İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/643 E. 2023/915 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/643
Karar No
2023/915
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/643 Esas KARAR NO :2023/915 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:20/10/2014 KARAR TARİHİ:22/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin babası olan ...idaresinde kullanılan araç 21/06/2014 günü saat 18:10 sıralarında ... İnş. Tic. A.Ş.’ye ait ... plaka sayılı araçla Tekirdağ istikametinden İstanbul istikametine seyir halinde iken, havanın aşırı yağışlı zeminin ıslak olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucu meydana gelen kazada ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında yapılan soruşturma sonucu müteveffa ... ...’nın kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, davacı müvekkillerinin murisleri sürücü ... ...’nın vefatı nedeni ile desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle davalı sigortalının müvekkillerine karşı sorumlu olduğunu, müteveffa ... ...’nın kaza geçirdiği sırada 53 yaşında ve inşaat mühendisi olup, geçimini bu işten sağladığını, dava konusu ... plakalı aracın ... nolu poliçe ile 28/03/2014-28/03/2015 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu bu nedenle poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu beyan etmiş, sonuç olarak müvekkilleri ..., ... ... ve ... ... için şimdilik toplam 1.500-TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 28.03.2014- 28.03.2015 vadeli ... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, trafik sigortasının sorumluluk sigortası türü olduğunu, bir sorumluluğun teminat dışı hallerde sayılması için öncelikle doğmuş bir sorumluluk olması gerektiğini, dava konusu somut olayda kişinin kendi kusuru ile vefatında destekten yoksun kalanlarına herhangi bir sorumluluğu doğmadığını, doğmayan bir sorumluluğun teminat dışı bırakılması söz konusu olamayacağı gibi, sorumluluk sigortası türü olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tarafından karşılanmasının da söz konusu olamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüerya uzmanına gönderilmesini, eğer davacılar Sosyal Güvenlik Kurumundan ölüm/cenaze masrafı , tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu sosyal Güvenlik kuruluşlarının kendi özel kanunlarına göre müvekkili şirket Anadolu Sigortaya rücu imkanı doğmakta olduğunu beyan etmiş, vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, Kişinin kendi vefatından dolayı, destek olduğu kişilere karşı sorumluluğu olamayacağından, doğmamış bir sorumluluğun karşılanması söz konusu olamayacağını, bu nedenle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 21/06/2014 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde davacıların murisi olan ... ...'nın vefatı nedeniyle uğranılan destek zararının ... plakalı aracı sigortalayan davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde... karar sayılı 09/11/2016 tarihli kararında, Adli Tıp raporunda müteveffa sürücü ... Avcının kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğu ve 01.06.2015 tarihli genelgeden sonra açılan davada sigortalı sürücünün kendi kusurundan dolayı yakınlarına destek tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 15/10/2020 tarih ... esas ... karar sayılı ilamında; "Kazaya sebebiyet veren araca ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin tanzim tarihi 28/03/2014, kaza tarihi ise 21/06/2104 olup bu tarih 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından öncedir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların C.11 maddesinde, genel şartların, yürürlük tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacağı açıklandığı gibi, 6102 sayılı TTK'nın 1425/3. maddesinde de genel şartlarda yapılan lehe değişikliklerin sigortalı bakımından derhal uygulanacağı, bir başka ifadeyle lehe olmayan düzenlemelerin yürürlük tarihinden önce imzalanmış poliçeler hakkında uygulanmayacağı öngörülmüştür. Bu durumda poliçe ve kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren genel şartlar doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi mahkeme gerekçesinde atıf yapılan rücuya ilişkin düzenlemenin de somut olay ile bir ilgisi bulunmamaktadır. O halde, poliçe ve kaza tarihindeki Yargıtay içtihatları ile ortaya konulan ilke ve kurallar ile 2981 sayılı Yasa hükümleri ve yürürlükteki genel şartlar gereği davacıların sırf ölenin mirasçısı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulundukları, destekten yoksun kalma tazminatının miras yoluyla geçen bir hak niteliğinde değil sigorta hukuku kapsamında talep edilen bir hak olduğu, bu durumda ölen kişinin sigortalı aracın işleteni veya sürücüsü olmasının bir öneminin bulunmadığı, ölenin kusurunun üçüncü kişi konumunda olan mirasçılara yansıtılamayacağı değerlendirilerek (Hukuk Genel Kurulunun 14/03/2019 gün ve 2017/...-... E, 2019/... K sayılı ilamı aynı yöndedir), desteklik ilişkisinin varlığı halinde zararlarının hesaplattırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi amacıyla HMK’nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile Mahkememizin 09/11/2016 tarihli 2014/... esas 2016/... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2020/643 esas sırasına kaydedilmiştir. Aktüer bilirkişi 23/06/2021 tarihli raporunda özetle; davacıların murisi olan sürücünün %100 kusurlu olduğu ve davacıların üçüncü kişi olduğu ve desteklik zararlarının 2981 sayılı yasanın A.3. SİGORTANIN KAPSAMI Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. Davacıların Oğlu ... ... için desteklik zararı 206.968,54 TL olacağı ve sigorta limitinin 268.000 TL, olduğu ve limitler dahilinde kaldığı ve faiz tarihinin olay tarihi olacağı ve faiz talep takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu hususu bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi 07/03/2022 tarihli ek raporunda özetle; muris sürücünün%100 kusurlu olduğu ve davacıların üçüncü kişi olduğu ve desteklik zararlarının 2981 sayılı yasanın A.3. SİGORTANIN KAPSAMI Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. Davacıların Oğlu ... ... için desteklik zararı 206.968,54 TL olacağı ve sigorta limitinin 268.000 TL, olduğu ve limeler dahilinde kaldığı ve faiz tarihinin olay tarihi olacağı ve faiz talep takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu hususu bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi 03/10/2022 tarihli ek raporunda özetle;Muris sürücünün36100 kusurlu olduğu ve davacıların üçüncü kişi olduğu ve desteklik zararlarının 2981 sayılı yasanın A.3. SİGORTANIN KAPSAMI Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi bariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğu, davacıların oğlu ... ... için desteklik zararı:1. Seçenek olarak İnşaat mühendisleri odasının emsal ücrete göre 4 yıllık zararının 297.413,10TL olacağı, 2.seçenek olarak ... VERİLERİNE göre ise 4 yıllık zararının 77.769,49 TL olacağı ve sigorta limitinin 268.000 TL, olduğu ve limeler dahilinde kaldığı ve faiz tarihinin olay tarihi olacağı ve faiz talep takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu hususu bildirilmiştir. Davacı vekili 08/07/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; müvekkil lehine toplamda 206.468,54 TL destekten yoksun kalma alacağının bilirkişi raporunda da bildirildiği gibi olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 04/11/2022 tarihli talep arttırım dilekçesinde; müvekkil lehine toplamda 268.000 TL destekten yoksun kalma alacağının bilirkişi raporunda da bildirildiği gibi olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Mahkememizce verilen ilk kararda sigortalı sürücünün kendi kusurundan kaynaklı olarak mirasçıları lehine tazminata hükmedilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, İstanbul BAM 40.HD 2019/1062 esas 2020/4060karar sayılı karar ilamında davacıların mirasçı sıfatıyla değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulundukları belirtilerek destek ilişkisinin varlığı halinde zararın hesaplatılarak sonuca göre karar verilmesi gerekçesiyle Mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, BAM kaldırma ilamı sonrası davacılar ... için kolluğa yazılan müzekkerelere cevap gelmiş, ... için kolluğa yazılan müzekkereye cevap gelmemişse de davacı ...'ın olay tarihinde 14 yaşında olduğu dikkate alındığında babası ...ile aralarında destek ilişkisinin bulunduğu kanaatine varılmış, ayrıca Davacı ...'ın dosyanın BAM incelemesinde olduğu sırada 18 yaşını doldurduğu tespit edilmiş ve bu nedenle ergin davacı yönünden usulüne uygun vekaletname sunulması gerekmekte ise de davacı ... ...'nın 24/05/2020 tarihinde vefat ettiği tespit edildiğinden annesi ... adına velayeten dava açtığından ve diğer mirasçıları ... ve Halil Emrah da davacı olarak bulunduğundan davacı vekilinin davacı ...'ın mirasçılarına ilişkin vekaletnamesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar vefat eden davacı ...'ın Uyaptan alınan nüfus kaydından mirasçılarının davacı olarak dahil olduğu belirlenmişse de hüküm altına alınacak tazminat tutarı davacı mirasçıların miras payı oranında olacağından ...'ın mirasçılık belgesinin sunulması için davacı vekiline süre verilmiş olup davacı vekilince 10/05/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan mirasçılık belgesine göre müteveffa davacı ... ...'nın mirası 4 pay kabul edilerek 2 payın ...'a, 1 payın ...'a ve 1 payın ...'ya ait olduğu belirlenmiştir. BAM kararı doğrultusunda alınan bilirkişi kök ve ek raporunda davacı Halil'in olay tarihinde 18 ve ...'in olay tarihinde 22 yaşını doldurmaları nedeniyle desteklikten çıkmış oldukları belirtilerek destek zararı hesabı yapılmamış, davacı ... için ise olay tarihinden 18 yaşına kadarki süre için destek zararı hesabı yapılmış ve davacı ...'ın destek zararının (kök-ek raporda aynı tutar olarak) 206.968,54-TL olduğu, poliçe teminat limiti olan 268.000,00-TL'nin altında olduğu belirlenmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporlarında emsal olarak inşaat mühendisleri odasının emsal ücreti esas alınarak yapılan hesaplamanın ücretin asgari ücretin 14,8 katı olduğunu ve fahiş olduğunu belirterek itirazda bulunmuştur. BAM kararı doğrultusunda alınan 07/03/2022 tarihli ek rapor sunulduktan sonra asgari ücrette değişiklik bulunması nedeniyle 28/09/2022 tarihli celse ara kararı doğrultusunda yeniden ek rapor tanzimi için dosya bilirkişiye verilmiş, 04/10/2022 tarihli ek raporda özetle; davalının emsal alınan ücrete ilişkin itirazları dikkate alınarak iki seçenekli olarak destek zararı hesabı yapılmış, Muris sürücünün %100 kusurlu olduğu ve davacıların üçüncü kişi olduğu ve desteklik zararlarının 2918 sayılı yasanın A.3.SİGORTANIN KAPSAMI Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğu, Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğu, ... ... için desteklik zararının 1. Seçenek olarak İnşaat mühendisleri odasının emsal ücrete göre 4 yıllık zararının 297.413,1TL olacağı, 2.seçenek olarak ... VERİLERİNE göre ise 4 yıllık zararının 77.769,49 TL olacağı ve sigorta limitinin 268.000,00-TL, olduğu ve limitler dahilinde kaldığı ve faiz tarihinin olay tarihi olacağı ve faiz talep takdirinin mahkemeye ait olacağı tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekilin 14/11/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile müteveffa ... ...'nın destek zararının 297.413,10-TL olduğunun belirlendiği ve sigorta limiti 268.000-TL olduğundan talebini 268.000,00-TL'ye çıkardığını belirttiği görülmüştür. Davalı vekilinin esas alınan emsal ücrete ilişkin itirazları kapsamında yapılan incelemede; davacıların murisi müteveffa ...için Mahkememizce ücret araştırması yapılmadığı anlaşılmış ve 03/10/2022 tarihli ek raporda İnşaat mühendisleri odası verileri ile ... verileri arasında da fahiş farklılık bulunduğu belirlendiğinden; Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerektiğinden ve kazanç hususunun bir takım bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerektiğinden ayrıca emsal niteliğindeki İstanbul BAM 9. HD 2019/... esas 2020/... karar sayılı ve İstanbul BAM 9. HD 2018/... esas 2020/... karar sayılı ilamlarında da işaret edildiği üzere; Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmeli, kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerektiği, davacıların desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmesi halinde SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgelerin getirtilmesi gerektiği, kişinin belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretlerinin sorulması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle 28/12/2022 tarihli celsede müteveffanın gelirinin/ kazancının belirlenmesi için iş eri bilgileri, SGK kayıtları, ücret bordrolarının tespiti, meslek ve SED araştırması için ara kararlar kurulmuş, gelen yazı cevapları incelendiğinde, SGK'nın 12/01/2023 tarihli yazı cevabında müteveffanın SGK hizmet dökümü gönderilmiş, kolluğa yazılan müzekkerelere (kişinin tanınmadığından SED araştırmasının yapılamadığına dair) bila ikmal cevap verildiği görülmüş, ayrıca davacılar vekilince işyeri ve çalışma bilgisi hususunda 28/12/2022 tarihli celse 1 nolu ara karar gereği beyanda bulunulmadığından 3 ve 4 nolu ara kararlar gereği yerine getirilememişse de SGK yazı cevabında müteveffanın meslek kodları ve ölüm tarihinden evvel çalışmalarına ve gelirlerine ilişkin kayıtların/ göstergelerin bulunduğu görülmüştür. Toplanan delil ve belgeler kapsamında yapılan inceleme neticesinde; Müteveffa ...İnşaat Mühendisi olup vefat ettiği tarihte 53 yaşındadır. Müteveffanın SGK kayıtlarına göre çalışmaya başladığı tarihten vefat tarihindeki yaşı dikkate alındığında mesleki tecrübe ve çalışma süresi de göz önünde bulundurulduğunda 53 yaşındaki bir inşaat mühendisinin asgari ücretle gelir elde edemeyeceği, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılmakla, İnşaat Mühendisleri Odasından temin edilen emsal ücretin esas alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Zira müteveffanın SGK kaydında 2014 yılında 27.448,68-TL gelir elde ettiği 2014 yılı için asgari ücretin 1.134,00-TL olduğu ve vefat tarihi olan 21/06/2014 tarihi dikkate alındığında 2014 yılının sadece ilk 6 ayındaki gelirin tutarına göre bile müteveffanın asgari ücretin çok üzerinde gelir elde ettiği anlaşıldığından ve buna verinin İnşaat mühendisleri odasından temin edilen veri olduğu değerlendirildiğinden aktüer bilirkişinin raporundaki 1.seçenek dikkate alınarak yapılan hesaplamanın esas alınabileceği kanaatine varılmıştır. Bu durumda müteveffa davacı ... ...'nın, kaza neticesinde vefat eden babası ... ...'nın desteğinden yoksun kalması nedeniyle destek zararının 297.413,10TLolduğu, ancak poliçe teminat limitinin 268.000,00-TL olması nedeniyle davalıdan talep edilebilecek tutarın poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak 268.000,00-TL olduğu anlaşıldığından, yargılama sırasında vefat eden davacı ... ...'nın .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı mirasçılık belgesinde belirlenen miras paylarına göre destek zararına ilişkin tazminat tutarlarının davacı ... için 134.000,00-TL, davacı ... için 67.000,00-TL ve davacı ... için 67.000,00-TL olduğu belirlendiğinden ve davacıların destek zararı için dava açılmadan evvel davalıya başvuruda bulunulduğu, .... Noterliği 28/08/2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, davalının ise 19/09/2014 tarihinde ret cevabı verdiği görülmekle davalının ret cevabına istinaden temerrütünün 19/09/2014 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla belirlenen tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, bu tutar yargılama sırasında vefat eden davacı ...'ın mirasçıları olarak hak kazandıkları destek zararına ilişkin olup, davacılardan ... ve ... ...'nın kendileri adına asaleten talep ettikleri destek zararı yönünden davacı Halil'in olay tarihinde 18 yaşını, davacı ...'in olay tarihinde 22 yaşını doldurmaları nedeniyle desteklikten çıkmış olduklarından adı geçen davacılar için talep edilen 500,00-TL destek zararına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ; 1-Davanın kısmen kabulüne, Davacı ... için 134.000,00-TL, davacı ... için 67.000,00-TL ve davacı ... için 67.000,00-TL olmak üzere toplam 268.000,00-TL destek zararının temerrüt tarihi olan 19/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacılar ... ve ... ... yönünden fazlaya dair talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 18.307,08-TL harçtan peşin alınan 25,20-TL, 210,00-TL tamamlama harcı ve 706,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 17.365,88-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 444,50-TL tebligat/ posta gideri, 1.100,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.544,00-TL'nin haklılık durumuna göre 1.538,13-TL tutarındaki kısmı ile 25,20-TL başvurma harcı, 25,20-TL peşin harç, 7,60-TL vekalet harcı, 210,00-TL tamamlama harcı, 706,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.512,13-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar ... ve ... ... üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 42.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım yönünden 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ... ...'dan müytereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/643, K. 2023/915, T. 22.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-643-e-2023-915-k-6ed97947ef8b