İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/423 E. 2024/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/423
- Karar No
- 2024/596
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/423 Esas KARAR NO :2024/596 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:19/06/2023 KARAR TARİHİ:09/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde : müvekkili ... A.Ş.'ye ait ... plaka sayılı araç, 28.06.2017 tarihinde, işletenin davalı ... Otomov Tic. ve San. A.Ş. olduğu ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkile ait ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... mahellesi ... sokaktan ... istikametine geçiş yaptığı esnada konu yerde dönüş yapmaya çalışan davalıya ait sürücüsü belli olmayan ... plakalı araç duramayarak müvekkile ait araca çarptığını, kaza sonucunda müvekkile ait araçta yapılan onarımın toplam bedeli 2.057,06 TL olduğunu, tazminatın eksik ödendiğini, tespit edilemeyen araç sürücüsünün üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan dolayı ... plakalı araç işleteni davalı şirket KTK m.89/2 uyarınca işbu kazadan kaynaklan maddi zarardan müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu, bu nedenle söz konusu zararın giderilmesi amacıyla davalılara 2.057,06 TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 577,18 TL faiz olmak üzere toplam 2.614,24 TL üzerinden .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi başlatıldığını, davalılar başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, davadan önce İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak yürütülen müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk tutanağının aslı dilekçenin ekinde olduğunu, sadece takibi geciktirme amaçlı ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminat yükletilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde : müvekkili şirket ... A.Ş. bünyesinde faaliyet gösterdiğini, sadece ... markaları ile yaklaşık 60.000 araçlık bir filo ile kiralama yaptığını, ana sözleşmesinde de araç kiralama yapacağına dair madde bulunduğunu, davacı, 29.06.2017 tarihinde meydana gelen maddi zararlı trafik kazası sonucunda, maliki olduğu araçta oluşan hasar bedelinin tazmini talebi ile başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davayı ikame ettiğini, davaya konu trafik kazasına karışan ve sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç ... Otomotiv Tic. San. AŞ. tarafından ...'ye kiralandığını, müvekkili şirketin, dava ile yöneltilen talepler bakımından hukuken sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının, dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde sigorta tahkim kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğu ortaya çıktığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, 26 Nisan 2016 Tarihli ve 29695 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olduğunu, işbu kanun çerçevesinde KTK m. 97 hükmü değiştirildiğini, Kanun’un yeni haliyle KTK m. 97 hükmü “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”. hüküm KTK uyarınca getirilen dava şartı niteliğinde olduğunu, davacının huzurda görülen davanın açılmasından önce ihbar olunan sigorta şirketi nezdinde hasar bedeli talebini içeren bir başvurusu bulunmadığını, olaya ilişkin tutulan ve davanın esasını teşkil eden trafik kazası tespit tutanağıyla belirlenen ve taraflara atfedilen kusur oranları taraflarınca kabul edilmediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirlenen kusur oranları taraflarınca kabul edilmemekle birlikte taraflara atfedilen kusur oranlarının yeniden belirlenebilmesi için dosyanın alanında uzman bilirkişi tarafından incelenerek yeniden belirlenmesini, davacının kusursuz olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, öncelikle kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ve her iki tarafın kusurlarının tespiti için Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmasını, müvekkilin kusurlu kabul edilmesi mümkün olmadığını, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya başka bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiği durumlarda araç işleteninin ve sürücünün tazminat ödeme yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." denildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya sebebiyet veren olayda öncelikle kusur durumunun kesin ve net olarak tespiti gerektiğini, davacı, müvekkili şirkete kayıtlı araç sürücüsüne atfedilebilecek kusur ve zararı kanıtlamasının gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin kabul edilemeyeceğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağının geçerliliğini ve bu tutanağa dayanılarak tespit edilen kusur oranlarını kesinlikle kabul etmediklerini, Trafik Kazası Tespit Tutanağının ve bu tutanak esas alınarak tespit edilen ve taraflara atfedilen kusur oranlarının yeniden incelenmesini, davaya konu olayda kazanın gerçekleştiği esnada, kaza mahallindeki yol şartlarının hali ve yol ile geçitlerde bulunması gereken uyarıcı işaret ve levhaların bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, ilgili kazanın gerçekleşmesinde Karayolları Müdürlüğü yahut ilgili belediyenin ihlalinin ve ihmalinin bulunduğunun tespiti halinde bu kurumun sorumluluğuna gidilmesinin gerekeceğini, davacı yan, maliki olduğu araçta 2.057,06 TL hasar bedeli oluştuğu sebebi ile bu miktarın tahisili talebinde bulunmuşsa da bahsi geçen miktar fahiş olduğunu, taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bahsi geçen aracın ne süre ile servis işlemi görmüş olduğu servis işlemi süresinin kadri marufunda olup olmadığı, yapılan değişim ve işçilik işlemlerinin hasar ile uyumlu olup olmadığı, iş bu davaya konu kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araç, hem Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi hem de Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, ilgili sigorta poliçelerinin muhattabının ... Sigorta A.Ş olduğu ve aracın kaza anında sigortalı olduğu sabittir. buna rağmen davacının taleplerini sigorta şirketinden talep etmek yerine müvekkile yöneltmeleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu kaza sırasında kullanılan araç hakkında İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının mevcut olduğunu, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ve Genişletilmiş Kasko Poliçesi incelendiğinde, davacıların talebi olan miktarın sigorta limitleri dahilinde olduğunu, davacının, dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde Sigorta Tahkim Kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmediğini, olduğu ortaya çıkmış olduğundan davanın usulden reddini, davanın kazaya karışan aracın sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye ve kazaya karışan aracın kiracısı ...'ye ihbarını, Kanun ve Yargıtay içtihatları dolayısıyla müvekkil yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bu davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, bu talebimizin kabul görmemesi halinde ise sonuç olarak esastan redddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava talep doğrultusunda ... Sigorta A.Ş'ye ve ...'ye ihbar edilmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde: müvekkili şirket nezdinde ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 07/06/2017 - 07/06/2018 tarihleri arasında sigortalanan ... plakalı aracın 28.06.2017 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada ... plakalı aracın hasarlanması sonucu aracının hasar tazmini için huzurdaki dava açıldığını, davacının işbu iddiaları haksız ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının talebi zaman aşımına uğradığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket davacı yanın değer kaybı talebini karşıladığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini, iş bu sebeple huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken KDV hariç hesaplama yapılmasının gerektiğini, HMK madde 115/2 uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda davanın esasına girilerek esastan reddini, haksız ve kötü niyetli olan davacının aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı sigortacının sigortalamış olduğu araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti ile davacının hasar bedeli talebinin davalıdan tahsil edilip edilmeyeceğine ilişkin tazminat davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 19/06/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 2.057,06 TL asıl alacak, 557,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.614,24 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişiler... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda: kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı sürücüsü tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, dava konusu araçta meydana gelen hasar ile araca uygulanan işlemlerin uyumlu olduğu, araçta değişimi yapılan parçaların malzeme kodları üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde satış fiyatlarının piyasa rayici ile uyumlu olduğu, onarım işçiliklerinin de kadri marufunda olduğu, dolayısıyla davacı tarafından talep edilen tazminat bedeli olan 2.057,06 TL'nin kaza sonrası meydana gelen hasarın giderilmesine yönelik uygulanan işlemleri kapsadığı görüş ve kanaatlerini bildirir ortak raporlarını sundukları anlaşılmış olup mahkememizce alınan denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin aynen devamına Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Harç alınmış olmakla, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 398,20 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 200,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti (2 farklı bilirkişi) olmak üzere toplam 5.200,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-İhbar olunanlar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 2.614,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır