İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/253 E. 2023/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/253
- Karar No
- 2023/848
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/253 Esas KARAR NO :2023/848 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/09/2014 KARAR TARİHİ:06/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 01.12.2011 tarihli "Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" yapıldığını, davacının bu sözleşmeye göre üstlendiği işi yaptığını, Davalının "haksız olarak sözleşmeyi fesih şartlarına uymadan süresinden önce (1 yıl dolmadan) 16.05.2012 tarihinde" sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan haklarının yerine getirilmesi gerektiğini, Sözleşme davalı tarafça haksız ve usulsüz feshedildiğinden, davalıya ....Noterliği'nce ... Yev, numaralı ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarnamenin davalı tarafa 26,07,2012 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ihtarnameye faturalara itiraz etmediğini ve herhangi bir ödeme de yapmadığını, Davalının ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapmaması ve itiraz da etmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalının süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Taraflar arasındaki sözleşmeden ödemelerin gecikmesi halinde aylık %3 faiz uygulanacağının kararlaştırıldığını, davalı borçlunun faiz oranına itirazının yerinde olmadığını; zira, tarafların her ikisinin de tacir olduğunu. Davalı tarafın itirazında haksız ve kötü niyetli, amacının takibi sürüncemede bırakmak olduğunu; kendisine tebliğ edilen ihtara ve bu ihtarla birlikte gönderilen faturalara ve faturaların içeriğine itirazda bulunmadıklarını, davalı tarafın sözleşmeye de itiraz etmediğini. Taraflar arasındaki sözleşmede ihtilaf halinde yetkili mahkeme olarak İstanbul'un düzenlendiğini, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını belirtmiş ve itirazın iptali ile takibin devamına, bunun mümkün olmaması halinde dava konusu alacağın ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 26.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek akdi aylık %3 faizi ile tahsiline, davalıdan % 40 icra inkâr tazminatı alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tebligatın şirket yetkilisine yapılmadığını, dava dilekçesinden şirket yetkilisinin haberdar olduğu tarihin 07.01.2014 olduğunu, dava dilekçesinin tebligatının şirket mümessiline yapılmadığını, dava dilekçesine şirketin haberdar olduğu 07.01.2014 tarihinden itibaren yasal süresi içinde cevap verildiğini. Taraflar arasında 01,12.2011 tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi yapıldığını. Sözleşmede mevzuata uygun mükellefiyetlerin yerine getirilmesinden yüklenicinin sorumlu tutulduğunu, ancak sözleşmede belirtilen hizmetin sağlanması ve sorumluluk hususunda davacı firmanın sıkıntılar yaşadığını, bununla ilgili iç yazışmaların dosyaya sunulduğunu, kapının anahtarının kırıldığını, güvenlik görevlilerinden akıllı kalem sistemi ile rapor alınamadığını, eğitim verildiği halde güvenlik görevlilerinin hizmet esnasında uyukladığını, güvenlik elemanlarının sürekli olarak değiştiğini, düzenli güvenlik turlarının yerine getirilmediğini, güvenlik görevlilerinin süreklik arz eden istifalarını ve şirket üzerinde bunun yarattığı dengesizliğin davacı ile yaşanan sıkıntıların bir kaçı olduğunu. Davacının ihtarnamede telefonla takip sistemi ve aksaklıklar hususunda davalı şirket İnsan Kaynakları Müdürü ...'ın ilgilenmediğini belirttiğini, oysa iç yazışmalarda görüleceği gibi ...'ın tüm denetleme raporları ile ilgili tek tek ilgilendiğini ve aksaklıkların giderilmesi için gereken yazışmaların yapıldığını. Davacıya şirket sözleşmesinin feshi ile ilgili yetkililerce imzalanmış herhangi bir fesih bildiriminin yapılmadığını, davalı tarafından danışmanlık sözleşmesinin feshedilmemiş olduğunu, fesih durumunun söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacı firmanın davalıya verdiği hizmeti kesmesinin sözleşme hükümlerine ve belirtilen yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki sorunların davacıya mail olarak bildirildiği halde aksaklıkların giderilmesinin söz konusu olmadığını. Hal böyle iken; hem fesih bildirimi yapılmamış hem de gereken hizmetleri alamazken davacı firmanın tazminat gereklerinin tüm bu gerekçelerle davalı şirket tarafından yerine getirilmediğini, Belirterek davanın reddine, takibin iptaline, davacı tarafından talep edilen faiz talebinin reddine, %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 18.001,76.-Tl asıl alacağa % 36 temerrüt faizi tutarı 1.402,66 Tl ile birlikte toplam 19.404,42 Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 12.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 14.11.2012 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2014/499 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalının feshinin bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle 04/11/2015 tarihinde 2015/788 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Yargıtay 23. HD 29.01.2020 tarih 2016/... esas 2020/... karar sayılı ilamında; "Mahkemece sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği iddiasının isbatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de mahkemece sözleşmenin feshine ilişkin faksı ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığı görülmüştür. Bu hususun yeterince aydınlanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek faksın davalı şirkete ait faks makinalarından gönderilip gönderilmediği, faks metninde bulunan imzanın davalı şirket yetkililerine ait olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacının cari hesaba ilişkin alacağını da talep ettiği ancak mahkemenin bu alacak yönünden her hangi bir inceleme yapmaksızın talebin reddedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi Mahkememizin 2014/499 esas 2015/788 karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine dosya Mahkememizin 2020/253 esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 2020/253 esas sayılı dosyasında Yargıtay 23. HD 29.01.2020 tarih 2016/... esas 2020/... karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda sözleşmenin feshine ilişkin faksın davalı şirkete ait faks makinelerinden gönderilip gönderilmediği hususunda bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 09/12/2021 tarihli raporlarında; dava konusu faks makinesinin davalının işyerinde incelenmesi için vekili ile iletişime geçildiği davalı vekili söz konusu faks makinesinin artık davalı işyerinde bulunmadığını ve kullanılmadığını beyan etmiş olup bu nedenle makine üzerinde inceleme yapılamadığı, dava dosyasında yapılan incelemeler neticesinde; dava tarafları ... San. Tic. Ltd. Şti. ile ...Tic. Ltd. Şti arasında 01.12.2011 tarihli Özel Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi'nin imzalandığı, 16.05.2012 tarihinde davalı firma bilgilerinin bulunduğu belgede sözleşmenin feshedildiği yönünde beyanda bulunulduğu, davacı şirketin bunun üzerine önce ihtarname sonrasında ise icra takibi yaparak davalı şirketten tazminat talebinde bulunduğu, davalı firma vekillerince 16.05.2012 tarihli belgenin müvekkil işyerince gönderilmediğinin beyan edildiği, dava konusu belgenin, dosya kapsamındaki belgelere ve beyanlara göre gönderilmiş olduğu iddia edilen faks makinesinin davalı işyerinde bulunmaması sebebiyle makine ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, bu nedenle belgenin davalı işyerinden gönderilip gönderilmediği hususunun belirlenemediği hususu tespit ve rapor edilmiştir. ... dan gelen yazı cevabı da dikkate alınarak davacı itirazları hususunda inceleme ve değerlendirme yapılarak tekrar ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişiye verilmesine yarıca bozma ilamında cari hesap alacağı ile ilgili inceleme yapılmaması da bozma sebebi yapıldığından tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası, dosya kapsamında toplanan deliller, tarafların ticari defter ve kayıtları kapsamında inceleme yapılarak davacının davalıdan talep edebileceği cari hesap alacağı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması için dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 23/01/2023 tarihli raporlarında; 1. ...'dan gelen yazı ile faxs metninin gönderildiği telefon numarasının ... Davalı ... san. Ve Tic. Ltd. Şti' ne ait olduğu, Gönderilen ... Telefon ise davacı... Hiz. Tic. Ltd. Şti. ne ait olup, sözleşmenin fesih olduğu bildirilen faks mesajının davalı şirketin telefonundan gönderildiği ...'dan gelen müzekkere ile anlaşılmıştır, Davacının, davalıdan 18.001,76 TL asıl alacak talebinde bulunmuştur. Bu talepler,2.a.) 1.230,76 TL cari hesap talebi olup davalı tarafından bu miktar ödenmiş olduğu her iki tarafın kayıtlarında işli olduğundan talebin reddedilmesi gerekecektir. 2.b.) 6.492,00 TL talep sözleşmenin 8.6. maddesi gereğince taraflardan birinin sözleşmeyi feshetmesi halinde karşı tarafa aylık toplam ödemenin 4(dört) katı kadar tazminat ödeyeceği hüküm altına alındığından davacı bu tazminat talebini talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın mahkemece davacının 6.492,00 TL talep edeceği hakkında karar ittihazı halinde davacının, davalıdan, 6.492,00 TL asıl alacak 505,84 TL işlemiş faiz 6.997,84 TL alacaklı olabileceği ve davacının asıl alacağına takip tarihi itibariyle Yılık 9636 akdi faiz uygulanması gerekecektir. 2.c.) 10.279,00 TL talep, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası ile sözleşmenin bakiye kalan süresine tekabül edecek toplam tazminat alacağıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 10.230,60 TL olarak hesaplanmıştır. Davacının bu alacağı talep edebileceği hakkında karar ittihazı halinde de; 10.230,60 TL asıl tazminat alacağı, 797,15 TL işlemiş faiz 11.027,75 TL toplam alacak Davacının 10.230,60 TL alacağına takip tarihinden itibaren yıllık % 36 orandan akdi faiz işletilmesi gerekecektir. Sayın mahkemece 1. Ve 2. Bentler kabul gördüğü takdirde, davacının 1.279,16 TL asıl alacak, 99,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.378,83 TL talebinin fazla ve yersiz talep olduğu mütalaa edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davanın; taraflar arasındaki özel güvenlik hizmet sözleşmesinin davalı tarafça haksız fesih edildiği iddiasından kaynaklanan alacağın tahsili için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görüldü. 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin esas ... sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...Tic Ltd Şti, borçlunun ... olduğu, takibin 18.001,76-TL asıl alacak ve 1.402,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.404,42 Tl-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 05/08/2012 01/12/2011 tarihli sözleşmeye istinaden 31/05/2012 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnameye dayalı alacak olduğu, 05/11/2012 tarihli ödeme emrinin 12/11/2012 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 14/11/2012 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 31/07/2013 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bozma üzerine Mahkememizin 2020/253 esas sırasına kaydedilen dosyada bozma ilamına uyularak faksın davalı şirkete ait faks makinelerinden gönderilip gönderilmediğinin tespiti için dosya bilirkişiye verilmiş, bilirkişi Aziz Esenülkü 09/12/2021 tarihli raporunda faks makinesinin davalı işyerinde bulunmaması nedeniyle makine ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, bu nedenle belgenin davalı işyerinden gönderilip gönderilmediğinin belirlenemediği kanaati bildirilmiştir. 