İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/527 E. 2023/905 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/527
- Karar No
- 2023/905
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/527 Esas KARAR NO :2023/905 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/08/2022 KARAR TARİHİ:20/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile Davalı-Borçlu arasındaki ticari ilişki neticesinde, Müvekkilinin davalıya 85 adet sevk irsaliyesi ile küçük ev aletleri teslim ederek fatura düzenlediği, davalının ödeme yapmaması üzerine aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı icra takibi yapıldığını, Davalının süresinde alacağa itiraz ederek takibin durduğunu ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait ürünlerin sadece satılanların ödemesinin yapıldığını, müvekkilinin satmadığı ürünü davalıya ödemesinin söz konusu olmadığı, müvekkilinin davacıya satılmış tüm ürünlerin bedellerini davacıya ödediğini, müvekkili şirketin vadeli, sat-öde (satıştan ödemeli), konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği 4 farklı tür tedarik Sözleşmesi tipi olduğu, davacı ile bu 4 sözleşme tipinin gerek ticari koşullarla ilgili ilk sayfaları, gerekse metin bölümlerini birlikte değerlendirmiş, görüşmüş ve tartıştıktan sonra 4 farklı sözleşme türü/yöntemi arasından, davacının özgür iradesiyle benimsediği satılan malın bedelinin vadeli olarak ödenmesi hususuna dayalı olarak taraflar anlaştıkları, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, her bir sözleşme türü için belirlenmiş olan özel vadeler bulunmakta olup, sözleşmeye göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesi, satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten İlgili sözleşmeye göre kaç gün sonra ödeme vadesi kararlaştırılmış ise o vadede sadece satılan malın ödemesinin yapıldığını, Basit ifadesiyle, ödemenin ürünün satışına bağlanmış durumda olduğu, bu nedenle davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesi söz konusu olamayacağını, davacı, taraflar arasında sözleşmeler yokmuşçasına, ... İcra Dairesinin ... esas dosyası ile alacağından bahisle icra takibine geçerek, davalı müvekkili şirkete ödeme emri gönderdiği, Davalı müvekkili şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz edildiğini, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceği, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olup, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için öncelikle ürün satışının gerçekleşmiş olması gerektiği, Davacıya ait ürünlerin kaç adette satıldığı ve stokta ne kadar kaldığı yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının ifa ettiğini belirttiği teslim edimi karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 229.351,07-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 820 adet seri faturalar olduğu, 11/05/2022 tarihli ödeme emrinin e tebligatla borçluya tebliğe çıkarıldığı ve yönetmelik gereği 5 günlük sürenin dolduğu 17/05/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Mali Müşavir ... 23/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya içeriğinde taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının, davalıya mal/hizmet satışlıları karşılığında fatura düzenlediği, faturaların davalıya temel fatura senaryosu ile tebliğ edildiği gibi tüm faturaların BA-BS beyannameleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine beyan edilmiş olduğu, söz konusu faturaların ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle, davalının fatura borcunu davacıya ödemediği, bu itibarla borçlu temerrüdüne düştüğü, davacının, davalıdan .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte 229.351,07 TL talep ettiği, yapılan incelemede davacının, davalıdan 229.351,07 TL alacaklı olduğuna dair yevmiye defterinde kayıt bulunduğu, mahkemece davacının kayıtlarında görülen alacak tutarı hakkında karar ittihazı halinde de, davacının 229.351,07 TL alacağına 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği hususu tespit ve rapor edilmiştir. Mali Müşavir ... 11/09/2023 tarihli ek raporunda özetle; davalı vekilinin ısrarla ticari defterlerinin incelenmediği yönünde itirazı olduğu ancak davalı şirketin yerinde incele talep dilekçesinde davalı tarafın iletişim bilgisi yer almadığından davalı ile iletişim kurulamadığını, bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 229.351,07-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 82 adet seri faturalar olduğu, 11/05/2022 tarihli ödeme emrinin e tebligatla borçluya tebliğe çıkarıldığı ve yönetmelik gereği 5 günlük sürenin dolduğu 17/05/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 05/08/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve dayanağı belgeleri incelenmiş, davacı defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil teşkil ettiği anlaşılmış, davalı tarafın ise incelemeye katılmaması ve defterlerini sunmaması nedeniyle davalı kayıtları incelenememiş olup, takibe konu alacağın dayanağının faturalar olması da göz önünde bulundurulduğunda, davacı ile davalının bağlı oldukları vergi dairelerinden BA BS formları celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve dayanağı belgeler ile davacı ve davalının BA BS formları incelendiğinde, davacının kayıtlarını e defter şeklinde tuttuğu, davacı kayıtlarına ve tarafların vergi kayıtlarına göre taraflar arasında 2020 yılında başlayan ve mal/ hizmet satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki bu ilişki kapsamında davacının davalı adına düzenlediği faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalar e fatura olduğundan davalıya tebliğ edilmiş oldukları ve davalının davacı adına düzenlediği iade faturalarının da davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından iade faturası düzenlenen ve davacıya iade edilen mallar da dikkate alındığında tarafları arasındaki cari münasebete ilişkin davacının davalıdan bakiye 229.351,07-TL tutarında alacağının bulunduğu, dava ve takibe konu faturaların da hem davacı hem de davalı tarafça BA BS bildirimlerinin yapıldığı ve tarafların BA-BS beyannamelerinin birbirini teyit ettiği belirlendiğinden ve davalının takibe konu alacağa dayanak faturaları ödediğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil sunulmadığından davacının belirlenen 229.351,07-TL alacağına ilişkin takipte haklı olduğu ve davalının itirazının yerinde olmadığı değerlendirildiğinden davalının takibe itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulüne, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 229.351,07-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 45.870,21-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.666,97 -TL harçtan peşin alınan 3.916,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.750,22-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 3.916,75-TL peşin harç, 11,50-TLvekalet harcı, 100,00-TL tebligat/ posta gideri, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.858,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 36.402,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır