İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/670 E. 2024/835 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/670
Karar No
2024/835
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/670 Esas KARAR NO :2024/835 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/10/2023 KARAR TARİHİ:26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına borçlu ... aleyhine ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından süresinde itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmış olup 2023/ ... Büro No'lu, 2023/... Arabuluculuk No'lu dosya kapsamında anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davayı açma zaruriyeti doğduğunu, müvekkili kurum ile davalı arasında 13.05.2022 tarihinde perakende satış sözleşmesi imzalandığını, davalının 04.07.2022 son ödeme tarihli 2.096,90 TL bedelli, 06.06.2022 son ödeme tarihli 6.209,50 TL bedelli ve 01.08.2022 son ödeme tarihli 1.206,30 TL bedelli fatura tutarlarını ödemediğini, bu sebeple takibe girişildiğini, ödeme emrinin borçluya 10.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, 14.09.2022 tarihinde itiraz edildiğini, borçlunun vermiş olduğu dilekçede, herhangi bir ödeme olmadığı gibi hakkında açılan icra takibine anapara, faize ve tüm ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, faiz ve KDV açısından, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili kısımlarına göre gecikme zammı 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammı olarak belirtildiğini, işletilecek gecikme zammı usul ve yasaya uygun olduğunu, takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan elektrik faturalarını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini borçlunun MTS İcra Müdürlüğü ... numaralı icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %30,00 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte takibin devamını, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini, mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aboneliğin kendisine ait olmadığını, kendi üzerine şirket açılarak veya sahtecilikle abonelik alınmış olabileceğini, buna rağmen bu işten tek menfaat eden taraf olan davacı taraf olmasına rağmen kendisinin bilinçli olarak abonelik verdiği düşünülebileceğini, her önüne gelene denetim yapmaksızın abonelik dağıtıp ve hem de "bedeli kimden aldığımızın bir önemi yok, parayı alalım da kimden alırsak alalım" politikasını izlemenin yasaya aykırı olduğunu, kullanmadığı elektriğin bedeli kendisine ödetilmek istendiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin ise davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; ödenmeyen elektrik faturasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan 16.05.2024 tarihli raporda; tarafların 13.05.2022 tarihli perakende elektrik sözleşmesi ile elektrik enerjisi tedariğine yönelik edimde bulunduğu, sözleşmede yer alan belgelerin anılan adresle ilişkili olduğu yönünden tereddüt bulunmadığı, kira sözleşmesi ile malik bilgisi Belediye üzerinden teyit edildiği, ancak Vergi dairesi kayıtların işyeri kaydı bulunmadığı, davalının 2018 - 2019 yıllarına ait tekstil işi için başka bir yerde kaydı bulunduğu, tüketim yönünden 13.05.2022 - 26.05.2022 günlük 181 kWh belirlenen tüketim değerinin anılan tesisin 5 kW anlaşma gücü ile mümkün olmadığı, zaten 13.05.2022 değeri manuel alındığı, dolayısıyla muhtemelen eski bir tarihe ait olduğu, davacı nezdinde izaha muhtaç olduğu, Haziran ve Temmuz 2022 faturaları yönünden bir tereddüt bulunmadığı, davacının belirlediği tüketim değerlerine göre yaptığı hesaplamaların EPDK birim fiyatlarına uygun olduğu, davacı sunduğu faturalar toplamı 9.512,70 TL iken 9.060,25 TL toplam alacak ile takibe girişildiği, güvence bedeli mahsub 452,45 TL yapılmışken 649,30 TL yapılması gerektiği, MTS ... nolu dosyada hangi faturadan ne kadarlık bir tutarla takibe girişildiği belli olmadığından faiz hesaplaması yapılamadığı, ancak işlemiş faiz yönünden uygulamanın 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesine göre gecikme bedeli alınması gerektiği, davalı itirazlarını sübut ettirecek herhangi bir kayıt dosyada yer almadığı, işbu dava konusu icra dosyasına davacı şirketin yapmış olduğu itirazın iptali talebinin alacağa esas teşkil eden 2. ve 3. faturalar yönü ile somut olduğu, 1. faturanın ise davacı nezdinde izaha muhtaç olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarını değerlendirmek üzere Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan 24.09.2024 tarihli ek raporda ise; eklenen belgeler ile kök raporda izah edilemeyen hususların açıklığa kavuştuğu, tarafların 13.05.2022 tarihli perakende elektrik sözleşmesi ile elektrik enerjisi tedariğine yönelik edimde bulunduğu, sözleşmede yer alan belgelerin anılan adresle ilişkili olduğu yönünden tereddüt bulunmadığı, kira sözleşmesi ile malik bilgisi Belediye üzerinden teyit edildiği, davalı kullanımı bulunmadığı iddia etse de davalı ile ilişkili somut kayıtların dosyada yer aldığı, davacının 13.05.2022 tarihinde abonelik başlatmışsa da endeks değeri 21.03.2022 esas alarak fatura tanzim ettiği, hesaplamada davacı 13.05.2022 - 26.05.2022 arası tarife ve düşük/yüksek tüketim uygulaması yapsada fiilen 21.03.2022 tarihini esas aldığından tarife ve düşük/yüksek tüketim uygulaması bakımından bu tarihe göre faturalandırma yapılması gerektiği, yapılan hesaplamalara göre davacı alacağı rakamı 9.512,70 TL belirlemişken bilirkişi tarafından 8.423,80 TL belirlendiği, davacı takibe girişirken EPTHY 35. Maddesi 5/b) uyarınca ödenmiş güvence bedelini mahsup etmesi gerektiği buna göre toplam alacak 7.774,50 TL olacağı, fatura son ödeme tarihleri esası ile 06.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının 7.774,50 TL asıl alacak, 415,14 TL işlemiş faiz ve 74,72 TL faiz olmak üzere toplam 8.264,36 TL alacağı bulunduğu, ancak takipte talep edilen faiz ve KDV daha düşük tutarda olduğu, davacının MTS ... nolu dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali talebinin alacağı nispetinde uygun olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; davacı ile davalı ... arasında elektrik enerjisi alımına ilişkin hizmet sözleşmesi ile ticari ilişki kuruduğu, davacı tarafından faturaların düzenlendiği, ancak fatura tutarlarının ödenmediği gerekçesiyle MTS ... dosya ile takibe girişilmiş olmakla, davalı tarafından borca itiraz edilmiş, davacı takibe yapılan itirazın iptalini istediği ,davalı aboneliğin kendisine ait olmadığı, borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep ettiği , tarafların 13.05.2022 tarihli perakende elektrik sözleşmesi ile elektrik enerjisi tedariğine yönelik anlaşmada bulunduğu, sözleşmede yer alan belgelerin anılan adresle ilişkili olduğu , davalının adreste kendisi bulunmadığı beyanı bakımından dosya kapsamına sunulan davalının imza ettiği sözleşme dosyada yer aldığı , sözleşme 13.05.2022 tarihli olup ekinde kira sözleşmesi de bulunduğu ,davacı tarafından sunulan dava dilekçesi, abonelik sözleşmesi ve fatura doğrultusunda aboneliğin bulunduğu tesiste tüketim bulunduğu , davalı tarafından ödemelere ilişkin herhangi bir belge de dava dosyasına eklenmediğinden bu yönüyle davalının savunmalarına itibar edilmemiş , ödenmediği iddia edilen faturanın davacı takibe girişirken EPTHY 35. Maddesi 5/b uyarınca ( EPTHY 35. Maddesi 5/b) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin olarak yasal yollara başvurabilmek için elektriğin fiilen kesilmesi ve güvence bedelinin muaccel borçlara mahsup edilmiş olması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yasal yollara başvurulması halinde, yapılan işlemler sonlandırılır. Oluşan masraf ve giderler tüketiciden talep ve tahsil edilemez.) ödenmiş güvence bedelini mahsup etmesi gerektiği bu nedenle fatura edelinden güvence bedelinin mahsubu ile buna göre toplam alacak 7.774,50 TL olacağı fatura son ödeme tarihleri esası ile 06.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının 7.774,50 TL asıl alacak, 415,14 TL işlemiş faiz ve 74,72 TL faiz olmak üzere toplam 8.264,36 TL alacağı bulunduğu, ancak takipte talep edilen faiz ve KDV daha düşük tutarda olduğu, bu nedenle mahkememizce bu alacaklar yönünden taleple de bağlı kalınarak aldırılan dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi raporuyla tespit edilen hususlarda dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine; Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 7.774,50 TL asıl alacak, 267,49 TL işlemiş faiz ve 48,15 TL KDV olmak üzere toplam 8.090,14 TL alacak üzerinden iptali suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Somut olayda , davacının yargılama gerektiren alacağı likid alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Açılan Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE; 1-a)Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 7.774,50 TL asıl alacak, 267,49 TL işlemiş faiz ve 48,15 TL KDV olmak üzere toplam 8.090,14 TL alacak üzerinden iptali suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1-b-)İcra İnkar tazminatı sisteminin reddine, 2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 552,63 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 282,78 TL harcın ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerektiğinden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacının yaptığı 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ile müzekkere /davetiye giderine ilişkin toplam 6.195,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.345,45-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.090,14-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 sayılı HMK nın 341/2 maddesi gereği karar tarihi dikkate alınarak miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/670, K. 2024/835, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-670-e-2024-835-k-a4a79cd98abc