09/12/2021 tarihli rapor üzerine faksın çekildiği tarihte numaranın kime ait olduğu, kimin kullandığı hususu araştırılmış ve ...'un yazı cevabından faks metnini gönderen ... nolu telefonun davalı tarafa ait olduğunun, faks metninin gönderildiği ... nolu telefonun ise davacıya ait olduğu belirlenmiştir. Bu durumda feshe ilişkin ihtarnamenin davalı tarafından davacıya gönderildiği belirlenmişse de faks metninin aslı temin edilemediğinden ve faksın davalı şirket tarafından gönderildiği belirlendiğinden ayrıca davalı tarafın cevap dilekçesi ve dosyaya sunduğu yazılı beyanlarından ihtarnamede feshe dayanak olarak gösterilen sebeplerin yinelenerek davacının sözleşmeye aykırı davrandığının ifade edildiği görüldüğünden sözleşmenin davalı tarafça faks ile gönderilen ihtarname ile davalı tarafça feshedildiği anlaşıldığından imza incelemesi yapılamasına gerek görülmemiştir. Sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği belirlenmiş ise de feshin haklı olup olmadığı, feshe dayanak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispat yükü davalıda olup, bozma öncesi alınan 23/05/2014 tarihli raporda belirlendiği üzere taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.4.maddesinde fesih için özel bir usul belirlenmiş olup davalının fesih prosedürüne uyduğuna dair belge ibraz edilmediği belirlendiğinden davalının feshinin taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen prosedüre uyduğu ve haklı sebeple gerçekleştirildiği hususları davalı tarafça ispatlanamadığından davalının feshinin haksız olduğu değerlendirilmiştir. Sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği belirlendiğinden davacının takiple talep ettiği alacakları yönünden yapılan incelemede, Mahkememizce alınan 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının 1.230,76-TL tutarındaki cari hesap alacağının davalı tarafça ödenmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı, sözleşmenin 8.6.maddesi gereği haksız fesih nedeniyle aylık ödemenin 4 katı tutarında 6.492,00-TL tazminat talebinin yerinde olduğu ve bu tutar için işlemiş faiz tutarının 505,84-TL olduğu, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle söz.8.1.md gereği bakiye süreye ilişkin talep edebileceği tazminat tutarının 10.230,60-TL olduğu belirlendiğinden 10.279,00-TL alacak talebinin 10.230,60-TL tutarının yerinde olduğu ve bu tutar için işlemiş faiz tutarının 797,15-TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Takip talebi ekinde yer alan ihtarname incelendiğinde; sözleşmenin davalı tarafça çekilen fax ile haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle sözleşmenin 8.4.maddesine uyulmayarak haksız fesih nedeniyle 20 günlük çalışma nedeniyle; -hak edilmiş ve fatura edilmiş 20 günlük çalışma nedeniyle 1.230,76-TL -sözleşmenin 8.1.maddesi gereği 10.279,00-TL -sözleşmenin 8.6.maddesi gereği 6.492,00-TL olmak üzere toplam 18.001,76-TL tazminatın 08/06/2012 tarihine kadar ödenmesinin ihtar edildiği görülmüş ve ekinde ihtarnamenin 26/07/2012 tarihinde davalı çalışanına tebliğ edildiğine dair ihtarname tebliğ şerhinin sunulduğu görülmüştür. Takip talebi ekinde ihtarname tebliğ şerhi sunulduğundan davalının takip öncesi temerrütünün gerçekleşmesi nedeniyle davacının işlemiş faiz talep edebileceği belirlendiğinden netice olarak davacının davalıdan talep edebileceği alacağının toplam 16.722,60-TL asıl alacak ve toplam 1.302,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.025,59-TL olduğu anlaşıldığından davalının takibe itirazının bu tutar üzerinden iptaline, fazlaya dair 1.378,83-TL talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 18.025,59-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 16.722,60-TL asıl alacağa yıllık %36 akdi faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 3.605,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 1.231,33-TL harçtan peşin alınan 234,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 996,93-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 235,00-TL tebligat/ posta gideri olmak üzere toplam 2.485,00-TL'nin haklılık durumuna göre 2.308,42 TL tutarındaki kısmı ile 24,30-TL başvuru harcı, 234,40-TL peşin harç, 3,75-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.570,87-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan 1.250,00-TL bilirkişi ücreti ile 100,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.350,00-TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre 1.254,07-TL tutarındaki kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.378,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır