İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/470 E. 2024/636 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/470
- Karar No
- 2024/636
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/470 Esas KARAR NO :2024/636 DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/07/2021 KARAR TARİHİ:24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında 1.1.2020 tarihinde 5 yıl boyunca geçerli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi yapılmış olup hak ve yükümlülükler karşılıklı olarak imza altına alındığı, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketçe mevzuata uygun şekilde EPDK'da gerekli dönüşüm süreçleri ve lisans işlemleri başlamış olup 06.01.2020 LPG ve Akaryakıt lisans tadil bedeli yatırıldığı, işbu davalı şirket ile imzalanan sözleşmeye olan güvene istinaden müvekkil şirketçe daha önceden ... A.Ş. ile yapılmış olup süregelen İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi feshedildiği, buna müteakip ... A.Ş. ile yapılan sözleşmeye uygun olarak akaryakıt istasyonu tadilatına başlanmış ve yapılan söz konusu tadilatlar için müvekkilce 525.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelere ilişkin ödeme belgeleri dilekçe ekinde sunulduğu, müvekkili tarafından yapılan bu ödemeler için ödemelerin ne öncesinde ne de sonrasında davalı ... A.Ş. tarafından herhangi bir inkişaf bedeli müvekkiline ödenmediği, tüm bu akaryakıt bayiliğine hazırlık süreci yürütülürken sözleşmenin "kiracı" tarafı ... A.Ş. tarafından müvekkili ile yapılmış olan İstasyonlu Akaryakıt Sözleşmesi sebepsiz bir şekilde hakka ve hukuka aykırı olarak feshedilmiş olup, müvekkili şirketin büyük bir mağduriyet içinde kaldığı, bu mağduriyetinin giderilmesi için menfi ve müspet zararlarıyla birlikte haksız bir şekilde feshedilen sözleşmeden kaynaklı cezai şartın, sözleşmeyi haksız şekilde fesh ederek borcunu hiç yerine getirmeyen davalı ... A.Ş. tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiği, sözleşmeye istinaden yapılan tadilatlar esnasında akaryakıt istasyonu atıl durumda olduğundan ve kapalı olması nedeniyle müvekkili tarafından 100.000,00 TLlik kardan yoksun kalındığı, sözleşmenin feshi nedeniyle kapalı kalan döneme ilişkin müvekkili ile ... A.Ş. arasında yapılan 45 gün süreli ek sözleşme herhangi bir kar payı belirlenmeksizin gerçekleştirildiği, Zorunlu uzatma nedeniyle yapılan ek sözleşme kapsamında elde edilecek olan 75.000,00 TLlik gelir de elde edilemediği, tüm bu akaryakıt bayiliğine hazırlık süreci yürütülürken sözleşmenin "kiracı" tarafı ... A.Ş. tarafından müvekkili ile yapılmış olan İstasyonlu Akaryakıt Sözleşmesi sebepsiz bir şekilde keyfi olarak hakka ve hukuka aykırı olarak feshedilmiş olup müvekkili şirket büyük bir mağduriyet içinde kaldığı, bu mağduriyetinin giderilmesi için menfi ve müspet zararlarıyla birlikte haksız bir şekilde feshedilen sözleşmeden kaynaklı cezai şartın ... A.Ş. tarafından müvekkile ödenmesi gerektiği, bu nedenlerle; müvekkili şirketin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 20.000,00 TL + KDV tadilat gideri, 20.000,00 TL + KDV yoksun kalınan kar, 20.000,00 TL + KDV elde edilemeyen gelir, 20.000,00 TL + KDV cezai şart olmak üzere toplam 80.000,00 TL + KDVnin dava tarihinden tarihinden başlayacak ticari faiziyle birlikte ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gerektiği, işbu davanın yoksun kalınan kar, elde edilemeyen gelir, cezai şart ve tadilat masrafları açısından kısmi alacak davası niteliğinde olduğu, bu nedenlerle, yargılama sırasında resen gözönünde bulundurulacak nedenler karşısında müvekkil şirketin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle şimdilik, 20.000,00 TL+KDV tadilat, 20.000,00 TL+KDV yoksun kalınan kar, 20.000,00 TL+KDV elde edilemeyen gelir, 20.000,00 TL+KDV cezai şart olmak üzere toplam 80.000,00 TL+KDV zararın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirket'in, Sayın Mahkemeniz huzurunda alacak davası türlerinden biri olan “kısmi alacak davası” açtığı görüldüğü, ancak, işbu davada Davalı Şirket'in korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmadığı, davacı Şirket dava dilekçesinde akaryakıt istasyonunda yaptırdığı tadilatların ve sözleşmeye hazırlığa ilişkin yaptığı harcamaların dekont ve faturalarını açık açık beyan ediyor iken, alacağını belirleyemez durumda olduğunu düşünmenin imkansız olduğu ve işbu davayı kötüniyetli olarak 80.000,00-TL değerinde açtığı, davacının sonraki herhangi bir aşamada alacağını arttırmasına kesinlikle muvafakatlerinin bulunmadığı, müvekkili şirketin ... A.Ş. ile .... Tic. Ltd. Şti. arasında; tapuda güncel adresi ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain ve tapuda 4816 ada, 1 parsel olan taşınmaz üzerinde yer alan akaryakıt ve otogaz istasyonunun kiralanması için 30.09.2019 imza ve 01.01.2020 yürürlük tarihli Kira Sözleşmesi; İstasyon'un ... A.Ş. markası altında işletilmesi ve bu hususta bayilik faaliyetinin gerçekleştirilmesi adına 30.09.2019 imza ve 15.01.2020 yürürlük tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi, aynı tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve Yatırım Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği, öncelikle söz konusu Sözleşmelerin yürürlük tarihinin imza tarihlerinden daha ileri bir tarih olmasının sebebinin; istasyon üzerinde başka bir akaryakıt dağıtım firması olan ... A.Ş. unvanlı şirketin kira şerhinin bulunması olduğu, istasyon üzerinde halihazırda bir kira şerhinin bulunmasının, müvekkili şirketin ne Kira Sözleşmesi kapsamında kiralanan yer olan istasyonu teslim almasını ne de Bayilik Sözleşmeleri kapsamında istasyonda akaryakıt ve LPG dağıtım işlemlerine başlayabilmesine imkan sağladığı, diğer yandan kira şerhinin terkin edilmemesi hali hem EPDK hem Rekabet Kurumu mevzuatına aykırılık teşkil edecek olup işbu düzenleyici ve denetleyici kurumlar tarafından davalı aleyhine cezai müeyyideler doğmasına sebep olacağı, işbu sözleşmelerin müzakeresi sırasında istasyon üzerinde müvekkili şirket yetkililerince istasyon üzerinde kira şerhi bulunduğu bilgisi edinilmiş ve bu husus derhal davacı şirket paylaşılmış olup davacı şirket tarafından, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin yürürlük tarihi olan 01.01.2020 tarihinden önce bir vakitte hem ... ile arasında akdedilen bayilik sözleşmelerinin hem de kira sözleşmesinin feshedeceği ve müvekkili şirket markası altında istasyonu işletilmeye hazır hale getireceğinin taahhüt edildiği, sözleşme yürürlük tarihlerinin 01.01.2020 olarak kararlaştırıldığı, 01.01.2020 tarihine gelindiğinde; Davacı Şirketin taahhüt ettiği şekilde ... firması ile yolları ayırmadığı, hem Müvekkilimiz Şirket ile akdettiği Kira Sözleşmesi'ne hem de Bayilik Sözleşmelerine aykırılık teşkil edecek şekilde istasyonu kira şerhinden arınmış ve hazır vaziyette Müvekkilimiz Şirket uhdesine sunamadığı, müvekkili şirketin, taraflar arasında kurulmaya çalışılan ticari ilişkinin bozulmaması amacıyla Davacı Şirket'in o dönem devam eden ekonomik ve şirket içerisindeki yönetimsel problemlerinin hepsine anlayış gösterdiği, Fakat Davacı Şirketin; ne Müvekkilimiz Şirket ... A.Ş. ile ne de o dönem halihazırda aralarında bayilik ilişkisi mevcut olan ... ile ticari ilişkisine devam etmek istemediğini açıkça ifade ettiği ve üçüncü bir dağıtıcı firma ile anlaşma yoluna girdiklerini belirttiği, buna rağmen Müvekkili Şirket tarafından davacı Şirket'e karşı herhangi bir hukuki süreç başlatılmadığı, fakat davacı Şirketin haksız ve sözleşmelere aykırı olarak bambaşka bir dağıtıcı firma olan ... & ... Petrol A.Ş. ile bayilik ilişkisi kurup, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu nezdinde de 26.02.2021 tarihli ve BAY/...-.../... lisans numaralı bayilik lisansını yayınlatmakla kalmayıp, bir de tüm bu süreç boyunca mağdur ettiği Müvekkili Şirketten kötü niyetli bir şekilde haksız kazanç elde etme gayesi içerisinde olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğu, davacı Şirket'in müvekkili Şirket ile aralarında akdettikleri bayilik sözleşmelerine güvenerek ... ile arasındaki bayilik sözleşmesini feshettiğine ilişkin açıklamasında hiçbir gerçeklik payı olmadığı, dava dilekçesi ekinde de fesih iddiasını destekleyecek fesih ihtarını sunamadığı, Yatırım Çerçeve Sözleşmesi Müvekkilimiz Şirket'in, Davacı Şirket'ten Kira Sözleşmesi kapsamında kiraladığı istasyonda akaryakıt satışı yapılması şartı ile Müvekkilimizce Davacı Şirket'e ödenmesi planlanan, içerikleri ve bedelleri sözleşme içerisinde kararlaştırılmış olan yatırım destek primi ve peşin satış destek primi ödemelerini içerdiği, Sözleşmede açıkça ifade edildiği üzere bu ödemelerin gerçekleşmesinin ön koşulunun, istasyonda Müvekkili Şirket markası altında akaryakıt bayiliğine başlanabilmesi olduğu, Davacı Şirket'in taraflar arasındaki anlaşmayı bozarak sözleşmelerin yürürlük tarihinde istasyonda satışa başlamaması halinin; hem Yatırım Çerçeve Sözleşmesi hem de Kira Sözleşmesi kapsamında Müvekkili Şirket'in yükümlülüklerinin doğmasının ön şartını sağlamamasına sebep olduğu ve Müvekkili Şirket'in Davacı Şirket'e karşı hiçbir ödeme yükümlülüğünün muaccel hale gelmediği, Bayilik Sözleşmelerinin yürürlük tarihi olan 15.01.2020 tarihinden, ilgili sözleşme maddesinde belirtilen süre nazara alınarak hesaplanan 14.04.2020 tarihine kadar Davacı Şirket; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain ve tapuda 4816 ada, 1 parselde yer alan akaryakıt istasyonunda Müvekkili Şirket markası altında ürün satışına başlamadığı ve sözleşmesel taahhüdüne açıkça aykırı davrandığı, İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi'nin "Fesih" başlıklı 23.3 maddesi'nde bayinin belirtilen süre içerisinde satışa başlamamasının, sözleşmenin Müvekkili Şirket tarafından haklı sebeple tek taraflı fesih sebebi olarak sayıldığı, ilgili istasyonda Müvekkili Şirket markası altında tek bir gün dahi akaryakıt satışı yapılmadığı, Davacı Şirket'in işbu dava kapsamındaki tazmin ve cezai şart talebinin hiçbir hukuki ve sözleşmesel dayanağı mevcut olmadığı, akdedilen Yatırım Çerçeve Sözleşmesi'nin "Bayilik Sözleşmesi" başlıklı 5.2 maddesinde açıkça, taraflar arasında istasyonun işletilmesi ile alakalı olarak akdedilecek tüm sözleşmelerin bir bütün olduğunun kararlaştırıldığı, davacı şirket'in Bayilik Sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak istasyonda satışa başlamaması, tapu kayıtları üzerinde mevcut olan kira şerhini terkin ettirmemesi ve taraflar arasındaki bayilik ilişkisini bozması ve bu uğurda tamamen farklı bir dağıtım şirketiyle ticari ilişki kurması sebebiyle topyekün hem Yatırım Çerçeve Sözleşmesi hem Kira Sözleşmesi hem de Bayilik Sözleşmesi'ne aykırılık oluşmuş ve en nihayetinde de tüm sözleşmesel ilişki davacı şirket tarafından fiili olarak sona erdirildiği, davacı şirket tüm bu eylemleri gerçekleştirirken sözleşmelerin müvekkili şirket tarafından tek taraflı feshedildiğini ileri sürdüğü ancak feshe ilişkin hiçbir evrak, belge, delil sunamadığı, çünkü gerçekte sözleşmeler müvekkilimiz şirket tarafından sona erdirilmediği, Kaldı ki; taraflar arasında fesih bildiriminin ancak ve ancak yazılı olarak yapılabileceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenlerle; Davacı'nın kısmi alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmaması sebebi ile kısmi alacak davası olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame olunan işbu davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafın haksız feshedildiği iddiasına dayalı tadilat, yoksun kalınan kâr ve cezai şart bedelinin davalıdan tahsili isteminden ibarettir. Talimat yolu ile aldırılan 27/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve hususlara dair hukuki değerlendirme ve nitelendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu hususu baki kalmak kaydıyla, T.C. İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/470 Esas nosu ile devam eden dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı tarafça T.C. ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan davacı şirkete ait 2020 yılını kapsayan yasal ticari defter ve belgeler /Dijital materyal şeklindeki CD içeriğinde yer alan yevmiye ve defteri kebir defterleri (e-defterler bağlamında), alış ve satış belgeleri (fatura, e-arşiv fatura, e-fatura bağlamında), Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edilen aylık Form BA-Form BS bildirimleri ve aylık Kdv. Beyannameleri vb. belgeler bağlamında) tarafımdan esas alınmak üzere yukarıda arz ve izahına çalıştığım inceleme, tespit ve değerlendirmelerim neticesinde, 6.1. Ayrıntıları iş bu raporumun 4.7 maddesinde yazılı hususlardan ötürü ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafa ait 2020 yılını kapsayan tüm aylara ait yasal ticari defterlerden yevmiye ve defteri kebir defterlerine ait e-defterlerin ve e-defter berat kayıtların onaylı olduklarının görüldükleri ve bu kapsamda takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacı şirketin 2020 yılı tüm aylarına ait yasal ticari defterlerden yevmiye ve defteri kebir defterlerinin usul yönünden uygun oldukları ve sahibi lehine delil vasfına sahip oldukları yönünde görüş ve tespitlerim hâsıl olmuştur. 6.2. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilip edilmediği, feshedildiyse davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen tadilat, yoksun kalınan kâr ve cezai şart bedelinin davalıdan isteme koşullarının oluşup oluşmadığı oluştu ise miktarlarının tespiti ve belirlenecek olan cezai şart bedelinin davalının mahvına neden olup olmayacağı hususlarında takdiri Mahkemeye ait olmak üzere bilirkişilik alanımla ilgili mesleğimin ve uzmanlık alanımın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olması sebebiyle gerek tarafımca hukuki değerlendirme ve nitelendirme yapılamayacağından gerekse bu hususlarda nitelikli hesaplama (borçlar hukuku alanında uzman hukukçu/aktüerya uzmanı bilirkişisi vb.) ve akaryakıt uzmanı bilirkişiler marifeti ile inceleme ve değerlendirilme yapılabileceği yönünde görüşlerimi belirterek dava ve uyuşmazlık konusuna dair mesleğim ve uzmanlık alanımla ilgili olarak tarafımdan ayrıntıları iş bu raporumun 4.2, 4.3, 4.4, 4.5 ve 4.8 maddeleri ve alt maddelerinde yer alan inceleme, tespit ve değerlendirmelerin yapıldıkları..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 30/08/2023 tarihli raporunda; "...Dosya mevcudu, davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterleri, talimat raporu, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, sektörel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; 5.1 İncelenen davalı şirkete ait 2019 ve 2020 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin TTK. ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.2 Davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davalı ... A.Ş. ile davacı ....... Ltd. Şti. arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin/kaydının bulunmadığı, 5.3 Taraflar arasındaki sözleşmelerin, davalı tarafça feshedildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, 5.4 Davacının EPDK’ya yaptığı başvuruda dava dışı ... ile olan sözleşmesinin 01.02.2021’de biteceğini bildirip ve dağıtıcının dava dışı ... olarak değiştirilmesi yönünde tadil başvurusunda bulunduğu, 5.5 Tüm dosya kapsamında, davacının yapmış olduğunu iddia ettiği ödeme ve masrafları davalıdan talep etmesinin haklı bir nedeni olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce Yeni oluşturulan Bilirkişi heyetinin 12/05/2024 tarihli raporunda; "...➢ Dava konusu taşınmaza Ait Tapu Kaydı belgesi incelendiğinde, taşınmaz üzerinde 20.12.2015 başlama tarihinden itibaren 5 yıl süreli bitiş tarihi 20.12.2020 tarihi olan Kira Sözleşmesinde ... A.Ş. nin şerhinin mevcut olduğu, ➢ Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesi ve kira sözleşmelerine göre, davalı tarafından işbu sözleşmelerin feshedildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, ➢ Davacı tarafından talep edilen yoksun kalınan kar, cezai şart ve diğer talep ve yaptığı masrafları davalı taraftan talep etmesinin haklı bir nedeni olmadığı, ➢ Davacı ve Davalı tarafların defter incelemesine konu yıllara ilişkin defter kayıt ve belgelerinin defter, belge ve kayıtlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde düzenlemiş olduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu..." Taraflar arasında; ..., ... İlçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve tapuda 4816 ada, 1 parsel olan taşınmaz üzerinde yer alan akaryakıt ve otogaz istasyonunun, ... adı altında işletilmesi için; 01.01.2020 yürürlük tarihli “Kira Sözleşmesi” 15.01.2020 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi, Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve Yatırım Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği , taraflar davacıya ait olan akaryakıt ve otogaz istasyonunun davalıya ait ... markası ile ve sözleşmelerde belirtilen şartlarla işletilmesi konusunda anlaştıkları , ancak sözleşme konusu akaryakıt ve otogaz istasyonu davalıya ait marka ile işletilmeye başlamadığı , davacı taraf bunun sebebinin sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesi olduğunu iddia ederken, davalı taraf ise sözleşmeyi kendilerinin feshetmediğini, istasyonun ... markası ile işletmeye alınmamasının sebebinin davacının dava dışı ... markası ile anlaşarak bu marka adı altında İstasyonu işletmeye başlaması olduğunu iddia ettiği , Mahkememize EPDK tarafıdan gönderilmiş olan E-...-659 sayılı cevabi yazı ekinde bulunan belgelerden EPDK tarafından davacı şirkete 11/05/2006 tarih ve ... non LPG Otogaz Bayilik Lisansının verildiği ve lisans süresinin daha sonra 2030 yılına kadar uzamış olduğu, davacı tarafça EPDK'ya dava dışı akaryakıt dağıtım şirketi olan ... A.Ş. ile olan aralarındaki LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 01/02/2021 tarihinde sona ereceğinden bahisle yapılan tadil başvurusunun EPDK tarafından uygun görülerek 26/02/2021 tarihinde onaylandığı, yapılan tadil başvurusu konusunun davacı şirkete ait LPG Otogaz Bayilik Lisansında dağıtıcı şirket olarak görülen dava dışı ... A.Ş. yerine ... & ... A.Ş.'nin tadil edilmesi işlemi olduğu ,davacının dava dışı ... ile olan sözleşmesinin Şubat/2021 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihten sonra ise dağıtıcı olarak dava dışı ... A.Ş ile devam edildiği, davalı ... ile ilgili herhangi bir başvuru olmadığı , Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda ; davacı ve davalı şirkete ait 2019 ve 2020 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı ve davacı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin TTK. ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı d sahibi lehine delil teşkil ettiği , davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davalı ... A.Ş. ile davacı ....... Ltd. Şti. arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin/kaydının bulunmadığı, mali müşavir bilirkişilerce yapılan inceleme ile tespit edildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporlarında yer alan tespitler bir arada değerlendirildiğinde ; taraflar arasında; ..., ... İlçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve tapuda 4816 ada, 1 parsel olan taşınmaz üzerinde yer alan akaryakıt ve otogaz İstasyonunun, kiracı sıfatıyla ... tarafından işletilmesi için; 01.01.2020 başlangıç tarihli “Kira Sözleşmesi” ve 15.01.2020 yürürlük tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi, Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve buna bağlı olarak Yatırım Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği ,sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğine dair dosyaya sunulan herhangi bir fesih beyanı bulunmadığı ,davacı tarafından keşide edilmiş olan bir ihtarnamenin veya davalıya yönelik keşide edilen feshin haksız olduğuna dair bir ihtarnameye rastlanmadığı , bu haliyle davacı tarafından talep edilen yoksun kalınan kar, cezai şart ve diğer talep ve yaptığı masrafları davalı taraftan talep etmesinin haklı bir nedeni olmadığı anlaşılmakla davacının açtığı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.366,20 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 938,60 -TL harcın davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yatılan 500 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır