İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/106 E. 2024/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/106
- Karar No
- 2024/685
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/106 Esas KARAR NO :2024/685 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/02/2023 KARAR TARİHİ:18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın reklamcılık, sosyal medya yönetimi gibi iletişim alanlarıyla iştigal ettiğini, özellikle hizmet alan firmaların sosyal medya alanında büyümesini sağlamada ve firma adının duyulmasında büyük işler başardığını, davalı firmanın ise moda ve giyim alanında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın davacı firmadan bu hususta destek istediğini, davacı firma ile görüşen davalı firma yetkililerinin sosyal medya yönetimlerini yapılan görüşmeler sonucunda davacı firmaya devrettiğini, davacı şirket yetkililerinin 19.05.2022 tarihinde verilecek hizmeti ifa etmeye başladığını, davacı firmanın bu süreçte sosyal medya yönetimini ve “...” adı verilen etkinlik ile daha çok kişiye firmanın ismini duyurmak için “davet” yolu ile kişileri çağırarak markanın ismini sadece sosyal medyada değil normal hayatta da duyurmaya çalıştığını, ekte sundukları mail yazışmalarında da görüleceği üzere davalı şirket yetkilisi ...'nun da davacı şirketin yaptığı hizmet sırasında bir takım talimatlar da verdiğini, bunun yanı sıra davacı firma çalışanlarından ...'un ise sosyal medya yönetimi hususlarında yapılan işleri raporladığını ve davalı firma yetkililerine ilettiğini, ekte de sunulan diğer Whapsapp yazışmalarında ise davacı firmanın diğer yetkili ve çalışanları ile hizmetin ifası sırasında yapılan talimatlar, görüşler ve bilgilendirmeler olduğunu, 07.06.2022 tarihinde ise davacı şirket yetkililerinin EVENT etkinliğini organize ettiğini, ... Hotel'de yapılan etkinlikte firmanı ismini duyurmaya devam ettiklerini, etkinlik (event) hizmetini 07.06.2022 ve sosyal medya yönetimini 08.07.2022 tarihinde ifa eden davacı şirketin yapılan hizmetlerin bedeli olarak davalı şirkete 08.07.2022 tarihinde ... numara ile 37.529,58 TL ve 08.07.2022 tarihinde ... numara ile 33.780,00 TL bedelli fatura kestiğini, bu durumu da davalı şirkete bildirin davacı şirket yetkililerinin alacakları yerine iade faturası ile karşılaştıklarını, bunun üzerine iki şirket yetkilisi arasındaki ilişkinin tanıdıklar vasıtası olması nedeniyle davacı şirket yetkililerinin başta ses çıkarmadığını ve hatta muhasebe hatası olduğunu kötü niyetle hareket eden davalı firmanın geçiştirmeye çalıştığını, davacı firma yetkililerinin tekrardan 12.10.2022 tarihinde fatura kesmek zorunda kaldıklarını, bu faturaların ... numaralı 33.780,00 TL ve ... numaralı 37.529,58 TL tutarlı faturalar olduğunu, davalı firmanın ise yine iade faturası kestiğini, davacı firmanın üstüne düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı firmanın emeğin karşılığını vermekten imtina ettiğini, 08.07.2022 tarihinde biten hizmetler neticesinde davalının şu ana kadar ödeme yapmamasının davalının kötü niyetini gözler önüne serdiğini, bu nedenlerle davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022 / ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Fatura düzenlenmiş olmasının alacak hakkının oluştuğuna dair bir karine olmadığını, dava konusu hizmetin sunulmadığından davacının alacağının bulunmadığını, davalı şirketin tekstil ve aksesuar ürünleri satmak üzere geliştirdiği proje ve marka ile ilgili bu markanın tanınırlığını artırmak, bilinirliğini hızlandırmak için sosyal medya kanallarını da kullanmak istediğini ve davacı yan ile bu iş için bir araya getirildiğini, davacı yanın sunduğu mail görüntülerinden de görüleceği üzere gerek sözü edilen mailde gerekse taraflar arasındaki şifahi görüşmede şirketin yeni projesi için istekler beklentiler ve hedeflerin davacı yana iletildiğini, bu anlamda çalışma yapılmasının istendiğini, sırf bu görüşmeler devam etmekte iken davalının, markaya verdiği önem ve ciddiyetin de anlaşılması için henüz hiç bir hizmet almadan davacıya 45.000 TL ödeme yaptığını, davacı yanın vermeyi taahhüt ettiği hizmetlere dair herhangi bir sözleşme ilişkisi, bir proje planı ya da hedef içeriğinin mevcut olmadığını, bununla birlikte davacının, kendilerine ödeme yapılan 09.05.2022 tarihinden haziran ayı sonuna kadar da "sosyal medya" desteğinde bulunmadığını ve taahhüt ettikleri bu hizmeti gereği gibi ifa etmediklerini, HMK m.190 uyarınca ispat yükü, iddia edilen vaktaya bağlanan hukuki sonuçtan menfaati olan kişiye ait olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık açısından bu madde nezdinde değerlendirilecek olursak davacı taraf fatura düzenleyerek alacak iddia ettiği hizmetin içeriğini, bu hizmetin bedelini ve yine bu hizmetin davalıya tam ve eksiksiz biçimde verildiğini ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından davalı şirket adına fatura düzenlenmiş olmasının faturaya konu hizmetin sunulduğuna delil teşkil etmeyeceği gibi davacının iddiasının da ispatlandığı sonucunu doğurmadığını, davacı tarafça uygun faturalandırma yapılmadığını, davalı tarafından gerçekleştirilmiş olan ödemenin dahi faturalandırılmadığını, davacı tarafça sunulmuş olan dava dilekçesinde söz konusu hizmetin 19 Mayıs tarihinde başladığının belirtildiğini, davalının henüz görüşmeler aşamasında iken iyi niyetini ortaya koymak ve süreçleri hızlandırmak adına hiç bir hizmet alınmadan 09.05.2022 ve 18.05.2022 tarihlerinde olmak üzere toplamda 45.000 TL ödeme yaptığını, davalının, davacı yana yapılan ödemelere ilişkin fatura kesilmesini yahut hizmet karşılığı olmaması nedeniyle ödemelerin iadesini istemişse de davacının, her iki seçenekten de kaçındığını, hem davalıya taahhüt edilen hizmeti sağlamadığını hem de karşılığında fatura da düzenlemediklerinden hiç bir yasal kaydı olmayan bir para elde ettiğini, davalı şirketin, SPK Denetimine tabi bir şirket olması nedeniyle; yapılan tüm işlemlerin kayıt altında tutulmakta ve dönemsel olarak denetlenmekte olduklarını, davacı yana Mayıs ayında yapılan bu ödemeler için davacı yandan herhangi bir fatura düzenlenmediğini ve para da iade edilmemiş olduğundan bu tutarların, haziran ayı denetimlerinde hesapların kapatılması sırasında gider pusulası düzenlenerek muhasebeleştirildiğini, temmuz ayında davacı tarafça kesilen iki adet faturanın hangi hizmetin bedeli olduğu yahut bedelin neye göre belirlendiğinin de belli olmadığını, ek olarak, tüm bu bilgiler ışığında kesinlikle gereği gibi hizmet vermeyen davacı yanın hem davalı şirketin taleplerine uygun olmayan hem de kısa bir süre sayılabilecek iş ilişkisine karşılık söz konusu hizmetler layığınca verilmiş gibi 2 kez üst üste ve sonradan bir fatura daha olmak üzere düzenlenen faturaların geçerliliğini kabul etmenin mümkün olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın kendilerinden hizmet alınmışçasına sunmuş olduğu faturaları içeren dilekçede iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dilekçesinde sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin, usul kuralları çerçevesinde, davalının hizmet aldığına ilişkin iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadıklarını, sonuç olarak davalının ödemesini gerçekleştirdiği hizmet dışında düzenlenmiş olan faturalar uyarınca borçlu durumda olmasını gerektiren bir hizmet almadığını, borçlu konumunda olmadığını, davalı tarafından alınan hizmetin bedelinin fazlasıyla ödenmiş olup herhangi bir borcu da bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı tarafin haksız ve hukuka aykırı başlatmış olduğu icra takibi dolayısıyla alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 72.135,99-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 01/03/2024 tarihli raporunda özetle; "Dava konusu uyuşmazlık yönünden davacı şirket kayıtları incelendiğinde; Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket ile olan ticari ilişkisini 120.01.014 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, Cari hesap ekstresinde davacı şirket tarafından davalı şirkete aşağıda gösterilen 4 adet faturanın düzenlendiği ve kayıt edildiği, ¸ Dava konusu iddia edilen hizmet için öncelikle davacı tarafından davalı şirkete 08.07.2022 tarihli 37.529,58 TL Sosyal Medya Yönetimi hizmeti için ve 33.780,00 TL Event Bedeli faturası düzenlendiği, Bu iki faturanın davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek 18.07.2022 tarihli iki adet iade faturasının düzenlendiği ve davacı şirket tarafından kayıt edildiği, ¸ Bu kez davacı şirket tarafından davalının düzenlediği 18.07.2022 tarihli iki adet iade faturasının kabul edilmeyerek 12.10.2022 tarihli iki ayrı bire bir iade faturasının düzenlendiği ve kayıt edildiği, Bu işlemler sonrası davacı şirketin davalı şirketten 142.619,16 TL -71.309,58 TL-T1.309,58 TL alacaklı olduğu, Davacı şirketin 05.12.2022 işbu davaya konu icra takip tarihi itibari ile davalı şirketten 71.309,58 TL alacaklı olduğu, İcra takip talebinde istenilen ana para alacağı olan 71.309,58 TL tutarın davacının ticari defterleri ile uyumlu olduğu, Dava konusu uyuşmazlık yönünden davalı şirket kayı celendiğinde; Davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirket ile olan ticari ilişkisini 336.171 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, ¸ Davalı şirket ticari defter kayıtlarındaki davacı şirket ile olan hesap hareketlerinin 2022 yılında yukarıda gösterildiği gibi olduğu, Davalının kayıtlarında 01.01.2022 tarihli açılış bilançosunda davacı şirkete ilişkin 2021 yılından devreden herhangi bir bakiye bulunmadığı, 2022 yılı içinde davacı şirket tarafından davalı şirkete 08.07.2022 tarihinde Sosyal Medya Yönetimi hizmeti için 37.529,58 TL ve Event bedeli için 33.780,00 TL tutarlı iki ayrı fatura düzenlendiği, 08.07.2022 tarihli iki faturanın davalı kayıtlarına işlendiği ve her iki faturanın 18.07.2022 tarihinde davacı şirkete düzenlenen iki ayrı fatura ile iade edildiği, Davalının düzenlendiği 18.07.2022 tarihli iki iade faturasının davacı tarafından 12.10.2022 tarihinde iki ayrı iade faturası ile iade edildiği, davacının düzenlediği iade faturalarının da davalı tarafından kayıt edildiği, Davacının düzenlediği 12.10.2022 tarihli iade faturalarının davalı tarafından davacıya 14.10.2022 tarihli iki ayrı fatura ile iade edildiği, Netice olarak davalı tarafından davacıya 2022 yılından herhangi bir ödeme yapılmadan aslında davacının talep ettiği 33.780,00 TL ve 37.529,58 TL tutarların ödenmeyerek iade faturaları ile cari hesabın sıfırlandığı, bu şekilde davalının davacıya en son işlem tarihi olan 14.10.2022 tarih itibariyle herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, tespit edilmiştir. Davacı şirket ile davalı şirket cari hesap ekstrelerindeki farklar; Tarafların ticari defterlerindeki tek farkın en son davalının davacıya düzenlediği 14.10.2022 tarihli son iade faturalarının kayıt edilmemesinden kaynaklı olduğu, tespit edilmiştir. Davacı şirketin icra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talep edip etmeme hakkı olduğu Sayın Mahkemenin takdirlerine ait olup hesaben denetleme yapılmıştır. Dosya kapsamında ve faturalar üzerinde herhangi bir ödeme vadesi görülmemiş olup, aynı zamanda davacı tarafından icra takip öncesi yazılı bir belge ile davalıdan borcun tahsil talebi de görülmemektedir. Dava esas değerinin icra ödeme emrindeki 826,41 TL işlemiş faiz ile birlikte talep edilmesi halinde 71.309,58 TL + 826,41 TL= 72.135,99 TL olması gerekmektedir. Ancak 88.426,55 TL dava esas değerinin neye göre belirlendiği anlaşılamamıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle hazırlanan 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan asıl alacak takip miktarı olan 71.309,58 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin 2022 yılı yevmiye defteri ve defter-i kebir beratlarında tarafıma sunulan halinde Gelir İdaresi tarafından onay bilgisi bulunmadığı, 2023 yılı Ocak ayı yevmiye defteri ve defter-i kebir beratlarının ise yasal süresinden sonra gecikmeli verildiği tespit edilmiş olmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı dolayısı ile davacı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca, davalı tarafın henüz alınmayan hizmete ilişkin 45.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin savunması yönünden ise, sunulan gider pusulalarının bir kısmında gider pusulalarının muhatabı ... ...’ın adının geçtiği, .gider pusulalarında 104 387 771 08 vergi no.lu ... ...’dan alınan hizmet için düzenlendiği görülmektedir. -30.06.2022 tarih ve A-11 no.lu 20.000,00 TL net tutarlı K+K ürün gönderimi ve posta açıklamalı -30.06.2022 tarih ve A-12 no.lu 5.000,00 TL net tutarlı K+K ürün gönderimi ve posta açıklamalı -30.06.2022 tarih ve A-13 no.lu 20.000,00 TL net tutarlı K+K ürün gönderimi ve posta açıklamalı 3 adet banka dekont sureti sunulmuştur. Sunulan dekontlarda davalı tarafından dava dışı ... ...’a 09.05.2022 tarihinde 5.000,00 TL, 09.05.2022 tarihinde 20.000,00 TL ve 18.05.2022 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL ödeme ile gider pusulalarının ödendiği saptanmıştır. Bilindiği üzere, gider pusulası vergi mükellefi olan tüccarların vergi mükellefi olmayan kişilerden satın aldıkları mal ve hizmetlerin karşılığını ticari defterlerine kayıt etmek için ve vergi mükellefi olmayan tarafın gelir vergisini onlar adına ödemek amacı ile düzenlenmektedir. Dolayısıyla davalı tarafından davacı şirkete gider pusulası karşılığı ödendiği iddia edilen 45.000,00 TL tutarın muhatabının gider pusulalarından ve ödeme dekontlarından davacı şirket değil muhatap ... ... olduğu görülmektedir. Diğer yandan davacı şirket muhatap olması halinde davacının fatura düzenlemesi ve her iki tarafın kayıtlarında davacı ile ilişkili olması gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan davacı ile olan cari hesap ekstresinde 45.000,00 TL ödeme yer almamaktadır. Bu nedenle 45.000,00 TL ödemenin işbu dava konusu talep ile ilişkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Yine hizmetin verilmediğine ilişkin savunma yönünden; dava dilekçesi ve eklerinde bulunan bilgi ve belgeler, yazışma içerikleri, etkinlik fotoğrafları, tarafların defter ve kayıt inceleme sonuçları ve davalı tarafça yazışmalarda etkinlik bedelinin ödenmesi ile ilgili karşılıklı yazışma olduğu ilgili yazışmada hizmetin verilmediğine ilişkin bir bildirimin bulunmadığı ödeme talebinin muhasebeye iletildiğinin bildirildiği tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde etkinlik hizmetinin favalı tarafa verildiği kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısı ile davacı tarafından yapılan takibinin asıl alacak yönünden yerinde olduğu, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın asıl alacak miktarı üzerinden kısmen kabulüne, alacağın likit olması ve borçlunun itiraz anında itirazında haksız olduğu kanaati ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 71.309,58 TL asıl alacak yönünden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 14.261,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 4.871,16-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.149,43-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 3.721,73-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.354,93-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 2.305,00-TL olmak üzere toplam 3.659,93-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.618,00-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.149,43-TL'nin toplamı olan 4.767,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 826,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.084,12-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır