İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/243 E. 2023/704 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/243
- Karar No
- 2023/704
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/243 Esas KARAR NO :2023/704 DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ:23/01/2020 KARAR TARİHİ:25/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili 23/01/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalıların davalı Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti'nin ortakları olduğunu, 22/01/2013 tarihinde tasfiye sürecine giren davalı şirkete davacının tasfiye memuru olarak atandığını, fakat gelinen aşamada davacının bir takım şahsi sıkıntılar sebebi ile bu görevini yürütemez hale geldiğini, bu ihtiyacın bir diğer sebebinin de davacının diğer ortaklara ulaşamaması ve şirket adresi olarak resmi kayıtlarda yer alan adresin yerinde olmadığını, TTK. 268. Madde uyarınca ortaklar kararı ile bağlı olmasına karşın ortaklarla iletişim sağlayamadığından görevinin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davacının davalılardan Tasfiye Halinde ...'nin tasfiye memurluğundan istifasının kabulü ile tasfiye memurluğu görevinin sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Tasfiye Halinde ... kamuoyunda ... Grubu olarak nitelendirilen gruba ait bir şirket olduğu, ... Grubu ile ilgili olarak ...Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/... Esas sayılı soruşturma kapsamında "silahlı suç örgütü olmak" ithamıyla 11.07.2018 tarihinde grup mensupları hakkında gözaltı kararı alınmış ve gruba ait şirketlere el konularak şirketlere kayyım ataması yapıldığını, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.11.2022 gün, 2022/..., 2022/... sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 12.04.2023 gün ve 2022/..., 2023/... sayılı dosyasında grup üyelerinin yargılanmaları devam etmekte olup dosyanın Yargıtay aşamasında olduğu, dava dosyasının ilgili bölümlerinin .... Ağır Ceza Mahkemesinden istenmesi gerektiğini, şirket ortaklarından müvekkilin ... 2014 yılı itibariyle ... Grubundan ilişkisini keserek ayrıldığını, diğer ortak Davalı ... de 2009 tarihinde gruptan ayrıldığını, müvekkilin gruptan ayrılmış olması, grubun suç örgütünün süre gelen bir paravan şirketi olduğuna ilişkin yargılamanın devam etmesi nedenleriyle ortada sanki gerçek bir şirket varmış gibi müvekkilin bu davada taraf gösterilmesi doğru olmadığını, Tasfiye Halinde ...nin ... grubuna ait suç işlemede kullanılan paravan bir şirket olması, ... Grubuna ait şirketlerle ilgili müsadere kararı verilmiş olması ve halen yargılamanın devam etmesi nedenleriyle, öncelikle Tasfiye Halinde ...nin hukuki durumunun netleştirilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkile husumet yöneltilemeyeceğinden öncelikle bu yönde davanın reddine, aksi kanaatte olması durumunda yürütülmekte olan yargılama da dikkate alınmak suretiyle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dava, davacının davalılardan Tasfiye Halinde ...'nin tasfiye memurluğundan istifasının kabulü ile tasfiye memurluğu görevinin sona erdirilmesine ilişkindir. Davacı vekili mahkememiz 1 nolu celsesindeki beyanında " Müvekkilinin 2013 yılında davalı şirketin tasfiye memurluğu görevine getirildiğini, 2018 yılında yapılan operasyonlar kapsamında tutuklanarak 1 yıl tutuklu kaldığını, hem bu süreç içerisindeki durum hem de sonrasında dosyada gizlilik kararı olması sebebiyle müvekkilinin kendisinin tasfiye memurluğu görevinin devam ettiğini düşünduğunu, ancak gelen belgeler ve davalı taraf beyanlarından öğrendikleri üzere 2018 yılından itibaren müvekkilinin tasfiye memurluğu görevinin sonlanmış olduğunu, burada hukuki yararlarının kalmadığını" ifade etmiştir. Aynı celsede davalı şirket müdürler kurulu üyeleri" Müdürler kurulunda bulundukları şirketin 2018 yılında ...'ye devredildiğini ve o tarihten itibaren de müdürler kurulu olarak şirketle ilgili yönetim haklarının kendilerinde olduğunu" beyan etmişlerdir. Netice olarak, davacı vekilinin de kabulünde olduğu üzere, davacının tasfiye memurluğu görevinin, şirketin ...'ye 2018 yılındaki devrinden sonra ortadan kalktığı, ... tarafından atanan müdürler kurulu tarafından işlemlerin yürütüldüğü anlaşılmış olmakla, davanın açıldığı tarih itibari ile davacının zaten tasfiye memuru olmadığı belirlenmiş olduğundan, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere; 1-Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan peşin alınan 54,40 TL'den düşümü ile eksik olan 215,45 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 5-Bir kısım davalılar vekil ile temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp vekil ile temsil olunan davalı taraflara verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı şirket müdürler kurulu üyelerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır