İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/506 E. 2024/686 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/506
- Karar No
- 2024/686
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/506 Esas KARAR NO:2024/686 DAVA:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:26/07/2023 KARAR TARİHİ:18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili İdare ...'nün 3305 sayılı yasa 2560 sayılı yasa ile Büyükşehir Belediyesinin sınırları içinde ve mücavir alanlarda su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, Kuruluş Yasasının 13. maddesinde İdarenin gelirleri sıralanmış, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınması hususunun öngörüldüğünü, 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 05.06.1986 tarih ve 3305 sayılı yasayla değişik 23. maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması ile çevreyi kirletmeyecek tedbirlerin alınması ve aldırılması ile ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağı ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere Tarifeler Yönetmeliği'nin hazırlandığını, tacir olan davalının, iş yeri olarak kullandığı ... Mah. ... ... Sokak No:58 Fatih, İstanbul adresinde kullanmak üzere müvekkil idare ile 09.09.1996 tarihinde imzaladığı ID ... numaralı sözleşme ile idare kayıtlarına abonelik tesis ediğini, davalı borçlunun işbu sözleşme üzerinden kullandığı su karşılığında, yürürlükte olan Tarife Yönetmeliği hükümlerine ve Genel Kurul tarafından belirlenen birim fiyatlara uygun surette tahakkuk ettirilen fatura borçlarını ödememesi nedeniyle usulüne uygun olarak ihtarname keşide edildiğini, ancak müvekkil idarenin alacağının işbu ihtarnameye rağmen ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili idare alacağının tahsili amacıyla MTS ... Esas sayılı dosya ile asıl alacak ve faizleriyle birlikte toplam 872,55 TL'nin tahsili amacıyla yasal takibe girişmiş ise de işbu borç davalı borçlu tarafından ödenmediği gibi icra dosyasına 22.07.2022 tarihinde haksız ve hukuki mesnetten yoksun biçimde itiraz edilerek ilamsız icra takibinin durdurulmasının söz konusu olduğunu, davalı borçlunun işbu itirazı üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, bir sonuca varılamadığını, davalının, müvekkili idareye sözleşmeye ve fatura alacağına dayanan borcunu halen ödememiş olmakla birlikte, aleyhine başlatılan icra takibine yönelik itirazı yalnızca takibi sürüncemede bırakmak amacını taşımakta olup, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, takip konusu alacağın faturalandırıldığını, su bedelleri ve bu bedellere işlemiş gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, bu nedenle tarafımızca huzurdaki davanın ikamesi ile mahkemenizden davamızın kabulü ile davalı tarafından ödenmeyen fatura alacağından kaynaklanan fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla 872,55 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili idareye ödenmesine karar verilmesini talep etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, ödenmeyen fatura alacağından kaynaklanan fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla 872,55 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili idareye ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurum tarafından başlatılan icra takibine 22.07.2022 tarihinde itiraz edilmiş olup icra müdürlüğü tarafından davaya konu icra takibinin durdurulması kararının verildiğini, takip alacaklısının, icra dosyasına yapılan itiraz kendisine tebliğ edilmesinden itibaren bir yıl içinde bu davayı açması gerektiğini, bu süre geçtikten sonra artık ilgili icra dosyasından borçlu hakkında açılmış olan takibe devam edilemeyeceğini, davacı yan da huzurdaki davayı süresinde açmamış olup usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket hakkında husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ile davacı kurum arasında hiçbir su kullanım sözleşmesi bulunmadığını, davacının, müvekkilinin taşınmazı satmış olduğu 05.11.2007 tarihinden sonraki dönem olan 12.04.2018 tarihindeki kullanımlara istinaden müvekkili şirkete karşı icra takibinde bulunduğunu, bahsedilen tarihlerde şayet bir su tüketimi yapıldıysa da bu kullanımın muhatabı müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirket ile davacı kurum arasında o tarihleri kapsayan bir su kullanım sözleşmesi olmadığı gibi o tarihlerde müvekkili şirketin anılı taşınmazın maliki de olmadığını, davacı yan haksız ve hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı müvekkili aleyhine ikame ettiğini, bu sebeple anılı fatura alacağından kaynaklı müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmamakta olup müvekkili şirkete karşı açılan işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının dava dilekçesinde var olduğunu ileri sürdüğü alacağı zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazının kabulünün gerektiğini, davacı yan müvekkili şirketin kullanmış olduğu su karşılığında tahakkuk ettirilmiş fatura borçlarını ödemediğini iddia ederek işbu bedelin yasal faiziyle müvekkili şirketten tahsilini talep ettiğini, ancak davaya konu fatura borcunun müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkili şirketin davacı kuruma hiçbir borcu bulunmadığı gibi adına tahakkuk ettirilmiş ve kendisine ulaşmış böyle bir miktarda fatura da bulunmadığını, davacı yanın kontör dolum bedeli adı altında haksız bir bedel talebinde bulunduğunu, ancak kontör dolum bedelinin açıklamasının dahi yapılmadığını, kontörlü sayaçlarda önce bedelin ödendiğini sonrasında kullanım yapıldığını, müvekkili şirketin kontör yüklemeden kullanım yapmış olmasının ve bundan kaynaklı davacı kuruma karşı borcunun olmasının hiçbir şekilde izahının olmadığını, bu sebeple davacı yan tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, su aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dava dilekçesinde delil olarak dayanılmış olan ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... abone nolu sözleşme uyarınca, fatura tarihi 09/12/1996, son ödeme tarihi 19/12/1996 olan 435,52 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak 27/04/2022 tarihinde 435,52 TL asıl alacak, 437,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 872,55-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, davacı tarafça söz konusu takibe yapılan itirazın iptali istemi ile değil takipten bağımsız olarak aynı faturadan kaynaklı alacağının tahsili istemi ile işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 25/07/2024 tarihli raporunda özetle; "- Dosyaya 18.07.2024 tarihinde eklenene evrakta; davalı kurumla 09.12.1996-12.04.2018 tarihleri arasında 1D-.../8 numarasıyla sözleşmenin mevcut olduğu, sözleşme durumu “Sözleşme İptal” olduğu, yukarıda verilen dönemlerde ilgili mahaldeki işletmenin davalı kurum tarafından devredilmiş olduğuna ilişkin herhangi bir verinin dosya arasında mevcut olmadığı görüldüğünden davaya konu faturanın davalı kurum tarafından davalıya ödenmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. - Faturaya konu tahakkukun 830 günlük 86 m3' ek su tüketiminden kaynaklandığı, fatura bedelinin ilgili dönemdeki 10,31 TL/m' ortalama tarife üzerinden 957,59 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; dava dilekçesinde delil olarak dayanılmış olan ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... abone nolu sözleşme uyarınca, fatura tarihi 09/12/1996, son ödeme tarihi 19/12/1996 olan 435,52 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak 27/04/2022 tarihinde 435,52 TL asıl alacak, 437,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 872,55-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, davacı tarafça söz konusu takibe yapılan itirazın iptali istemi ile değil takipten bağımsız olarak aynı faturadan kaynaklı alacağının tahsili istemi ile işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dolayısı ile uyuşmazlığın, sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, buna bağlı olarak davada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ortadadır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/ 4512 E., 2021/10579 K. Sayılı 21/10/2021 tarihli ilamı) Davalı tarafça cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı def'inde bulunulduğu görülmüştür. Takip dosyasının tetkikinde; alacağın, fatura tarihi 09/12/1996, son ödeme tarihi 19/12/1996 olan 435,52 TL bedelli bir adet faturadan kaynaklandığı, takibe dayalı olmayan aynı fatura alacağının tahsili istemi ile açılan işbu dava tarihinin 26/07/2023 olduğu, bu hali ile dava tarihi itibari ile de, takip tarihi olan 27/04/2022 tarihi itibariyle de 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, bu takipten önce zamanaşımını kesen (aynı alacağa ilişkin daha eski tarihli bir takibin/davanın varlığı vs) halin varlığının iddia ve ispat olunmadığı tespit edilmiş olup, zamanaşımına uğrayan alacağın talep edilemeyeceği sonucuna varılmakla davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle REDDİNE, 2--Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına 4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 872,55-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır