İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/260 E. 2025/295 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/260
Karar No
2025/295
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/260 Esas KARAR NO : 2025/295 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Giyim ile davalı ... Gayrimenkul arasında ... 48. Noterliği 27.12.2017 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı "Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" tanzim edildiğini, bu sözleşme kapsamında davalı ... Gayrimenkul, “... ... projesinde B Blok B06 No’lu mağazanın sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun ve kat mülkiyeti tesisi sağlanmış şekilde davacı'ya teslim etmeyi davalı da kararlaştırılan ücreti davacı'ya ödemeyi kabul ettiğini, davacı yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı, sözleşme gereğini yerine getirmediğini ve işi geç teslim ettiği gibi iskânı alınmamış şekilde teslim ettiğini, bu sebeple de davacının zarara uğradığını, gerek bahsedilen sözleşme hükümleri gerekse de protokole rağmen davalı şirket, sözleşme konusu işi sözleşmede kararlaştırılan süreden 27 ay 23 gün gecikmiş olarak teslim etmeyi teklif ettiğini ve davacı anahtarı 4.10.2022 tarihinde tüm haklarını saklı tutarak teslim alabildiğini, bu sebeple de protokol ve sözleşme gereğince de davacı, cezai şarta ilaveten uğranılan emsal kiralar uyarınca kira kaybı ve doğrudan dolaylı zararları tazmini talep ettiğini, yine, bağımsız bölüm, süresinde teslim edilmemesi nedeniyle iskân da süresinde alınmamış olup, bu sebeple bağımsız bölüm kirası emsal rayiçlerden düşük seviyede kaldığını ve keşideci’nin bu daire üzerinden kredi kullanması imkânı ortadan kalktığını (veya kredi faiz oranları arttırılmıştır) ve satışı için başvurulduğunda ticarethane olması sebebiyle çalışma ruhsatı alınamayacağından talipler en az rayiç değerinin %20 altında teklif vermekte ve şantiye elektriği ve suyu kullanılmasına bu durum da faturaların olağandan fazla gelmesine sebep olduğunu, iskânın halen alınmaması sebebiyle de söz konusu sebeplerle davacının her geçen gün zarara uğradığını, huzurdaki dava açılmazdan önce bu taleplerinin davacı'ya ödenmesi talebiyle İhtarname keşide edilmiş ise de davalı şirket, ihtarnameye karşı herhangi bir ödeme yapmadığı gibi haksız ve mesnetsiz şekilde ihtarnameye itiraz ettiğini, açıklanan sebeplerle; davalarının kabulü ile, ... ... Projesinde B Blok B06 No'lu bağımsız bölümün geç teslimi ve iskânın alınmaması nedeniyle cezai şart, emsal kiralar uyarınca uğranılan kira kaybı ve doğrudan ve dolaylı zarara karşılık belirsiz alacak davası olarak açtıkları bu davada ileride bilirkişiler marifetiyle yapılacak tespit neticesinde dava değeri ve talep sonucu arttırılmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin avans faizi ile tahsili, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu bağımsız bölümün 04.10.2022 tarihinde sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğini ve tapuda devrinin gerçekleştirildiğini, ayrıca taraflar arasında imzalanan 17.03.2022 tarihli kira protokolü ile geç teslimden doğabilecek kira bedellerinin 194.179,20 TL olarak hesaplandığını ve bu tutarın davacının müvekkiline olan 485.448,00 TL’lik borcundan mahsup edilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, kalan 291.268,80 TL’nin ise teslim tarihinde ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen bu ödemenin geç yapıldığını, buna rağmen müvekkil şirketin iyi niyetli olarak bu gecikmeyi tolere ettiğini, teslim tutanağında davacının taşınmazı tam, eksiksiz ve sözleşmeye uygun şekilde teslim aldığını, müvekkili şirkete karşı herhangi bir hak ya da alacağının kalmadığını beyan ederek ibra ettiğini ve bu nedenle geç teslimden kaynaklı herhangi bir talepte bulunamayacağını, davacının cezai şart ve kira kaybı taleplerinin sözleşmeye aykırı olduğunu çünkü sözleşmede belirlenen oran dışında bir bedel talep edilemeyeceğini, kira tazminatı ile cezai şartın birlikte istenemeyeceğini, iskan alınamamasına ilişkin taleplerin de haksız olduğunu çünkü sözleşmede iskan alınması için belirli bir süre öngörüldüğünü ve müvekkilin yalnızca başvuru yükümlülüğü bulunduğunu, ayrıca iskan eksikliği nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararların da ispatlanmadığını, davacının taşınmazı aslında rayiç değerle kiraya verdiğini ve zarar iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle müzekkereyle kira sözleşmesinin celbinin talep edilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuki yarardan yoksun olduğunu, bu sebeple öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalandığı belirtilen düzenlenme şeklinde ön ödemeli Gayrimenkul Satış Vadii sözleşmesine istinaden davacıya teslimi kararlaştırılan ilgili Bağımsızın geç teslim edildiği ve iskanın alınmaması iddiasıyla cezai şart / kira kaybı ve doğrudan ve dolaylı zarar taleplerine ilişkin açılan alacak davasıdır. Taraflar arasında ... 48. Noterliği 27.12.2017 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı "Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi"ne istinaden davacıya teslimi kararlaştırılan ... ... Projesinde B Blok B06 No'lu bağımsız bölümün (mağazanın) geç teslimi ve iskânın alınmaması iddialarıyla , cezai şart, emsal kiralar uyarınca uğranılan kira kaybı ve doğrudan ve dolaylı zararın tahsili istemiyle mahkememize iş bu davanın açıldığı, mahkememizce talep kısmının açıklanmasına dair verilen süre sonucunda; davacı vekilince bağımsız bölümün geç teslimi ve iskânın alınmaması nedeniyle; 4.000,00 TL (belirsiz alacak davası) cezai şart, 500,00 TL (belirsiz alacak davası) kira kaybı, 500,00 TL (belirsiz alacak davası) iskan alınmaması nedeniyle doğrudan ve dolaylı zarar olmak üzere şimdilik faizi ile birlikte 5.000,00 TL talep edildiğine dair talep sonucunu açıklar beyan dilekçesi sunulduğu, Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05.08.2024 tarihli raporda; incelenen davacı şirkete ait 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin TTK. Hükümleri uyarınca tuttuğu ve kayıt altına almış olduğu ticari defterlerinde, 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı yandan herhangi bir Borç/Alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalı şirketin TTK. Hükümleri uyarınca tuttuğu ve kayıt altına almış olduğu ticari defterlerinde, 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı yandan herhangi bir Borç/Alacak bakiyesinin bulunmadığı, sözleşmedeki ceza koşulu ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olduğundan ve teslimde herhangi bir çekince, ihtirazi kayıt olmadığından, ceza koşuluna hak kazanamayacağının düşünüldüğü, sözleşmede belirlenen teslim tarihi 30.03.2020 olan (17.03.2022 tarihli sözleşmeye göre 9 ay ek süre işletilmiş olup bu husus Alıcı tarafından kabul edilmiştir.) bağımsız bölüm için 01.01.2021 itibariyle işleyecek aylık kira bedeli 12.136,20-TL'dir. 01.05.2022'ye kadar olan dönem için toplam 16 aylık hakkediş bedeli 194.179,20-TL'dir." "İlgili mağaza için KDV senedi 30.03.2022 vadeli; 485.448,00-TL'dir. İlgili kira bedeli ile mahsuplaşma yapılacak olup kalan bedel 291.268,80-TL mağaza tesliminde ödenecektir." Mahsuplaşma konusunda her 2 tarafta mutabıktır. Ödenecek son senetten ek kira protokolü gereği 16 aylık bedel düşülerek kalan miktar üzerinden mahsuplaşılmış 16 aylık süre için taraflar aralarında anlaşmış olup sözleşmeye göre taşınmazın satış bedelinin %0,02 si kira bedeli olarak belirlenmiş ve mahsuplaşılmıştır. Kalan süre için ödenmesi gerek kira bedeli : Kira Bedeli : 01.05.2022-04.10.2022 : 5 ay 4 gün : (12.136,20 x5)+((12.136,20/30) x 4)) = 62.296,16 TL Gecikme Cezası Teslim süresinin 6 ayı aşması halinde : 30.09.2020-04.10.2022= 24 ay 4 gün : ( 24x 12.136,20)+(12.136,20/30x4) = 292.886,96 TL olarak hesaplanmıştır. Kira Bedeli : 62.296,16 TL, Gecikme Cezası : 292.886,96 TL Davacının diğer zarar tazmini taleplerine yönelik dosya kapsamında somut bir veri görülemediğinden onlara yönelik bir hesaplamanın mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05.01.2025 tarihli ek raporda ise; bu anlamda ihtirazi kaydın ifa anında varlığını gösteren bir belge dosyada görülemediğinden kök rapordaki görüşümüz muhafaza edilmekte olup, Sayın Mahkeme ifadan önce ya da sonraki zaman diliminde ihtirazi kayıtların varlığının ceza koşulunu saklı tuttuğu kanaatinde ise, o zaman ceza koşuluna hak kazanılacağı sonucuna varılabileceği, ek sürenin ilgili genelgedeki koşulların varlığı halinde ekleneceği sonucunun çıktığı düşünülmekte olup, ancak davalı vekilinin her halûkarda süre ekleneceği görüşü yönünden nihai takdir ve hukuki değerlendirme Yüce Mahkemeye ait olduğu, sözleşme tarihi OHAL in son 7 aylık gibi bir zaman dilimine denk geldiği, OHAL durumunda herhangi bir ticari ve sosyal hayatta herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermediği dolayısıyla OHAL sebebiyle işin gecikmesi söz konusu olmayacağı değerlendirilmektedir. Takdiri ve kabulü Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşme teslim tarihi (30.03.2020) ile 9 ay ek süre işletilmiş teslim tarihi (01.01.2021) arasındaki sokağa çıkma yasakları sebebiyle 15 günlük iş gücü kaybının olabileceği, bunun dışında Covid-19 sebebiyle gayrimenkulün teslim süresini etkileyebilecek dosya içeriğinde davalı vekilince sunulmuş somut bilgi, belgeye rastlanmamıştır. Kira bedeli yukarıda açıklandığı gibi toplam 5 ay 4 gün için 212.902,76 TL hesaplandığı; Yukarıda bahsedilen 15 günlük iş gücü kaybının mevcut olduğu kabul edilirse, 212.902,76 – (41.649,89/30)*15 = 192.077,82 TL kira bedeli olabileceği tespit ve rapor edilmiştir. Davacı ... Giyim ile Davalı ... Gayrimenkul arasında ... 48. Noterliği 27.12.2017 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı "Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" tanzim edildiği, bu sözleşme kapsamında Davalı ... Gayrimenkul, "... ... projesinde B Blok B06 No'lu mağazanın sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun ve kat mülkiyeti tesisi sağlanmış şekilde davacıya teslim etmeyi davalı da kararlaştırılan ücreti davacıya ödemeyi kabul ettiği, dava konusu taşınmaz, İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 805 ... ... projesinde yer alan brüt 470,51, net 442,53 m2, satışa esas alanı ise 680,37 m2 olan mağaza olup, maliki ... Giyim San ve Tic. Ltd. Şti olduğu, projenin teslim tarihinin taraflar arası ilk sözleşmeye göre 30.03.2020 olduğu, 17.03.2022 tarihli ek sözleşmeye m.1/2'ye göre “9 ay ek süre işletilmiş olup bu husus Alıcı tarafından kabul edilmiştir” hükmüne istinaden nihai teslim tarihinin 30.12.2020 olduğu, taraflar arasında imzalanan 27/12/2017 tarihli sözleşmenin 4. Maddesine göre imza tarihinden itibaren en geç 36 ay içinde bağımsız bölümün zilyetliğinin devri ile teslim yapılacağı,17.03.2022 tarihli ek sözleşmeye m.1/2'ye göre “9 ay ek süre işletilmiş olup bu husus Alıcı tarafından kabul edilmiştir” hükmüne istinaden nihai teslim tarihinin 30.12.2020 olduğu sonucu, sözleşmede Ek 1 de belirtilen teslim tarihinden itibaren zilyetliğin devrinin veya alıcının adına tapuda tescilin gerçekleşmemesi ve bu gecikmenin 6 ayı aşması halinde ..., devam eden aylar için bağımsız bölümün toplam satış bedelinin %0,02'si (binde iki) tutarında aylık kira bedelini cezai şart olarak ödeyeceği, bu gecikmenin 6 ayı aşması halinde, devam eden aylar için alıcı, cezai şartı aşan bir zararın varlığının ispat ettiği takdirde aşan miktarı ayrıca tanzim edebileceği şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür. Sözleşmede belirlenen teslim tarihi 30.03.2020 olan (17.03.2022 tarihli sözleşmeye göre 9 ay ek süre işletilmiş Olup bu husus Alıcı tarafından kabul edilmiştir.) bağımsız bölüm için 01.01.2021 itibariyle işleyecek aylık kira bedeli 12.136,20-TL, 01.05.2022'ye kadar olan dönem için toplam 16 aylık hakkediş bedeli 194.179,20-TL olacağı, kira Protokolü ile taşınmazların Mayıs ayı içinde teslim edileceği belirtildiği, "İlgili mağaza için KDV senedi 30.03.2022 vadeli; 485.448,00-TL'dir. İlgili kira bedeli ile mahsuplaşma yapılacak olup kalan bedel 291.268,80-TL mağaza tesliminde ödenecektir." Mahsuplaşma konusunda her 2 tarafta mutabık olduğu, ödenecek son senetten ek kira protokolü gereği 16 aylık bedel düşülerek kalan miktar üzerinden mahsuplaşıldığı, 16 aylık süre için taraflar aralarında anlaşmış olup sözleşmeye göre taşınmazın satış bedelinin %0,02'si kira bedeli olarak belirlendiği ve mahsuplaşıldığı, 04/10/2022 tarihinde teslimat yapılmış olmakla aradan geçen 5 ay 4 günlük zaman dilimi içim taşınmazın mağaza olarak kullanıldığı emsallere göre yapılan değerlendirme ile kira bedeli 212.902,76- TL olarak dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuyla belirlendiği ancak sözleşme teslim tarihi (30.03.2020) ile 9 ay ek süre işletilmiş teslim tarihi (01.01.2021) arasındaki Covid-19 sokağa çıkma yasakları sebebiyle 15 günlük iş gücü kaybının olabileceği, bunun dışında Covid-19 sebebiyle gayrimenkulün teslim süresini etkileyebilecek dosya içeriğinde davalı vekilince sunulmuş somut bilgi, belgeye rastlanmadığı, 15 günlük iş gücü kaybının mevcut olduğu kabul edilirse 192.077.82 TL kira bedeli olabileceği bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla, Cezai şart istemine yönelik yapılan yargılamada; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2006 tarihli ve 2005/10-755 Esas, 2006/32 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir borç ilişkisi, asıl hakla birlikte bazı fer’i hakları da içerir. Borç ilişkisinin içerdiği asıl hak, alacak hakkı; fer’i haklar ise cezai şart, faiz, kefalet, rehin, hapis hakkı gibi haklardır.Fer’i haklar, borç ilişkisinin içerdiği alacak hakkının bir kısmı, bir parçası değildir. Asıl borca bağlı, asıl borç mevcut ve geçerli olduğu sürece geçerli olup, asıl alacak ile birlikte doğar, varlığını sürdürür, onunla birlikte sona ererler. Borcu sona erdiren en önemli neden, tarafların kendilerine yüklenen edimleri ifa etmeleridir. Genel olarak ifa, borçlanılmış edimin yerine getirilmesi suretiyle alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesidir. Kural, asıl borç sona erdiğinde, bu borca bağlı fer’i borçların da sona ereceğidir. Bu sonuç, ek bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir.Ne var ki asıl borcun sona erişinde yan borçların da sona ereceğine ilişkin kural, her zaman ve her hukuksal ilişki için geçerli değildir. Bununla ilgili ayrık durumlar 818 sayılı Yasa'nın 113. maddesinde gösterilmiş, kıymetli evrak, taşınmaz rehni ve konkordato bu kuralın dışında tutulmuştur. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 131 maddesinde de benzer şekilde düzenlenmiştir.)Ayrıca, evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı tutulması (ihtirazi kayıt) veya saklı tutulduğunun hal ve koşullardan çıkartılması kaydıyla, ödenmemiş faizlerin istenebilme hakkı ortadan kalkmamakta, asıl borç ifa veya sair bir suretle son bulmuş olsa bile, borcun fer’isi olan faiz varlığını sürdürmekte ve alacaklı bunları talep edebilme hakkını yitirmemektedir. İhtirazi kayıt; “muayyen haklarını kullanmak hususunda serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu husustaki vaki beyanı” olarak tanımlanabilir. İhtirazi kayıt ileri sürme hakkı, yenilik doğurucu nitelikte olup, bir hukuksal durumu ortaya çıkarmak, var olan hukuksal durumu değiştirmek veya ortadan kaldırmak için kullanılır. Bu haklar, nitelikleri gereği, sonuçlarını kendiliğinden meydana getirirler. İhtirazi kayıt ileri sürmeye yönelik hak, başka bir hakkı koruyucu nitelikte olup, koruduğu hak, asıl alacağa bağlı olan ve henüz ifa edilmeyen yan edimlere ilişkin haklardır.İhtirazi kayıt ileri sürme hakkının kullanılmaması ile alacaklının korunan bu haklarını talep etmesi engellenmiş olur. Bu engellenme itiraz niteliğinde bulunmaktadır. Alacaklının, bu hakkını kullanmakla korumak istediği hakları korunmuş olmakta, bu irade kullanılmaz ise korunmak istenen (fer’i nitelikte) hak düşmektedir. Bu ön koşul, ifanın kabulü sırasında ya da en geç ifanın ardından hemen kullanılmalıdır. Alacaklının, borcun ifası sırasında veya en geç ifanın arkasından derhal, ifanın tam olarak yapılmadığına ilişkin çekinceye dair iradesini, borçlu tarafa bildirmemesi, alacaklının borçlu tarafından yapılmayan ifaların yapılmasına ilişkin talebinden zımnen feragat ettiği anlamını taşımaktadır. Alacaklının ihtirazi kayıt ileri sürmemesi, karşı tarafın ifasını ve ifaya ilişkin davranışı ile ortaya koyduğu iradesini kabul ettiği anlamına gelecektir. Hareketsizlik hiçbir zaman ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünü göstermez ve bu yolda bir karine oluşturmaz. Yukarıda ki açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; her ne kadar bilirkişi raporunda, ceza koşulu yönünden ihtirazı kaydın koyulması Yargıtay içtihatlarına göre ifa anında gerçekleşmesi gerektiğinden ve somut olayda ifa anında imzalanan teslim tutanağında bir ihtirazi kayıt olmadığından ceza koşuluna hak kazanılamayacağının düşünüldüğü tespiti yapılmış ise de; cezayı isteme hakkının saklı tutulması (çekince, ihtirazı kayıt), yenilik doğuran bir irade beyanı olup, ifa anında yapılması gerekeceği, saklı tutma, teslim-kabul tutanağına düşülecek bir kayıtla veya ifayı kabulden önce yapılacak yazılı bildirimle yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir eylem veya işlem ile gerçekleştirilebileceği (Selimoğlu, Y.E.; Eser Sözleşmesi, 4. Baskı, Ankara 2017, s. 350-353), taraflar arası düzenlenen, 17.03.2022 Tarihli protokolün (teslim süresinin uzatıldığı) 2. Maddesinin 3. Cümlesinde; "...blok bazında fiili teslimin başlama tarihinin, belirtilen anahtar teslim tarihini aşması durumunda sözleşmeden doğan tüm yasal haklar saklı kalmak koşulu ile sözleşmede bulunan cezai şartlar aynı şekilde geçerliliğini koruyacaktır..." hükmünün yer aldığı, 04/10/2022 tarihinde mağazanın teslimine dair bila tarihli protokolde kira kaybı haklarının saklı tutulduğu hususunun şerh düşüldüğü, davacı tarafça davalıya yapılan ödemeye ilişkin dekontta dava açma haklarının saklı tutulduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, bu haliyle dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde davacının cezai şart istemini saklı tutmuş olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilince 25/03/2025 tarihinde sunulan dava değerini arttırım dilekçesi de göz önüne alındığında, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 292.886,96 TL cezai şart, 192.077,82-TL kira kaybı bedeli olmak üzere toplam 484.964,78-TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-)292.886,96 TL cezai şart, 192.077,82-TL kira kaybı bedeli olmak üzere toplam 484.964,78- TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 33.127,94-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 179,90-TL harcın ve 8.560,78-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 24.387,26-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 2.991,53-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 128,47-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacının yaptığı 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 8.560,78-TL tamamlama harcı, 25,60-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan toplam 23.365,75-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere/davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 22.403,70-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 76.744,72-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.824,94-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/260, K. 2025/295, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-260-e-2025-295-k-792e12cf39dc