İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/693 E. 2023/899 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/693
- Karar No
- 2023/899
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/693 Esas KARAR NO :2023/899 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:02/11/2021 KARAR TARİHİ:20/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, 29.12.2016 tarihinde davalı sitenin içinde kasko sigortalı aracın üzerine ağaç devrilmesi sebebiyle sigortalı aracın hasar gördüğünü, tmin edilen ekspertiz raporları doğrultusunda sigortalı aracın onarımı için gerekli olan 17.000,00.-TL nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, kazanın gerçekleşmesinde davalı site yönetiminin kusuruyla sorumlu olduğunu, olay sonrası tutulan yangın raporunda açıkça görüldüğü üzere "şiddetli rüzgar sebebiyle site içerisinde otopark kenarında bulunan ağaç araçların üzerine devrilmiştir. tehlike arz eden ağaçlar kesilerek gerekli güvenlik önlemleri alınmıştır" şeklinde tutanak tutulduğunu, davalı site yönetiminin otopark alanında bulunan sorumluluğundaki ağaçların bakımını yapmadığından ve güvenlik tehlikesi arz eden ağaçları otopark alanında bırakarak sorumluluğunu yerine getirmediğinden kusurlu olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca, "hukuka aykırı olarak ve kusuruyla bir zarar veren kimse, zararı tazmin ile mükelleftir." Kusur sorumluluğunu belirten bu madde uyarınca, davalının verdiği zararın, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi uyarınca rücuen tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından hasar ödemesi neticesinde davalıya karşı işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe itiraz ettiğini belirterek, davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davanın; 29/12/2016 tarihinde davalı site içerisinde gerçekleşen kaza (araç üzerine ağaç düşmesi) nedeniyle davacının dava dışı sigortalısına ödediği onarım masrafının rücuen tahsili için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş, borçlunun ... ... olduğu, takibin 17.406,60-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının poliçe kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olduğu, 03/05/2017 tarihli ödeme emrinin tebliğine dair takip dosyası içerisinde mazbatanın bulunmadığı, borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeden 08/05/2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunduğu, her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/... esas 2017/... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/... esas 2019/... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı gibi takip tarihinden itibaren dahi 7 gün süre geçmeden itiraz edildiğinden borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği değerlendirilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, takip dosyası, poliçe ve hasar dosyası kapsamı incelenerek dava konusu kazada kusur durumunun oran olarak tespiti, davacının davalıdan talep edebileceği rücu alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Makine mühendisi ... ve Sigorta alanında uzman ... tarafından müşterek imzalı 11/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davaya konu hasarın oluşmasına neden olan ağaç devrilmesi hadisesinin ana ve tek etken olduğu, meteorolojik şartlar ve kimin sorumluluğunda bulunduğu somut olarak tespit edilmemiş olan ağacın bakımından sorumlu kurum/kuruluş/şahsın yargılama neticesi ihmali tespit edilmesi halinde hasarın oluşumunda %100 oranında kusurlu olacağı, taşıtın denetiminden sorumlu kişinin otopark alanında nizami park halinde bırakmış olması nedeni ile kusuru bulunmadığı, ... plaka numaralı taşıtta hasar neticesi ortaya çıkan toplam zararın KDV hariç 17.000,24TL şeklinde kabulünün gerektiği hususu tespit ve rapor edilmiştir. Daha önce rapor veren bilirkişi heyetine kat mülkiyeti mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesap uzmanı bilirkişi eklenmek suretiyle tarafların beyan ve itirazları konusunda ek rapor alınmıştır. Makine mühendisi ... ve Sigorta alanında uzman ... ve Medeni hukuk alanında nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından müşterek imzalı 01/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davaya konu hasarın oluşmasına neden olan ağaç devrilmesi hadisesinin ana ve tek etken olduğu; ağacın bakımından sorumlu site yönetiminine hasarın oluşumunda %100 oranında kusurlu olacağı, Site sakinleri tarafından fiili olarak otopark olarak kullanılan ortak alana ilişkin ağırlaştırılmış özen borcu altında bulunan site yönetiminin, vekil sıfatıyla hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, Ortak alanda meydana gelen ağaç devrilmesi olayı sebebiyle ortaya çıkan zarardan davalı site yönetiminin sorumlu olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş, borçlunun ... Yapı Kooperatifi olduğu, takibin 17.406,60-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının poliçe kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olduğu, 03/05/2017 tarihli ödeme emrinin tebliğine dair takip dosyası içerisinde mazbatanın bulunmadığı, borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeden 08/05/2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunduğu, her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/... esas 2017/... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/... esas 2019/... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı gibi takip tarihinden itibaren dahi 7 gün süre geçmeden itiraz edildiğinden borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 02/11/2021 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Esasa ilişkin yapılan incelemede, davacının rücu alacağına dayanak olay nedeniyle dava dışı sigortalısına yaptığı hasar bedeli ödemesine ilişkin olarak, aracın parça bedellerinin kaza ile uyumlu bir şekilde 12/2016 tarihli listeden alındığı ve makul iskonto yapıldığı, hasarın oluşmasında ana etkenin ağaç devrilmesi olduğu, davacı tarafından sigortalanan aracın otoparkta nizami park halinde bırakıldığı ve taşıt denetiminden sorumlu kişinin kusurunun bulunmadığı belirlenmiş, ağaç devrilmesinde doğal afet seviyesine varan rüzgar olayı bulunup bulunmadığına dair somut veri olmadığı, aracın konulduğu yerin site sakinleri tarafından otopark olarak kullanıldığı, ortak alan olarak kullanılması nedeniyle site yönetiminin ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün bulunduğu ve vekil sıfatıyla davalının sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiş, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan rücuen talep edebileceği alacağının 17.000,24-TL olduğu belirlenmişse de takip talebinde talep edilen asıl alacak tutarının 17.000,00-TL olduğu hususu göz önünde bilindirildiğinden asıl alacak yönünden taleple bağlı kalınması gerekmektedir. Ayrıca işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede dava dilekçesi ekinde bulunan belgeler incelendiğinde, davacının rücuen ödeme yapılması için davalıya 02/03/2017 tarihinde iadeli taahhütlü ihtarname gönderdiği, davalının da davacıya 28/03/2017 tarihli yazısı ile davacıya ret cevabı verdiği, böylece davacının davalıyı takip öncesi temerrüte düşürdüğü anlaşılmakla davacının işlemiş faiz talep etme hakkı olduğu anlaşıldığından davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulüne, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 3.481,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.189,04 -TL harçtan peşin alınan 210,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 978,80-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 210,24-TL peşin harç, 8,50-TLvekalet harcı, 159,00-TL tebligat/ posta gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.937,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.406,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır