İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/359 E. 2024/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/359
- Karar No
- 2024/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/359 Esas KARAR NO :2024/694 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/05/2022 KARAR TARİHİ:09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı taraf arasında müvekkilin ,davalının sponsorluğunu üstlendiği, sponsorluk için davalı tarafa belirli bir bedelin ödenmesini, davalının da yapacağı ... fuarında müvekkilin reklam ve tanıtımını yapması edimlerini yükleyen karşılıklı iki tarafa da borç yükleyen dilekçe ekinde de sunduğumuz Fuar Katılım Formu Reklam ve Sponsorluk sözleşmesi imzalanmıştır (ek1). Müvekkil bu anlaşma sonucu taraflar arasında reklam ve katılım formu imzalanmış olup müvekkil firma davalının ... ... İban numaralı hesabına 10.03.2020 tarihinde "... fuar yaka ipi sponsorluğu bedeli" açıklaması ile 71.085 ,00 TL bedeli göndermiştir.(ek 2) Davalı taraf ile müvekkil firma arasında yapılan e posta yazışmaları da dilekçeye eklediklerini ancak davalı firmanın kendisine düşen edimi yerine getirmediğini, müvekkili firma ile davalı firma, müvekkil firmanın ödemiş olduğu bedelin iadesi için bir çok görüşme yaptığını ancak bu görüşmelerden olumlu dönüş alamadığını, davalı tarafça ... 2020 Fuarı gerçekleştirilmediğini, müvekkili firma iş bu sözleşmeden ötürü birçok yaka ipi de bastırdığını ve bu yaka ipleri şuan kullanılamayacak durumda olduğunu, ayrıca müvekkil firma davalıya göndermiş olduğu bedel için döviz bozdurmak durumunda kaldığını, müvekkilinin uğramış olduğu diğer zararlara karşı da yasal yollara başvuru hakkımızı da saklı tuttuklarını, davalı firma bu zamana kadar müvekkil firmayı sürekli oyalamıştır ve müvekkilin ödemiş olduğu bedeli uhdesinde tuttuğunu, bunun üzerine müvekkil firma haklı sebeple sözleşmeden dönerek iş bu ödemiş olduğu bedelin iadesini talep ettiğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile borçlu aleyhine icra takibi açılmış olup borçlu tarafça haksız ve kötüniyetli olarak iş bu takibe itiraz edilerek icra takibi durdurduğunu belirterek, İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davacı şirket ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ... (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedilmiştir. COVİD-19 salgını nedeniyle fuar, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelenmiştir. Yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkil şirketin, fuarı haklı gerekçelerle erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların hakları aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususu da kararlaştırıldığını, Yargıtayın müstakar kararlarının da bu yönde olduğunu, müvekkili şirketin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeni ile katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, 11 Mart 2020 tarihinde ülkemizde görülen Covid-19 vakaları ile birlikte başlayan süreçte sokağa çıkma yasakları nedeniyle ülke genelinde tüm toplantı, gösteri, konser vb. organizasyonların yasaklanmasıyla ... Fuarı da müvekkil şirket tarafından yapılamadığını ve bu sebeple fuarın 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelendiğini, bu tarihte de ülkemizde ve tüm dünyada pandeminin etkilerinin devam etmesi, Amerika, Avrupa ülkeleri ve diğer bazı ülkelerin Türkiye'yi kırmızı listeye alması yani Türkiye'ye seyahat kısıtlaması getirmesi, yine pandemi kaynaklı seyahat prosedürlerinin zorlaşması, aşı zorunluluğunun getirilmesi, karantina süreçleri, bu dönemde bilet fiyatlarının fahiş oranda artması gibi sebeplerden dolayı yurt dışından gelecek birçok katılımcının fuara katılamayacağını bildirmesi üzerine bu durum fuar katılacak şirketlere bildirilmiş; buna mukabil birçok şirketten, tekstil sektörünün yurt dışına hitap etmesi ve dolayısıyla fuara yurt dışından misafirlerin katılmasının çok önemli olduğu, fuarların yapılış amacın yurt dışından müşteri kazanmak, yurt dışı pazarına açılmak olduğundan yurt dışından misafirlerin gelmemesi halinde fuarın yapılmasının bir anlamı olmayacağı belirtilmiş ve bu nedenle fuarın katılımcısı olan şirketler ve sektör temsilcileri tarafından fuarın ertelenmesi talep edildiğini, müvekkili şirketin de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiralanmakta, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yapılmakta, personel alımı gerçekleştirilmekte, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yapılmakta, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organize edilme bedeli milyon liraları bulduğunu, ayrıca Ticaret Bakanlığı, TOBB, Belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını, söz konusu fuarın Covid-19 kaynaklı nedenlerle yapılamaması müvekkil şirketi de telafisi oldukça zor zararlara uğrattığını, Fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan müvekkil şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edip müvekkil şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, ayrıca davacı tarafından, aynı dönem başka fuarların yapıldığı ancak ... fuarının yapılmadığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, her fuarın dinamiklerinin birbirinden farklı olduğunu, söz konusu ...fuarları birkaç yıldır düzenlenen fuarlar olup daha çok ulusal nitelikli fuar olduğunu ancak ... fuarı 2005 yılından beri toplamda 25 defa düzenlenmiş olan bir fuar olup uluslararası bir fuar olduğunu, gerçekten de uluslararası arenada bilinen, değeri milyon dolarları bulan, ülkemize en fazla yabancı misafir ve yatırımcı çeken fuarlardan biri olan ... fuarını, diğer fuarlar ile karşılaştırmanın makul olmadığını belirterek, haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Taraflar arasında akdedilen fuar katılım formu, reklam ve sponsorluk sözleşmesi kapsamında ödenen yaka ipi sponsorluk bedelinin fuarın gerçekleşmemesi ve sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiası ile iadesi için .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Şirketi olduğu, takibin 71.085,00-TL asıl alacak+6.853,37-TL faiz olmak üzere toplam 77.938,37-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fuar katılım formu reklam sözleşmesine istinaden ödenen 10/03/2020 ödeme tarihli dekont olduğu, 11/04/2022 tarihli ödeme emrinin 27/04/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 26/04/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti 21/02/2024 tarihli raporunda özetle; Dava konusu fuarın muhtevası nazara alındığında edimin yaklaşık 2,5 yılın sonunda ifa edilebilmesi mümkün olsa da, alıcının bu edimden elde edeceği menfaatin fuarın yapılacağı şehrin değişmesi sonucunda ortadan kalktığı veya ciddi şekilde azaldığı şeklinde yorumlanabileceği ve bu yönü ile imkânsızlığın söz konusu olabileceği, Kusurun, tazminat sorumluluğun doğması açısından önem arz eden bir kavram olduğu, huzurdaki davanın ise konusu itibariyle kusur (tazminat) sorumluluğuna ilişkin olmayıp; davacı tarafından ifa edilen bedelin iadesine ilişkin olduğu; bu nedenle tarafların üstlendikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade ile yükümlü oldukları, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. maddesi dikkate alındığında katılımcının (davacının) ağır yükümlülükler altına girdiği ve tüm riskleri üstlendiği; öte yandan dosyaya mübrez sözleşme suretinin de önceden hazırlanıp; içeriği hakkında karşı tarafa karşılıklı görüşme ve pazarlık imkânı sunulmadan kabul ettirilen sözleşme niteliğini haiz olduğu, bu durumda ilgili hükmün yazılmamış sayılabileceği ve böylelikle taraflar açısından bağlayıcı olmayacağı, Fuar Katılım Formu Relam ve Sponsorluk Sözleşmesi’ne istinaden davacının 10.03.2020 tarihinde 71.085,00 TL ödediği, ancak karşı edimin ifa edilmediği; dolayısıyla davalının bu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iade etmesi gerektiği, Muhterem Mahkemece anılan hükmün genel işlem koşulu niteliğini haiz olmadığı ve dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının, fuarı erteleme ve fuarın yapılacağı yeri ve şehri tek taraflı olarak değiştirme hakkı söz konusu olacağından davacının da ücret ödeme yükümlüğünün devam edeceğinin ifade edilebileceği, ancak Muhterem Mahkemece anılan hükmün genel işlem koşulu niteliğini haiz olmadığı ve dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının, fuarı erteleme hakkı söz konusu olacağından davacının da ücret ödeme yükümlüğünün devam edeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Şirketi olduğu, takibin 71.085,00-TL asıl alacak+6.853,37-TL faiz olmak üzere toplam 77.938,37-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fuar katılım formu reklam sözleşmesine istinaden ödenen 10/03/2020 ödeme tarihli dekont olduğu, 11/04/2022 tarihli ödeme emrinin 27/04/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 26/04/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/ vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 28/05/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda seçenekli değerlendirme yapılmakla birlikte raporda belirlendiği üzere, davacının fuar için ödediği bedelin iadesini talep etmekte haklılığının bulunduğu, fuarın 2,5 yıl gibi bir süre ertelenmesinin davacı gibi fuar katılımcıları için beklenen faydayı sağlamayacağı gibi davalı vekili rapora itirazı dilekçesinde fuarın gerçekleştiği ve davacının katılımının olduğunu iddia etmişse de davalının itirazı kapsamında TOBB'a yazılan müzekkerenin cevabında katılımcı bilgisi olmadığı bildirildiğinden, davalının bu husustaki itirazı ve edimini yerine getirdiği iddiası ispatlanamadığı gibi davalı tarafça da, davacının ertelenme sonrası gerçekleşen fuara katıldığına dair herhangi bir somut delil veya belge sunulmamıştır. Bu nedenle, davacı açısından ağır yükümlülükler içeren sözleşmede davalıya tek taraflı erteleme hakkı tanınması nedeniyle salt bu sözleşme maddesine göre davalının haklı olduğu değerlendirmesine katılmak mümkün olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacının fuar katılımı için davalıya ödediği bedelin iadesini talep etme hakkının bulunduğu değerlendirilmiş, ayrıca takipte işlemiş faiz talebinde de bulunulmuşsa da takip dayanağı belgeler incelendiğinde davacının davalıya ödediği bedelin iadesini talep ettiğine dair takip öncesi davalıya gönderilen ihtar ve benzeri bildirimine dair belge bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde de paranın iadesi için takip başlatıldığı açıkça bildirildiğinden davacının davalıyı takip öncesi temerrüte düşürmediği, davalının temerrütünün takiple gerçekleştiği kanaatine varıldığından davacının takipteki 6.853,37-TL tutarındaki işlemiş faiz talebi yerinde görülmediğinden davalının takibe itirazının asıl alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 71.085,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 14.217,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.855,82-TL harçtan peşin alınan 824,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.031,55-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 1.422,88-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 137,12-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 81,75-TL tebligat/ posta gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.581,75-TL'nin haklılık durumuna göre 6.003,21-TL tutarındaki kısmı ile 80,70-TL başvurma harcı, 824,27-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.919,68-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilemesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 6.853,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır