İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/40 E. 2024/949 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/40
- Karar No
- 2024/949
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/40 Esas KARAR NO:2024/949 DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/01/2020 KARAR TARİHİ:26/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili firmanın davalı bankaya 2004 yılı öncesi taahhüt işleri olmak üzere 2004 yılından başlayarak Genel Müdürlük sözleşmesinin 30/09/2019, diğer hizmet binalarının sözleşmelerinin ise 31/07/2019 tarihinde haksız olarak feshine kadar hır yıl yenilenen Teknik Hizmet Sözleşmeleri kapsamında Bina Teknik hizmeti verdiğini, işbu sözleşmeler kapsamında müvekkil firmanın taahhütlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak sözleşmelerin mali hususlar başlığı altında düzenlenen İşveren'in mali yükümlülükleri, sözleşme kapsamı ve amir yasa hükümleri doğrultusunda işveren tarafından yerine getirilmediğini, müvekkil firma ile davalı banka arasında imzalanan son sözleşmenin süresinin 01/02/2018'den başlayıp, 01/12/2019 da biteceği belirlenmiş ve devamında ise sürenin bitiminden 30 gün önce taraflarca yazılı bildirim olmadığı takdirde sözleşmenin aynı şartlar ve koşullarda 1 yıl uzayacağı düzenlendiğini, davalı bankaca belirlendiği 1 ay öncesi olan 01/01/2019 tarihine kadar herhangibir surette yazılı bildirimde bulunulmadığı ve sözleşmenin feshedilmediğinden dolayı sözleşme aynı şartlarda 1 yıl daha uzadığını, söz konusu sözleşmeye göre işin aylık KDV hariç net bedeli 190.308,11-TL olduğunu, sözleşmenin uzaması halinde ise aylık bedelin TÜİK tarafından geçmiş 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı olarak açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi ve Üretici Fiyatları Endeksi oranları ortalaması /2 olarak esas alındığını, yine sözleşmedeki düzenlemeye göre teknik serviste çalışan personele ödenecek fazla mesai saat ücreti 20,50 TL olduğu ve bu ücretin 2019 yılı için taraflar arasında 25,96 olarak hesap edilip uygulandığını, ayrıca bankanın talebi ile sözleşmede de belirtildiği üzere verilen teknik hizmetin en az 2 proje müdürü, 32 teknisyen ve 1 boyacıdan oluşan bir ekip ile sürdürmesi gerekirken ilave çalışanlarla bu personel sayısının 41 kişi olduğunu ve ilave personelin her birinin aylık ücretinin ise brüt 4.890,00-TL olarak ödendiğini, uygulamada yaklaşık 16 yıldır müvekkil ve davalı banka sözleşme bedelini maliyet +%8 fatura gideri + %12 kar olarak belirlendiğini, personelin fazla mesaisi ise sözleşmede düzenlenen, yasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil eden hüküm nedeni ile yıllardır eksik hesaplandığını, buna karşılık banka tarafından ödenmesi gereken mesai ücretlerinin müvekkil firma tarafından elden ödemek zorunda kaldığını, çalışanların fazla mesaileri SGK'ya bildirilemediğini, yapılan hak edişlerin saatleri bankaya gönderildiğini, ancak bankanın yapılan mesaileri iş kanununa göre ödemediğini, davalı banka tarafından yıllardır bu ödemelere ilişkin inceleme yapacağını ve düzenleme yapacağını bildirmiş ise de fazla mesai ödemelerine ilişkin mutabakatın sağlanamadığını, müvekkil firmanın fazla çalışma sürelerine ilişkin hatalı hesaplamaların düzeltilmesi beklenirken iş akdi haksız nedenle aniden feshedildiğini, çalışan personelin bir kısmının bankanın yeni hizmet sözleşmesi yapmış olduğu firmaya devredilerek adeta müvekkil firma hiç yokmuş gibi işçilerle anlaşmalar yaptığını, 2004-2019 arası personelin yapmış olduğu fazla mesailere ilişkin düzenlenen faturaya genel gider, vergi yükü eklenmediğini ve davalı bankanın böylelikle haksız kazanç elde ettiğini, bankanın dava konusu ödemeleri anlaşma yoluyla ödemeyeceğinin anlaşılması üzerine bir kısım alacak için icra takiplerine girişildiğini, hali hazırda devam eden ... Asliye ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile 2019 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ait fark fazla mesai çalışmalarına ilişkin itirazın iptali davasının ikame edildiğini, bu dosyada dayanak yapılan fatura bedeli sayılan 4 aylık eksik fazla çalışma bedeline denk gelmekte olduğunu, ayrıca müvekkil firmanın hizmet süresi boyunca davalı banka nezdinde atölyeler kurduğunu ve hizmet sunarken bir çok alet ve edavatı kendisinin aldığını, müvekkil firma bankadan el çektirildiğinden tüm yardımcı malzemeler ve atölyelerinde bankada kaldığını, atölye bedellerinin tahmini olarak 399.699,50-TL olduğunun düşünüldüğü, bu bedele ilişkin düzenlenen 24/10/2019 tarih ... nolu faturanın KDV si 71.945,91-TL açısından icra takibi yapılmış olduğundan bu talep edilen KDV tutarı hariç şimdilik işbu dosyadan genel olarak hesap edilen KDV hariç olan 190.000,00-TL sinin talep edildiğini, ayrıca davalı banka ile sözleşmelerin devam edeceği düşüncesi ile araç kiralamaların yapıldığı, bu kira sözleşmesinin de devam ettiği, ayrıca iş elbiseleri, yardımcı malzemeler, dönemsel doktor ve hastane giderleri, ofis kirası gibi alacak kalemlerinin bulunduğunu, müvekkilin tüm iş gücünün davalı bankaya hasredildiğini ve davalı bankanın da talebinin bu yönde olduğunu, müvekkil firmanın ticari kayıtları incelendiğinde geçmiş yıl karlılığı göz önünde bulundurularak sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeni ile müvekkil firmanın zararının net olarak görüleceği, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeni ile müvekkilin uğradığı zarar şimdilik 150.000-TL olduğunu, asgari ücret ve SGK prim artışları nedeni ile oluşan alacak kalemlerininde bulunduğunu, 01/02/2019 tarihinden sonra çalışanların asgari ücretlerinde meydana gelen artış ve SGK primlerinde meydana gelen artışların aylık maliyetlere yansıtılması ile oluşan farkların müvekkil firmaya ödenmediğini, bu farkların ortalama 80.000-TL olarak hesap edildiği, 01/02/2018 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre sözleşmenin uzaması halinde sözleşme bedelinin Tüketici Fiyat Endeksi ve Üretici Fiyatları Endeksi oranları ortalaması / 2 esas alınarak hesap edileceği belirtildiği halde bu fraklar müvekkil firmaya ödenmediğini ve bu farkların ortalama 50.000-TL olarak hesap edildiği, ayrıca işbu haksız feshin müvekkil firmanın itibarını zedelediğinden dolayı 50.000-TL'lik manevi tazminat talep zorunluluğunun doğduğundan bahisle şimdilik asgari olarak belirlenebilen 1.020.000-TL davalının temerrüde düştüğü, ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayıldığı 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, huzurdaki dava konusu edilen alacak taleplerinin davacı tarafından daha önce takip ve dava konusu edilmesinden dolayı derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkil banka aleyhine girişilen takibe yapılan itirazlara yönelik itirazın iptali/kaldırılması yoluna başvurmaksızın mükerrer bir şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan fazla mesai ücreti bir personelin 1 saatlik fazla mesaisi için şirkete ödenecek ek ücret olduğunu söz konusu ücret davacı personellerinin saatlik ücreti olmayıp davacının iddia ettiği hesaplamada bu yönde dayanaksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan fazla mesai ücreti, bir personelin 1 saatlik fazla mesaisi için şirkete ödenecek olan ek ücret olduğunu, taraflar, davacının personellerine yapılacak fazla mesai ödemeleri bakımından iç ilişkiyi bu şekilde kararlaştırdığını, sözleşme kapsamında davacının personellerine hangi firmanın ödeme yükümlülüğü olup olmadığı ve hangi tarafın bu yüküme hangi oranda katılıp katılmayacağının olduğunu, müvekkil bankanın davacı şirkete karşı 20,50-Tl ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacı sözleşme hükümleri ile kendi personellerinin fazla mesai ücretlerinden münferiden sorumlu olduğunu kabul ve beyan ve taahhüt ettiğini, aradaki ilişkinin niteliği ve mahiyeti ile tarafların hak ve yükümlerinin akdi ilişki çerçevesinde irdelenmesinin gerektiğini, müvekkil bankanın davacının personellerine karşı fazla mesai ücretine dair herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkil Banka, davacıya sadece ve sadece aylık hizmet bedeli ve bankaya bildirilen fazla çalışma saatlerinden (saat başına 20,50.-TL ücret ödeme yükümlülüğü) sınırlı olarak yükümlü kılındığını, işbu yükümlülük davacının personellerine karşı olmayıp, bizzat davacıya karşı öngörülen kısmi bir yükümlülük olduğunu, somut uyuşmazlık bir personel yönünden müvekkili bankaya yada davacı ile birlikte müvekkile karşı yöneltilen bir ihtilaf olmadığı, sözleşmesel ilişki tahtında müvekkilin davacıya karşı yükümünü yerine getirip getirmediğine ilişkin olduğunu, davacı şirketin verdiği hizmet karşılığında sözleşmede belirlenen ücretlerin sabit olduğu ve başkaca bir ek ücret talebinde bulunamayacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafından başkaca bir ücret talebinde bulunulamayacağı kararlaştırılmış iken davacı, huzurdaki dava ile "sözleşmede kararlaştırılan fazla mesai ücreti"ne ek ücret talebinde bulunduğunu, davacı yan, sözleşme bedelinin maliyet + %8 fatura gideri + %12 kar olarak belirlendiğini iddia etse de işbu iddia, ancak firmanın kendi ticari kararlarını alırken belirlediği hesaplama kıstasları olabileceğini, Taraflar arasındaki sözleşmede veya herhangi bir anlaşmada, hizmet bedelinin bu şekilde kararlaştırıldığından söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede hizmet karşılığı olarak sadece hizmet bedeli ve birim mesai ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, fazla çalışmaya ilişkin bedele kar payı, genel gider ve vergi eklenmesi gerektiği iddiasının hiçbir dayanağının olmadığını, davacı firma tarafından müvekkile bildirilen fazla çalışma saatleri doğrultusunda ve akdi ilişkiye uygun olarak davacıya eksiksiz bir şekilde ödeme yapıldığından ve çalışma saatleri yönünden de bir ihtilaf bulunmadığından davacının müvekkil bankadan hiçbir şekilde talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davacı personelleri ile müvekkil Banka arasında davacı personellerinin fazla mesai ücreti de dahil olmak üzere işçilik alacakları talepleri yönünden gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de anlaşma sağlanmış; davacı personelleri arabuluculuk süreci neticesinde fazla mesai ücreti yönünden müvekkil Bankayı gayrikabili rücu ile ibra etmiş ve tüm işçilik alacakları yönünden de süreç anlaşma ile sona erdiğini, dolayısıyla davacının personelleri tarafından müvekkil bankaya karşı fazla mesai alacağı talep ve iddiasında bulunulamayacağının açık olduğunu, davacı sözleşme eki taahhütnamede öngörülen asgari alım taahhüdüne uyulmadığı halde sonraki yıllar bakımından herhangi bir ihtar çekmeden ve ihtirazı kayıt koymadan ifaya devam etmiş olduğundan önceki yıllara ilişkin cezai şartı talep edemeyeceğini, Yüksek Mahkeme kararları da davacı yanın tüm taleplerinin haksız olduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu, davacının, 16 yıl boyunca hiçbir şekilde talep ve itirazda bulunmazken taraflar arasındaki sözleşmenin feshedileceği hususunun 31.05.2019 tarihli ihtarname ile bildirilmesi üzerine işbu iddiaları ileri sürmesi dikkate alındığında da işbu iddiaların haksız bir şekilde zenginleşme çabası kapsamında olduğunun kuşkusuz olduğunu, ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkil Bankaya dilediği zamanda ihbarda bulunmak kaydıyla sözleşmeyi derhal veya ihbarda belirtilen süre sonunda tek taraflı olarak feshetme hakkının tanındığını, müvekkil Bankanın 31.09.2019 tarihi itibariyle hizmet alınan tüm lokasyonlar için sözleşmenin sona ereceğini davacı yana bildirdiğini, fesih hususunda sözleşme hükümleri çerçevesinde müvekkil Bankaya tek taraflı bir hak tanınması ve tarafların bu şartlarla sözleşmeyi akdetmesinden sonra, feshin haksız olduğunun iddia edilmesi ve tazminat talebinde bulunulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının yaptığı harcamaları somut bir şekilde ispatla ve yaptığı harcamaların müvekkil Banka ile arasındaki hizmet sözleşmesinin ifası için olduğunu ortaya koymakla yükümlü olduğunu, davacının tüm iş gücünün müvekkil Bankaya hasredilmesi yönünde müvekkil Bankanın bir talebinin olmadığını, davacı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin belirtilen tarihlerde sona ereceği hususundan haberdar iken müvekkil Bankaya hizmet vermek amacıyla dahi herhangi bir masrafta bulunsa bile hizmet veremeyeceği kendisine bildirildiğinden varsa zarara kendisinin sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiğini,taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin ifası kapsamında bahse konu alet edevat malzemelerin müvekkil Banka muhtelif binalarında mevcut olduğu varsayımında dahi, malzemelerin bizzat davacı tarafından alındığını ve davacının mülkiyetinde olduğunun ispatlanmasının gerektiği ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede, hizmet karşılığı davacıya ödenecek ücrete malzemelerin de dahi olduğunu, davacının, sözleşme kapsamında kararlaştırılan ücret dışında ek bir talepte bulunmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, 2018 yılından önceki sözleşmede de davacı yanın iddia ettiği şekilde SSK taban/tavan ücret gibi mali yükümlülüklerin artması halinde farkların müvekkil Bankaca ödeneceğine dair bir düzenleme yer almadığını, 2018 yılına ait sözleşme öncesinde de 2018 tarihli sözleşmede olduğu gibi, dönem içinde meydana gelecek asgari ücret, sgk ve sair artışlar için davacının ek ücret talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacının ani borçluluk haline gelmesi varsayımında dahi, manevi zarar şartlarının gerçekleştiğinden söz edilebilmesinin de mümkün olmadığını, davacı, daha önce açtığı davada işbu alacak talebinden feragat etmiş olduğunu ve feragat ve kesin hüküm nedeniyle taleplerin reddi gerektiğini, önceki davada ve huzurdaki davada davacının iddia ve netice-i talebi, yenilenen sözleşme döneminde TÜFE-ÜFE farklarının ödenmediği iddiası ile işbu tutarların tahsili olduğunu, davanın tarafları, sebebi, davacı iddiaları ve netice-i talebin aynı olması nedeniyle önceki davada verilen kararın huzurdaki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmesi gerekçesiyle işbu talebin, öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, müvekkil Banka tarafından ödeme yapıldığını belirtmeksizin TÜFE-ÜFE farklarının davacıya hiçbir şekilde ödenmediğini iddia ettiğini, davacının işbu talebi, diğer talepleri gibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... nolu dosyasından alınmış olan Anlaşmama tutanağı, Davalı banka ile müvekkil firmanın imzalamış olduğu sözleşmeler, Sözleşmelerin süresinden önce tarafların Ticari Kayıtları, davalı banka yetkilileri ve müvekkili firma yetkililerinin hukuken geçerli olan banka ve müvekkili firma tarafından üretilmiş ve belirlenebilen IP adresinden gönderilen elektronik posta yazışmaları, Müvekkili tarafından davalı tarafa düzenlenmiş tüm faturalar ve içeriklerine dair açıklamalar, OSG ödeme makbuzları, OSG Sözlşemenin feshi tutanağı, araç kiralama sözleşmeleri ve ödeme makbuzları, Personel gider makbuzları, Hakediş tabloları, İcra takip dosyaları ve Taraflar arasında açılmış davalar, Keşif, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık beyanları vesair delile dayanmışlardır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde; davacısının ...Taahhüt Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, davalısının ... Bankası A.Ş., davanın İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) olduğu ve 03/10/2019 tarihli karar ile davanın Feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. ... Devlet Hastanesi'nin ... sayılı yazısı ile davacı ...'ın görmüş olduğu tüm tedavi ve işlemleri gösterir hasta bilgi formu ve hasta bilgi formunda yer alan epikriz raporu, tahlil sonuçları, radyoloji raporu ve CD'nin gönderildiği görülmüştür. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 07/07/2021 tarihli raporlarında: ''...1.Davacı tarafın, 399.699,50 TL'lik faturanın KDV bedeli olan 71.945,91 TL ve amortismanı düşülen demirbaş malzemelerin bedeli olan 79.650,00 TL olmak üzere toplamda yaklaşık olarak 151.600,00 TL alacaklı olduğu, 2.Fazla mesai ücretinin toplamının zamsız kısmının ödenmiş olduğunun kabulü ile davacının 650 zamlı kısmının 0,5 kısmının 1.seçenek 5 yıllık zaman aşımı süresi gözetilerek davacının davalıdan isteyebileceği miktarının 1.354.602,98 TL olacağı ,sayın mahkemenin zaman aşımı süresinin BK yönünden değerlendirmesi halinde 2. Seçenek olarak 1.928.085,00 TL olacağı değerlendirilmiş olup takdiri mahkemeye aittir. 3.Fesih tarihleri itibarı ile her yıl TÜFE+ÜFE/2 artış oranın farkının toplamının sözlenmenin 4.İSİN BEDELİ VE ÖDEME SEKLİ başlıklı maddesi hükmü gereğince arasındaki sözleşmenin 35 personel çalınması karşılığında 01.01.2019 tarihinden Genel Müdürlük sözleşmesinin 30.09.2019 diğer hizmet binalarının ise 31.07.2019 tarihinde feshine kadar geçen süre yönünden ise; Genel Müdürlük sözleşmesinin 30.09.2019 tarihinde fesih edilmiş olduğu ve 11 kişi çalışmış olduğu , diğer hizmet binalarının ise 31.07.2019 tarihinde fesih olduğu ve toplam 24 kişi olmak üzere toplam 35 kişi yönünden orantılanma yöntemi kullanılarak toplam 177.114,40 TL miktarı davacının davalıdan isteyebileceği, 4.Bakiye ay alacaklarının ödenmesi erken fesih yönünden Davacının davalıdan erken feshin sonucunda genel müdürlük 11 personeli çalışması ve 4 aylık ücret miktarının ve diğer merkezlerin 6 ay önceden feshinin sonucu olarak 30 personel ve toplamda 41 personel çalışmasının toplam 248.584,95 TL miktarla sınırlı olmak üzere davacını isteyebileceği miktarın 368.703,44 TL olacağı, 5.Kiralanan araç bedeli, kiralanan ofis istihdam edilen personel 2020/6 aya kadar bir araç 2020/9 aya kadar bir araç kirası, OSG sözleşmesi tutarı 4.500,00 TL çalışanlara iş elbiseleri vs. 10.000,00 TL maliyet olduğu konusunda talepte bulunmuş ise de davacının ücret talebinin yukarıda bakiye süre yönünden hesap yapılmış olup bu talebinin heyetimizce yerinde görülmemiş olduğu, 6.Karlılık zararı bazı ek yatırımlar nedeniyle zarara uğramış olduğundan bahisle yaklaşık zarar 150.000,00 TL. civarında olduğu konusundaki talebinin takdirinin ve hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, 7.Davacının banka aleyhine fazla mesai ücreti alacağı gösterilerek .... İcra Müdürlüğünde ... E. sayılı dosya ile 673.000.00TL.lik 2016 ve 2018 yılı için ilamsız takip başlatmış olduğu, .... İcra Müdürlüğünde 2019/... E sayılı dosyada borcun sebebi olarak mesai ücretleri gösterilmiş ve 323.750.00 TL'lik ilamsız takip başlatmış olduğu, .... İcra Müdürlüğünde ... E sayılı dosyada borcun sebebi olarak 2010-2015 yılları arası mesai ücretleri gösterilmiş ve 299.000.00 TL lik ilamsız takip başlatmış olduğu , .... İcra Müdürlüğünde ... E sayılı dosyada borcun sebebi fatura bedeli açıklamada SGK vergi artışı olarak 352.281,51 TL'lik ilamsız takip başlatmış olduğu ..., İcra Müdürlüğünde ... E sayılı dosyada borcun sebebi fatura bedeli olarak atölye bedeli açıklamasıyla 356.300,00 TL'lik İlamsız takip başlatmış olduğu, .... İcra Müdürlüğünde ... E sayılı dosyada borcun sebebi olarak hizmet binalarına fesihten dolayı teslim edilen malzeme bedeli gösterilerek 399.699,50TL'lik ilamsız takip başlatmış olduğu , .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında banka aleyhine ikame edilen itirazın ve iflas davasında yenilenen sözleşme nedeniyle 2019 yılı ocak ayından itibaren TÜFE-ÜFE artış oranlarının ödenmediği iddiası ile bu tutarın tahsili talep edilmiş olduğu ve davadan feragat ettiği ve kararın kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir. iş bu raporun hukuki değerlendirmesi ve takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; hesaplara %8 fatura gideri %12 işletme karı ilave edilmeden hesap edilmiştir..." Alınan bilirkişi raporuna karşı davacı ve davalı vekillerinin ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunduğu ve 14/10/2021 tarihli ara karar ile davacı ve davalı yanların itirazlarını karşılayacak şekilde önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş; Bilirkişi heyetinin 08/02/2022 tarihli ek raporları ile; "...Dosya münderecatı kapsamında yapılan İncelemelerde; 1-Davacı tarafın, 2004-2019 yıllarında kullanıldığı için ortalama 7 (yedi) yıl amortisman düşünüldüğünde Her yıl için %10 amortisman düşürülerek değerlendirilmiştir olup;265.500,00 x 0,10 = 26.550,00 TL (1 yıllık amortisman bedeli) olup 265.500,00- (26,550,00 x 7 yıl) = 79.650,00 TL’dir. Demirbaş malzemelerin ikinci el değerinin yaklaşık 79.650,00 TL kadri marufunda olduğu kanaatine varılmış olmakla davacının anılan malzeme ilişkin alım faturalarını sunmuş olduğu ve taraflar arasında alet edevata ilişkin olarak davacının listeler üzerinde şerhinin olduğu ve davalının davacıya anılan malzemelere ilişkin alet edevat bedelini ödemiş olduğuna ilişkin ödemesinin olduğuna dair ispat edecek delil sunmadığı, ancak sözleşmenin Davacı ŞİRKET 2004-2019 yılları arasında satın aldığını ve bankada kaldığını beyan ettiği demirbaş alet ve edevat için 24/10/2019 tarih ve ... numaralı faturayı tanzim etmiş olmakla Listeyi banka yetkilisine e-posta ile göndermiş, cevap alamamış olduğu, Hizmet alım sözleşmesinin 3.SÖZLEŞMENİN SÜRESİ İşbu Sözleşme’nin süresi, 01/02/2018 tarihinde başlar, 01/02/2019 tarihinde sona erer. Şeklinde olduğu ve Şirket, işbu Sözleşme’nin imzalanması tarihinden itibaren, SÖZLEŞME kapsamına giren bütün İşleri istenen şartlara uygun, noksansız ve kusursuz olarak bir gecikme olmaksızın, belirtilen süreler içerisinde bitirmeyi gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. SÖZLEŞME süresinin bitiminden 30 gün öncesine kadar taraflarca yazılı olarak feshedildiği ihbar edilmediği takdirde, işbu sözleşme aynı koşul ve şartlarla 1 (bir) yıl daha uzar denildiği tespit edilmiştir. Denilmiş olduğu ve sözleşmenin süresinin kendiliğinden olarak uzamış olduğunun kabulü ile yine sözleşmenin 10.KONTROL BANKA, SÖZLEŞME konusu işin, SÖZLEŞME hükümlerine ve teknik şartnameye uygun şekilde yapılıp Yapılmadığını kontrol etmek üzere personel görevlendirir. Denilmiş olduğu ve 33.SÖZLEŞMEMDE YAPILACAK DEĞİŞİKLİKLER İşbu SÖZLEŞME ‘de belirlenen şartlar Tarafların karşılıklı ve yazılı olarak anlaşmaları dışında değiştirilemez. SÖZLEŞME ‘de yapılacak değişiklik ve eklemelerin yazılı olması ve Taraflarca imza edilmesi esastır. Denilmiş olduğu ve 34.SÖZLEŞME BÜTÜNLÜĞÜ İşbu SÖZLEŞME, yapılacak İŞ ile ilgili Taraflar arasında mevcut olan Sözleşme’nin tamamını teşkil eder ve bu Sözleşme’nin konusu ile ilgili olarak Taraflar arasında daha önce mevcut olan her türlü müzakere, beyan, taahhüt, sözleşme ve muvafakatleri hükümsüz kılar ve bunların yerini alır. Denilmiş olduğunun tespiti ile fazla mesai ücretinin 2019 yılı için fazla mesai ücretine ilişkin olarak dosyada tespit edilmiş olduğu üzere Pendik şubenin ödeme dökümlerinin dosyaya sunulmuş olduğu ve sözleşmede ise fazla mesai ücretine ilişkin olarak Davacının fazla mesai ücretine ilişkin olarak dava dışı işçileri için Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 6. Maddesinin 1. Fıkrasında tespit edilmiş olduğu üzere İşbu sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde; asgari ücret, SSK taban/tavan ücret ile vergi, resim, harç vb. yasal yükümlülüklerdeki artışlar nedeniyle oluşan farklar sözleşmenin 6.1. maddesinde belirlenen hizmet bedeline İŞVEREN ‘in yazılı onayı ile yansıtılacaktır. Hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile ulusal ve dini bayram ücretleri 4857 sayılı iş yasasında olduğu gibi “YÜKLENİCİ” tarafından ödenecek denilerek fazla mesai ödemesinin davacı tarafından ödenmesi ve devamın cümleden olmak üzere İŞVEREN “ e fatura edilecektir. Denilmiş olduğu ve her ne kadar davalı yan fazla mesai ödemesinden davalının sorumlu olmadığı yönünde itirazı olmuş ise de hizmet alım iş sözleşmesinde fazla mesai ödemesinin açıkça davacı yanca ödeneceği ve davalıya fatura edeceği ve yine sözleşmede 4857 sayılı yasa kapsamımda taraflarca belirtilenen Adam /saat ücreti olarak ödeneceği tespiti ile saatlik ücretin en son ... şubesince 25,95 TL /SAAT ücret üzerinden ödemenin davacı yanca ödenmiş olduğu ve yine sözleşmenin mir hükümleri gereğince iş akdinin feshine ilişkin ihtarnamede sözleşmenin 23. madde kapsamında feshi gerektirecek davalının delil sunmadığı tespiti ile sayın mahkemenin davacıyı alacakları hak görmesi halinde sözleşmeden kaynaklı davacı fazla mesai ücreti alacağı hafta tatil ücreti alacağı, tefe tüfe artış farkının yasal artışlardan kaynaklı ücret farkı alacağı ve erken fesihten kaynaklı alacağı aşağıda gösterilmiş olup takdiri sayın mahkemeye aittir. 2-Fazla mesai ücret alacağının yukarıda hesap edilmiş olduğu üzere taraflar arasındaki meil yazışmalarından tespiti yapılmış olup From: ...@... : ... ... <...@ Cc: ... (İnşaat ve Emlak) <...>: ... (İnşaat ve Emlak) Subject: RE: FAZLA MESAİ SAATLERİNİN FATURA GİDERİ VE VERGİSİ ... Yazılı (Satın Alma) <... av Merhaba ... Bey, Devam eden hizmetlerinize karşılık mayıs ayı mesai ve Haziran ayı maaş ödemeleri için daha sizinle paylaştığımız ekteki protokolde yer alan şartlara göre faturanızı kesip gönderebilirsiniz iyi çalışmalar ... (Satin Alma)Davacının fazla mesai ücreti alacağının toplamının 1.212.146,09 TL ( FAZLA MESAİ ÜCRETİ HAFTA İÇİ) + 487.184,63 TL (HATA TATİL ÜCRETİ ) = 1.699.330,72 TL olacağı, (HATA TATİL ÜCRETİ ) = 1.699.330,72 TL olacağı , 3- Bakiye hizmet gideri alacağı TÜFE+ÜFE/2 artış oranın farkı: davalının 01/03/2020 tarihli ödeme DEKONTU ile davacıya toplam 173.179,67 TL ödemenin 2019 TEFE TÜFE FARK ÖDEMESİ olduğu ve kesinleşen 3 ticaret mahkemesi ilamından tespit edilmiş olduğu üzere sulh oldukları ve davalının ödemesinin 173.179,67 TL olduğu yukarıda tabloda gösterilmiş olduğu üzere davalının alacağının TEFE TÜFE /2 FARKININ uygulanması ve gerekli fatura giderlerinin ilavesi sonucunda davacıya ödenen 173.179,67 TL ödemenin davacının alacağını karışılmayıp karşılamadığının denetimi yapıldığında davalının ödemesinin dışlanması sonucunda davacının alacağının 81.120,33 TL bakiye alacağı hesap edilmiştir. Bu talebi yönünden alacağının Takdiri sayın mahkemeye aittir. 4- Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 6. Maddesinin 1. Fıkrasında tespit edilmiş olduğu üzere İşbu sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde; asgari ücret, SSK taban/tavan ücret ile vergi, resim, harç vb. yasal yükümlülüklerdeki artışlar nedeniyle oluşan farklar sözleşmenin 6.1. maddesinde belirlenen hizmet bedeline İŞVEREN ‘in yazılı onayı ile yansıtılacaktır. Denilmiş olduğu gözetilerek; 35 işçi için hesaplama fesih dönemine kadar yapılan yasal artışların farkı hesabı aşağıdaki tabloda tespit edilmiştir. ¸ Olarak tespit edildikten sonra davacının fatura kesmesi halinde isteyebileceği miktarın hesabı aşağıda görüleceği üzere 254.300,00 TL alacağı hesap edilmiştir. 5- Sözleşmeye göre işin aylık tutarı KDV hariç 190.308,11 TL olup, Uzaması halinde yıllık artış miktarının TÜİK tarafından açıklanan TÜFE+ÜFE/2 olarak alınacaktır. Denilmiş olduğu tespiti ile Bu durumda (TÜFE+ÜFE)/2 oranı da %24,30 olduğu ve (davalının itirazı üzerine düzeltilerek %24,30 olarak alınmıştır.) gözetilerek 190.308,11 TL ücretinin 2019 yılı için hesabının 190.308,11 TL miktarın x24,30% = 46.244,87 TL artış miktarın ilavesi ile 236.552,98 TL olması gerektiği ve erken feshin sonucu olarak davacının davalıdan dayın mahkemenin alacak hak görmesi ve sözleşmenin yukarıda açıklandığı üzere kendiliğinden devam ettiği ve .... Noterliğinin 31.05.2019 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 31.07.2019 tarihi itibariyle ... ve Tarihi bina lokasyonlarda, 31.09.2019 tarihi itibariyle hizmet alınan tüm lokasyonlar için feshin sözleşmenin 23. Maddesi kapsamında feshin geçersiz olduğu konusunda hüküm kurması halinde davacının davalıdan bakiye alacağının 31.09.2019 tarihinden sonra gelen ve 01/02/2018 tarihinde başlayıp 01/02/2019 tarihinde sona erecek sözleşmenin 31.01.2020 tarihinde kadar toplam 5 aylık alacağının 236.552,98 TL x 5 ay = 1.182.764,90 TL miktarın olacağı ve davacının fatura keseceği gözetilerek alacağı toplamının 1.745.420,36 TL olacağı aşağıda tabloda gösterilmiştir. Olmak üzere davacının davalıdan talep edebileceği alacağın toplamının: Mahkememizin 31.03.2022 tarihli ara kararı uyarınca; davalı vekilinin farklı bir heyetten rapor alınması talebinin kabulü ile, mevcut kök ve ek rapor denetime elverişli olmadığından taraflar ve Mahkemenin denetimine elverişli, taraf vekillerinin itirazlarını gerekçeli olarak karşılanacağı raporun tanzimi için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edildiği; Mahkememizin 28/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile; "...Demirbaş aletlerin 2ci el kullanılmış değerlerinin değerinin cem”anyekün 79.650.-TL olması Kadr-i Maruf olduğu, davacının bu meblağı talep edebileceği, Davacının taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen fazla mesai saat ücretinin İş Hukuku mevzuatına uygun olmadığı, bu nedenle işçilere eksik ödemenin ancak bordrolaştırılmaksızın ve SGK bildirimi yapılmaksızın ödenebildiği iddiası doğrultusunda, davalıdan dönemler itibariyle iş hukukuna göre olması gereken saat ücreti ile Bankanın davalıya fiilen ödediği fazla mesai saat ücreti arasındaki farkı işbu davada tazminat olarak talep hakkı olamayacağı, Sözleşme düzenlemeleri göz önünde bulundurularak davacının fazla mesai ücreti faturalarıyla ilgili olarak faturalara %8 genel gider, %12 kar payı ve vergi eklenmediğini ve surette davalının haksız kazanç elde ettiği iddiası kapsamında, davacı ile davalı Banka arasındaki ilişkide davalının yükümlü olduğu ücret düzeyi aylık maktu/sabit ücret artı işçilerin o ay yapacakları fazla mesailer karşılığı, birim/saat fazla mesai ücreti olarak belirlendiği, buna göre aylık maktu ücretin ve saat fazla mesai ücretlerinin davacı yüklenici işverenin tüm giderleri ile kazancını kapsayan maktu bir tutar olduğu, aksine davacının giderlerine, maliyetine + %8 fatura gideri (Vergi, vs) ve + %12 kar ekleneceği yolunda sözleşmede bir açıklığın olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme görüşmelerinde bu çerçevede hareket edilmiş olsa bile bunun yazılı sözleşmede ifade edilmediği, dolayısıyla davalı açısından bu yolda bağlayıcı bir sözleşmesel bir kaydın olmadığı, Davacı iddiası kapsamında sözleşme dönemi içinde vergi dilimi, asgari ücret artışı vs kapsamında yükselen işçilik maliyetinden kaynaklı olarak davacı yüklenicinin gelirindeki düşüş hali bakımından, maliyetteki artış tutarının davalıdan talep edilmesi kendisinin yazılı onayı ile mümkün olabileceğinin öngörüldüğü, Davacı tarafından sunulan bu sözleşmelerin tüm işyerlerini kapsayıp kapsamaması, 2015 ve sonrası sözleşme dönemlerinde geçerli olup olmamasından bağımsız olarak, davacıya Bankanın yazılı onayı üzerine hak kazanabileceği bir hak olarak düzenlenen maliyet artış tutarı konusunda, dosyada davacının bu kapsamda her sene en azından asgari ücret artışı tarihlerinde davalıdan talepte bulunup bulunmadığı, talepte bulundu ise davalının onayı ya da reddine dair bilgi ve delil olmadığı, Davalı üçüncü fıkraya dayanarak sözleşmeyi feshetmiş olup, davacıya göndermiş olduğu 31.05.2019 tarihli fesih ihtarnamesinde, 01.02.2019 itibariyle 1 yıl süre için yenilenen sözleşmenin Bankanın ihtarnamesi ile sözleşmeyi bazı birimler için 31.7.2019 ve kalan birimler için de 30.09.2019 itibariyle feshini bildirdiği, 2 ve 4 aylık ihbar önelleri tanıdığı, davacının erken fesih nedeniyle uğradığı bir zarardan söz edilemeyeceği, Sayın Mahkemenin aksi görüşte olması durumunda, erken fesih tazminatı ilgili işyerine bağlı olarak 01.08.2019-01.02.2020 ve 01.10.2019-01.02.2020 dönemi için söz konusu olabileceği ve bunun için davacının uğradığı zararı ispat etmesi gerektiği, Davacının manevi tazminat talebi hukuki niteliği gereği bütünüyle Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ..." tespit ve rapor edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları üzerine mahkememizin 21/09/2023 tarihli ara kararı ile; Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan bankacı mali müşavir, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (TBK) ve SGK uzmanı bilirkişiler aracılığıyla tarafların iddia ve savunmalarıyla mevcut bilirkişi raporları değerlendirilmek suretiyle inceleme yaptırılmasına karar verildiği; Bilirkişi heyetinin 27/06/2024 tarihli raporu ile; "...Dosyaya sunulu başka bir belge olmadığından düzenlenen her iki Bilirkişi raporunda yer alan 79.650,00 TL.lık tespite heyetimizce de iştirak edilmiş olup, takdir ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Demirbaş aletlerinin 2.el kullanılmış değerlerinin toplam 79,650,00 TL olması kadri maruf olduğu, 28.03.2023 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporundaki; İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuna İlişkin İddialarının Değerlendirilmesi ’ne Heyetimiz de iştirak etmektedir. Buna göre; Davacının taraflar arasında sözleşmede öngörülen fazla mesai saat ücretinin İş Hukuku mevzuatına uygun olmadığı, Bankanın davalıya fiilen ödediği fazla mesai saat ücreti arasındaki farkı bu davada tazminat olarak talep hakkı olamayacağı, Sözleşme düzenlemesi göz önünde bulundurularak davacının fazla mesai ücreti faturalarıyla ilgili olarak faturalara % 8 genel gider, % 12 kar payı ve vergi eklenmediğini ve bu surette haksız kazanç elde ettiği iddiası kapsamında, taraflar arasındaki sözleşme görüşmelerinde bu çerçevede hareket edilmiş olsa bile bunun yazılı sözleşmede ifade edilmediği, dolayısıyla davalı açısından bu yolda bağlayıcı bir sözleşmesel bir kaydın olmadığı, Vergi dilimi, asgari ücret artışı vb kapsamında dosyada davacının bu kapsamda her sene en azından asgari ücret artış tarihlerinde davalıdan talepte bulunup bulunmadığı, talepte bulundu ise davalının onayı ya da reddine dair bilgi ve delil olmadığı, Davacı tarafından sunulan sözleşmelerin tüm işyerlerini kapsayıp kapsamaması, 2015 ve sonrası sözleşme dönemlerinde geçerli olup olmamasından bağımsız olarak, davacıya Bankanın yazılı onayı üzerine hak kazanabileceği bir hak olarak düzenlenen maliyet artış tutarı konusunda, dosyada davacının bu kapsamda her sene en azından asgari ücret artışı tarihlerinde davalıdan talepte bulunup bulunmadığı, talepte bulundu ise davalının onayı ya da reddine dair bilgi ve delil olmadığı, Davalının üçüncü fıkraya dayanarak sözleşmeyi fesh etmiş olduğu, 31.05.2019 tarihli fesih ihtarnamesinde, 01.02.2019 itibariyle 1 yıl süre için yenilenen sözleşmenin Banka ihtarnamesi ile sözleşmeyi bazı birimler için 31.07.2019 ve kalan Birimler içinde 30.09.2019 tarihi itibariyle feshini bildirdiği, 2 ve 4 aylık ihbar önelleri tanıdığı, davacının erken fesih nedeniyle uğradığı bir zarardan söz edilemeyeceği, Sayın mahkemenin aksi görüşte olması durumunda erken fesih tazminatı ile ilgili işyerine bağlı olarak 01.08.2019-01.02.2020 ve 01.10.2019-01.02.2020 dönemi söz konusu olabileceği ve bunun için davacının uğradığı zararı ispat etmesi gerektiği, Manevi tazminat talebinin Sayın mahkemenin takdirinde olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasında 0.02.2018 tarihinde “Hizmet Binaları Teknik İşletme ve Bakım Onarım Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşmenin konusunun “... Bankası A.Ş.nin İstanbul İl Sınırları İçinde Bulunan ve Ekli Binalar Listesinde Bulunan Lokasyonlarda Kurulu Bulunan Elektrik, Mekanik Sistem ve Tesisatların, işbu sözleşmede belirtilen sürelerde aylık teknik, işletme, bakım ve onarım hizmetlerini, aşınan, bozulan, eskiyen tüm parçaların parça bedelleri hariç, değişim işçiliği dahil olmak üzere yapılması, tesis ve alt yapı sistemlerinin sürekli faal halde tutulması, işletilmesi, sistemin kesintisiz olarak çalışır durumda olmasının sağlanması işi”nin 4.madde'de belirtilen fiyatlar dahilinde ve işbu sözleşmede yer alan esaslara uygun olarak şirket tarafından yapılması işidir." olarak tanımlandığı, sözleşmenin 3.maddesinde ise sözleşmenin 01/02/2018 tarihinde başlayıp, 01/02/2019 tarihinde sona ereceğinin, sözleşme süresinin bitiminden 30 gün öncesine kadar taraflarca yazılı olarak feshedildiği ihbar edilmediği takdirde, sözleşmenin aynı koşul ve şartlarla bir yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığı tarafların kabulündedir. Anılan sözleşmenin Fesih başlıklı 23. Maddesinin 1. Bendine bankanın haklı nedenlerle fesih hakkının, 2. Bendinde şirketin haklı nedenle fesih hakkının tanzim edildiği, 3, bendinde ise bankanın dilediği zamanda ihbarda bulunmak kaydıyla sözleşmeyi derhal veya ihbarda belirtilen süre sonunda feshetme hakkına sahip olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşmenin davalı tarafından keşide edilin .... Noterliğinin 31.05.2019 tarih ve ... Yev. numaralı fesih ihtarnamesi ile herhangi bir neden gösterilmeksizin feshedildiği görülmüştür. Davacı yan, sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce feshedilmesi nedeniyle personelin fazla mesai ücretlerine karşılık şimdilik 500.000,00-TL., sözleşme gereği davacı tarafından davalı banka nezdinde kurulan atölye bedelleri ile, ekli listelerde sunulan, işin ifası sırasında kullanılan her türlü alet edevat, iskele, vs. bedelleri olarak şimdilik belirleyebildiğimiz 190.000,00-TL., sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeni ile uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik 150.000,00-TL., asgari ücret ve SGK prim artışları nedeni ile oluşan farklara ilişkin genel gider ve kar eklenerek yaptığı hesaplar ile şimdilik 80.000,00-TL., yenilenen sözleşmeye göre, sözleşme bedelinin; TÜİK tarafından geçmiş oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı olarak açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi ve Üretici Fiyatları Endeksi oranları ortalaması ( TÜFE + ÜFE) /2 hesabıyla belirlenmesi üzerine hesaplanan fark alacakları için şimdilik 50.000,00-TL. davacı firmanın, toplumsal ve ticari itibar kaybı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda gördüğü zararın tazmini içinde 50.000,00-TL. Manevi tazminat olmak üzere; 1.020.000,00- TL.nin davalının temerrüde düştüğü, ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayıldığı 25.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz tahsili ile birlikte tahsilini talep ettiği görülmektedir. Davalı yanın ise; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür. O halde taraflar arasındaki çekişmenin, davalı yanın sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı, buna göre davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise tutarı ve davalının zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmektedir. Mahkememizce, dosya kapsamında bulunan deliller ile iddia ve savunmanın değerlendirilmesi amacıyla üç farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, mahkememizce benzer tespitlerde bulundukları için hükme elverişli bulunan 28/03/2023 ve 27/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporlarına göre davacının taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi: DEMİRBAŞ Davacının 2004-2019 yılları arasında satın aldığı ve davalı bankada kaldığını beyan ettiği Demirbaş Alet ve Edevatın amortismanı düşüldükten sonra 2ci el kullanılmış değerlerinin toplam 79.650.-TL olduğu tespit ve mütalaa edilmiştir. PERSONELİN FAZLA MESAİ ÜCRETLERİ Davacının taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen fazla mesai saat ücretinin İş Hukuku mevzuatına uygun olmadığı, bu nedenle işçilere eksik ödemenin ancak bordrolaştırılmaksızın ve SGK bildirimi yapılmaksızın ödenebildiği iddiası doğrultusunda, davalıdan dönemler itibariyle iş hukukuna göre olması gereken saat ücreti ile bankanın davalıya fiilen ödediği fazla mesai saat ücreti arasındaki farkı işbu davada tazminat olarak talep hakkı olamayacağı, davanın tarafları arasındaki sözleşmelerde yüklenici davacı işçilerinin yapacağı fazla mesailer için iş sahibi bankanın yükleniciye ödemesi öngörülen fazla mesai saat ücretleri iş hukuku mevzuatına uygun olmadığı, ancak bu sözleşme hükmünün fazla mesai yapacak yüklenici davacı işçilerinin talep hakkına bir etkisi olmayacağı, işçilerin iş hukuku mevzuatı düzeyinde talep haklarının bulunduğu, sözleşme hükmü davacı ile davalı arasındaki iç ilişkiyi, rücu ilişkisini ilgilendireceği, dolayısıyla fazla mesai ücretlerine ilişkin davalı bankadan bir fark alacağı talep hakkı, İş Kanunu 2. madde uyarınca davacı yüklenici alt işverenin işçilerinin olabileceği tespit ve mütalaa edilmiştir. ASGARİ ÜCRET VE SGK PRİM ARTIŞLARI NEDENİ İLE OLUŞAN FARKLAR Sözleşme dönemi içinde vergi dilimi, asgari ücret artışı vs kapsamında yükselen işçilik maliyetinden kaynaklı olarak davacı yüklenicinin gelirindeki düşüş hali bakımından, maliyetteki artış tutarının davalıdan talep edilmesi kendisinin yazılı onayı ile mümkün olabileceği, dvacı tarafından sunulan bu sözleşmelerin tüm işyerlerini kapsayıp kapsamaması, 2015 ve sonrası sözleşme dönemlerinde geçerli olup olmamasından bağımsız olarak, davacıya bankanın yazılı onayı üzerine hak kazanabileceği bir hak olarak düzenlenen maliyet artış tutarı konusunda, dosyada davacının bu kapsamda her sene en azından asgari ücret artışı tarihlerinde davalıdan talepte bulunup bulunmadığı, talepte bulundu ise davalının onayı ya da reddine dair bilgi ve delil olmadığı tespit ve mütalaa edilmiştir. SÖZLEŞME DÜZENLEMELERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK DAVACININ FAZLA MESAİ ÜCRETİ FATURALARIYLA İLGİLİ OLARAK FATURALARA %8 GENEL GİDER, %12 KAR PAYI VE VERGİ EKLEMEYEREK DAVALININ HAKSIZ KAZANÇ ELDE ETTİĞİ İDDİASI Davacı ile davalı banka arasındaki ilişkide davalının yükümlü olduğu ücret düzeyi aylık maktu/sabit ücret artı işçilerin o ay yapacakları fazla mesailer karşılığı, birim/saat fazla mesai ücreti olarak belirlendiği, buna göre aylık maktu ücretin ve saat fazla mesai ücretlerinin davacı yüklenici işverenin tüm giderleri ile kazancını kapsayan maktu bir tutar olduğu, aksine davacının giderlerine, maliyetine +%8 fatura gideri (Vergi, vs) ve +%12 kar ekleneceği yolunda sözleşmede bir açıklığın olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme görüşmelerinde bu çerçevede hareket edilmiş olsa bile bunun yazılı sözleşmede ifade edilmediği, dolayısıyla davalı açısından bu yolda bağlayıcı bir sözleşmesel bir kaydın olmadığı tespit ve mütalaa edilmiştir. SÖZLEŞMENİN SÜRESİNDEN ÖNCE HAKSIZ FESHİ NEDENİ İLE UĞRANILAN ZARAR Taraflar arasında imzalanan 01.02.2018-01.02.2019 dönemine ilişkin sözleşmede sözleşmenin 3.maddesinde sürenin dolmasına en geç 30 gün kala taraflarca yazılı olarak yenilenmeyeceğinin, fesh edildiğinin bildirilmesi halinde sözleşmenin aynı koşullarda 1 yıl süre ile uzayacağı belirtilmiştir. Yine sözleşmenin 23.maddesinin 3.fıkrasında “Banka, dilediği zamanda ihbarda bulunmak kaydı ile sözleşmeyi derhal veya ihbarda belirtilen süre sonunda feshetme hakkına sahiptir.” hükmü yer almaktadır. Davalı üçüncü fıkraya dayanarak sözleşmeyi feshetmiş olup, davacıya göndermiş olduğu 31.05.2019 tarihli fesih ihtarnamesinde, 01.02.2019 itibariyle 1 yıl süre için yenilenen sözleşmenin Bankanın ihtarnamesi ile sözleşmeyi bazı birimler için 31.7.2019 ve kalan birimler için de 30.09.2019 itibariyle feshini bildirdiği, 2 ve 4 aylık ihbar önelleri tanıdığı, davacının erken fesih nedeniyle uğradığı bir zarardan söz edilemeyeceği tespit ve mütalaa edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti 28/03/2023 ve 27/06/2024 tarihli raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında imzalanan 01.02.2018-01.02.2019 dönemine ilişkin sözleşmede sözleşmenin 3.maddesinde sürenin dolmasına en geç 30 gün kala taraflarca yazılı olarak yenilenmeyeceğinin, fesh edildiğinin bildirilmesi halinde sözleşmenin aynı koşullarda 1 yıl süre ile uzayacağının belirtildiği, yine sözleşmenin 23.maddesinin 3.fıkrasında “Banka, dilediği zamanda ihbarda bulunmak kaydı ile sözleşmeyi derhal veya ihbarda belirtilen süre sonunda feshetme hakkına sahiptir.” hükmünün yer aldığı, davalının üçüncü fıkraya dayanarak sözleşmeyi feshetmiş olup, davacıya göndermiş olduğu 31.05.2019 tarihli fesih ihtarnamesinde, 01.02.2019 itibariyle 1 yıl süre için yenilenen sözleşmenin Bankanın ihtarnamesi ile sözleşmeyi bazı birimler için 31.7.2019 ve kalan birimler için de 30.09.2019 itibariyle feshini bildirdiği, 2 ve 4 aylık ihbar önelleri tanıdığı, bu durumda davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinden ve davacının erken fesih nedeniyle uğradığı bir zarardan söz edilemeyeceği, dayanılan bilirkişi raporlarındaki teknik tespitlere göre davacı yanın personelin fazla mesai ücretleri, asgari ücret ve sgk prim artışları nedeni ile oluşan farklar, sözleşme düzenlemeleri göz önünde bulundurularak davacının fazla mesai ücreti faturalarıyla ilgili olarak faturalara %8 genel gider, %12 kar payı ve vergi eklemeyerek davalının haksız kazanç elde ettiği iddialarının yersiz olduğu, kanıtlanamadığı, ancak davacının 2004-2019 yılları arasında satın aldığı ve davalı bankada kaldığını beyan ettiği Demirbaş Alet ve Edevatın amortismanı düşüldükten sonra 2ci el kullanılmış değerlerinin toplam 79.650.-TL olduğu anlaşıldığından bu tutarın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılmış, aksi tespit ve görüşleri içeren 07/07/2021 tarihli kök ve 08.02.2022 tarihli ek bilirkişi heyeti raporlarına itibar edilmemiştir. Davalı yan cevap delikçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; TBK.m.147/5 hükmüne göre eser sözleşmelerinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, söleşmenin 31.05.2019 tarihli fesih ihtarı ile feshedildiği, davanın ise 15.01.2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı yanın manevi tazminat isteminin değerlendirilmesinde, davacı yan, haksız fesih nedeniyle toplumsal ve ticari itibar kaybına uğradığını ileri sürdüğü, feshin haksız olmadığının mahkememizce kabul edildiği, bu itibarla manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan tüm nedenlerle davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 79.650,00-TL'nin (davacının alacakları için keşide ettiği 20.11.2019 tarihli ihtarnamenin davalıya 21.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacının 25.11.2019 tarihin itibaren faiz talep ettiği anlaşılmakla talebi ile bağlı kalınarak) 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 79.650,00-TL'nin 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 5.440,89-TL harçtan peşin alınan 17.419,05 -TL, mahsubu ile bakiye 11.978,15 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 -TL başvurma harcı, 17.419,05 -TL peşin harç, 7,80 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 17.481,25 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 225,00 -TL davetiye gideri 25.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.225,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 1.972,11-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen 174,00 TL davetiye ve tezkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi olmak üzere toplam 10.174,00 TL'den kabul ret oranına göre 9.338,57 -TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden 30.000,00 -TL, maddi tazminat yönünden 136.649,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır