İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1110 E. 2024/642 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1110
Karar No
2024/642
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/1110 Esas KARAR NO:2024/642 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:21/11/2018 KARAR TARİHİ:26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'in 31.08.2018 tarihi saat 16:30 sularında kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı resmi polis otomobiliyle Cumhurbaşkanın geçiş güzergahında görev almak üzere görevli olduğu bölgeye doğru sol şeritte seyir halinde giderken, sağ şeritte seyir halinde olan ... plaka sayılı ... marka araç sinyal vermeden müvekkilinin bulunduğu şeride aracını kırdığı, davacının bu araca çarpmamak için ani manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje şiddetli biçimde çarpması neticesinde hayati reflekslerini etkileyecek biçimde yaralandığı, konuyla ilgili 11.09.2018 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliğine verilen ifade ile kazaya karışan aracın sürücüsü ...'dan şikayetçi olunduğu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç davalı ... nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Trafik Sigortalandığı, mezkur kaza sonrasında, müvekkilinin kaburgalarında ve omurga kemiklerinde çok ciddi kırılmalar oluşmuş bu nedenle ... ... ... Eğilim ve Araştırma Hastanesinde yatılı olarak çeşitli tedaviler gördüğü, Kaza sebebiyle oluşan tüm tedavi giderlerini müvekkilinin kendi karşılamak zorunda kaldığı, kaza neticesinde iş göremezlik raporu alan müvekkilinin gerek maddi gerekse de manevi yönden büyük bir yıkıma maruz kaldığı, müvekkilinin polis memuru olduğu ve verilen iş göremezlik raporunun onu ne hale soktuğu düşünüldüğünde durumun müvekkili açısından yarattığı zorluklar daha net görülebileceği, konuyla ilgili tutulan 31.08.2018 tarihli “Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın sürücüsü ..., araç sahibinin ise ... olduğu, mevzuat ve Yargıtay kararları çerçevesinde davalı ... şirketine 13,09.2018 tarihinde yazılı başvuru yapılmasına rağmen, davalı ..., bu husustaki taleplerimize e-posta yoluyla cevap verdiği ve mahkeme kusur tespit raporu talep ettiği ancak bu hususun, açıkça dürüstlük kuralına aykırı ve alacağı sürüncemede bırakma kastı ile talep edildiği, bu nedenlerle; davalı ... nezdinde sigorlalanmış ... plaka sayılı aracın karıştığı ve müvekkilin uhdesinde meydana gelmiş kaza sonucu yoksun kalınan kar ve tedavi ücretlerinin tazmini amacı ile, fazlaya ve başkaya dair tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın lüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000 TL manevi tazminatın ise davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tazminine; yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı gerçek kişiler cevap dilekçesinde; Davacı tarafın mezkur kaza sonucunda, kaburga ve omurga kemiklerinde ciddi kırılmalar meydana geldiğini, bu sebeple hastanede yattığını, iş göremezlik raporu aldığından bahisle hastane masrafları dahil maddi zarara uğradığını ifade etmekte, meydana gelen bu maddi zararların tazmininde yükümlü olduğunu belirttiği, kaza sonucunda maddi zararlarının yanında maruz kaldığı manevi yıkım sebebiyle ayrıca manevi tazminat talebinde bulunduğu, her ne kadar davacı taraf mevcut kaza sebebiyle maddi zarara uğradığını beyan etmiş ise de işbu maddi zararlardan mesul tutulmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığı, davanın taraflarından aracın maliki ile ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen ve dava dosyasında mübrez olan 26/04/2018 başlangıç ve 26/04/2019 bitiş tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Poliçesi uyarınca davacının talep ettiği alacak kalemleri ilgili sigorta şirketince teminat altına alındığı, davacı tarafın, her ne kadar mezkur kaza neticesinde meydana gelen vakıayı haksız fiil olarak nitelendirip, müteselsil sorumluluk müessesi gereğince kendisini de maddi zarardan müteselsilen sorumlu tutmuş olsa da; işbu durum sigorta poliçesi ve sigorta genel şartları gereğince maddi tazminatta asıl sorumlunun Sigorta Şirketi olduğu gerçeğini değiştirmediği, mevcut olayda müteselsil sorumluluk kurumunda var olan borcu ödeyen müteselsil sorumlunun, diğer sorumlulara rücu etme imkan ve hakkı mevcut olayda söz konusu olmadığı, davacı dava dilekçesinde sevk ve idaresindeki aracın sinyal vermeden davacının bulunduğu şeride yöneldiğini, davacının da kendisine çarpmamak için orta refüje şiddetli biçimde çarptığını iddia ettiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bile olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilirse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince bu ve benzeri durumlarda sigorta şirketinin araç malikine, sürücüsüne ya da ilgili herhangi bir 3. Kişiye karşı rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, Rücu imkanının olmadığı bir durumda da müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceğinden, maddi tazminattan mesul tutulmasının mümkün olmadığı, mevcut olayda bir kusur atfedilecek ise de, hiçbir şekilde davacı tarafa zarar verme kastının bulunmadığı, davacı tarafın da bu yönde bir delil sunmadığı, manevi tazminat davasının da tıpkı maddi tazminat davasında olduğu gibi hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı tarafın, dava dilekçesine eklediği iş göremezlik ve epikriz raporları çerçevesinde müvekkilinin omurga bölgesinin hasar aldığını ve bu suretle de mesleğini ifa cdemeyecek hale geldiğini iddia ettiği, işgöremezlik raporu incelendiğinde, tek hekim tarafından verilen 05.09.2018 başlangıç 13.09.2018 bitiş tarihli, ve heyet tarafından verilen 14.10.2018 başlangıç 12.11.2018 bitiş tarihli olmak üzere 2 adet raporun olduğu, bu raporların davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği vakıaları tespit ve ispat etme işlevlerinden son derece uzak olduğu, davacının, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih olan 31.08.2018 tarihinden yalnızca 4 gün sonrası olan 04.09.2018 tarihinde taburcu edildiği ve buna müteakip yalnızca 7 gün sonrası olan 11.09.2018 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği'ne giderek, olayla ilgili ifade vererek kendisinden şikayetçi olduğu, davacı taraf; meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu, yani iddia edilen zararın doğmasında etkili olduğu, bu durumda da 50.000 TL gibi fahiş, hayatın gerçekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmayan, hukuki dayanak ve mesnetten yoksun olan tazminat talebinin kabulü açıkça hukuka aykırılık teşkil edeceği, bu nedenlerle; haksız açılan maddi tazminat talepli davanın esastan reddine, haksız açılan manevi tazminatlı davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Davalı ... nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası'nın ... numaralı poliçesi, ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan Epikriz raporu, davalı ... şirketine 13,09.2018 tarihindeki yazılı başvuru evrakı sureti, İş göremezlik raporları, Kaza tespit tutanağı sureti, Müvekkilin 11.09.2018 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesi, Davacının emniyetten aldığı süresiz izin raporu, Tanık, Bilirkişi incelemesi, Keşif, Yemin, ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayanmışlardır. DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: taraflardan sadece davacıyı tanırım, davacı ile birlikte çalışmaktayız, davacı bizim ekip şefimizdi, kazanın olduğu gün arabada birlikteydik, o şöför mahallindeydi, bende sağ ön koltukta oturuyordum, biz yolda giderken karşı taraf sol sinyali vermeden önümüze kırdı, bizde çarpmamak için önce sol refüje sonra çarpmanın etkisiyle de duvara çarptık, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istiyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: Taraflardan sadece davacıyı tanırım, kazanın olduğu tarihte ekipte 4 kişi çalışıyorduk, Cumhurbaşkanı güzerbahına gidiyorduk, arabayı ekip şefimiz olan davacı kullanıyordu, plakasını şu anda hatırlayamadığım beyaz bir aracın sola sinyal vermeden önümüze kırdığını gördüm, davacı da çarpmamak için küçük bir manevrayla ekip arabasını kurtarmaya çalıştı, sonrasında biz orta refüje çarptık, daha sonrasını hatırlamıyorum, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istiyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 20/07/2020 tarihli raporunun sonuç kısmında; "...A) Davalı sürücü ...'ın %60 (Yüzde Altmış) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü ...'in %40 (Yüzde Kırk) oranında kusurlu olduğu..." bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 30/11/2020 tarihli raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre; ... oğlu 01.04.1985 doğumlu ...'in 31.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi; Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 1.3 Kategori IV’e göre; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 22/03/2021 tarihli raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre; 1. ... oğlu, 01.04.1985 doğumlu ...'in 31.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 X (2……………… 33) A% 37 E cetveline göre: %35 (yüzdeotuzbeş) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre; Aktüerya Hesap Bilirkişisi ...'den alınan 02.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1-Davalı sürücü ... kusur %60 olduğu davacının sürekli iş göremezlik oranın %23 olduğu ve 9 aylık geçici iş göremezlik zararının %100 MALUL olduğu ve geçici iş göremezlik zararı 49.741,00TL olacağı, 2-davacının sürekli iş göremezlik zararının 608.352,15 TL olduğu ve davalı ...Ş. tarafından sigortalı olan ... plaka aracın sigortasının 26.04.2018 başlangıç ve 26.04.2019 bitiş tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Poliçesi uyarınca Kişi başına sakatlanma ve ölüm 360.000,00 TL limitiyle sınırlı olduğu ve bakiye 248.352,15 TL miktardan araç sürücüsü Davalı sürücü ... sorumlu olacağı ve faiz tarihinin sürücü yönünden kaza tarihi olan 31.11.2018 tarihi olacağı , Davalı ... şirketinin 21.09.2018 tarihinin temerrüt tarihi olduğu ve SGK tarafınca davacıya ödenmiş olan 5510 sayılı Kanunun 39'uncu maddesi; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir../'hükmünü amir olduğu ve ödemenin miktarının 31.026,82 TL ve ödeme tarihinin 15/08/2019 tarihi olduğu ve kazada üçüncü kişilerin kastı olduğuna dair bildirimde bulunulmadığından, bağlanan aylığın rücuya tabi olmadığı değerlendirilmiş olduğuna dair takdirin mahkemeye ait olduğu..." bildirilmiş; Davacı ve davalı vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları neticesinde, bilirkişiler 1. Sınfı Emniyet Müdürü ... ve Aktüerya Uzmanı ...'den alınan 2/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...1-Davalı sürücü ... kusur %60 olduğu davacının sürekli iş göremezlik oranın %23 olduğu ve 9 aylık geçici iş göremezlik zararının %100 malul olduğu ve geçici iş göremezlik zararı 52.172,5 TL olacağı, 2-Davacının sürekli iş göremezlik zararının 746.426,82 TL olduğu ve davalı ...Ş. tarafından sigortalı olan ... plaka aracın sigortasının 26.04.2018 başlangıç ve 26.04.2019 bitiş tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Poliçesi uyarınca Kişi başına sakatlanma ve ölüm 360.000,00 TL limitiyle sınırlı olduğu, 3-Davalı sürücü ... sorumlu olacağı ve faiz tarihinin sürücü yönünden kaza tarihi olan 31.11.2018 tarihi olacağı , Davalı ... şirketinin 21.09.2018 tarihinin temerrüt tarihi olduğu ve SGK tarafınca davacıya ödenmiş olan 5510 sayılı Kanunun 39'uncu maddesi; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir../'hükmünü amir olduğu, 4-SGK ödemenin miktarının 31.026,82 TL ve ödeme tarihinin 15/08/2019 tarihi olduğu ve kazada üçüncü kişilerin kastı olduğuna dair bildirimde bulunulmadığından, SGK tarafından rucuya konu edilmemiş olmakla davalı sürücünün %60 kusuru oranınca rapor tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte hesaplanan 39289,30 TL miktarın davalının 3. Kişi suru oranın %60 oranında sorumlu olacağı miktarın 11.786,79 TL olacağı, bağlanan aylığın rücuya tabi olmadığı, 5- davalı ... şirketinin sigorta limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere 360.000,00 TL miktardan ve davalıların müştereken ve mütelsilen sorumlu olacakları..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişiler ... ve ...'den alınan 01.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "...1-davacının %23 ve %35 oranında ve davalı sürücünün %60 kusur oranına göre ;davacının olay tarihindeki maaş bordrosu olan 2018/3 ay ücretine o dönem 3. Bölgede ...’in görev yaptığı Bölge Trafik biriminde Katsayı X (99) X (Gün sayısı) olarak hesaplandığı, 26 gün x 99 x Maaş Katsayısı 0,108550 = 279,40 TL olabileceği hesap edilmiştir. Davacının olay tarihinde ücretinin 5017, 20 TL net olduğu ve 228,32 TL agi ücreti düşüldüğünde 4788,88 TL + 279,40 TL tazminatı dahil ücretinin toplamının 5.068,28 TL olduğu ve 2018 yılı yasal asgari ücretinin netinin 1.450,91 TL ve 5.068,28 TL/1.450,91 TL = 3,49 katı üzerinden olmak üzere geçici iş göremezlik zararı işlemiş devre ve işleyecek devre zararı hesabı yapılmış olduğu, 2-pasif devre zararının agisiz neti üzerinden 8506,8 TL bilinen devre başlangıç ücreti üzerinden iskonto uygulanmak üzere hesaplama yapılmış olduğu ve Yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 K. Sayılı kararında davacının ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” Şeklinde olduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 26.02.2021 tarih ve 2020/1555 Esas 2021/348 K. Sayılı Kararında: Yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 K. Sayılı kararına atıf yapılmak suretiyle işleyecek devre bakımından % 10 artış % 10 iskontolama yöntemine göre maddi zararın tespit edilmesi gerekmiş olduğuna göre; 3- 1-Davacı sürücü ...’in %23 iş göremezliğine göre Davalı sürücü ... ve mevlide önal sorumlu olacağı miktar 978.650,00 TL olacağına, 3-2-Davacı sürücü ...’in %35 iş göremezliğine göre, Davalı sürücü ... ve mevlide önal sorumlu olacağı miktar 1.698.429,04 TL olacağına, 4-geçici iş göremezlik zararının 52.172,5 TL olacağı, 5-tedavi giderinin mevcut dosya kapsamında sunulu tedavi evraklarının sut kapsamında ücretlerini tespiti ile 5510 sayılı yasanın Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 73. Maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları dışındaki vakıf üniversiteleri dahil sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmetleri bedeline ek olarak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmeti sunucularının giderleri ve ürettikleri sağlık hizmetlerinin maliyetleri, yapılan sübvansiyonlar gibi kriterler dikkate alınarak bu bedellerin iki katına kadar alınabilecek ilave ücretin tavanını belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. SUT fiyatlarının iki katına kadar ilave ücret alınabilmektedir. Bu durumda davacının yukarıdaki kamu idaresi haricinde ... kapsamında ödemiş olduğu ücretin % 200 oranında tedavi ücretine ilişkin alınan miktarların % 200 kadar ücret alınmış olacağı değerlendirilmiş olup davacının tedavi giderinin, Davacının tedavisine ilişkin olarak 1231,82 TL talep edebileceği miktarın sigorta kapsamında limitinin 360.000 TL olduğu ve limitler dahilinde olduğu, 5- Davacı dava dilekçesinde B bölgesi trafik denetleme şube müdürlüğünde görevli olduğu beyanıdır. Davacının anılan dönem içinde talep etmiş olduğu operasyon parasını özel harekat Şube, organize suçlar şube, kaçakçılık Şube ,asayiş şube müdürlüğü ,terör şube müdürlüğü ve istihbarat şube müdürlüğünde çalışan polislere amirlerinin teklifi ve valinin oluru ile ödül niteliğinde ödeme olup, raporlu izinli olduğu dönemlerde ödenmeyen ödeme olduğu ve davacının 31.08.2018 kaza tarihinden itibaren dosya kapsamına buna ilişkin bir delil sunmamış olduğu görülmekle birlikte yine dosya kapsamında davacının 05.09.2018 ile 14.09.2018 tarihleri arasında iş göremezlik raporu tanzim edilmiştir. Sonrasında ... Hastanesi'nde tanzim edilen iş göremezlik raporu ile 13.11.2018 tarihi ile 23.11.2018 tarihleri arasında çalışamayacağına dair iş göremezlik raporu düzenlenmiştir. 23.11.2018 tarihi ile 03.12.2018 tarihine değin çalışamayacağı belirtilmiştir. Davacının en son rapor tarihi olan 03.12.2018 tarihinden-15/08/2019 tarihinde maaş bağlandığı tarihine kadar yukarıda sayılan şube müdürlükleri kapsamında olmadığı ve 03.12.2018 -15/08/2019 tarihleri arasında operasyon parasına ilişkin olarak ATK raporunda 9 AY geçici iş göremezlik süresi öngörülmüş olduğu ve 31.08.2018 kaza tarihinden 9 ay sonrasının 31.05.2019 tarihine kadar geçici iş göremezlik süresinde olduğu ve bu nedenle davacının operasyon kar hesabının yapılmamış olduğuna ve Davacının Davalı ... şirketine 13.09.2018 tarihindeki yazılı başvurusunun olduğu ve 8 gün sonrası olan 21.09.2018 tarihinin temerrüt tarihi olduğu ve davalılardan mevlüde ve ... yönünden temerrüt tarihinin olay tarihi olan 31.08.2018 tarihi olacağı ve manevi tazminat yönünden takdirin sayın mahkemeye ait olacağı..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişiler Y.Müh.... ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 23.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...1) 01.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.231,82 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, 2) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.557.148,91 TL olduğu; bu tutarın 360.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği..." bildirilmiş; Bilirkişi heyetinin 22/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; "...1) 01.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.231,82 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, 2) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.202.869,14 TL olduğu; bu tutarın 360.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalı ... şirketinin sorumluluğuna Gidilebileceği... " tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 31/08/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. 31/08/2018 günü saat 16:30 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... Caddesini takiben ... Caddesi istikametine sol şeridi takiben seyir halinde iken Cendere Caddesi kavşağına doğru geldiğinde, sağ ilerisinde aynı istikamette seyretmekte iken sola dönüş manevrasıyla Cendere Caddesi'ne girmek isteyen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobile çarpmamak amacıyla sola manevra yapması akabinde direksiyon hakimiyetini kaybederek önce orta refüje çarpıp daha sonra sağa yönelimle ilerideki yaya kaldırımına çıkması sonucu dava konusu yaralamalı kaza meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında alınan, dosya kapsamına uygun hükme dayanak ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 20/07/2020 tarihli raporunda; "davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde sağ şeridi takiben seyrini sürdürdüğü sırada sola dönüş yapacağı kavşağa yaklaştığında yeterli mesafede sol şerit üzerinde konumunu alması, dönüş manevrası öncesi gireceği şeritteki trafik akışına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve bu şeridin müsait olduğuna emin olduktan sonra sağ şerit üzerinden sol şeride doğru manevrasını yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce sola dönüş manevrası yaptığı sırada da sol gerisinden yaklaşan kamyonetin şeridini kapamakla kazaya sebebiyet verdiği olayda %60 (Yüzde Altmış) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında hızını, mahal şartlarını ve mahallin kavşak oluşunu da dikkate alarak yeteri kadar azaltması, sağ ön ilerisinde seyir halinde olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin sola manevrasına karşılık zamanında ikazla beraber etkin fren tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, seyir şeridine manevra yapan araca çarpmamak için yaptığı manevra neticesi hızının etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen olayda %40 (Yüzde Kırk) oranında kusurlu olduğu" kanaatine varıldığı görülmüştür. Mahkememizce SGK müzekkere cevaplarından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olsa da rücuya tabi olmadığının belirtildiği, davacı görevi başında malul kaldığından İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 14.11.2023 tarihi müzekkere cevabında davacıya 102.999,95 TL nakdi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. 34 GS 7573 plakalı aracın 26.04.2018-26.08.2019 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalandığı , aracın malikinin ..., aracı kullananın ... olduğu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 360.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 360.000,00 TL olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 07/05/2024 tarihli dilekçesi ile; " 1.000 TL olarak talep edilen maddi tazminatı; davalılar ... ve ... yönünden 2.204.100,96 TL, davalı ... yönünden ise 360.000,00 TL olarak (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, müteselsilen ve müştereken olacak şekilde) ıslah ettiklerini.." bildirir dilekçe sundukları görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, ATK raporları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %60 kusurlu, davacı sürücü ...'in %40 kusurlu olduğu, ATK ... İhtisas Kurulunun kaza tarihinde mevcut yönetmelik hükümleri uygulanarak hazırlanan maluliyete ilişkin raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğu, davacının polis memuru olarak çalıştığı, devlet memurlarının istirahatte olduğu dönemde maaşları nın tam olarak tahakkuk ettirilip ödendiğinden davacının geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybı oluşmadığı, davacının dosya kapsamına uygun 01.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen tedavi gideri maddi zararının 1.231,82 TL olarak tespit edildiği, son tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.202.869,14 TL olduğunun tespit edildiği, raporun dosya kapsamına uygun ve hükme dayanak teşkil ettiği anlaşılmakla; davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile davacının 2.202.869,14-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.231,82 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 2.204.100,96 TL maddi tazminat isteminin ıslah tarihi olan 07/05/2024 (dava tarihinde talep edilen faiz olmaması nedeniyle) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ... yönünden sürekli iş göremezlik zararı için 360.000,00-TL poliçe teminat limiti aşılmamak kaydıyla) karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat talebi yönünden; kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğumu ile kazanılan ve kişiliğe bağlı olan bir haktır. Manevi tazminat talebi, tarifini, B.K’nun 56. maddesinde bulmaktadır. B.K’nun 56. maddesi aynen "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmünü içermektedir. B.K’nun 56. maddesinin yukarıda açıklanan hükmüne göre, böyle özel durumlar gerektiriyorsa, manevi giderim öngörülmüş bulunmaktadır. Ayrıca B.K.’nun 56. maddesi, gerek sözleşme dışı sorumlulukta ve gerekse B.K’nun 114/II maddesi ile yapılan yollamadan dolayı, sözleşmeden doğan sorumlulukda da uygulama alanı bulur. Ancak, manevi tazminatın gerek doğması, gerekse kapsamı, özel koşullara bağlanmıştır. Özel hak ve şartlardan maksat, olayın özellikleri olup her olaya göre değişir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken B.K.’nun 51. ve 52. maddelerindeki kuralların aynen uygulanması gerekir. Ayrıca Medeni Kanunun 4. maddesi dikkate alınarak, hükmedilecek tazminatın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasının da amaç edinilmediği hususları değerlendirilerek, manevi tazminat talebi yönünden; mahkememizce yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; tarafların kusur durumu, davacının maluliyet durumu, aracın sürücüsü davalının kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma sonuçları ve davacının kusur durumuda nazara alınarak, manevi tazminat talebi yönünden; 40.000,00-TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 07/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE , A-Maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile; Davacının 2.202.869,14-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.231,82 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 2.204.100,96 TL maddi tazminat isteminin; ıslah tarihi olan 07/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ... yönünden sürekli iş göremezlik zararı için 360.000,00-TL poliçe teminat limiti aşılmamak kaydıyla), B-Manevi tazminat talebi yönünden; 40.000,00-TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 07/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 153.294,53-TL harçtan peşin alınan 174,20 -TL, ıslah harcı 37.623,46 TL mahsubu ile bakiye 115.496,87-TL harcın -davalı ... AŞ 18.864,32 -TL'sinden sorumlu olmak üzere- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından yapılan 35,90 -TL başvurma harcı, 174,20 -TL peşin harç, 5,20 -TL vekalet harcı, 37.623,46 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 37.838,76-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan 750,00 -TL davetiye gideri 5.400,00-TL bilirkişi ücreti, 1.830,00 TL ATK fatura masrafı olmak üzere toplam 7.980,00 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 7.944,60-TL nin -davalı ... AŞ 1.297,60 -TL'sinden sorumlu olmak üzere- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden 248.205,05 TL, -davalı ... AŞ 40.539,80 -TL'sinden sorumlu olmak üzere- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, - Manevi tazminat yönünden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Davalılar ... ve ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine, 7-)-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine, Davacı vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1110, K. 2024/642, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1110-e-2024-642-k-ea653474f40a