İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/487 E. 2024/894 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/487
- Karar No
- 2024/894
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/487 Esas KARAR NO :2024/894 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:13/12/2017 KARAR TARİHİ:13/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; maliki ve işleteni ... ... olan ... plakalı aracın 13.10.2017 günü sürücü ... ... yönetimindeyken davacıya çarparak yaraladığını, davacının maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, davalı sürücünün yönetimindeki kamyonetle ters yönde olan ... Caddesinde seyrederken o an karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya davacıya hızla çarptığım, davacının ayak bileklerinde kırıklar oluştuğunu, platinler takıldığını, davacının yürüme yetisini kaybettiğini, vücudunun deforme olduğunu, işgücü kaybına uğradığını, davacının halen tedavisinin devam ettiğini, kendisine ve çocuklarına bakmak için bakıcı tuttuğunu, eşinin her ay bakıcıya para ödediğini, davalının 2918 sayılı KTK'nın 47. Maddesini ihlal ettiğinden trafik polislerince tutanakta tam kusurlu bulunduğunu, kazayla ilgili olarak davalı sürücü hakkında şikayetçi olduklarını, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, davacının İşgücü kayıp oranının tespitinin gerektiğini belirtmiş ve şimdilik 1000 TL maddi tazminatın, 10.000 TL tedavi giderlerinin ve 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkete başvurduğunu, 15 gün içinde cevap verilerek eksik belgelerin tamamlanmasının istendiğini, davacının gerekli evrakları temin etmeden dava açtığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini. ... plakalı aracın 26.09.2017/2018 vadeli ZMSS poliçesinin davalı şirketçe temin edildiğini, poliçe maddi teminatının 330.000 TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat harici olduğunu, tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, bu taleplerin SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının da teminat harici olduğunu, öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının sakatlığının kalıcı hale gelip gelmediğinin tespitinin gerektiğini, bunun için Adli Tıp Kurumu tarafından muayene edilmesi gerektiğini, bakıcı masraflarının hesaplanmasında maluliyet oranına göre asgari ücrete uygulanacak oranın dikkate alınması gerektiğini, davacının avans faizi istemesinin isabetsiz olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Trafik tespit tutanağındaki kusur durumlarını kabul etmediği, davacı asilin kaza tarihi olan 13/10/2017 tarihinde kaldırıldığı hastanede teşhiş ve tedavi evraklarının celbinin gerektiği, davacı asilin hastaneye yatış tarihinin 23/10/2017 olarak göründüğü, fiziki muayene bulgusun sağ ayak bileğinde kırığa bağlık şişlik hareket kısıtlılığı ağrısının belirtildiği 2 ay boyunca istirihate uygun olduğu, epikriz ile sağlık durumuna ilişkin iddiaların uyuşmadığı bu sebeple teşhis ve tedavi evraklarının istenilmesi gerektiği belirtmiş ve davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 21/02/2020 tarih ... E. 2020/121 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, reddine, maddi tazminat talebinin davacının feragati nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden 15.000 TL nin 13/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ..., ... ...' dan tahsili ile davacıya verilmesine, verilen bu kararın davalı ... ..., ... ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği, İstanbul BAM 9. HD nin 30/06/2022 tarih 2020/1494 E. 2022/1398 K. sayılı ilamı ile; "... Dosya kapsamından 13.10.2017 tarihinde sürücü ... ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracıyla ... caddesinde ters yönde seyrederken 1306 sokak kavşağına geldiğinde aracının sol ön kısımlarıyla ... caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçen davacı yaya ...'a çarpması ile yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davacının bu yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ... ..., trafiğin tek yönlü olduğunu gösteren trafik işaret tabelasına uyması ve ters yönde seyretmemesi gerekirken bu kurallara uymayarak, kavşak başında kurallara uygun şekilde karşıdan karşıya geçen davacı yayaya çarpmasında %100 oranında asli ve tamamen kusurlu bulunmuştur. Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağı ile uyumlu ve birbirini doğrular nitelikte olduğundan kusura ilişkin istinaf yerinde değildir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre," Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, kaza tarihi, davacının uğradığı zararın kapsamı, bedensel zararlarda yaralanmanın mahiyeti, maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, iyileşme süresi, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada, Mahkemece davacı ...'nın yaralanması nedeniyle yaralanmanın mahiyeti, yaralanmanın geçici ya da kalıcı mı olduğu, maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, iyileşme süresi konularında hiçbir inceleme yaptırılmadan ve rapor alınmadan karar verilmiştir. O halde Mahkemece; ceza dosyasında bulunan tedavi belgeleri, geçici ve kesin rapor örneği de istenmek sureti ile dosyada bulunan tüm tedavi kayıtlarına göre, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı iddia edilen davacı ...'nın yaralanmasının mahiyeti, olayla illiyet bağı da kurularak maluliyet oluşmuş ise geçici ya da kalıcı mı olduğu, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı ve iyileşme süresi konusunda ATK 'dan yada üniversitelerin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması ile tarafların mali ve sosyal durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirilerek somut olaya uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ... ve ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. İstanbul BAM 9. Hd nin ilgili kararı uyarınca dosyanın maluliyet yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, İstanbul Adli Tıp kurumunun 15 Haziran 2023 tarihli raporunda özetle; Kurulumuzun 27/02/2023 tarih, 2787 karar no’lu ve 07/04/2023 tarih, 5662 karar no’lu müzekkerelerinde 13/10/2017 tarihli tıbbi belge ve grafileri ile son durum Ortopedi raporu istendiği, dosyada mevcut olmadığı, gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği, Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 08/03/1978 doğumlu, ...’ın 13/10/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33b’ye göre %5 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3(yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. 10/08/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; Kurulumuzun 12/06/2023 tarih, 9694 karar no’lu mütalaasına eklenecek ya da değiştirilecek bir husus bulunmadığı oy birliği ile ek mütalaa olunur. 15/08/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 08/03/1978 doğumlu, ...’ın 13/10/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33b’ye göre %5 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3(yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. İddia ve savunmalar doğrultusunda dosyanın kusur bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişiden alınan kusur 26/06/2019 raporuna göre; dava konusu olayda davalı sürücü ... ...'ın % 100 (yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı yaya ...'ın olayda kusursuz olduğunu tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekilinin 16/08/2018 tarihli beyan dilekçesinde davalılardan ... Sigorta yönünden davadan feragat ettiklerine dair beyan dilekçesi ve 21/02/2020 tarihli duruşmadaki beyanlarında maddi tazminat yönünden davalarından feragat ettiği ancak manevi tazminat yönünden davalı şahıslara yönelik davaya devam ettiğini beyanda bulunmuşlardır. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 02/08/2018 tarihli dilekçesinde davacı yan ile sulh olunduğu, davacı yanın feragat ettiğine ilişkin beyanlarını dosyaya sunulması halinde feragat nedeniyle, red hükümünün tesis edilmesini, bu beyanların dosyaya sunulması halinde karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Toplanan tüm delillere, iddia ve savunma, ceza dosyası ve bilirkişiden alınan kusur ve raporuna göre; dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 13.10.2017 günü saat 19:00 sıralarında İstanbul... ilçesi 75. Yıl mahallesinde ... caddesi ile 306. Sokak kavşağında, yerleşim yerleri içinde, hava açık, vakit gece yol asfalt kaplama ve kuru iken, sürücü ... ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla ... caddesinde ters yönde seyrederken 1306 sokak kavşağına geldiğinde aracının sol ön kısımlarıyla ... caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçen yaya ...'a çarptığı, dava konusu olayda davalı sürücü ... ...'ın % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın olayda kusursuz olduğu, Söz konusu trafik kazası sebebiyle ... CBS'nın ... Soruşturma, ... Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararda davacının (Müştekilerin) şikayetçi olmamaları nedeniyle savcılıkta takipsizlik kararı verildiği, davacının tekrardan şikayetçi olduğu, şikayetten vazgeçme nedeniyle tekrar şikayette olunamayacağı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının (Müştekinin) itirazı üzerine İstanbul ...Sulh Ceza Hakimliğince...D.İş Sayılı dosyasında müştekinin talebin reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminatlar bakımından davadan feragat etmesi nedeniyle reddine, Manevi tazminat talebi yönünden; Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğumu ile kazanılan ve kişiliğe bağlı olan bir haktır. Manevi tazminat talebi, tarifini, B.K’nun 56. maddesinde bulmaktadır. B.K’nun 56. maddesi aynen" Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmünü içermektedir. B.K’nun 56. maddesinin yukarıda açıklanan hükmüne göre, böyle özel durumlar gerektiriyorsa, manevi giderim öngörülmüş bulunmaktadır. Ayrıca B.K.’nun 56. maddesi, gerek sözleşme dışı sorumlulukta ve gerekse B.K’nun 114/II maddesi ile yapılan yollamadan dolayı, sözleşmeden doğan sorumlulukda da uygulama alanı bulur. Ancak, manevi tazminatın gerek doğması, gerekse kapsamı, özel koşullara bağlanmıştır. Özel hak ve şartlardan maksat, olayın özellikleri olup her olaya göre değişir, Manevi tazminat miktarı belirlenirken B.K.’nun 51. ve 52. maddelerindeki kuralların aynen uygulanması gerekir. Ayrıca Medeni Kanunun 4. maddesi dikkate alınarak, hükmedilecek tazminatın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasının da amaç edinilmediği hususları değerlendirilerek, manevi tazminat talebi yönünden; davacı yönünden ...'ın geçirdiği kaza sebebiyle duyduğu elem ve üzüntüye, İstanbul Adli Tıp kurumundan alınan %3 maluliyet raporu göz önüne alındığında davacının bu trafik kazası sebebiyle hayatı boyunca duyacağı kuşku ve acı sebebiyle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma sonuçları, kusur ve maluliyet durumu da nazara alınarak, ( davacının mahkememizce verilen ... E. Sayılı dosyada istinaf etmemesi sebebiyle davalı lehine kazanılmış haklar oluştuğu göz önüne alınarak) Manevi tazminat yönünden 15.000,00-TL'nin 13/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ve ... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; Maddi tazminat talebinin davacının feragati nedeniyle REDDİNE, Manevi tazminat yönünden 15.000,00TL nin 13/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ve ... ...' dan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 1.024,65-TL harçtan peşin alınan 379,13-TL'nin mahsubu ile bakiye 645,52-TL harcın davalı ... ... ve ... ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, İstanbul BAM kaldırma öncesi yazılan 22/07/2020 tarih 2020/226 E. Harç nolu 645,52-TL bedelli harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz olarak iadesinin istenilmesine, tahsil edilmiş ise iadesine, -Davacı tarafından dava açıldığı sırada yatırılan 31,40-TL, başvurma harcı, 379,13-TL peşin harç, 4,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 415,13-TL harcın davalı ... ... ve ... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 831,95-TL tebligat gideri, 600 TL bilirkişi ücreti ve 6.203,-TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 7.634,95-TL' nin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 1.068,89-TL'nin davalı ... ... ve ... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, 5-Red edilen maddi tazminat yönünden; davalı ... ... ve ... ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 11.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Kısmen kabul edilen manevi tazminat yönünden; Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ... ... ve ... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Kısmen red edilen manevi tazminat yönünden; davalı ... ... ve ... ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-)Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine, Dair, Davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza