmesi, seyir yönüne göre sol tarafından gelen ve ilk geçiş hakkına sahip olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin güvenle geçişini bekledikten sonra seyrine devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden kontrolsüzce giriş yaptığı kaza mahalli kavşakta aracının ön kısımlarıyla ... plaka sayılı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışıyla; 2918 sayılı KTK'nun Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar. Aynı kanunun kavşaklarda geçiş hakkını düzenleyen Madde 57 - c) Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara yol vermek zorundadır. Madde 84 – h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, maddelerine uymadığından % 100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edildiği , Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden dava konusu trafik kazasının, 11/06/2022 günü saat 21:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile aydınlatmanın mevcut olduğu, görüşe engel bir durumun olmadığı, azami hız sınırının 50 km olduğu, meskun mahal içi, iki yönlü, iki şeritli, şerit genişliğinin 7 metre, cadde sınıfında, zemininin asfalt, zemin yüzeyinin kuru, yatay güzergahının düz ve düşey güzergahı eğimsiz olan 115 Sokak üzerinde seyir halinde geldiği kontrolsüz ...Caddesi Kavşağında, aracının sağ yan kısımlarına, seyir yönüne göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen (2009 doğumlu) sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin ön kısımları ile çarpması sonucu oluştuğu , mahkememizce dosya kapsamına uygun hükme dayanak ... Makine Mühendisliği fakültesi bilirkişilerince oluşturulan heyette yer alan tespitlere itibar edilerek ve yine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07/05/2024 Tarih ...-101.02-2024/.../... raporunun 1 nolu durumu da raporla uyumlu olduğu göz önüne alındığında davaya konusu kazanın gerçekleşmesinde sürücü ...'ya atfı kabil edilebilecek herhangi bir kusur durumu olmadığı bu nedenle davalı ... Hesabının da sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. HÜKÜM: 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair davacı vekilinin yüzünde, davalı/vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/752, K. 2025/63, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-752-e-2025-63-k-42e67e09ca6c