İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/170 E. 2024/700 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/170
- Karar No
- 2024/700
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/170 Esas KARAR NO :2024/700 DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ:21/02/2017 KARAR TARİHİ:10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ...Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin 16.03.2012 tarihinde..., ... ve davacı müvekkil ... tarafından üç ortaklı olarak kurulduğunu ve her bir ortağın payına düşen sermaye borcunun ödediğini ve ...in %10 hisseye sahip olduğunu, Suriye uyruklu...' in 10 yıl için müdür seçildiğini ancak şirketin kurulduğundan bu yana tam olarak faaliyete geçemediğini, her yıl hesap dönemi sonu gerçekleşmesi gereken genel kurul toplantısı için çağrı yapılmadığını, şirketin ticari sicil kayıtlarındaki adresinin faal olmadığı ve bu adreste şirketle ilişkisi olmayan üçüncü kişilerin ikamet ettiği, yönetici ortağın yurt dışında ikamet etmesinden dolayı şirketin faaliyete geçmesi için herhangi bir çabası ve girişiminin bulunmadığını, ortaklar arası güven ilişkisinin bulunmadığını, davacı müvekkile diğer ortaklar tarafından mesnetsiz iddialar yöneltildiği ve kötü niyetli olarak şirketteki hissesinin maddi karşılığı ödenmeksizin ortaklıktan çıkması için psikolojik baskı uygulandığı, davacı müvekkilin halihazırda bilgi alma ve kontrol etme hakkını diğer ortakların kasıtlı olarak engellemeye çalıştıklarını bu sebeplerle TTK'nin 636/3. Maddesi gereği davalı şirketin feshine ve davacı müvekkilinin %10'luk hissesine düşen tüm gerçek maddi değerin kendisine verilmesinin, şirketin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul olmak üzere tüm malvarlığına TTK 636/4. Maddesi gereği teminatsız olarak ve tensiple ihtiyatı tedbir konulmasını talep etmiştir. Davalı şirketin feshi konusunda sayın mahkemenin aksi kanaati bulunması durumunda ise; davalı şirkete kayyum atanmasına ve davalı şirkete ait malvarlıklarının (... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, P23-b12-d-3 pafta, 101 ada, 11 parselde kayıtlı 21.992.88 m2 tarla ile ... İlçesi, ... Yokuşu Sokak, 146 pafta, 92 ada, 28 parselde kayıtlı 154m2 yüzölçümlü bahçeli otel) güncel değerlerinin ve davacı müvekkilinin %10'luk hissesinin maddi karşılığının feshe en yakın tarihe göre tespiti ile mahkeme veznesine yatırılmasına ve şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini ve son olarak 19.02.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ederek SPK lisanslı bir heyetin taşınmazın güncel rayiç değerinin yeniden tespit etmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının davayı ikame etmeden önce, hisse değerinin hesaplanmasını, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, Davalı şirket'in yaptırmış olduğu gayrimenkullerinin değerine ilişkin değerleme raporuna göre tedbir talep edilen taşınmazlarından birinin piyasa değerinin 3.500.000.- TL olduğunu, davacının davaya müracatının maktu harç ile yapıldığını, eksik harç tutarının ikmalini, Mahkemenin önce 24.02.2017 tarihli tensip kararında, davanın esasına ilişkin iddialara ilişkin belgelerin istenmesi ve Davacı'nın İhtiyati tedbir Talebinin reddine ilişkin kararına itiraz hakkının HMK gereği olmasına rağmen, Davacının 08.03.2017 tarihli dilekçesine istinaden karardan rücu edilerek, Teminatsız İhtiyati Tedbir Kararı verdiğini, bu kararın yasaya ve usule aykırı olması sebebi ile, kararın devamının diğer ortakların telefisi imkansız zararına yol açtığını, Davacı dışındaki diğer ortakların yabancı uyruklu olduklarını, Türkiye kanun ve mevzuatları gereği, Türkiye'de kurulan şirketlerde, Türk Vatandaşı ortak bulundurma zorunluluğunun bulunduğunu, bu sebeple, davacı'nın ortak olarak şirket bünyesine alındığı, sermaye payının da şirket müdürünce ödendiğini, Davacının dava dilekçesi talepleri arasında yer aldığı gibi, şirket müdürünün pay sahipleri ve şirket alacaklılarına karşı verdiği zarar bulunmadığını, bu hususta haklı feshi gerektirecek bir delilinde dava dosyasında yer almadığını, Şirket Müdürünün Yurt dışında da farklı yatırımları bulunduğunu, Türkiye'de de ikamet hakkı ve taşınmazı bulunduğu, şirketin yatırımına ilişkin otel inşaat süreçlerinin bizzat kendisi tarafından sık sık Türkiye'ye gelmek üzere takip edildiği ve yürütüldüğünü, Davalı şirketin 16.03.2012 tarihinde, öncelikle ana faaliyet konusunun turizm ve otelcilik faaliyetinde bulunmak üzere kurulduğunu, bu amacını gerçekleştirmek üzere, İstanbul'daki taşınmazı satın aldığını, taşınmazın tadilatının, çeşitli yasal prosedürler gereği yıllarca sürdüğünü, yapılan bütün masrafların ve Davacı sermaye paylarının şirkete ödenmesi taahhütlerinin ortak yabancı yatırımcılar ve Şirket Müdürü... tarafından yerine getirildiğini, şirketin ticari faaliyete başlayamamış olduğumu, bu süreçlerde şirketin şube açılışı, müdür değişikliği, adres değişikliği gibi işlemleri bulunmadığından genel kurul yapmasının söz konusu olmadığını, Davacının daha fazla kazanç elde edebilmek için, 5 yıldır süre gelen otel inşaatının ve tamiratının tamamlanmasını beklediğini ve davayı ikame ettiğini, bu süre içerisinde davacının genel kurulların yapılmasına yönelik davalıya herhangi bir başvurusu, ihtarı, bildiriminin mevcut olmadığını, Şirketin İTO kayıtlarında yer alan tescil edilmiş bulunan adresinde faaliyette olduğunu ve adres değişikliğini gerektirir bir hususun bulunmadığını, bütün yazışmalarında kayıtlarda yer alan adresini kullandığını, Huzurdaki davanın davacı tarafından kötü niyetli açılmış olduğunu, şirketin feshine yönelik taleplerinin haksız kazanç ve menfaat elde etmeye yönelik olduğunu belirterek, İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, reddi halinde %15'ten aşağı olmamak kaydı ile, teminatlı tedbire çevrilmesi ile, davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ...'nin ticari kayıtları, ... Cumhuriyet Savcılığı'na ... Soruşturma numaralı takipsizlik kararı ve takipsizlik kararına yönelik itirazın reddine itişkin karar, ...'nin bilançosunu gösterir Muhasebe kayıtları, Davalı şirketin ticari defterleri, Davalı şirketin yönetime yetkili şirket müdürü ...'in , davalı vekillerinden Av. ...'ya, ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevkiinde bulunan P23 b-12 d-3 pafta, 101 ada, 11 parsel sayılı taşınmazın satışı için verdiği yetkiyi düzenleyen ....Noterliği'nce tanzim edilen ... yevmiye numaralı vekaletname, Davalı şirketin müdürü...'e ait yeni kurulan ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketin ticaref sicil kayıtları, dosya kapsamında; davalı şirketin İTO'da kayıtlı adresine gönderilen şirketin tanınmadığı ibaresi yeralan tebliğ parçası, tanık, bilirkişi incelemesi, yemin ve sair delile dayanmışlardır. DAVALI ŞİRKET YETKİLİSİ ... TERCÜMAN VASITASI İLE DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "...Ben davacıyı fiilen şirket ortağı olarak kabul etmiyorum, zira bu şirketi kurduğumuz zaman 2013 yılında yasa gereği yabancı olarak Türkiye'de şirket kurulamıyordu, mutala bir Türk ortak gerekiyordu, davacı sadece yasal prosedürü yerine getirmek için kendisiyle de daha önce Türkiye ye gelip alışveriş yaptığım zamanlarda tanıştığım oldu, kendisi 6 çocuk sahibi olduğunu iddia etti ve sadece onun çocuklarına bir ekmek kapısı bulmak amacıyla çocuklarına yardım etmek amacıyla bu adımı attığını, davacı yanın bu ifadeleri daha evvel şantaj ve tehdit davasında beyan ettiğini, bu ifadeyi doğrulayacak bizzat kendisinin ifadeleri olduğunu, kendisinin iş adamı olduğunu hem Lübnan da hem Dubai'de şirketleri olduğunu, Türkiye 'de esnaf olduğunu, davacının bu firmadaki hiç bir adımda etkisi ve maddi katkısının bulunmadığını, hatta her adımda davacıya para yardımında bulunduğunu, firmanın ilk kuruluşunda ilk yaptığı adımda firma adına gayrimankul satın alınırken davacıya güvendiğini ve mülk sahibi ile anlaşmayı davacının yaptığını, ancak mülk alındıktan sonra yaptığı araştırmada davacının 70.000-Dolar komisyon aldığını öğrendiğini ve sorunların buradan başladığını, yani davacının dürüst hareket etmediğini, bu konuda mülk aldığı kişininde açıkça tanıklık yapabileceğini, bundan sonra anlaşma yoluna gitmiş ise de davacının kendisine önce duygu sömürüsü yaptığını bir taraftan da kendisinin doğulu olduğunu, amca çocukları ile birlikte duruşmayı basabileceklerini, hatta adam bile öldürebileceklerini beyan ederek kendisini tehdit ettiğini, bu konu ile ilgili kendisine whatsapp'ten resimde attığını, hatta böyle bir olaydan Adana'da sanık akrabasınında gazetede çıkmış fotoğraflarını attığını ve korktukları için eşinin Türkiye'ye gelmediğini, sadece kendisinin geldiğini, bu yüzden tehdit davası açtığını, aralarında sadece bir tehdit - şantaj davası olduğunu, her zaman yapıcı yanaştığını, anlaşmak için uğraştığını, iş adamı olduğunu, sorun aramadığını, bu memlekete iş yapmak için geldiğini, bir seferde Denizbank ... şubesi müdürünün kendisini aradığını, davacı ortağın kendisinden habersiz şirketi güvence göstererek araba kredisi almak istediğini söylediğini, buna rağmen kendisi ile konuşup bir daha açık yapmaması için uyardığını, herhangibir işlem yapmadığını, şirketin bir an evvel ayağa kalkması kar etmesi için uğraştığını, en ufacık vergi borcu dahi bulunmadığını, şirket için bir arsa bir de ...'te bir otel aldıklarını başlangıçta otel için alınan klimalara dahi davacının el koyduğunu ve bunlara karşılık kendisinden para istediğini, bu klimaları takan mühendisin dahi gelip mahkemede tanıklık yapabileceğini, Türkiye'ye satmak üzere 4.000-Dolar değerinde saat getirdiğini, davacının bunlara da el koyduğunu, bu saatleri Türkiye'ye girişinde gümrük işlerini yapan kişininde bu konuda tanıklık edebileceğini, bu davadan başlangıçta haberdar olmadığını, çünkü davacı ortağına güvenerek bütün tebligat alma işlemlerini de ona bıraktığını, ancak bir müddet sonra bu davadan haberdar olabildiğini, kendisinin iyi niyetli bir yatırımcı olduğunu, Türk yetkili makamlarınca Türkiye'nin güvenli bir ülke olduğunu ve hiçbir zaman haklarının ihlal edilemeyeceği ne yönelik verilen güvence doğrultusunda Türkiye'de iş yaptığını, halen Türkiye'de adalete güvendiğini, sadece yanlış bir insana rastgeldiğini beyan ettiğini tercüman bildirdi. Şirket şu anda aktif olarak devam ediyor, davacı sayesinde şirket pek çok zarara uğradığı için ve bütün bu zararlar bizzat şahsen cebinden karşılandığı için zorunlu olarak sermaye arttırımına gittiğini ve zarara şahsen katlandığını, var olan gayrimenkul oteli bir an evvel çalıştırmak için gayret gösterdiğini, Beylikdüzü'nde evi olduğunu, eşi ile birlikte orada yaşadığını, arabası olduğunu, Beylikdüzü'nde ... Evlerinde oturduğunu, ortalama her 1,5 ayda Türkiye'ye geldiğini, ayriyeten şirkete muhasebeci ve diğer elemanları bulunduğunu beyan etti. Davacı ile anlaşmaya her şeye rağmen çalıştığını, ortaklık payını verip ayırmak istediğini ancak davacını buna yanaşmadığını şirketi ayakta tutmak istediğini, pek çok harcama yaptığını, emek verdiğini, şirketi kar yapma aşamasına getirmek istediğini, bu ülkeyi sevdiğini, bu nedenle şirketin ayakta kalmasını ve tüzel kişiliğini devam ettirmesini talep ettiğini, davacının da şirket ortaklığından çıkmasına rıza gösterdiğini ve kendisinin şirketin tüzel kişiliğini devam ettireceği...." şeklinde beyanda bulunmuştur. MAHKEMEMİZCE ALINAN RAPORLAR; Bilirkişi ...'nın 05/06/2018 tarihli raporunda özetle; "...Dava Konusu inceleme tarafımıza ibraz edilen 2012-2013 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı ticari defter kayıtları üzerine yapmış olduğum inceleme neticesinde; Ticari Defter kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi yönünde takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, Şirketin ; 1) Şirketin kuruluşuna ilişkin Ödenmiş Sermayesinin 6800 pay karşılığı 170.000.-TL. olduğu, bumun %45 ine denk gelen, 3060 pay karşılığı, 76.500.- TL'sinin dava dışı..., %45 ine denk gelen , 3060 pay karşılığı 76.500.- TL'sinin Dava dışı ortak ..., %10 hissesine denk gelen 680 pay karşılığı 17.000.-TL'sinin Davacı ...'e ait olduğu, 2)08.08.2017 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan karar gereği, şirket sermayesinin 170.000.-TL'den, 2.000.000.-TL'ye çıkarılması ile ortakların ortaklıktaki pay tutarı, adedi ile hisse oranın; ..., 991.500.-TL, 39.660 pay, 49,575 hisse, ..., 991.500.-TL, 39.660 pay, 049,575 hisse, ..., 17.000.-TL. 680 pay, 00,85 hisse şeklinde oluştuğu, 3)Şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 Yılları Kanuni Ticari Defter Kapanış Kayıtlarının incelenmesinden, ilgili yıllarda faaliyet satış gelirinin bulunmadığı, şirketin 2012 yılında, (-6.266,95 TL), 2013 yılında (-5.928.- TL) , 2014 yılında (- 6.132.- TL), 2015 yılında, (- 4.949,20 TL)., 2016 yılında, (-4.516,94 TL)., 2017 yılında (-15.239,21) TL. olmak üzere toplam (-43.032,30 TL)zarar ettiği, 4) Dava Dışı Ortak...'in aynı zamanda Şirket ortağı ve müdürü olduğu görülen, İTO.63121/5 sicil no.da kayıtlı, 28.12.2016 tarihinde tescil ile, 03.01.2017 tarihinde TTSG. İlan edilmiş, ... İNŞ. TİC. LTD. ŞTİ. ünvanlı ve Davalı firma ile aynı meslek grubunda benzer faaliyet konularında faaliyette bulunan şirketin 218.394,10 TL borçlu olduğu, böylece sermaye artışından sağlanan kaynağın bir kısmının Dava dışı ortağın, ortağı ve müdürü olduğu dava dışı diğer firmasına borç olarak verildiği tespit edilmiştir. 5) ... Cumhuriyet Başsavcılığından gelen Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında; Davalı ortağı...'in, Davacı hakkında çeşitli suç duyurularında bulunmuş olduğu görülmekle ortaklar arasında güven ilişkisinin bozulmuş olduğu, 6) Davalı şirketin aktifine kayıtlı İstanbul ..., ...'te bulunan taşınmazı için, ... A,Ş, Değerleme uzmanlarınca hazırlanmış 13.04.2017/ ... no.lu değerleme raporunun, Ana gayrimenkul ve yapının özellikleri bölümünde; Taşınmazın yakın zamanda tadilat gördüğü ve iyi derecede dekorasyon özelliklerine sahip olduğu, hali hazırda boş ve faal olmadığının belirtildiği, 31.12.2017 Kapanış Kayıtlarından da 2017 yılı içerisinde şirketin faal olduğuna dair satış gelirinin bulunmadığı, 7) 29.08.2017 tarihli TTSG.'nin incelenmesinden 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin düzenli genel kurullar yapılmadığı anlaşılmakla; 08.08.2017 tarihinde yapılan 2012-2013-2014-2015-2016 yıllarına ait olağan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karar nisabının TTK 621'e uygun olduğu, yapılan ana sözleşme değişikliği ile, şirket sermayesinin 170.000.-TL'den, 2.000.000.-TL'ye çıkarılması kararının alındığı, Davacı ...'in katılmadığı, Genel kurul toplantısında alınan gündemde yer alan maddelere ve sermaye artışına ilişkin Genel Kurul Kararlarına, genel kurula ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığından bahisle davacı'nın itirazda bulunduğu, ve genel kurulun yokluğu sebebi ile, genel kurulun iptali için ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosya ile dava açtığı, Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler, Kuruluş Gazetesi, ve Karar Defterinin incelenmesinden; Davacı tarafından iptali istenilen 08.08.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısma ilişkin çağrı yetkisinin TTK 410'da Şirketi Yönetim Kuruluna ait olduğu, Bu yetkinin şirketin incelenen kuruluş gazetesinde ortakların dışında başka birine genel kurul ya da yönetim kurulu kararı ile, ...367, ...370.nci maddelerine göre, şirketin idare, temsil ya da bazı kimselerin belli işlerle görevlendirilmeleri yetkisinin verildiğine dair her hangi bir karar ya da bir maddenin bulunmadığı, Genel Kurula çağrının Dava dışı Ortakları temsilen temsil yetkisine sahip olduğu anlaşılan vekalet sahibi Av.... tarafından yapıldığı görülmüş olmakla birlikte, Temsil yetkisinin, ortaklık adına üçüncü kişilerle ortaklığın konusu çerçevesindeki hukuki işlemlerin yapılması yetkisini kapsadığını, Dava dışı Ortakları temsilen vekalet sahibi Avukatları tarafından yapıldığı anlaşılan çağrının usulüne uygun yapılmadığı ve davacı ortağın da toplantıya katılmayıp, genel kurulu kararlarını dava konusu yapmış olması sebebi ile de genel kurul toplantısının iptal edilebileceği, kanaatinde olduğumu, İptali İstenilen 08.08.2017 tarihli Genel Kurul'unda arttırımı öngörülen sermaye artışının 1.830.000.-TL, olduğu, ancak dosya ya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile, şirketin karar defteri ve toplantı tutanaklarında sermaye artışının sebebine ilişkin izahata rastlanılmadığından, 31.12.2016 mali verilerine göre sermaye artış ihtiyacının 280.008,55 TLile 912.770,79 TL arasında olabileceği, oysa ki şirketin, bu tutarların yaklaşık 2 katma yakın bir oranda sermaye artışı yapıldığı, artışa konu olabilecek ek finansman ihtiyacın gerekliliğine ilişkin, dava dosyası ve karar defteri içerisinde herhangi bir bilgi, belgeye rastlanılmadığı,bu artışla davacı ortağın, hisse oranı azalmış olduğundan, ortaklıktan çıkması halinde hesaplanacak hisse değerinin de azalmış olacağı, 8) 31.12.2017 tarihli Bilanço incelemesi ile, Şirket aktif toplamından, Toplam Borçlarının düşülmesi ile, şirketin Öz Kaynaklar toplamının kaydi defter değerinin, 1.263.456,98 TL. olduğu, 2.000.000.-TL/lik şirket sermayesinin, 693.510,72 TL'lik sermaye taahhüt borcunun 31.12.2017 tarihi itibari ile ödenmemiş olduğu, Böylece şirketin Sermayesini, taahhüt borcu düşüldükten sonra %96,70 oranında koruduğu, defter değeri üzerinden Davacı Ortağın şirket sermayesi içerisindeki payı'nın şirket içinde sahibi olduğu hisse oranı na göre dağıtılması halinde ; Davacı ...'in şirkette olan 00,85 pay'ının; 16.634,22 TL, olduğu, tespit edilmiştir. 9) Şirket aktiflerinin değerlemesi ile, davacı hissesinin gerçek değerinin, Net Aktif Değeri üzerinden hesaplanmasına karar verilmesi halinde; Davalı Şirketin aktifinde yer alan Taşınmazlardan; ..., ... ilçesinde bulunan Arsa Niteliğindeki taşınmaz ile, İstanbul ... İlçesinde bulunan Bina niteliğindeki taşınmazlarının, Güncel değerlerinin Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ünvanına sahip teknik bilirkişi tarafından verilecek olan değerleme raporu ile tespit edilmesi halinde şirketin ve davacı ortak hissesinin değerinin hesaplanabileceği..." tespit ve rapor edilmiştir. Gayrimenkul uzmanı Bilirkişi ...'ın 19/02/2019 tarihli raporunda özetle; "...a-Taşınmazın konumu, alanı,imar durumu,nitelikleri,yapı ruhsat belgesi olması, ülkede yaşanan ekonomik olumsuzluklar, İlanlardaki satış fiyatlarıyla karşılaştırılıp, ilanlarda pazarlık payı olduğu da dikkate alınarak bedel tespit edilmiştir. b-Davalı ... ve Dış Ticaret Ltd.Şti “nin ortaklarına düşen hisse bedeli ... %45 hisse bedeli : 1.800.000 TL ... %45 hisse bedeli : 1.800.000 TL Davacı ...'in %10 hisse bedeli : 400.000 TL c-Davaya konu, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... kışlası mevkii , 146 pafta, 92 Ada, 28 Parsel, 154 m2 Yüzölçümlü, bahçeli ahşap hane nitelikli Gayrimenkulün Şubat 2019 tarihindeki rayiç değeri ise 4.000.000 TL olabileceği..." tespit ve rapor edilmiştir. Mimar ..., Harita Kadastro Mühendisi ... ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ...'ın 14/05/2019 tarihli heyet raporunda özetle; "...Rapor içeriğinde özellikleri belirtilen davaya konu taşınmazın maliyet yaklaşımı ve gelir kapitalizasyonu yöntemleri ile değerlemesi yapılmış olup günümüz ekonomik koşulları itibariyle İstanbul İli, ... Mahallesi, ... Kışlası Mevkii, 154 m? yüzölçümlü, bahçeli ahşap hane nitelikli gayrimenkulün Mayıs 2019 tarihindeki rayiç bedeli 4.270.000,00 TL olabileceği...." görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetinin 09/07/2019 tarihli ek raporu ile; "....dava konusu taşınmazla ile ilgili kök raporda verilen rayiç değerin reel piyasaya uygun olduğu, dava konusu İstanbul İli, ... Mahallesi, ... Kışlası Mevkii, 154 m? yüzölçümlü, bahçeli ahşap hane nitelikli gayrimenkulün rayiç bedelinin 4.270.000,00 TL olacağı..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ...'nın 30/09/2020 tarihli ek raporunda; "..31.12.2016 tarihi itibari ile belirlenen 201.800,67 TL olan, davacı ortak tasfiye Payının TCMB'nca belirlenen ÜFE*TÜFE toplamları ortalaması üzerinden yapılan hesaplama sonucu, dava tarihi (21.02.2017) ve rapor tarihi itibari (31.08.2020 enflasyon oranı uygulanmıştır) ile değerinin; 31.12.2016 tarihi itibari ile hesaplanan tasfiye payı : 201.800,67 TL *(Dava tarihi itibari ile tasfiye payı, 201.800,67 TL*1,0322-208.298,65 TL'dir.) 31.12.2017 tarihi itibari ile, hesaplanan tasfiye payı (201.800,67 TL*1,13695) = 229.437,27 TL 31.12.2018 tarihi itibari ile, hesaplanan tasfiye payı (229.437,27 TL*1,2697) = 291.316,50 TL 31.12.2019 tarihi itibari ile, hesaplanan tasfiye payı (291.316,50 TL*1,096) = 319.282,88 TL. *Ek Rapor tarihi itibari ile, hesaplanan tasfiye payı (319.282,88 TL*1,1165) = 356.479,34 TL olarak hesaplanmıştır.(411,65 enflasyon oranı 31.08.2020 ÜFE-TÜFE ortalamasıdır.).." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ...'nın 22/12/2020 tarihli 2. Ek raporunda; "...Ek Rapor (2)tarihi itibari ile, hesaplanan tasfiye payı 371.645,27 TL, dava tarihi itibari ile, 208.298,65 TL olarak hesaplandığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/06/2021 tarihli raporunda özetle; "...Dava dosyası ve bu kayıtların dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda, raporumuz içinde açıklanan nedenlerle nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 4.1 Şirketin feshi sonucu tasfiyesine karar verilmesi halinde önceki bilirkişi tarafından düzenlenmiş olan 2. Ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre şirket ortağının hissesinin değerinin kabul edilebileceği, 4.2 -Raporumuzun 3-2 bölümündeki açıklamalarda da belirtildiği üzere dava tarihi ve rapor tarihi itibariyle faaliyetine devam ettiği,mahkemece şirketin feshi yerine şirket ortağı davacının ortaklıktan çıkarılmasına hükmetmesi halinde,kendisine ödenecek olan tasfiye payı (ayrılma akçesi)nin hesaplamaları yapılırken, VUK kanuna göre de şirketin gayrimenkullerinin değerlenmesine ilişkin olan değer artışlarının direkt olarak bilanço kalemleri arasında gösterilebilme imkanı bulunmadığı,sadece muhasebenin özün önceliği özelliğinden hareketle sadece bilanço dipnotlarında gösterilebileceği,dolayısıyla şirket hissedarının hissesinin gerçek değerinin tespitine yönelik olarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada tasfiye payınınlayrılma akçesinin) hesaplanması aşamasında, Kurumlar Vergisi hesaplanmaması gerektiği kaatinde olduğumuzdan,rapor tarihi itibariyle hesaplanan tasfiye payı (ayrılma akçesinin) 524.505,07.-TL,dava tarihi itibariyle 256.596,07.-TL olarak hesaplandığı, 4.3 .Raporumuzda da izah edildiği üzere; Ayrılma akçesi alarak ayrılan ortağın payını sattığı kabul edilirse,kazancının 193 Sayılı GVK'nun mükerrer madde 80/ 4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar bendine göre Değer artış kazancı olarak , Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 81'inci Maddesi hükmüne göre işlem tesis edilmesi ,elde edilen kazancı payın sahibinin kendisinin beyan etmesi gerekti edilen tutara ilişkin olarak verginin hesaplama yetkisinin Gelir İdaresi Başkanlığı,...Vergi Dairesi Başkanlığına bağlı olan mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine ait olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir. Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... ve Ziraat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 20.02.2023 tarihli raporunda özetle; "... Yapılan İncelemeler Sonucunda; Kıymet takdirine konu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 101 Ada, 11 parsel numaralı "Tarla" niteliğinde 21.992 88 m2 olup taşınmazın bulunduğu mevkii, konumu, imar durumu, vasıfları (Hali hazırdaki durumu ile birlikte) alım satım rayiçleri dikkate alındığında keşif tarihi itibariyle değeri; 21.992,88 m2 X 250,00 TL/m2 = 5.498.220,00 TL (Beşmilyondörtyüzdoksansekizbinikiyüzyirmi Türk Lirası) ..." tespit ve rapor edilmiştir. Gayrimenkul Değ. Uzm. Kentsel Dönüşüm Uzm. ..., İnşaat Mühendisi ..., Turizm Tesis Uzmanı ... ve Mimar ... tarafından düzenlenen 17/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmında; "...Dava konusu taşınmaz yakın çevresinde yer alan emsal taşınmazlar ile konumu, oda sayısı, yatak sayısı v.b. kriterle kıyaslanarak karşılaştırılmış ve keşif tarihi itibarı ile değeri 45.000.000 TL olarak hesap edildiği..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ...'nın 27.06.2023 tarihli 3. Ek raporunda; "...Kök Raporun düzenlenme tarihinde yapılan incelemede; Davalı şirket sermayesinin, 6800 pay karşılığı , 170.000,00 TL olduğu, davacı ...’in, davalı şirkette 680 pay, 17.000.-TL.’lik sermaye payı ile, davalı şirkette %10 hisseye sahip olduğu, 23.08.2017 tarihinde İTO tarafından tescil edilen ve 29.08.2017 tarih, 9399 sayılı TTSG’de ilan edilen, 08.08.2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket sermayesinin 6800 pay, 170.000.-TL’den 80.000 pay, 2.000.000.-TL’ye çıkarıldığı, Sermaye artışı sonucu, taahhüt edilen sermaye paylarının davacı dışındaki diğer pay sahiplerince ödenmesi sonrası davacı taraf’ın, davalı şirkette yer alan pay oranının, %10’dan, %0,85’e düşmüş olduğu, Dava dışı ortakların ortaklıktaki hisse oranları toplamının da, %90’dan, %99,15’e çıkmış olduğu, Davacı ...’in Sermaye artışına ilişkin 08.08.2017 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali için, ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, aynı mahkemenin ... E. no.lu kararında, Davalı şirketin 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğuna karar verdiği, Yüce mahkemenin 02.02.2022 tarihinde, ....ATM den ... E.sayılı dosyanın akıbeti hususundaki bilgi talebine istinaden, .... ATM'den gönderilen 01.03.2022 tarihli bilgilendirme yazısında; ... E.sayılı dosyanın karara çıktığı, davalı tarafça istinaf edildiği bilgisinin paylaşıldığı, Yüce mahkeme tarafından ... ATM nin almış olduğu kararın kesinleşmesinin beklendiği, Yüce mahkeme tarafından, davalı şirketin aktifine kayıtlı olan otel bina ve arsa taşınmazlarının güncel değerlerinin tespiti amacıyla ile görevlendirilen SPK Lisansına sahip ... A.Ş adına hareket eden gayrimenkul değerleme uzmanlarınca 2022 yılı içerisinde Temmuz ve Ağustos aylarında yapılan taşınmaz değerleme raporlarında takdir edilen taşınmaz değerleri toplamının 26.350.000.-TL olarak takdir olunduğu, taşınmaz değerlerinin, TUİK tarafından açıklanan Üfe/Tüfe oranları ortalaması üzerinden, önce 31.12.2016 tarihine indirgenmesi ile hesaplanan taşınmaz değerleri ile, 31.12.2016 ticari defter kayıtlarındaki taşınmazların net defter değeri arasında oluşan aynı zamanda taşınmazların elden çıkarılması halinde doğacak olan kar tutarı niteliğindeki, yeniden değerleme, değer artış fon tutarının Öz Kaynaklara ilavesi ile bulunacak öz kaynak tutarını üzerinden, davalı şirketin tasfiye olması halinde davacının, %10 sermaye payına isabet eden, ortaklık tasfiye payının; A) Dava tarihi itibariyle 432.987,93 TL. olarak hesaplandığı, B) Dava tarihi itibariyle hesaplanan davacı adına hesaplanan 432.987,93 TL tutarındaki tasfiye payının, davatarihinden itibaren, iş bu bilirkişi ek rapor düzenlenme tarihine kadar TUİK tarafından açıklanan enflasyon oran ortalamaları üzerinden hesaplama yapılması neticesi, davacının, davalı şirkette olan %10 hisse sermaye payına isabet eden tasfiye payının; Davalı şirkette olan 17.000.-TL'lik ödenmiş sermaye payı ile birlikte toplam 2.530.947,08 TL olacağı..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişinin 16/10/2023 tarihli 4. Ek raporunda; "...Kök Raporun düzenlenme tarihinde yapılan incelemede; Davalı şirket sermayesinin, 6800 pay karşılığı , 170.000,00 TL olduğu, davacı ...’in, davalı şirkette 680 pay, 17.000.-TL.’lik sermaye payı ile, davalı şirkette %10 hisseye sahip olduğu, 2- 23.08.2017 tarihinde İTO tarafından tescil edilen ve 29.08.2017 tarih, 9399 sayılı TTSG’de ilan edilen, 08.08.2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket sermayesinin 6800 pay, 170.000.-TL’den 80.000 pay, 2.000.000.-TL’ye çıkarıldığı, Sermaye artışı sonucu, taahhüt edilen sermaye paylarının davacı dışındaki diğer pay sahiplerince ödenmesi sonrası davacı taraf’ın, davalı şirkette yer alan pay oranının, %10’dan, %0,85’e düşmüş olduğu, Dava dışı ortakların ortaklıktaki hisse oranları toplamının da, %90’dan, %99,15’e çıkmış olduğu, 3- Davacı ...’in Sermaye artışına ilişkin 08.08.2017 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali için, ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, aynı mahkemenin ... E. no.lu kararında, Davalı şirketin 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğuna karar verdiği, Yüce mahkemenin 02.02.2022 tarihinde, ....ATM den ... E.sayılı dosyanın akıbeti hususundaki bilgi talebine istinaden, .... ATM'den gönderilen 01.03.2022 tarihli bilgilendirme yazısında; ... E.sayılı dosyanın karara çıktığı, davalı tarafça istinaf edildiği bilgisinin paylaşıldığı, Yüce mahkeme tarafından ... ATM nin almış olduğu kararın kesinleşmesinin beklendiği, dosyaya eklenen BAM kararının, taraflar arasındaki GK iptal davasına ilişkin olmadığı, 4- Yüce mahkeme tarafından, davalı şirketin aktifine kayıtlı olan otel bina ve arsa taşınmazlarının güncel değerlerinin tespiti amacıyla ile önce görevlendirilen SPK Lisansına sahip ... A.Ş adına hareket eden gayrimenkul değerleme uzmanlarınca 2022 yılı içerisinde Temmuz ve Ağustos aylarında yapılan taşınmaz değerleme raporlarında takdir edilen taşınmaz değerleri toplamının 26.350.000.-TL olarak takdir olunduğu, taşınmaz değerlerinin, TUİK tarafından açıklanan Üfe/Tüfe oranları ortalaması üzerinden, önce 31.12.2016 tarihine indirgenmesi ile hesaplanan taşınmaz değerleri ile, 31.12.2016 ticari defter kayıtlarındaki taşınmazların net defter değeri arasında oluşan aynı zamanda taşınmazların elden çıkarılması halinde doğacak olan kar tutarı niteliğindeki, yeniden değerleme, değer artış fon tutarının Öz Kaynaklara ilavesi ile bulunacak öz kaynak tutarını üzerinden, davalı şirketin tasfiye olması halinde davacının, %10 sermaye payına isabet eden, ortaklık tasfiye payının; Dava tarihi itibariyle 432.987,93 TL. olarak hesaplandığı, bilirkişi ek rapor (3) düzenlenme tarihi itibari ile, TUİK tarafından açıklanan enflasyon oran ortalamaları üzerinden hesaplama yapılması neticesi, bilirkişi raporunun düzenlenme tarihi itibariyle davacının, davalı şirkette olan %10 hisse sermaye payına isabet eden tasfiye payının davacının sermaye payı ile birlikte 31.05.2023 tarihi itibariyle toplam 2.530.947,08 TL olacağının hesaplandığı, 5- Davacı vekili 27.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamında keşif ile tespit edilen davalı şirketin aktifinde yer alan taşınmazların değerlerinin sehven kendilerince sunulan raporlar üzerinden dosyaya sunulan başka değerleme raporu üzerinden tasfiye payının hatalı hesaplandığı beyanı ile dava dosyasına 17.04.2023'te sunulan, Gayrimenkul değerleme uzmanları ...tarafından hazırlanan, 21.02.2023 tarihli değerleme raporuna göre arsa değeri nin 5.498.220.-TL , değerleme uzmanları ... tarafından hazırlanan bila tarihli bina taşınmazı için yeniden belirlenen bina rayiç değeri, 45.000.000.-TL üzerinden yeniden davacı tasfiye payını hesaplanması neticesi, davacı tasfiye payının, Dava tarihi itibari ile, 610.933,65 TL, Bilirkişi ek rapor(4)'un düzenlenme tarihi 16.10.2023 itibari ile, 4.391.893,02 TL olarak hesaplandığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ...'nın 08/05/2024 tarihli 5. ek raporunda; "...1- Davacı ...’in davalı şirketin yapmış olduğu Sermaye artışına ilişkin 08.08.2017 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali için, ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, aynı mahkemenin ... E. no.lu kararında, GK ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile, Davalı şirketin 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğuna karar verdiği, Davalının mahkemenin almış olduğu karara ilişkin olarak müvekkil şirkete ait yapılan OGK toplantısına, vekil eliyle yapılan çağrının TTK 624/2 ye uygun olduğu gerekçesi ile ... ATM nin almış olduğu kararı istinaf ettiği, İstanbul BAM 43.HD 'nin 28.09.2023 tarihli, 2020/1503 E, 2023/919 K.no kararında, davalının 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğuna ilişkin mahkemenin almış olduğu kararda isabetsizlik bulunmadığı kararı ile, davalının istinaf başvurusunu red ettiği görülmekle, alınan red kararlarına istinaden takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere, davacının, davalı şirketteki hesaplanacak tasfiye payının, Davalı şirketin sermaye arttırım öncesi 170.000.-TL sermaye içerisindeki davacının toplam 6800 sermaye payına isabet eden 17.000.-TL'lik %10 sermaye payı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği kanaatine vardığımı, 2-Sayın Mahkemenin talebi ile Davalı kayıtlarında yer alan taşınmazlara ilişkin olarak, ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünden 05.01.2024 tarihinde gönderilen tapu kütük bilgilerine göre, 92 ada, 28 parselde bulunan davalıya ait 154 m2.Bahçeli Ahşaphane olarak geçen taşınmaz ile T.C.... Kaymakamlığı Tapu Md.lüğünden gönderilen 12.01.2024 tarihli yazı ekinde yer alan tapu kütük bilgilerine göre, 101/11 ada-parselde bulunan 21.992,88 m2 Tarla taşınmazların her ikisinin de, 21.04.2022'de ... isimli dava dışı şahsa satıldığı, Böylece; Taşınmazların 21.04.2022 tarihinde şirket aktifinden düşülmesi sonucu, davacının davalı şirkette olan tasfiye payı hesaplamasının , Takdir Yüce mahkemeye ait olmak üzere, taşınmazların satıldığı 21.04.2022 tarihine en yakın tarihte, dava dosyasında yer alan 28.07.2022 ve 18.08.2022 tarihli ...A.Ş. Değerleme uzmanlarınca yapılmış değerleme raporlarında her iki taşınmaz için TL ve yabancı para cinsinden belirlenen emsal değerlerin ayrı ayrı TUİK enflasyon oran ortalamalarından, davalının dava tarihine en yakın tarihli 31.12.2016 tarihli bilançosuna indirgenmesi sonucu bulunacak (düzeltilmiş taşınmaz değeri-taşınmaz defter değeri) düzeltme farkı tutarının, davalı şirketin 31.12.2016 tarihli bilançosu öz kaynak tutarına değerleme farkı fon tutarı olarak ilavesi ile yeni öz kaynak tutarı üzerinden, davacının davalı şirketteki 17.000.-TL'lik %10 tasfiye payının dava tarihi ve iş bu bilirkişi ek rapor tarihi itibariyle belirlenebileceğine kanaat getirilmiştir. a) Yüce Mahkemenin 17.10.2022 tarihli ara kararına istinaden alınmış olan davalı şirketin aktifine kayıtlı taşınmazların güncel değerlerinin tespiti için görevlendirilen ... A.Ş. Adına GM uzmanlarınca kıymet takdirinde bulunulan 26.07.2022 ve 18.08.2022 tarihli taşınmaz değerleme raporlarında yabancı para cinsinden toplam 1.448.226 USD olarak belirlenen taşınmazların emsal kıymet bedelleri üzerinden hesaplama yapılarak bulunacak olan öz kaynak tutarı üzerinden davacı hissesine düşen tasfiye payının hesaplanmasına karar vermesi halinde; Davacının 170.000.-TL sermayeli davalı şirkette sahip olduğu 17.000.-TL karşılığı %10 sermaye payına isabet eden tasfiye payı tutarının; Dava tarihi itibariyle, 390.884,94TL, iş bu ek rapor düzenlenme tarihi itibariyle, 3.806.295,97 TL olacağı, b)Yüce Mahkemenin 17.10.2022 tarihli ara kararına istinaden, davalı şirketin aktifine kayıtlı taşınmazların güncel değerlerinin tespiti için görevlendirilen ... A.Ş. Adına GM uzmanlarınca kıymet takdirinde bulunulan 26.07.2022 ve 18.08.2022 tarihli taşınmaz değerleme raporlarında TL cinsinden (26.350.000 TL) belirlenen, taşınmazların toplam emsal kıymet bedelleri üzerinden hesaplama yapılarak bulunacak öz kaynak tutarı üzerinden davacı hissesine düşen tasfiye payının hesaplanmasına karar vermesi halinde; Davacının 170.000.-TL sermayeli davalı şirkette sahip olduğu 17.000.-TL karşılığı %10 sermaye payına isabet eden tasfiye payı tutarının; Dava tarihi itibariyle, 410.392,05 TL, olduğu, iş bu ek rapor düzenlenme tarihi itibariyle, 3.987.059,79 TL olacağı, ..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ...'nın 03/09/2024 tarihli 6. Ek raporunda; "...Kök Raporun düzenlenme tarihinde yapılan incelemede; Davalı şirket sermayesinin, 6800 pay karşılığı, 170.000,00 TL olduğu, davacı ...’in, davalı şirkette 680 pay, 17.000.-TL.’lik sermaye payı ile, davalı şirkette %10 hisseye sahip olduğu, 2- 23.08.2017 tarihinde İTO tarafından tescil edilen ve 29.08.2017 tarih, 9399 sayılı TTSG’de ilan edilen, 08.08.2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket sermayesinin 6800 pay, 170.000.-TL’den 80.000 pay, 2.000.000.-TL’ye çıkarıldığı, Davacı ...’in Sermaye artışına ilişkin çağrının usulüne göre yapılmadığı gerekçesi ile, 08.08.2017 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali için; ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davada, aynı mahkemenin ... E. no.lu kararında, GK ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile, Davalı şirketin 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğuna karar verdiği, Davalının mahkemenin almış olduğu karara ilişkin olarak müvekkil şirkete ait vekil eliyle yapılan OGK toplantısına ilişkin yapılan çağrının TTK 624/2 ye uygun olduğu gerekçesi ile ... ATM nin almış olduğu kararı istinaf ettiği, İstanbul BAM 43.HD 'nin 28.09.2023 tarihli, 2020/1503 E, 2023/919 K.no kararında, davalının 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğuna ilişkin mahkemenin almış olduğu karara ilişkin davalının istinaf başvurusunu red ettiği, 3- İstanbul VD.Bşk.lığından gönderilen bilgilendirme yazılarına göre, davalının 2023 yılında bağlı olduğu vergi dairesine, Kurumlar Vergisi Beyanında bulunmadığı, Davalı Şirketin bağlı olduğu Vergi Dairesine vermiş olduğu 2020, 2021 ve 2022 yılı Kurumlar Vergi Beyannamelerinin incelenmesi neticesi, Davalı şirketin Gelir Tablolarında brüt satış hasılatının, 2020 yılında 1.339,07 TL, 2021 yılında (0), 2022 yılında 101.500.-TL olarak yer aldığı, her 3 yılda, Satışların maliyetine ilişkin her hangi bir tutarın gelir tablosunda yer almadığı, dönem zararlarının 2020'de, (-46.936,75 TL), 2021'de, (-739,27 TL), 2022'de,(- 134.742, 95 TL) olarak gerçekleşmiş olduğu, Davalı şirketin Kurumlar Vergi Beyannamelerindeki, geçmiş yıl zararları bölümünün incelenmesi neticesi, şirketin 2016 yılından itibaren, 2017, 2018, 2019,2020, 2021 ve 2022 yıllarının tamamında zarar etmiş olduğunun anlaşıldığı, 4- Davacının, davalı şirkette olan %10 sermaye payı üzerinden hesaplanacak ayrılma akçesi hesaplamasında, davalı şirketin bilanço değerlemesinde kullanılabilecek yöntemlerden Net Aktif Değerleme Yönteminin takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere hesaplamada kullanılabilecek en uygun hesaplama yöntemi olacağı, Diğer yöntemlerin davalı şirketin gelir tablolarında faaliyet hasılatının bulunmaması ve taşınmazlarının satılmış olması ve davalının 2016 yılından, 2022 yılına kadar her faaliyet döneminde zarar etmiş olması sebebi ile davalı şirketin öz kaynak Ve değerleme tespitine uygun olmadığı kanaatine vardığımı, Böylece; Davacının, davalı şirketten ayrılması karşılığı, hesaplanacak %10 ortaklıktan çıkma payı hesaplamasının, Yüce mahkemenin 06.06.2024 tarihli ara kararına uygun olarak, davalı şirketin aktifine kayıtlı taşınmazlar için Şubat 2023'te belirlenen kıymet takdirlerine göre hesaplanması halinde, davalının dava tarihi öncesi 31.12.2016 tarihli bilançosunda yer alan ...'taki arsanın, 5.498.220.-TL, İstanbul, Fatihte bulunan binanın 45.000.000.- TL rayiç değerleri ile birlikte taşınmazların için belirlenen rayiç değerler toplamının 50.498.220.-TL olarak belirlendiği, taşınmazların rayiç bedellerinin, TUİK'in açıklamış olduğu yıllık ve aylık Üfe ve Tüfe Enflasyon oran ortalamalarından dava tarihine indirgenmesi sonucu bulunan taşınmazların değerleri ile, taşınmazların defter değeri arasında oluşan pozitif fark tutarının Öz Kaynaklara ilavesi sonucu yeniden hesaplanan öz kaynak tutarı üzerinden, Davacının, davalı şirkette bulunan sermaye payına isabet edecek olan, hesaplanan %10 ayrılma akçesi tutarının dava tarihi itibariyle 610.933,65 TL, iş bu rapor düzenlenme tarihi itibariyle 6.348.457,42 TL olarak hesaplandığını..." tespit ve rapor edilmiştir. TALİMAT YOLU İLE ALINAN RAPORLAR; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/2 Talimat dosyasından yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen 22/04/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...- Dava konusu ... İlçesi ... Mahallesi 101 ada, 11 parsel i ile detaylı bilgiler yukarıda açıklanmıştır. - Taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı, tesis bulunmamakta olup taşınmaz boş tarım arazisi şeklindedir. - ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 101 ada l1 nolu 21.992,88 m2 alanındaki taşınmazın; - Rapor tarihi olan 22.04.2019 itibariyle; güncel rayiç değeri toplamının 549.822.00 TL civarında olduğu..." bildirilmiş, Mahkemenizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi heyet raporuna davalı vekilince itiraz edilmiş olup, itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınması için dosyanın yeniden ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği; ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasından aldırılan 17/07/2019 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "... İli ... İlçesi ... Mahallesi 101 ada 11 nolu 21992,88 m2 alanındaki taşınmazın Keşif tarihi 25/02/2019 itibari ile güncel rayiç değeri toplamının 549.822,00 TL civarında olduğu... " tespit ve rapor edilmiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca davalı limited şirketinin haklı sebeple fesihine, aksi halde davacının ayrılma akçesinin hesaplanarak şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi talebine ilişkindir. TTK'nın 636. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın şirketin feshini isteyebileceğinin düzenlendiği, ancak söz konusu maddede haklı sebebe ilişkin bir tanıma veya haklı sebebin sınırına ve kapsamına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, anonim şirketlerde haklı sebeple şirketin feshinin düzenlendiği 531. maddede de aynı şekilde bir tanım, sınır veya haklı sebebe örnek gösterilmediği, bununla birlikte; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılmaması, azınlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının sürekli azalmasının haklı sebep sayıldığı madde gerekçesinden anlaşılmaktadır. Yine aynı maddenin 3.bendine göre mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan Bilirkişi ...'nın 03/09/2024 tarihli 6. Ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirketin ödenmiş sermayesinin 6800 pay karşılığı 170.000.-TL. olduğu, bunun %45'ine denk gelen 3060 pay karşılığı 76.500.- TL'sinin dava dışı..., %45'ine denk gelen 3060 pay karşılığı 76.500.- TL'sinin dava dışı ortak ..., %10 hissesine denk gelen 680 pay karşılığı 17.000.-TL'sinin Davacı ...'e ait olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyası kapsamına göre davalı ortağı...'in, davacı hakkında çeşitli suç duyurularında bulunmuş olduğu, davalı şirketin 08.08.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında sermaye artışı kararı alınarak davacı hissesinin düşürüldüğü, ancak şirketin karar defteri ve toplantı tutanaklarında sermaye artışının sebebine ilişkin izahata rastlanılmadığı, nitekim hisse oranı değişeceğinden mahkememizce bekletici mesele yapılan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile davalı şirketin 08.08.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olması nedeniyle sermaye artışına ilişkin kararın iptaline karar verdiği, istinaf incelemesi sonucu kararın 20/12/2023 tarihinde kesinleştiği, İstanbul VD.Bşk.lığından cevabi yazılarına göre davalı şirketin 2016 yılından itibaren, 2017, 2018, 2019,2020, 2021 ve 2022 yıllarının tamamında zarar etmiş olduğu, yine davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları kanuni ticari defter kapanış kayıtlarının incelenmesinden ilgili yıllarda faaliyet satış gelirinin bulunmadığı, şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında zarar ettiği, gerek ortaklar arsındaki soruşturma ve dava dosyaları nedeniyle şirket ortakları arasında arasında güven ilişkisinin bozulmuş olması ve gerekse dava şirketin mali yapısı itibariyle ortaklık ilişkisinin davacı yönünden çekilmez hale geldiği kabul edildiğinden davalı şirketin feshi yerine davacı ortağın şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi ...'nın 03/09/2024 tarihli 6. ek raporuna göre davacının ayrılma akçesi hesaplamasında, davalı şirketin bilanço değerlemesinde kullanılabilecek yöntemlerden Net Aktif Değerleme Yönteminin hesaplamada kullanılabilecek en uygun hesaplama yöntemi olacağı, davalı şirketin gelir tablolarında faaliyet hasılatının bulunmaması, dava tarihi itibariyle şirket mülkiyetinde bulunan taşınmazlarının yargılama esnasında satılmış olması ve davalının 2016 yılından 2022 yılına kadar her faaliyet döneminde zarar etmiş olması sebebi ile davalı şirketin Öz Kaynak Ve Değerleme yönteminine uygun olmadığı, davacının, davalı şirketten ayrılması karşılığı hesaplanacak %10 ortaklıktan çıkma payı hesaplamasının, davalı şirketin dava tarihi itibariyle aktifine kayıtlı taşınmazların Şubat 2023'te belirlenen kıymet takdirlerine göre taşınmazlar için belirlenen rayiç değerler toplamının 50.498.220.-TL olarak belirlendiği, taşınmazların rayiç bedellerinin TUİK'in açıklamış olduğu yıllık ve aylık Üfe ve Tüfe Enflasyon oran ortalamalarından dava tarihine indirgenmesi sonucu bulunan taşınmazların değerleri ile, taşınmazların defter değeri arasında oluşan pozitif fark tutarının öz kaynaklara ilavesi sonucu yeniden hesaplanan öz kaynak tutarı üzerinden davacının davalı şirkette bulunan sermaye payına isabet edecek olan %10 ayrılma akçesi tutarının dava tarihi itibariyle 610.933,65 TL, raporun düzenlenme tarihi itibariyle 6.348.457,42 TL olarak hesaplandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre; davacı ortağın pay bedelinin karar tarihine en yakın tarihteki şirketin gerçek mal varlığı değerinin tespiti yapılarak hesaplaması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın bu ilkeye uygun düştüğü anlaşılmaktadır. Açıklanan bu nedenlere göre davanın kabulüne, davacının haklı nedenlerle davalı şirkte ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davacı payının şirkete devrine, davacının hissesine isabet eden 6.348.457,42 TL. ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davacının haklı nedenlerle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sırasında kayıtlı ... ortaklığından çıkmasına İZİN VERİLMESİNE, Davacı payının şirkete devrine, Davacının hissesine isabet eden 6.348.457,42 TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 2-Kararın tescil ve ilanına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 433.663,12-TL harçtan peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 433.633,72-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 31,40 -TL başvurma harcı, 31,40-TL peşin harç, 4,60 -TL vekalet harcı, 1.139,70 -TL keşif harcı, 5.479,65 -TL tebligat/ posta gideri, 31.350,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 38.036,75 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 593.422,87-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır